Bazı şeyler sonradan öğrenilmiyor!..
'Bütçe açığı ile mücadele' konulu seminer çalışmasını sunan öğrencisine Makro İktisat Profesör'ü, 'Sunuşunuzu beğendim. Özenle hazırlanmış iyi bir çalışma. Ancak, kamu personel politikası kapsamında ortaya attığınız; emeklilik yaşının düşürülmesi, erken emekliliğin teşvik edilmesi ve böylece kamu harcamalarında tasarrufa gidilmesi görüşüne katılmak mümkün değil.' der.
Öğrenci, hocasının bu eleştirisi karşısında üzülmüştür. Çünkü, kendisine göre, tamamen onun yaratıcılığının ürünü olan bu nokta beğenilmemişti. Kaldı ki, kamu harcamalarında hiç de azımsanmayacak miktarlarda tasarruf edileceğini ne de güzel hesaplamıştı.
Toplam nüfusu 7,2 milyon kişi olan, enflasyonu yılık yüzde 2,5, kalkınma hızı ise yüzde 3,5 seviyelerinde gerçekleşen ülkede; nüfus yaşlı, doğum oranı yıllık binde 1-1,5 düzeyine ancak ulaşıyordu. Buna rağmen genç işsizlik de giderek sosyal bir sorun olmaya başlamıştı.
Yaşı 60'ı geçen kamu çalışanları erken emekli edilebilir ve emekli olan her dört kişiden birinin yerine bir genç işe alınabilirdi. Böylece, hem bütçe personel harcamalarında ciddi tasarruf yapılmış hem de genç işsizlikle mücadele noktasında önemli bir çözüm yolu bulunmuş olunacaktı. Özellikle işsizlikle mücadele bakımından emekli yaşının aşağıya çekilmesi uygulamasına özel sektörün dahil edilmesi de hani hiç fena olmazdı.
Hedef kadın ve erkeklerde emekli olma yaş sınırını 5'er sene geriye çekmek idi. Erkeklerde 60-65, kadınlarda 55-60 yaş arası personel sayısının tespiti oldukça zamanını almıştı. Ama, zahmetine değmiş, sonunda net sayıya ulaşmıştı. Çıkan sayının ortalama maaşla çarpımı neticesinde de kamunun tasarruf edeceği toplam kaynak miktarına gelmişti. Bulunan rakam çok cazipti. Bütçe açığını azaltma üzerindeki doğrudan etkisi ise görmezlikten gelinemezdi.
Tüm olumlu açılımlara rağmen konu tekrar sınıfta tartışmaya açıldı. Profesör'ün yol gösterici katkıları ile konu sınıfta derinlemesine tartışılmaya ve tezi hazırlayanın bu görüşü diğer öğrenciler tarafından ağırlıklı olarak insafsızca eleştirilmeye başlandı.
Daha çok eleştiriler, erken emekliliğin diğer ekonomik kurum ve aktivitelere olumsuz etkileri üzerinde yoğunlaşıyordu. Her ne kadar tezin hazırlayıcısı olarak kendisi de çalışmasında bu noktalara özellikle değinmiş ve bu gibi hususlara dikkatleri çekmeye gayret sarf etmiş olsa da, eleştiriler yine de bu doğrultuda geliyordu.
Doğrusunu söylemek gerekirse eleştirilerin haklılık payı yok da değildi. Bu insanların erken emekliliğe sevk edilmesi durumunda başta yaşlılık sigorta kuruluşları olmak üzere bazı kurumsal dengelerin bozulması kaçınılmazdı.
Her şeyden önce Sosyal Sigorta kurumlarının aktüerya denge ve hesapları ciddi derecede bozulacaktı. Emekli edilen bu kadar insana ödenmesi gereken kıdem tazminatları ile emekli ikramiyelerinin getireceği ilave yük bu arada unutulmamalıydı.
Tezde yer alan öneri üzerinde sürdürülen tartışma derinleştikçe, tez sahibi öğrenci için önerinin kağıt üzerinde görünen cazibesini aynı etkinlikte korumadığı açıktı. Böyle bir sistem farklılaşmasının ekonomik ve sosyal yan etkileri hesaba dahil edildikçe getirisinin öneminin de hiç bir anlam ifade etmediği anlaşılıyordu.
Netice itibarıyla; emeklilik yaşının düşürülmesinin yan etkileri göz önünde bulundurulduğunda, hiç de akılcı olmadığı gerçeği, tezi hazırlayan öğrencinin o dersten çok iyi derecede geçer not almasına engel olmadı.
Aynı zamanda Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı müsteşarı olan Mikro İktisat Profesör'den geçer not alan öğrenci, Viyana Sosyal Bilimler Üniversitesi'nde yükseköğrenim yapan bu satırların yazarı olan 'ben'dim.
i.kibrizli@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
01/
11/
2001...
Sorun Fevzi'de değil, savunmada
07/
11/
2001...
Başarmamak için hiç bir neden yok
08/
11/
2001...
Unutulduk, aldatıldık; depresyondayız...
14/
11/
2001...
Sakın rehavete kapılmayalım!
15/
11/
2001...
Gün gelir cezayı vatandaş keser!..
21/
11/
2001...
Sofra kuruldu, yemekler yensin...
22/
11/
2001...
Gün kurtuldu, yarın...
28/
11/
2001...
Bıçak sırtında tango!
29/
11/
2001...
Hadi beyler sıra sizde...
05/
12/
2001...
Aslan, boğa sever...
|