İstanbul Ticaret Odası Başkanı Mehmet Yıldırım ile Türkiye Ziraat Odaları Birliği
Başkanı Faruk Yücel, merkezi otoriteyi eleştirdikleri için 1 yıldır mahkeme mahkeme
dolaşıyor. Başta bakanlıklar olmak üzere çeşitli kurum ve şahıslar; Yücel’e 62, Yıldırım’a
60 ayrı dava açtı. Sonuçlanan davaların tamamında ‘takipsizlik’ kararı verildi.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Faruk Yücel ile İstanbul Ticaret Odası Başkanı (İTO) Mehmet Yıldırım, haklarında açılan davalar yüzünden asli görevlerini yapamamaktan şikayet ediyor. Çiftçi kesiminin temsilcisi TZOB Başkanı Yücel’in başı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile dertte. Bakanlık, Yücel hakkında 1 yılda 62 dava açtı. Şu ana kadar sonuçlanan 7 davada takipsizlik kararı verildi.
Türkiye’nin önde gelen sivil toplum kuruluşlarından İTO’nun Başkanı Mehmet Yıldırım da 1 yıldır mahkeme mahkeme dolaşıyor. Yıldırım’a açılan 60 davanın 50’si milletvekillerine ait. Davalılar arasında, Milli Güvenlik Kurulu ve Türkiye Bankalar Birliği gibi kurumların yanı sıra, eski Devlet Bakanı Recep Önal ve Meclis Başkanı Ömer İzgi de var. Bunlardan 25’i sonuçlandı ve Yıldırım suçsuz bulundu.
Tarım Bakanlığı’nın TZOB Başkanı Faruk Yücel hakkında açtığı davalardan biri diğerlerinden çok farklı. TZOB tarafından yapılan incelemede, Yozgat Ziraat Odası eski Başkanı Süleyman Çatalyürek’in odanın paralarını usulsüz bir şekilde harcadığı tespit edilir. Çatalyürek, daha sonra harcadığı parayı iade eder. Bu arada TZOB konuyu savcılığa intikal ettirir. Tarım Bakanlığı ise, “Parayı iade eden oda başkanı hakkında neden savcılığa başvurdun?” diyerek, Yücel aleyhine dava açar. Bakanlık Yücel’in ‘görevi suiistimal’den yargılanmasını ister. Yücel şu ana kadar sonuçlanan 7 davadan beraat etti. Mahkemelere ifade yetiştirmekten çiftçilerin sorunlarını dile getiremediğinden yakınan Yücel, “Bakanlık beni meşgul etmek için üst üste dava açıyor. Siyasilere katkı sağlayabiliriz. Ancak buna imkân verilmiyor. Bizi dışlıyorlar.” diyor. Ona göre, sivil toplum kuruluşlarının (STK), hükümete kayıtsız tabi olması isteniyor. Açılan davalarla örtülü bir biçimde de olsa bu mesaj veriliyor.
320 bin üyesi olan İTO’nun başkanı Yıldırım’ın son 1 yılda yaşadıkları, ülkemizdeki STK gerçeğini gözler önüne seriyor. Hiçbir kurum ya da şahısla kişisel bir problemi olmadığını vurgulayan Yıldırım, STK’ların katılımcı demokrasinin önemli bir parçası olduğuna dikkat çekiyor. “Konuşmamızı istemiyorlar. Merkezi otoritenin eleştiriye tahammülü yok.” diyen Yıldırım’a göre, son doğalgaz tartışmaları aynı zamanda Ankara’nın halkı nasıl ikinci plana ittiğini de özetliyor. Yıldırım, belediyelerin ve siyasi otoritenin diğer konularda olduğu gibi doğalgaz fiyatlarında da halkın veya onları temsil eden kuruluşların düşüncesine aldırış etmediğini kaydederek, “Oysa bir karar almadan önce bunu çeşitli platformlarda tartışsalar ve icraatlarını sağlanan uzlaşma üzerine bina etseler geri adım atmak gibi bir talihsizliğe de düşmeyecekler.” diyor. Yıldırım, sadece temsil ettiği kesim adına ülkeyi yönetenleri uyarma görevini yaptığını vurguluyor. Bundan sonra da aynı anlayışla, temsil ettiği reel sektörün taleplerini yüksek sesle gündeme getireceğini ifade ediyor. STK’ların kuruluş ve çalışmalarını 2908 sayılı Dernekler Yasası ile 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası düzenliyor. Dernekler Yasası’na göre, bir STK’nın herhangi bir basın açıklaması yapması için bulunduğu mahallin mülki amirine 36 saat önceden yazılı başvuruda bulunması gerekiyor.
STK’ların önünü açacak Anayasa değişiklikleri Meclis’te onaylandı. Ancak uyum yasalarının çıkmaması sebebiyle mevcut mevzuat geçerliliğini koruyor. Avukat Bülent Deniz, “Hukuk, değişen şartlara uyum sağlamalı. Kanunlar vatandaşının bütün karar mekanizmalarına katılabileceği çağdaş bir yapıya kavuşturulmalı. Devlet, STK denildiğinde ‘provokatör’ gibi algılamamalı.” değerlendirmesi yapıyor. Dernek, vakıfların dışındaki sanayi ve ticaret odaları ile esnaf birliklerini düzenleyen Odalar ve Borsalar Kanunu, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Sanayi Bakanlığı’nın hazırladığı yeni kanun tasarısı ise henüz Meclis’te ele alınmadı.
|