Kedere müptela olduk!
2001 yılı bitti; ama yılın son ayı ülkemizi teslim alan sert iklim koşulları bizi bırakmadı. Bu kış çok çetin geçiyor. Meteoroloji yetkilileri, son 15 yılın en dondurucu soğuğunun yaşandığını belirtiyor. Ulusal medya sadece Ankara ve İstanbul’da hayatı felç eden kar yağışlarına yer verse de tüm Türkiye, krizden sonra gelen “Sibirya soğukları”ndan muzdarip. Şairin dediği gibi, yılın en uzun gecesini, dert ve ızdırap içinde uykusuz geçirenlerden sormak gerek: “Şeb–i yeldayı müneccimle muvakkit ne bilir? / Müptela–yı gam olandan sor, geceler kaç saat?”
Bu, elbette yaşam şartlarını alabildiğine zorlaştırdı. Temel tüketim maddeleri arasında olması gereken doğalgaz, bakanlık ve belediye arasındaki tartışma sonucu aşırı pahalı olarak insanlara ulaşıyor. Bu yüzden büyük şehirlerde yeniden kömür sobasına dönenlerde artış gözleniyor. Ahmet Mete Işıkara’nın hafızamıza kazıdığı, “Depremle yaşamaya alışmalıyız” sloganı, günümüzde yerini, “Soğuk ve selle yaşamaya alışmalıyız”a bırakmak üzere.
Özellikle Türkiye’nin güney şeridindeki aşırı yağışlar sele dönüştü. Antalya’nın Kumluca, Mersin’in Tarsus, Silifke ve Anamur ilçelerinde yaşanan selin zararı yaklaşık 500 trilyon lira. Kumluca’da 10 bin dönüm portakal bahçesi ve sera zarar gördü. Kuruyan Baysı Deresi’nin normal mecrasına akıtılması için 30–40 yıldır planlar yapıldığını söyleyen Belediye Başkanı Hüsamettin Çetinkaya, “Vatandaş, derenin ucunun denize bağlanmasını; ancak arsasından geçmemesini istiyor. İstimlakla ilgili çalışma başladı. Bu dere mutlaka açılacak.” diyor. Halen portakal bahçeleri sular içinde. Kumluca’daki felaket, tam anlamıyla doğanın intikamı. Bir diğer ilçe: Silifke. 25 Kasım’dan bu yana ilçe tam üç kez sel felaketine uğradı. 100 km. mesafedeki Gezende Barajı’nda suyun aşırı yükselmesi sonucu baraj kapakları açılıyor ve 18 saat sonra Göksu Nehri taşarak 80 bin nüfuslu yerleşim yerini sel götürüyor. Yıllardır cılız şekilde Akdeniz’e akan Göksu bir aydır sanki Fırat. Saniyedeki hızı yer yer 1500 metreküpü buluyor.
Silifke Belediye Başkanı Bayram Ali Öngel, “Kaderimiz bu baraja bağlı. Dağlarda yine yoğun kar yağışı var. Endişeleniyoruz.” diyor. Selin Silifke’ye verdiği zarar yaklaşık 50 trilyon lira. Şu anda 45 bin dönüm arazi çamur içinde. Bölgede kayıklarla portakal toplanıyor. Ovada ekili mahsullerin yüzde 80’i çürümüş durumda. Sebze fiyatları anormal biçimde arttı. Belediye Başkanı Öngel, imara açılmaması gereken bir yere yapılan 10–15 apartmanın sürekli su altında kaldığını söylüyor ki, bu da Kumluca’yı andırıyor. Öngel, ilçeye 15 kilometre mesafedeki Gayraktepe Barajı’nın yapılması halinde selin önleneceğini belirterek, “Arazi istimlak edildi, binaları hazırlandı; ancak ödeneğin başka yere aktarıldığı söyleniyor.” diyor. Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü raporu, sağanakların şiddetini artıracağı ve suyun toprakta süzülmesinin azalarak sellerin artacağı bilgisini veriyor, küresel ısınmaya dikkat çekiyor. Doğal Hayatı Koruma Derneği de bitki örtülerinin ve ormanların yok edilmesinin sonuçlarının sürpriz olmayacağını belirtiyor. Gördüğünüz gibi doğaya yaptığımız her müdahale karşılıksız kalmıyor; on yılların ihmali felaket olarak geri dönüyor.
05.01.2002
Yazarımızın E-Postası:
i.karayegen@zaman.com.tr
|