Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Strateji Tüketici Masası

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr 

 
 Okur Hattı
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

H. İBRAHİM EKİZ



FIFA niye güvensin?

Hakemlik ilginç bir iş. Şimdilerde neyse de eskiden ekonomik olarak da cepten yerken insanlar neden hakem olur onu bir türlü anlayamazdım. Bu merakımı Ahmet Çakar’dan tutun da Erman Toroğlu’na, Ergül Yücedağ, Osman Avcı’ya hatta günümüzün en popüler isimlerine kadar sordum; ama tatmin edici hiçbir cevap alamadım. Hükmetme, tanınma, gazete ve televizyonlarda haber konusu olma, egoyu tatminden tutun da bu da bir hastalık işte diyenine kadar her birinden ayrı bir cevap aldım. Tatmin oldun mu diye sorarsanız, cevabım yine hayır.

İlk yarı geride kaldı, ikinci yarı ise kapıda. Hakemlerimiz önce Antalya dediler, sonradan Kuşadası oldu ve bir seminerin eşiğindeler. FIFA olanlar kokartlarını takacak, Merkez Hakem Komitesi (MHK) Başkanı Bülent Yavuz, biraz güven, iki satır kurallar ve daha çok da cesaret yükleyerek semineri tamamlamaya çalışacak. Fakat ilginçtir, sahaların acar hakemi Murat Ilgaz’ın (ömür boyu mutluluklar diliyorum) düğününde MHK Başkanı Yavuz’un yaptığı açıklamalar yine günü kurtarma, baskılardan yılma, ekibine güvensizlik ve hakem camiasının sıkıntılarını çağrıştırdı bende. Cesaretli olun, ben arkanızdayım demekle cesaretli olunmuyor. Bu meret pazarda da satılmıyor ki alalım birkaç okka. Tabii Yavuz’un açıklamalarından sonra kurtlar sofrasında yalnız kalan hakemler nasıl cesaretli olacak o da ayrı bir konu.

‘Köhneleşmeye başlayan düzeni yıkıp, genç hakemlerimize görev verdim. Eleştiri yağmuruna tutuldum. Hata yapıyorlarmış, elbette yapacaklar.’ açıklamalarını okuyunca Yavuz’un icraatlarıyla beyanatlarının birbirini tutmadığını gördüm. Her olay maçın hakemi Mutlu Çelik konusundaki ısrarına bir mana veremezken, Galatasaray ve Fenerbahçe’nin istemediği hakemleri maçlarına atayamamasının izahını da göremedim. Hakem camiasındaki köhneleşmekten bahseden ilk insan değil Yavuz. Erman Toroğlu, ‘Bir Susurluk kamyonu da hakem camiası için gerekli.’ sözünü hem yazdı hem söyledi; ama çalgısının akordu bozuk olduğu için mi yoksa ciddiye alınan bir insan olmadığı için bilinmez pek ses getirmedi. Ahmet Çakar’ın, Osman Avcı’nın, Özcan Oal’ın söylediklerini hadi geçelim.

MHK’yı ikinci yarıda zorlu kararlar bekliyor. Torba tartışması aldı başını gidiyor. Bülent Yavuz, ille de hakemleri ben atarım inadında. Ya torbaya koyacak hakem bulamıyor ya da atamayla hakem tayininin dayanılmaz bir cazibesi var. Eğer arkadaşlarına güvenemiyorsa o A Klasman 36 ismi neden elinde tutuyor. Yok güveniyorsa torbadan neden çekiniyor. İlk yarıda oynanan 152 maçta yükü kimlerin taşıdığını, MHK’nın can simitlerinin kimler olduğunu burada sıralayacak değilim. Fakat şunu açık yüreklilikle söylemek gerekirse ikinci yarıda yine maçlar emekliliği yakın 3–5 hakemin sırtından geçecek. Hal böyle olunca FIFA, 2002 Dünya Kupası’na neden Türkiye’den hakem çağırmıyor demeye de yüzümüz kalmıyor. Kimse kalkıp da Şenes Erzik’i suçlama yanlışına düşmesin. MHK kendi hakemine güvenmezse, kulüpler sahip çıkmazsa, medya işin tribün tarafıyla ilgilenirse FIFA’ya neden kızalım.

10.01.2002

Yazarımızın E-Postası: i.ekiz@zaman.com.tr



Önceki Yazıları

> (03.01.2002) - Lorant da çözüm değil





10 Ocak 2002
Zaman'da Bugün

Yazarlar

Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2001 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.