Bir Avrupa ödevi olarak, 312...
Türkiye'nin en ünlü maddesi 312 yine siyasetin gündeminde. Bu kez mini demokrasi paketinin içinde ele alınıyor. Meclis bugün görüşmelere başlıyor. Genel beklenti, komisyon safhasının bu hafta tamamlanacağı, Genel Kurul'a önümüzdeki hafta ineceği yönünde.
Mini paket, siyasi boyutu olduğu için neredeyse 312'ye indirgendi. Oysa kamuoyunda tartışılması gereken bazı başka maddeler de var. İç siyasi dengelere olası etkileri göz önüne alındığında dikkatlerin 312'ye çevrilmesi olağan görülebilir.
AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi kaderinin biçimlenmesinde 312'nin alacağı son şekil elbette önemli. Milli Görüş çizgisinin 'siyaset alanını' da daha çok bu madde belirliyor. Kapsamın genişletilmesi veya daraltılması 312'deki yeni düzenlemelere bağlı.
312'nin mevcut halinin sadece siyaset alanında değil düşünce özgürlüğüne dönük de bazı sıkıntılara neden olduğu açık. Fikirlerinden dolayı mahkemelerde yargılanan, cezaevinde yatan insanların varlığı malum. Yeni Asya Gazetesi'nin sahibi Mehmet Kutlular 312'nin gadrine uğrayanlardan...
Demokrasinin standardını yükseltmek, 312'de yapılacak iyileşmeden geçiyor. Türkiye'nin demokratikleşme yolunda sağlıklı yürümesi için yeni düzenlemeye gerçekten ihtiyaç var. Ancak kabul etmeliyiz ki bu madde çok hassas...
Siyasi endişeler bir yana... 312'nin siyasetin içinden, dışından ilgileneni, müdahil olanı haddinden fazla. Eski Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş'ın bu konuda adım atmaya niyetlenen dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz'a uyarısı hâlâ hatırlarda.
Daha önceleri gündeme alınmasına rağmen istenilen değişikliklerin bir türlü Meclis'ten geçmemesinin ana nedeni bu. Şimdi durum farklı. Değişikliğin ne denli iyileşme getirdiği tartışılır; ancak 312'nin de içinde bulunduğu paketin Meclis'ten geçeceğinde şüphe yok.
312'nin 'yeni hali' demokrasi yolunda ileri bir adım mı? Görüşler çok farklı... Geçen haftadan beri Meclis kulislerindeki değerlendirmelere kulak kabartıyorum; 'Nispi iyileşme getiriyor' diyenlere rastlıyorum. 'Eskisinden daha kötü' diyenlere de...
Siyasi boyutuna dönük yorumlarda 'Recep Tayyip Erdoğan'ın işine yarar' diyenler de var, 'Hiçbir faydası olmaz' diyenler de... AK Partililer ilk gün daha 'iyimser' idiler, şimdi daha 'ihtiyatlı' değerlendiriyorlar.
Değişiklik metnindeki yoruma açık kavramlardan yola çıkarak kararın oluşumunda ülkenin içinde bulunacağı konjonktürün etkisinin altını çiziyorlar. Açıklığı gidermeye yönelik olarak değişikliğin gerekçesindeki demokratik kavramları maddenin metnine taşımak için çalışma yapıyorlar.
Unutulmamalı ki 312 bir hükümet tasarısı. Maddeye 'son şekli' koalisyonu oluşturan üç partinin mutabakatıyla verildi. MHP'nin aşırı hassaslığı ortada, siyasi çizgisi gereği çekinceleri, rezervlerinin bulunduğu öteden beri biliniyor.
Nitekim daha dün MHP lideri Devlet Bahçeli grup konuşmasında, 'MHP olarak ne toplumsal ahengi ve kamu düzenini ne de demokratik değerleri 'mükemmel olsunculuk tuzağına' kurban vermemiz mümkün değildir.' dedi. Mükemmel olsunculuktan kasıt daha fazla iyileşme...
Bahçeli MHP'nin 'daha fazlaya' kapalı olduğunu açıkça söylüyor. Meclis aşamasında verilecek olası önergelerle yapılacak değişikliğe taraftar olmadığını ortaya koyuyor. Onun için komisyon ve Meclis safhasında hükümet tasarısında ileri bir düzenleme beklememek lazım.
Açıkça söylemek gerekirse hükümet 312'de değişikliğe demokrasi ihtiyacından veya yaşanan kimi sıkıntılardan gitmiyor. Mini paketi Avrupa Birliği'ne verilen 'Ulusal Progamın' gereği olarak hazırladı. Yani amaç ihtiyaç karşılamaktan ziyade Avrupa ödevini yerine getirmek...
Biliyorum üzücü ama... Yeni 312'ye ilişkin olarak 'Ne denli iyileşme getiriyor?' yerine 'Avrupa nasıl değerlendirir?' diye sormak daha doğru.
23.01.2002
Yazarımızın E-Postası:
m.unal@zaman.com.tr
|