Dinimizde intihar yasaktır
1971’de Hamdi Sağlamer tarafından anlatıldığını hatırladığım ibretli bir olay var. Samsun taraflarında olsa gerek, meyhane işleten birisi, maddi bir darlığa düşüyor. Borçlarını ödemek için en yakınları bile destek vermiyorlar. Gece gündüz düşünüyor ve bir türlü işin içinden çıkamıyor. En sonunda intihara karar veriyor. Hanımının ve çocuklarının olmadığı veya onları bir şekilde bir yerlere gönderip evde yalnız kaldığı bir zamanda intihar için ipi hazırlıyor. Tam boğazına geçireceği sırada gözlerine bir arkadaşının kendisine okuması için verdiği bir kitap gözüne ilişiyor. “Hatırı kalmasın, açıp bir parça okuyayım.” diyerek eline aldığı kitabı rastgele açıyor. Okumaya başlıyor: “Seksen küsur senelik bütün hayatımda, dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harp meydanlarında esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan–ı harplerde, bir cani gibi muamele gördüm; bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca görüşmeden men olundum. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere maruz kaldım. Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti.” Eşref Edip Fergan’ın 1952’de Bediüzzaman Said Nursi için yazdığı küçük Tarihçe–i Hayat’ta karşılaştığı bu ifadelerin önünde bir anda duraklayan bu insan “Allah Allah, karşıma tam burası çıktı. Hem de dinimizde intihar etmek yasakmış!.” diyor. Bu enteresan ve şok karşılaşmanın tesiriyle intihardan vazgeçiyor. Oradan doğruca meyhanesine gidiyor, içki adına ne varsa hepsini temizliyor. “Allah bir kapı kapatırsa, bin kapı açar.” diyerek yepyeni bir moralle hayata atılıp başka bir iş kuruyor, yolların açılmasıyla borçlarını ödeyip güzel bir hayata başlıyor. Cenab–ı Hak zaten bu hayatı bizim mülkiyetimize vermemiş, sadece istifademize sunmuştur. Biz mülkümüz olmadığı için bizim intiharla ona son verme gibi bir hakkımız da yoktur.
Zaten Kur’an–ı Kerim’de “Sakın kendinizi öldürmeyiniz (intihar etmeyin).” (Nisa Suresi, 4/29 ) ve “Kim, bir can kıymamış veya yeryüzünde bozgunculuk yapmamış olan masum bir canı öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de onu yaşatırsa, bütün insanları yaşatmış gibi olur.” (Maide Suresi, 5/32) ayetleri intiharın yasak olduğunu gösterir. Peygamberimiz (sas) intihar mevzuunda, uçurumdan atlayarak, zehir içerek veya öldürücü bir aletle kendini öldüren kimsenin cehenneme gireceğini ve sürekli olarak orada kalacağını beyan buyurmuştur. (Buhari, Tıp )
İslamiyet’te ölüm orucu da, çoluk çocuğun ve masumların bulunduğu yere intihar saldırısı yapmak da yasaktır. Hatta İmam–ı Ebu Yusuf’a göre, intihar; hata ile veya şiddetli bir ağrıdan dolayı olmadıkça intihar edenin cenaze namazı kılınmaz. Bilindiği gibi cenaze namazı kılınmayanlar arasında, anasını, babasını öldürenler, eşkıyalar ve yol kesiciler de vardır!.
08.01.2002
Yazarımızın E-Postası:
a.aymaz@zaman.com.tr
|