Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Strateji Tüketici Masası

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
 Okur Hattı
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

ALİ ÇOLAK



Devleti ‘zararlı’ kitaplardan koruyunuz!

Öğrendiğimize göre Türkiye Diyanet Vakfı’nın kitabevlerinde artık ‘devletin yayınlarından başka’ kitap satılmayacakmış. Karara hiç şaşırmadım doğrusu. Bu köşenin sürekli okurları bilirler. Devletimizin kitap ile pek arasının olmadığını; kitap toplatma, yasaklama ve yakma konusunda ise bir hayli tecrübeli olduğunu defalarca yazdım. Bütün bunlar, ‘tarihi’ korkuların eseri ve zamanını, zeminini buldu mu depreşiyor... Devlet de kendini ‘zararlı’ unsurlardan koruma refleksiyle hemen harekete geçip gereğini yapıyor.

Hatırlarsınız, bir zamanlar camilerin bitişiğinde küçük, daracık vitrinlerde Diyanet’in yayını olan dini kitaplar satılırdı. Çok sınırlı, pek de albenisi olmayan yayınlardı bunlar. Sonra, Türkiye Diyanet Vakfı, hem nitelik, hem de çeşitlilik anlamında farklı kitaplar yayımlamaya başladı. Bu zihniyet değişimiyle birlikte kitap satış yerleri de cami avlularından çıktı ve daha geniş modern kitabevlerine dönüştü. Artık buralarda hem Diyanet, Diyanet Vakfı ve Kültür Bakanlığı, Türk Tarih Kurumu gibi devlet kurumlarının yayınları hem de diğer yayınevlerinin kitapları satılıyordu. Özel teşebbüse ait kitapçıları aratmayan bu göz alıcı mekanlarda kaset, CD gibi sesli yayınları da bulmak mümkün oluyordu. Ben de, bir zamanlar Çemberlitaş’taki işyerimden çıkar, Diyanet Vakfı’nın Cağaloğlu’ndaki geniş, aydınlık ve huzur dolu kitabevine gider, oradan ayın dergilerini, yeni çıkan kitapları alırdım. İstediğim her kitabı bulamasam da burası benim için mutlaka gidilmesi gereken mekanlardan biriydi. Üniversite öğrencileri, İslam’a ait eserler bulmak isteyen turistler ve her yaştan kitap meraklısı şöyle bir uğrardı buraya.

Şimdi bu güzelim kitabevlerinde, sadece ‘Devlet kurumlarının yayımladığı’ kitaplar satılacakmış... Neden? Çünkü buralarda “cemaatlere ait ‘zararlı’ kitaplar” bulunuyormuş! Memleket evlatlarını ‘zararlı’ fikirlerden ‘korumak’ için devletimiz harekete geçmiş ve bu kitabevlerini ‘temizlemeye’ karar vermiş. Ne kadar çağdaş, ilerici ve aydınlık bir düşünce!.. Felsefeden edebiyata, tarihten şehirciliğe, bilimden sanata kadar çok çeşitli, cıvıl cıvıl, iç açıcı, gönül çelici yüzlerce, binlerce kitap raflardan indirilecek. Birbirinden farklı fikirler, anlayışlar ve zevkler dışlanacak ve yerlerine, devletimizin onayından geçmiş ‘zararsız’, resmi düşüncelerin ürünü kitaplar yerleştirilecek. Böylece, zaman tünelinde 15 – 20 yıl öncesine döneceğiz yeniden...

Bir yandan, Ankara’da ‘düşüncenin önündeki engelleri kaldırma’ yönünde yasalar çıkarmaya, düzenlemeler yapmaya çalışıyorsunuz, öbür yandan düşüncenin en masum verimi olan kitapların devlete bağlı kurumların açtığı kitabevlerinde bulundurulmasına, satılmasına bile tahammül edemiyor, ‘temizlenmesini’ ferman buyuruyorsunuz... Ne güzel, ne hoş, ne kadar tutarlı! Bu da sanırım, geçtiğimiz haftalarda dillendirilen ‘gençlerimize okuma alışkanlığı ve edebiyat sevgisi kazandırma’ amacına yönelik (!) dahiyane buluşlarınızdan biri olmalı...

Diyanet Vakfı kitabevlerinde devlet kurumlarının yayınlarından başka kitap satılmazsa kıyamet mi kopar? Hayır, hiçbir şey olmaz. Sadece buralar, yıllar önceki o soğuk, zevksiz kitapların sergilendiği ve kimsenin uğramadığı mekanlar olur. Kitap dostları gider, istedikleri kitabı istedikleri yayınevinden ya da kitapçıdan alırlar. Kendi özgür iradeleriyle istedikleri kadar, istedikleri düşüncenin verimleriyle beyinlerini ‘zehirlemeye’ (!) devam ederler. Şükür ki artık bu ülkede bağnazlık duvarını aşmış, beyinleri aydınlanmış; kitaptan ve düşünceden korkmayan, tartışan ve eleştiren kitap okurları var. Acınacak olan, sadece şu korumacı, buluttan nem kapan ‘devletçilik’ anlayışı. Söz konusu anlayış, hâlâ bu noktada diretiyor ve korkuları da sürüyorsa, çok üstüne gitmemeli, kendi haline bırakmalı onu.

Efendim, bundan böyle ‘zararlı’ kitapları raflardan indiriniz, devletin izin vermediği yayınları okumayınız, okutmayınız. Kitap nereden olsa alınır, yeter ki devletimize bir zarar gelmesin!

19.01.2002

Yazarımızın E-Postası: a.colak@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (12.01.2002) - Otuzlu yaşlar için güzelleme

> (05.01.2002) - Hayat duracakmış, dursun!





19 Ocak 2002
Zaman'da Bugün

Yazarlar

Bütün yazılar


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2001 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.