Üzgünüm...
Süper Lig’in lokomotif takımlarından olan Fenerbahçe, ligin ilk yarısını mağlubiyetle kapatmıştı. İkinci yarısını da mağlubiyetle açtı. Hastalık aynı, sadece doktor değişik. Fenerbahçe’nin bazı gayrımüslim oyuncuları, Müslim’in golü ile Samsun’da adeta şoke oldular. Werner Lorant ile her şeyin 2 haftada değiştiğine herkesi inandırmaya çalışan bazı Fenerbahçeli spor yazarları da bu mağlubiyeti beklemiyorlardı. Çok kaliteli futbolculara sahip Sarı–Lacivertli takım, korkarım yine duran toplar veya yan toplarla gol bulabilecekler, estetikten uzak bir görünüm sergileyen takım, Werner Lorant’ın o güzelim ak saçlarını önce Vernel’le yumuşatıp sonra da yolduracak. Samsunspor’a gelince her şeyin para ile ölçülemeyeceğini ispatlayan, haftalardır ceplerine kuruş girmeyen Karadeniz’in bu güzide takımını kutlamamak elde değil.
Hafta içinde Sergen’in sadece sol ayağını almaya karar veren Galatasaray yönetimi, Takiiddin Yarayan ile diğer organları üzerinde anlaşamadı. Ancak Gaziantep maçının ilk yarısındaki futbolu seyreden her Galatasaraylının, ağızı kulaklarına varmıştı. Sarı–Kırmızılı takımın 35 dakika sergilediği futbol temposunu, çok çabuk top çeviren bir basketbol takımında görebilirsiniz. Bu tempo eğer 60 dakikaya çıkarılabilirse Galatasaray’ın karşısına rakip olarak gelebilecek, değil Türkiye liglerinde, Avrupa’da bile takım göremiyorum. Beşinci vitesin üzerinde başka bir vites var mı? Bilmiyorum ancak Galatasaray bu vitesin üzerinde futbol oynuyor. 4/1/3/2 sistemi gittikçe olgunlaşıyor. Orta sahada Berkant, Ayhan, Batista aralıklı oynayınca oyun tüm sahaya yayılıyor. Böylece genişleyen bölgelerde Sergen ve Hasan kendilerine boş alanlar buluyorlar. 37. dakikada Mustafa Marangoz’un testere olarak kullandığı kramponu Batista’nın kulağını traşlayınca skoru elde etmiş Galatasaray’ın tüm konsantrasyonu bozuldu. Benden o ana kadar 4 yıldız alan Batista’ya 4 dikiş atıldı. İyi ki 5 yıldızlık oynamamış. Artık Batista da kulağı kesikler kervanına katıldı. Kaptan Bülent, attığı gol dışında, Antepli Sezar’ın Brütüs’ü oldu. Her hafta değişik bir oyuncu takımın yıldızı oluyor. İşte Ayhan, ışıkların kesildiği her an bir jeneratör gibi devreye girdi. Sarı–Kırmızılılar Süper Lig’in süper takımı. New York’ta Amerikalıdan çok Afrikalıya rastlamıştım. Gaziantepspor’da da Antepliden çok Brezilyalı var. Sahaya ‘Dünya takımına Avrupa’da başarılar dileriz’ pankartı ile çıkan Kırmızı–Siyahlılar gerek başkanları Celal Doğan, gerek teknik direktörleri Samet Aybaba ile son derece çağdaş bir takım görüntüsü sergiliyorlar.
Avrupa takımı olmaya namzet ekiplerden birisi de Beşiktaş. Kalelerini savunurken uyguladıkları alan savunması Bordo–Mavililere fazla pozisyon tanımazken, bilhassa ikinci yarı orta sahayı çok çabuk geçerek skora gitmeleri, göz kamaştırdı. İki acar forvet Ahmet Dursun ve İlhan Mansız’ın amansız gol arayışları ve sonuca gidişleri 84 dakikaya 5 gol sığdırdı. Siyah–Beyazlıların oynadığı kontratak futbol avuçlarımı kızartırken, Trabzon’daki olaylar da yüzümü kızarttı.
22.01.2002
Yazarımızın E-Postası:
o.goksel@zaman.com.tr
|