Doğalgaz ittifakı mı?
Rusya ile Orta Asya cumhuriyetlerinin bazıları arasında birtakım yeni gelişmeler yaşanıyor. Kırgızistan geçenlerde Rusçayı ikinci resmi dil yaptı; Azerbaycan lideri Haydar Aliyev bazı yeni anlaşmalar yapmak için bu ay sonunda Moskova’ya gidiyor; Moskova ile mesafeli bir ilişki içinde olan Türkmenistan lideri Türkmenbaşı ise iki gündür Moskova’da...
Türkmenbaşı’nın Moskova’yı şu günlerde ziyareti bir bakıma sürpriz sayılır; zira ziyaret 21 Ocak tarihinde gerçekleşecekti; haber ajanslarının açıklamaları böyleydi. Beklenmeyen hamleler yapmakta usta Türkmenbaşı belki de Azeri lider Aliyev’den önce Moskova’yla görüşmek istedi ve bu yüzden ziyaretini öne aldı, kimbilir...
Ziyaretin sonuçlarına gelince; ilk bakışta herhangi bir somut sonuç pek görünmüyor. Görünen tek somut sonuç Türkmenistan ile Rusya’nın Aşgabat’ta bir Rus dil okulu açılması yönündeki anlaşmaya imza koymaları. Bunun dışında Putin ve Türkmenbaşı’nın ülkeleri arasındaki ilişkileri yeniden düzenleyecek kapsamlı bir anlaşma üzerinde çalıştıklarını açıklamaları belki bir başka somut sonuç olarak kabul edilebilir. Bu yeni anlaşmayı teklif eden taraf Türkmenistan. Yaklaşık onbeş gün önce Rus tarafına verilen kapsamlı anlaşma metninde herhalde öne çıkacak konunun Rusya ile Türkmenistan arasındaki doğalgaz ilişkileri olacağına hiç şüphe yok. Zaten doğalgaz ilişkilerinin o kadar iyi yürümediği de bilinen bir gerçek. 2000 yılının Mart ayında başlanan ve Rusya’nın Türkmenistan’dan 13 milyar metreküp doğalgaz alımını öngören görüşmeler fiyat konusunda takılıp kalmıştı hatırlanacağı gibi.
İki ülke arasında iyi yürümeyen bir başka ilişki de Hazar Denizi’nin hukuki statüsü konusundaki anlaşmazlık. Rusya ve Türkmenistan, Hazar konusunda ta baştan bu yana anlaşamıyorlar. Türkmenistan, Hazar konusunda İran tezini desteklerken Rusya, Azerbaycan ve Kazakistan ile hemen hemen aynı cephede yer alıyor.
Hazar konusunun Türkmenbaşı’nın son ziyaretinde etraflıca ele alındığı muhakkak. Ziyaret sonrası yayınlanan ortak bildiride her ne kadar bu konu yuvarlak, kimseyi incitmeyecek laflarla geçiştirilmiş olsa da ben bu konunun Putin ile Türkmenbaşı arasında oldukça uzun konuşulduğunu tahmin ediyorum.
Türkmenbaşı’nın ziyareti görünürde Rusya ile Türkmenistan arasında çok önemli bir gelişmeye sahne olmadıysa da Putin’in ziyaret sırasında yaptığı bir açıklama bana göre gerçekten çok önemliydi. Bu açıklama Avrasya’da yeni bir doğalgaz ittifakının çağrısı ile ilgiliydi. Vladimir Putin bu çağrısında doğalgaz üreticileri olarak Rusya, Türkmenistan, Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan’ın birleşerek bir ‘Avrasya doğalgaz ittifakı’ kurmalarını teklif etti.
Bu teklif dikkate alınacak, sözü edilecek kadar önemli bir teklif bana göre. Bu teklifin kabul gördüğünü ve bir süre sonra gerçekleştiğini bir düşünün. Bu ittifak kurulur ve çalışırsa dünya doğalgaz piyasasının şimdikinden çok farklı olacağı ve bu piyasada pek çok şeyin değişeceği kolaylıkla tahmin edilebilir. Bugüne kadar doğalgazda biribiriyle rekabet halinde olan Orta Asya cumhuriyetleri bu ittifak kurulduğu takdirde Rusya’nın önderliğini adeta kabul etmiş olurlar evvela. Bunun muhtemel sonuçlarının ne olacağı da şimdiden az–çok belli. Rusya’nın önderliğinde ve himayesinde bir doğalgaz ittifakı doğalgaz fiyatlarında ve satış şartlarında çok etkili ve belki de belirleyici olur.
Türkmenbaşı’nın Moskova ziyaretinden ortaya çıkan ve sözü edilebilecek en önemli konu işte bu muhtemel ‘doğalgaz ittifakı’ konusu. Tabii bu konuyu bugünden büyütmemek, sanki gerçekleşiyor gibi takdim etmemek de gerek. Bunun altını burada çiziyorum; ama bir yandan da Putin’in ortaya attığı bu konunun arkasını takip etmek gerektiğini de söylüyorum. Ben bu muhtemel gelişmeye bugünden işaret etmek zorundayım. ‘Doğalgaz ittifakı’ gerçekleşir gerçekleşmez, bu meselenin öteki tarafı.
Ben sadece, ‘Biz bu gibi konuların farkında olalım, uyumayalım, yeter’ diyorum son söz olarak...
23.01.2002
Yazarımızın E-Postası:
f.ertan@zaman.com.tr
|