Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Strateji Tüketici Masası

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 
 Okur Hattı
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

HÜSEYİN GÜLERCE



ABD’ye güvenilir mi?

Başbakan Ecevit 10 gün sonra Washington’a gidiyor. 11 Eylül sonrası bu ziyaret TürkiyeABD ilişkileri açısından oldukça önem taşıyor. Belki de “stratejik ortaklık” kavramı bu ziyaretle daha bir belirginleşecek, ilkeleri sağlamlaştırılacak ve kalıcı esaslara bağlanacak.

Belki diyoruz, çünki Türk-Amerikan ilişkilerinde güven unsuru öne çıkmış bulunuyor. Özellikle Washington’un Afganistan’dan sonra Irak’ta Saddam rejimini yıkmaya yönelik bir operasyona hazırlandığının netleşmesinin, hükümet ve asker nezdinde uyandırdığı kaygılar, “ABD’ye ne kadar güvenilir?” sorusunu da beraberinde getiriyor.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kıvrıkoğlu askerin kaygılarını, geçen hafta Çankaya Köşkü’nde Katar Emiri’nin onuruna verilen akşam yemeği öncesinde gazetecilerle paylaştı. Söyledikleri şuydu:

“Irak’a müdahale halinde doğabilecek sonuçları siz de biliyorsunuz. Böyle bir durumda bağımsız Kürt devleti gündeme gelebilir. Irak’ın üçe bölünmesini kimse istemez. Arap ülkeleri, Rusya, İran, Türkiye, Suriye bunu kabullenmez. Arap ülkelerinin bir parçasından etnik bir başka ülke kurulmasını hazmedemezler. Irak’a müdahaleden en fazla zararı bizim gördüğümüz Körfez Savaşı’nda belli oldu. O zaman konu daha çok ticariydi. Ama bu sefer, bağımsız Kürt devleti gibi gelişmeler gündeme gelirse çok daha büyük sıkıntı olur.”

İki gün sonra Başbakan Ecevit partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Irak konusunun gündeme gelme olasılığı vardır, gelmeyebilir de. Gelmemesini temenni ederim.” dedi.

Bush yönetimi Irak konusunda “toprak bütünlüğüne zarar verilmeyecek, hedef Saddam rejiminin devrilmesi” diye teminat verse de, görüldüğü gibi özellikle bölgede bir “Kürt devleti” kurulması konusunda Türkiye son derece rahatsızdır.

Pekiyi, “ABD söz ve teminat verdikten sonra bu kaygılar, endişeler neden gitmiyor?” diye sorulursa ne demeli?

Bu soruya cevap verenlerden biri de Genelkurmay eski Başkanı emekli Org. ve DYP Kilis Milletvekili Doğan Güreş. Dün gazetemize verdiği özel beyanatta Sayın Güreş, “güven” konusundaki tereddütlere açıklık getiriyor:

“Saddam rejimi bizim için tehdittir. Ama tecrübelerimizle; Amerika, ‘toprak bütünlüğüne zarar verilmeyecek’ demesine, sadece rejimi değiştireceğini ima etmesine rağmen, ‘acaba öyle mi olur?’ diye şüphe duymak da her yetkilinin, her yöneticinin hakkı olması lazım...”

Sayın Güreş, “tecrübelerimiz...” diyor. Bu tecrübelerin neler olduğu, asırlık devletlerarası münasebetlerden de çıkarılabilir, ABD ile olan münasebetlerin tarihinden de çıkarılabilir. Doğrusunu da konunun uzmanları bilir.

Ancak biz şu kadarını söyleyebiliriz; tarihi tecrübeler gösteriyor ki, devletlerarasında ebedi dostluklar ya da ebedi düşmanlıklar olmaz. Her devlet öncelikle kendini, kendi millî menfaatlerini düşünür ve korumaya çalışır. Milletlerin hayatı uzun bir yürüyüştür ve bir yerde el sıkışıp selamlaştığınız milletlerle, ileride bir kavşakta karşı karşıya gelebilirsiniz. ABD’nin İngiltere’den bağımsızlığını kazanması bile buna bir örnektir. İngiltere’nin koyduğu vergilere isyan edilirken “bağımsızlık” düşüncesi kimsenin aklında yoktu. Ama o başkaldırı, ABD’nin bağımsızlık ilanı ile sonuçlandı. Bugün yeniden ABD’nin birinci müttefiki İngiltere’dir.

Türkiye-ABD ilişkilerinin bugün geldiği noktada, temel sıkıntı güven konusudur.

Türkiye, Kore’den Körfez Savaşı’na ABD’nin güvenini sarsacak tek bir yanlış yapmamıştır. Ağır ekonomik bedeller ödemesine rağmen yapmamıştır. Üstelik bunu ne başa kakmışız, ne de yalvar yakar olmuşuzdur.

Ha, arada yönetici, uzman ya da gazeteci kimliği ile Amerika’nın sözcülüğüne soyunanlar olmuştur. Hatta Amerika’da birkaç yıl kalınca, kişisel menfaatleri için Türkiye’ye hakaret eden yazılar çiziktirenler de olmaktadır. Ama asıl Türkiye, onların anlattığı Türkiye değildir.

Ama biz sözü yine kendimize söyleyelim: Bu ülkenin milliyetçileri maneviyatçı olmadan, maneviyatçıları da milliyetçi olmadan, güçlü ve büyük Türkiye olmayacaktır. (3 Ocak 2002)

03.01.2002

Yazarımızın E-Postası: h.gulerce@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (26.12.2001) - MHP, siyasetle dava arasına sıkıştı

> (20.12.2001) - Demokrasinin ruhu biz olabiliriz...

> (12.12.2001) - Müslümanlığın neresindeyiz?





03 Ocak 2002
Zaman'da Bugün

Yazarlar

Bütün yazılar


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2001 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.