Bölge Haberleri |
|
|
|
| |
Öger Tour, durgunluğu tanıtım ve reklamla aştı |
Öger Tour Yönetim Kurulu Başkanı Vural Öger, 11 Eylül’den sonra turizmde yaşanan durgunluğu daha fazla reklam ve tanıtımla aştıklarını söyledi.
Almanya’nın 13 büyük ilinde turizm bürolarına ve acentelere yönelik Türk geceleri düzenlediklerini belirten Öger, birlikte çalıştığı tur operatörleriyle Berlin’de bir toplantı yaptı. Toplantıda konuşan Vural Öger, son 15 gündür tur satışlarında bir canlılık olduğunu, nisan ayından sonra satışların daha iyi olacağını düşündüklerini belirtti.
Turizmde yaşanan 11 Eylül durgunluğuyla birlikte Avrupa’nın Euro’ya geçişinin harcamalarda çekingenlik yaptığını kaydeden Öger, insanların gelecek için plan yapmakta zorlandıklarını ifade etti. Haziran ayında Japonya ve Kore’de yapılacak dünya futbol şampiyonasının da bu durgunluktan etkilendiğini belirtti. Tanıtım konseptlerini değiştirdiklerini, egzotik imajlardan çok Avrupalı Türkiye vurgusunu yaptıklarını söyleyen Vural Öger, bu toplantılarla şimdiye kadar 6 bin seyahat acentesine ulaştıklarını söyledi. Öger Tur, 2001 yılında Türkiye’yi tercih eden her üç turistten birini getirdi. 1 milyon Alman’ı getiren Öger Tur, geçtiğimiz yıl 1 milyar mark ciro yaptı. Berlin, Zaman
|
|
27.01.2002
|
|
| |
Verginin yüzde 14’ü gümrüklerden geldi |
Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler, 2001 yılında toplanan vergilerin yüzde 14’ünün gümrüklerden toplandığını açıkladı. Keçeciler, geçen yıl gümrüklerden 39,2 milyar dolar ithalat, 31,2 milyar dolar da ihracat yapıldığını bildirdi.
Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler, 2001 yılı Eylül ayı itibarıyla gümrüklerden toplanan verginin, 2001 toplam vergisine oranının yüzde 14 olduğunu açıkladı. Keçeciler ayrıca, gümrüklerden gerçekleştirilen ithalatın 39,2; ithalatın ise 31,2 milyar dolar olduğunu bildirdi.
Dünya Gümrük Günü dolayısıyla, Gümrük Müsteşarlığı’nda müsteşar Nevzat Saygılıoğlu ile birlikte bir basın toplantısı düzenleyen Keçeciler, 2001 yılı değerlendirmesi yaparak 2002 yılı hedeflerini anlattı. Gümrüklerde meydana gelen rüşvet olayını tamamen ortadan kaldırdıklarını iddia etmediklerini; ancak Davranış ve Dürüstlük İlkeleri Genelgesi başta olmak üzere, bunu önleyici çok önemli tedbirler aldıklarını belirten Keçeciler, Dünya Gümrük Örgütü’nün 50. yılı dolayısıyla 2002 yılını Gümrüklerde Dürüstlük Yılı olarak ilan ettiğini hatırlattı.
Gümrüklerde yapılan aramalarda artık eğitimli köpeklerin de kullanıldığını hatırlatan Keçeciler, köpeklerin eğitiminin Gölbaşı Polis Eğitim Merkezi’nde yapıldığını ve köpek başına 7-8 bin dolar ödediklerini belirtti. Elektronik imzanın geçerli olduğu tek kurum olma özelliğine sahip olduklarının altını çizen Keçeciler, “Güvenmek ve güvenilmek istiyoruz. Buna zorunluyuz.” dedi.
Türkiye genelinde yüzde 99 oranında gümrüklerde bilgisayarlı ortama geçildiğini kaydeden Keçeciler, Dünya Bankası destekli uygulanan GÜMOP çerçevesinde 10 bin 727’si ticaret erbabı kalanı gümrük görevlileri olmak üzere toplam 10 bin 771 kişiye eğitim verildiğini ifade etti. Keçeciler, bilgisayarlı ortamda yapılan gümrük işlemlerinin toplama oranının yüzde 38’e ulaştığını vurgulayarak, artık ihracat beyannamelerinin elektronik ortam vasıtasıyla gönderildiğini, vergi geri ödemelerinde ise sürenin bir haftaya düştüğünü söyledi.
İnsan, eşya ve miktar kaçakçılığının önüne geçmek için uygulamaya konulacak GÜMSİS ile İpsala’dan giriş yapan TIR’ların Gürbulak’a kadar uydu vasıtasıyla izlenebileceğini, ayrıca Tekirdağ’da 3 ayrı gümrük kapısına x-ray cihazı yerleştirileceğini ve nükleer maddeler için de uzaktan ikaz sistemi kurulacağını anlatan Keçeciler, çok eleştiri alan gümrük binalarının da modernizasyonlarının gerçekleştirilmesi için TOBB, sanayi ve ticaret odaları ile yap-işlet-devret modelini hayata geçirdiklerini belirtti. Ankara, Zaman
|
|
27.01.2002
|
|
| |
Samsun Serbest Bölgesi’ndeki skandal büyüyor |
ZAMAN'ın duyurduğu dilekçe skandalının arkasında Samsun Serbest Bölgesi ile özel ilişkileri olan bir firmanın bulunduğu ileri sürüldü.
Samsun Serbest Bölgesi’nde yaşanan dilekçe skandalının arkasında Bayındır Holding’in şirketlerinden Bayındır Samsun Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi AŞ’nin (SASBAŞ) olduğu iddia edildi. 6 Mart 1996’da imzalanan sözleşmeyle serbest bölgenin yapımını ve işletmesini üstlenen SASBAŞ’ın Samsun Serbest Bölge Müdürlüğü’ne makam otomobili aldığı, yakacak, yemek ve kira giderlerini karşıladığı belirlendi. SASBAŞ’ın bu ilişkiler nedeniyle Samsun Serbest Bölge Müdürlüğü üzerinde baskı oluşturduğu ileri sürülüyor. TURKPAN AŞ’nin kuruluş faaliyetlerini yürüten Teknik Müdür Bülent Akkaş ise, tehdit edildiği iddiasıyla Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na müracaat ederek can güvenliği için koruma istedi.
Zaman’ın “Arz ederiz demedikleri için üretim yapamıyorlar” başlığıyla duyurduğu Samsun Serbest Bölge’de yaşanan dilekçe skandalı büyüyor. Bayındır Holding’e bağlı SASBAŞ ile Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) arasında imzalanan sözleşmede de “Alt ve üstyapı tesislerinin yapımı” başlıklı bölümünde yer alan 2. maddenin c fıkrasında, “Bölge’nin faaliyete geçirilmesinden önce ve sözleşme devamınca Serbest Bölge Müdürlüğü’ne bir adet lojman ve bir adet binek otomobili tahsis eder.” ifadesi yer alıyor. Ayrıca, sözleşmede yer almamasına rağmen maaşını SASBAŞ’ın ödediği bir şoför halen Serbest Bölge Müdürlüğü’nde makam şoförü olarak çalışıyor. Serbest Bölge Müdürü Halittin Tok, SASBAŞ’ın tahsis ettiği bir şoför, bir otomobil, yemek ve kira giderlerinin sözleşmeden kaynaklandığını, ikili ilişkilerde bir usulsüzlük olmadığını kaydetti. SASBAŞ Genel Müdürü İrfan Başer ise, sözleşmeden kaynaklanan Serbest Bölge Müdürlüğü’ne ait giderlerinin aylık bin doları aştığını söyledi.
Sözleşmeye göre iki yıl sonra 6 Mart 1998 yılında alt ve üstyapılarıyla eksiksiz bir şekilde hizmete açılması gereken Samsun Serbest Bölgesi, SASBAŞ üzerindeki denetimin iyi yapılamaması ve sözleşmeden doğan ilişkiler nedeniyle 2000 yılının Ağustos ayında eksiklerle dolu olarak açıldı. Aradan sözleşmeye göre 4 yıl, fiili uygulamaya göre 2 yıl geçmesine rağmen enerji başta olmak üzere alt ve üstyapı eksiklikleri hâlâ giderilemedi. DTM Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü’nün kurduğu Serbest Bölgeler’de ise bu tür sıkıntıların yaşanmadığı öğrenildi.
Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in temel atma töreninde “Fedakarlık örneği gösterdi. Beni kırmadı. Memleketine zarar pahasına yatırım yapıyor.” dediği Kamuran Çörtük’e ait SASBAŞ’ın yükümlülüklerini yerine getirmemesi bugün milyonlarca dolarını Samsun Serbest Bölgesi’ne yatıran işadamlarını zarara sokuyor. Birçoğu eksiklikler nedeniyle yatırımını yavaşlatırken, bir kısmı verilen sözlere güvenerek hesapladığı üretime başlama tarihini baz alarak yaptığı sözleşmeleri ertelemek zorunda kaldı.
Tehdit edildiği iddiasıyla Samsun Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunan Samsun Serbest Bölgesi’nde yatırım yapan TURKPAN AŞ’nin kuruluş faaliyetlerini yürüten Teknik Müdür Bülent Akkaş, Samsun Serbest Bölgesi’ndeki eksikliklerin işletici firmadan kaynaklandığını söyledi. Akkaş, 1 yıla yakın süredir yaşadıklarını şöyle anlattı: “İşletici firma görevini yapmıyor. Devletin bölge müdürüne bu işin çözülmesi için dilekçe veriyoruz. Ama çözülmüyor. Arkasından devletin Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü’ne dilekçe yazarak şikayetimizi iletiyoruz. Israrlı şikayet ve taleplerimizin yoğunlaştığı günlerde işletici firma SASBAŞ ve Serbest Bölge Müdürlüğü’ne yazılan evraklarımız serbest bölge içindeki büromuzdan çalındı. Aynı gün Serbest Bölge Müdürlüğü’ne verdiğimiz evrakı da Serbest Bölge Müdürlüğü neden göstermeksizin almadı. Yine aynı gün yazıyı noter kanalıyla bölge müdürlüğüne tebliğ ettim. 27.12.2001’de aynı yazıyı üst yazıyla Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü’ne gönderdim. Genel müdürlükten, yazımın neden alınmadığının tetkik edilerek bilgi verilmesini istedim. Devletin ve işletici firmanın kayıtlarında daha önce enerjiyle ilgili hiçbir müracaatımızın olmadığı söylendi. Dış Ticaret Müsteşarı Kürşad Tüzmen’den randevu talep ettik. 3 Ocak’ta durumu kendisine aktardık. 7 Ocak’ta müfettişler geldi. Müfettişler gittikten sonra dilekçelerimiz yine kabul edilmedi. Bunca girişimimizden sonra hâlâ sonuç alamayınca birilerinin devletin bürokratlarına baskı uygulayarak, serbest bölge içindeki denetimleri engelleyerek yatırımların yapılmasını geciktirdiğini düşünüyoruz.” dedi.
|
|
Mustafa Çakır
/ Samsun
27.01.2002
|
|
| |
‘Krizden ders çıkardık’ |
İşadamı, armatör İhsan Kalkavan, Türkiye’de yaşanan ekonomik krizin insanların ayaklarını yere bastırdığını söyledi. Bozüyük Genç İşadamları Derneği (BOZGİAD) tarafından düzenlenen toplantıda konuşan işadamı İhsan Kalkavan, Türkiye’de yaşanan ekonomik krizin insanların ayaklarını yere bastırdığını söyledi.
İş Hayatı Dayanışma Derneği (İŞHAD) Başkanı Rıza Nur Meral de Türk ekonomisinin yolsuzluk ekonomisi olduğunu ve bunun sonucu olarak da krizin meydana geldiğini belirtti ve çıkış yolu olarak da üretim ve ihracatı gösterdi.
BOZGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Habip Karabektaş, yaşanan ekonomik krizin toplumun tüm kesimlerini etkilediğini ve krizin önemli bir sebebinin de eğitimsizlik olduğunu bunun için de ekonomi ve eğitimin birlikte anılması gerektiğini söyledi.
|
|
Durmuş Günsur
/ Bilecik
27.01.2002
|
|
| |
Jeotermal yatırımları uluslararası finans kuruluşları destekliyor |
Jeotermal enerji kaynaklarının değerlendirilmesinde yüksek yatırım maliyetlerinin, çevreye olumlu katkıları nedeni ile değişik uluslararası kuruluşlar tarafından karşılandığı bildirildi.
Türkiye’nin değerlendiremediği zenginliklerden birisi olan jeotermal enerjiye yapılan yatırımları, uluslararası değişik finans kuruluşlarının desteklediği bildirildi. Türkiye’de enerji sorununun yeniden tartışılmaya başlanması, jeotermal enerji kaynaklarını yeniden gündeme taşıdı. Sinerji-A Enerji Danışmanlık Şirketi Başkanı ve İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis üyesi Necati Arıkan, jeotermal enerjiyi ‘Türkiye’nin kullanılmayan enerji kapasitesi’ olarak yorumladı. Arıkan, jeotermal enerjinin Allah’ın verdiği bir nimet olduğuna işaret ederek, “Bu kaynak genelde bugüne kadar sadece çıktığı yerde kaplıca olarak değerlendiriliyordu. Ama teknolojideki gelişmeler, jeotermal kaynakları çok ekonomik bir düzeye taşıdı. Bu kaynaklar gerek ısıtma ve gerekse enerji üretiminde rahatlıkla kullanılabilir.” açıklamasını yaptı.
Türkiye’nin enerji konusunda yenilenebilir kaynaklarını harekete geçirmesi gerektiğini belirten Necati Arıkan, jeotermal enerjinin avantajlarını şu şekilde sıraladı: “İthalata döviz ödemiyorsunuz; kömür çıkarma vb. ağır işçilik yok; tabiatın bir nimeti; toprağın altındaki suyu alıp kullanıp tekrar kuyuya basıyorsunuz ve o kuyu devamlı bu suyu mağma ile ısıtarak tekrar size veriyor.” Arıkan’a göre Türkiye, jeotermal konusunda dünyada sayılı ülkelerden birisi; ancak bu zengin kaynak henüz istenilen ölçüde değerlendirilememiş. Arıkan, jeotormal enerji kaynaklarının değerlendirilmesinde finans konusunun önemli bir sorun olduğunu vurgulayarak, “Bu enerjinin yatırım maliyeti yüksek. Fakat, yenilenebilir, ozonu ve çevreyi koruması nedeni ile Avrupa Yatırım Bankası, Dünya Bankası başta olmak üzere değişik uluslararası kuruluşlar, jeotermal enerji yatırımlarını destekliyor, yatırım maliyetlerini karşılıyor.” açıklamasını yaptı. Jeotermalin belediyeler için bedava kaynak olduğuna işaret eden Arıkan, belediyelerin jeotermal kaynaklarını araştırıp ısıtma ve enerji amaçlı kullanması gerektiğini söyledi. MTA (Maden Tetkik ve Arama) ve JEVAK (Jeotermal Enerji Vakfı) verilerine göre Türkiye’nin toplam jeotermal enerji kapasitesi 31.500 megavat ve halen 140 jeotermal enerji sahası değerlendirilmeyi bekliyor. Türkiye’de halen 52 bin konut jeotermal enerji ile ısıtılıyor.
|
|
İsmail Altunsoy
/ İstanbul
27.01.2002
|
|
| |
İran gazını Yunanistan’a Türkiye taşıyacak |
İran’ın Türkiye üzerinden geçen bir boru hattı ile Yunanistan’a doğalgaz satacağı bildirildi.
Sedayı Adalet gazetesinin haberine göre, İran Petrol Bakanı Bijen Namdar Zengene gelecek çarşamba günü Atina’ya gidecek ve Yunanistan yetkilileri ile doğalgaz konusunu görüşecek. Yunanistan’ın, İran’ın doğalgaz sattığı ilk Avrupa ülkesi olacağı belirtilirken, Türkiye’nin proje için 100 km boru hattı döşemesi gerekiyor. Tahran, aa
|
|
27.01.2002
|
|
|
|
|

|
27 Ocak 2002
Zaman'da Bugün
Ekonomi
|
|
|
|