Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Strateji Tüketici Masası

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr 

 
 Okur Hattı
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

HEKİMOĞLU İSMAİL



Patates unu...

Almanya’da bol bol patates yetişir, buğdaydan fazla da patates tüketilir. Bunun sebebi patates unu fabrikaları var. Patatesler un haline getirilip çuvallara doldurulur, ekmeğe katılır, püre yapılır, belki yirmi çeşit yemekte kullanılır. Bu işin nazariyede kalmaması için marketten patates unu aldım. Kutunun üzerinde: “Kartoffel püree” yazılı; yani patates püresi... Diyor ki: “Tencereye yarım litre su, bir bardak süt koy; tuz at, kaynat. Sonra torbadaki patates ununu yavaş yavaş dök ve karıştır; on dakika kaynasın, biraz dinlendirdikten sonra servis yapabilirsin.” Bir kutuda üç torba var, her torbada yüz gram patates unu bulunuyor. Bu unu tatlılandırmak ve korumak için üç madde ilave edilmiş. Sohbetime katılan hanımlara sordum: “Biz alıp püre yapıyoruz.” dediler. Çeşitli firmalar, çeşitli markalar adı altında bunu piyasaya sürüyorlarmış. Soğan ve süt tozu karışımı patates unları da varmış. Elimdeki kutuda “Bu mal, Kasım 2002 yılına kadar kullanılabilir” yazılı. Bir sene evvel imal edildiğine göre patates unu iki sene bozulmadan kalabiliyor. Türkiye’deki patatesler ise mart ayında filizlenir, nisanda yenmez olur.

1960’ta Amerika’dan döndüğümde bu konuyu ta o zamanlar yazmış, sohbetlerimde söylemiştim. Hayret, kocaman Türkiye’de patates unu fabrikası kuran bir kişi çıkmadı. “Patateslerimiz elimizde kaldı” diye feryat edenler de çoktu. Gerçekten acaip bir milletiz, üretmesini de tüketmesini de bilmiyoruz. Yani ziraatımız çok iptidai usullerle yapıldığı gibi, mahsulümüzü kıymetlendiremiyoruz, hele hele ihracat yapmasını hiç beceremiyoruz. Fakat mazeret dedi mi bini bir para; devlet mani olur, bürokrasi var, vesaire... İnsanların beceriksizliğine kılıf araması ikinci bir suç!

Patates unu fabrikası nasıl kurulacak?

Alman ticaret ataşesine müracaat edilirse, bu fabrikaları kuracak firmaların telefonlarını size verir.

İnternetten aynı fabrikaların adresini alabilirsiniz.

Almanya’ya gelin, marketten bir kutu patates unu alın, üretici firmanın adresi yazılı, oraya gidip gereken bilgileri toplayın.

Ziraat veya Sanayi Bakanlığı’ndan veya ziraat fakültelerinden bu konuda gereken bilgiyi alabilirsiniz.

Almanya’daki Türk konsolosluğu da size yardımcı olabilir.

Türkiye’de en kısa zamanda birkaç tane patates unu fabrikası kurulmalıdır. Halkımız buğday tüketiminden patates tüketimine dönmelidir. Patates, buğdaydan bereketlidir. Bir tarladan alınan buğdayın beş, belki on misli kadar patates alınabilir.

Türkiye’de varlıklı aileler patatesi haşlayıp soyuyorlar; sonra mutfak robotunda onu püre haline getiriyorlar. Bazıları da haşlanmış patatesi elle yoğurup püre yapmaya çalışıyorlar.

Patates haşlanınca belli oranda vitaminlerin suya geçeceğini zannediyorum. Fakat asıl mesele patateslerin korunmasıdır. Türkiye’de sonbaharda sökülen patatesler altı ay dayanırken patates unu iki sene dayanıyor. Patates ununu ihraç etmek patatesten daha kolaydır. Nasıl ki seralar yirmi sene sonra ülkemize girdiyse patates unu fabrikası da belki elli sene sonra girecek. Yani Batılılardan elli sene sonra bu basit (mekanik) fabrikayı kuracağız, eğer becerebilirsek.

Tarihi bir olayı nakledeyim: 1882 ile 1885 tarihleri arasında Sivas’ta valilik yapan Halil Rifat Paşa, nahiye müdürlerine gönderdiği bir emrinde diyor ki: “Patata (patates) denilen ürün ki, yer elması gibi bir şeydir. Bu ürünü insan, hayvan yer ve ekmek yerini tutar. Çok yerlerde halk bununla beslenir. Bu ürün yağmur yağmasa da yine olur. Maazallah memlekete çekirge düşse, ekinleri yese patataya zarar vermez. Hasılı bu ürün yoksullar için pek faydalıdır. Hangi köyde ekilir ise her ev kendine yetecek kadar patata ekecektir. Ahaliye ektirmeyen müdürler, hükümetin tenbihini dinlemeyenler hakkında ceza verilecektir.” (Sivas Valiliği tarafından yayınlanan Tenbihnameler isimli eserin 73’üncü sahifesinden)

Velhasıl patates davası 1882’den beri sürüyor, halen de süreceğe benziyor; şimdi de patates unu fabrikası...

10.01.2002

Yazarımızın E-Postası: h.ismail@zaman.com.tr



Önceki Yazıları

> (04.01.2002) - Mukaddes çile!

> (03.01.2002) - Almanya





10 Ocak 2002
Zaman'da Bugün

Yazarlar

Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2001 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 454 1 454 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.