İngiltere’nin düşündürdükleri
2004 Avrupa Şampiyonası elemelerinde eski göz ağrımız İngiltere’yle eşleşince, klasik özdeyişle içimizde nostalji rüzgârları esti durdu.
Milli Futbol Takımımızın tarihindeki en büyük karabasanı olan İngilizlerle, neyse ki bu kere daha güçlü bir milli takım mücadele edecek. Geçmişte görev alan arkadaşları rencide etmek gibi bir niyetimiz yok. Yalnızca bir tespit yapıyor ve diyoruz ki: Bu kez onlar çekinmeli.
Genç kuşaklar bilmeyebilir biraz hatırlatmalar yapalım. İngiltere karşısında iki kez 8–0’lık mağlubiyet aldık. 5–0’lık yenilgimiz de var, 4–0’lık da var, 2–0’lık da var, 1–0’lık da var. Ve ne hazindir ki onların kalesine gönderdiğimiz tek bir gol bile yok. Hâlâ övünüp durduğumuz bir tek 1987 senesinde İzmir’de oynanan 0–0’lık maç var.
İngiltere karşısında hiç kimse bizden daha iyi üzüntü ve sevincin anlamını bilemez. Çünkü hem 8–0’lık Wembley bozgununda hem de 0–0’lık İzmir beraberliğinde kalede biz vardık. Neyse ki şimdi halihazırda ne İngiltere o eski İngiltere ne de Türkiye o eski Türkiye. O zamanki İngiltere’de Shilton, Barnes, Hoddle, Waddle, Lineker, Robson gibi dünya starları vardı. Ve de eğer ki 1986 Dünya Kupası finallerinde Arjantinli Maradona topu elleriyle İngiltere ağlarına göndermemiş olsaydı, şampiyonun adı muhtemelen İngiltere olacaktı. O dönemki Türkiye ise sadece İngiltere ve K.İrlanda’dan birer puan alabilen ve son grup maçına kadar gol kaydına bile muvaffak olamamış bir takımdı. Yalnız Slovakya takımının da gözden uzak tutulmaması gerekir kanaatindeyiz. Kuralar duyulur duyulmaz büyük bir çoğunluk, “Oo ne güzel kura. Ama birinci ama ikinci gruptan çıkar, Portekiz’e gideriz.” diye düşünmeye başladı. Ancak hatırlarsanız İstanbul’da Slovaklarla 1–1 berabere kaldık, dışarıda ise yendik. Ama bizim kadar onlar da gol kaçırmışlardı.
Şuna kesinlikle eminiz ki bizim milli takım gününde olduğu zaman tüm maçlarda en az rakipleri kadar şans taşıyor. Rakiplerin ne yapacağından çok bizi, bizim ne yapacağımız ilgilendiriyor. İngiltere ünlü Ericson’la anlaştıktan sonra kabuk değiştirmeye başladı. Zaten bir takımda Owen, Beckham gibi yıldızlar varsa takımın adı ne olursa olsun ciddi bir rakiptir. Ne var ki İngilizler bile çağdışı futbol anlayışlarından kurtulmak için son senelerde yabancı çalıştırıcılara kucak açtılar. Yani günümüzün İngiliz Milli Takımı geçmişte bize kâbus yaşatan milli takım gibi üstün fizik gücü ve hava hakimiyetiyle donatılmış değil. Bizim oyuncularımız da senede 3–5 maç oynayan, rakibe müsabaka başlamadan teslim olan, özgüvenleri eksik olan oyuncular değil.
Kısacası belki 10 sene önce Milli Takımımız İngiltere ile eşleşmiş olsaydı başka şeyler düşünebilirdik. Lakin bugün biz o gruptan birinci sırada çıkmaya İngiltere’den daha yakınız diye düşünüyoruz.
26.01.2002
Yazarımızın E-Postası:
f.uraz@zaman.com.tr
|