Amerika’da destekten öte arayışlar....
Başbakan Bülent Ecevit’in ABD gezisi Türkiye’de bankalara kaynak aktarılmasıyla paralel olarak gündeme geldi. Devlet Bakanı Kemal Derviş’in, Türkiye’nin üç büyük grubuna ait olan bankalara aktarmak istediği kaynakla reel sektörü ayakta tutma girişiminin benzerini, Ecevit ABD’de yapmaya çalışacak. Bush’la yapılacak zirvede Türkiye’nin bölgesinde güçlü bir müttefik olarak yaşama dönmesinin gerekliliği özellikle masaya yatırılacak.
Türkiye’nin tek başına gerçekleştirme şansı olmadığı bölgesel projelere yönelik ABD’nin desteği 11 Eylül saldırısı sonrasında artarak devam etti. Anadolu’yu Doğu–Batı Enerji Koridoru yapacak ve Orta Asya’nın enerji kaynaklarının Türkiye üzerinden dünyaya pazarlanmasını sağlayacak boru hatları projelerine ABD destek verdiğini açıklayacak, ama Rusya ile ortak gerçekleştirdiğimiz Mavi Akım Doğalgaz Boru Hattı’na da dikkat çekecek.
Zira, ABD Mavi Akım Projesi yerine Türkmen doğalgazının Türkiye’ye getirilmesini istiyordu. Hatta bu amaçla önemli yetkililerini de geçmiş dönemde devreye koymuştu. Projenin kredilendirilmesini yapacak kurumun başındaki kişi bile ABD’den Türkmenistan’a yolculuk yapmış, ancak Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı’nın şaşırtıcı talepleri nedeniyle proje hayata geçirilememişti.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in önünü arkasını bilmeden gündeme getirdiği Türkmen doğalgazı Clinton döneminde ciddi anlamda ABD’nin de başını ağrıtmıştı. Bu sebeple Bush’un Türkiye’nin ABD’ye rağmen gerçekleştirdiği Orta Asya kaynaklı projelerde daha ciddi işbirliğini gündeme getirmesi söz konusu.
ABD, Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’ın desteğiyle sonuca doğru giden Baku–Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesi adeta Amerika’nın bölgedeki prestiji durumunda. Dolayısıyla bu proje artık finale gittiğinden bir başarı olarak, yeni çalışmalara adım atılmasında yardımcı rol oynayacak.
Öyle ki, Kazakistan’da çalışmalar yapan ABD’nin dev petrol şirketlerinin Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’i devreye sokarak, kısa süre önce Kazakistan’ı ziyaret eden Colin Powell’a, ‘Hazar petrolleri için en uygun güzergah İran’dır’ mesajını iletmesine rağmen olumlu hiçbir sinyal alamamaları Bakü–Ceyhan’a yatırım yapacakların sayısında ciddi anlamda artış olacağını göstermektedir.
Yıllardır Türkiye’de bulunan ve Türkiye’nin bu tür projelerine karşı İran’ı destekleyen Shell şirketinin de Bakü–Ceyhan’la ilgilenmesinin sebeplerinde bu detayları görmemiz gerekir. Ve Shell yetkililerine sormak lazım: ‘Şimdiye kadar neredeydiniz?’ İran petrol kuyularındaki çalışmalarınız sebebiyle Türkiye’nin bu projelerine olumsuz bakışınız yeterli neden mi?
Türkiye’nin sadece pazar olarak değil, önemli bir geçiş ülkesi olarak petrol ve doğalgazda söz sahibi olması, Orta Asya ve Ortadoğu’da komşumuz olan ülkelerde enerji yatırımı yapan şirketleri bundan sonra bizimle işbirliği yapmaya itecektir. Önemli olan ABD’ye giden yetkililerin bu işbirliği için bir strateji oluşturup, destekle dönmeleridir.
Rusya ve İran ile yapılan dümdüz doğalgaz anlaşmaları, Türkiye’nin elini güçlendirmeyen sözleşmeler, devletlerle yapılan anlaşma detaylarında unutulan şirket detayları için, basiretli tüccar gibi hareket eden yetkililere ihtiyacımız var.
ABD ile ticaret yapılacak kapıların aralanmasından ziyade uluslararası arenada nasıl ticaret yapıldığını öğrenmek Türkiye’nin en önemli ihtiyacıdır.
15.01.2002
Yazarımızın E-Postası:
g.simsek@zaman.com.tr
|