Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Strateji Tüketici Masası

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
 Okur Hattı
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

MEHMED NİYAZİ



Ecyad'ın düşündürdükleri

Batı ile Doğu’nun pek çok farkları vardır; bunların başında Batı’nın gelenekçi, Doğu’nun reformist olması gelir. Batı tarihiyle iç içe yaşarken hafızasının nimetlerinden istifade eder; iki yüz yıldan beri Doğu doğru dürüst bir şey üretmediği için varlığını geçmişi inkar etmenin üzerine bina eder. Bu tavır Suudilerde en uç noktasına ulaşır. Şimdiye kadar yaptıklarına Ecyad Kalesi’ni yıkmakla da bir yenisini eklemektedir. Elbette ona karşı koymalı, tarih katliamının önüne geçmeye çalışmalıyız. Fakat “Bir de kendinize bakın” derlerse, herhalde onlara Mecelle’nin şu maddesini hatırlatmaktan başka çaremiz kalmaz: “Kötü misal, misal olmaz”.

Tarih milletlerin hafızasıdır; onu tahrip eden, sadece milli hafızasına zarar vermez, geleceğini de elleriyle boğar. Bu bir cinnet halidir; bolluklar ülkesi Doğu, uzun bir zamandan beri bu cinnete yakalandığı için sisler diyarı Avrupa’nın kapısında boynu büküktür. Kendini sigaya çekip, düzeltmezse, gelecekte şimdiki durumunu arayacağını söylemek kehanet değildir; ilmin açık tespitidir.

Medyamız Ecyad Kalesi’ne vurulan balyozların gürültüsüyle doludur. Ama sadece Eminönü ilçesinde yüz küsur cami, mescit yıkılırken hiç ses çıkarmadılar. Hele bunların arasında “Servili Mescidi”nin yıkılmasını unutmak mümkün mü? Bu konuda Anıtlar Yüksek Kurulu’na da ne demeli? Fatih’in müderrislerinden birinin vakfı olan eser, tarihi ve mimari değer taşımazsa, hangisi taşıyacaktır? Bizans’tan kalan eserleri mutlaka korumalıyız; ama aynı hassasiyeti ecdat yadigarlarına göstermezsek, gelecek nesiller bizleri affetmezler.

Bir taraftan Ecyad Kalesi için yeri göğü inletirken, diğer taraftan da Nusret mayın gemisini de görelim. Churchill, “Dört yüz yıldan beri dünya tarihinde Tophaneli Hakkı’nın yaptığını kimse yapmadı.” diyor, gerekçe olarak da şunları sıralıyor:

“Bir gece önce Tophaneli Hakkı, Rus–Bulgar batık gemilerinden çıkarılmış 25 mayını Karanlık Liman’a kıyıya paralel olarak ekince, 18 Mart’ta yaptığımız hücum fecaatle sonuçlandı. Yenilmez donanmamızın üçte biri sulara gömüldü; üçte biri kullanılmaz hale geldi. Başarısızlık beni yirmi beş yıl politikanın dışına fırlattı. Savaş iki buçuk yıl uzadı, sekiz buçuk milyon Avrupalı öldü. Rusya komünist olurken otuz milyon insan hayatını kaybetti. Rusya’nın Çin’i komünist yapması, elli milyon kişinin hayatına mal oldu. Biz Boğaz’ı geçemedik, İslam ülkeleri, hatta bütün Doğulu milletler Batı’nın gücünden şüphe etmeye başladılar. Hindistan’ı, Pakistan’ı, Bangladeş’i, diğer İslam ülkelerini elimizde tutamaz hale geldik. Bütün bunlar Tophaneli Hakkı’nın eseridir.” Churchill yaşasaydı, Sovyetlerin dağıldığını görecek, şunları da Tophaneli Hakkı’ya bağlayacaktı. Rusya çarlık olarak devam etseydi, girdiği yerden çıkmazdı. Tabii günümüzün dünyası Hıristiyan aleminin lehine bambaşka bir hal alırdı. Bugün Orta Asya cumhuriyetleri, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Ukrayna, Baltık cumhuriyetleri, Sovyet Rusya’nın dağılmasıyla gün ışığına çıktılar. Rusya komünist olmasaydı, dağılmazdı. Rusya’yı komünizme sürükleyen en önemli faktör Tophaneli Hakkı’nın Nusret mayın gemisiyle döşediği mayınlardır. Hizmet veremez duruma gelen o tarihi gemi restore edilip, Karanlık Liman’da ziyaretçilere gösterilseydi, fena mı olurdu? Satıldı; uzun yıllar kum taşıdıktan sonra Mersin Limanı’nda kaderine terk edildiğinden hurdaya dönüştü. Nihayet onun jilet olmaktan kurtarmak amacıyla Tarsus Belediyesi harekete geçmiş. Restore ederek Tarsus–Mersin çıkışındaki Çardak mevkiinde yeşil alanda ziyarete açacaklarmış. Tarsus Belediye Başkanı Sayın Burhanettin Kocamaz’a, encümenin değerli üyelerine bu toprağın çocuğu olarak binlerce teşekkürler.

Ecyad Kalesi yıkılırken yerinde bir infial gösterenler, bakışlarını biraz da kendi dünyalarına çevirmelidirler. Tarihi Nusret Mayın Gemisi’ni veya benzerlerini görmeyenler, feryatlarında ne kadar haklı olurlarsa olsunlar, pek inandırıcı bulunmazlar.

19.01.2002

Yazarımızın E-Postası: m.niyazi@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (12.01.2002) - Geleceğe ümitle bakabiliriz

> (05.01.2002) - Üzerinde hassasiyetle durmalıyız





19 Ocak 2002
Zaman'da Bugün

Yazarlar

Bütün yazılar


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2001 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.