Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Strateji Tüketici Masası

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
 Okur Hattı
 Basın Özetleri
 Abonelik
 
 

Bacalarından zehir saçan tesislerin çoğu ruhsatsız

İmar planı olmayan bazı ilçe belediyelerindeki sanayi tesislerine ruhsat verilemediği için Hava Kirliliği Kontrol Yönetmeliği de uygulanamıyor. Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, siyah duman çıkaran tesislerin mutlaka ihbar edilmesini istedi.

İstanbul’da sanayi kuruluşlarından kaynaklanan hava kirliliği, tesislerin büyük çoğunluğunun ruhsatsız olarak faaliyet göstermesi sebebiyle istenen ölçüde engellenemiyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanı Prof. Dr. Mustafa Öztürk vatandaşların bacasından siyah duman çıkan tesis gördüklerinde mutlaka 153 Beyaz Masa’ya ihbar etmelerini istedi.

Zaman’ın merkez binasının bulunduğu Yenibosna semtindeki Kalender Sokak’ta kurulu bir tekstil atölyesinin uzun bacasından simsiyah dumanlar çıkarken, çevresinde geniz yakan bir hava oluşturuyor. Birçok semtte benzeri manzaralarla karşılaşmak mümkün. Bu konuda vatandaşların duyarsızlığından şikayet eden Prof. Öztürk, geçen yıl, belediye otobüslerinde çevreyi kirleten tesislerin ihbar edilmesi için hazırladıkları afişler bir ay süre ile asılı kaldığı halde tek bir ihbar telefonunun gelmemesinden yakındı.

Sanayi tesislerinden kaynaklanan hava kirliliğinin en aza indirilmesi için en büyük görev vatandaşlardan sonra ilçe belediyelerine düşüyor. Çünkü Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyelerinin yapması gereken 1/1000’lik imar planında sanayi ve ticaret sahasında gözüken tesislere ruhsat veriyor. Ruhsat almak isteyen tesisler Hava Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne uymak için gereken değişikliği yapıyorlar. Ancak birçok ilçe belediyesi imar planını yapmadığı için tesis sahipleri ruhsat alamıyor.

Hava kalitesinin korunmasına dair yönetmeliği uygulaması gereken 1458 büyük çaplı tesisten sadece 121’i ruhsatlı. Sayıları üç bine yaklaşan küçük çaplı tesislerde ise durum daha da içler acısı. Daire Başkanı Prof. Dr. Mustafa Öztürk’e göre hava kirliliğine en çok küçük çaplı (3. sınıf tesisler) yol açıyor. Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Dairesi verilerine göre sektör bazında dağılım şöyle:

Elektrik–elektronik, madeni eşya, plastik sektöründe çalışan tesislerden 653’ü ruhsatlı, 453’ü ruhsatsız. Döküm ve demir çelik atölyelerinden 105’i ruhsatlı, 653’ü ruhsatsız. Kauçuk, plastik, deri ve kablo fabrikalarından 34’ü ruhsatlı, 140’ı ruhsatsız. Taş kırma, maden, alçı işleme, çimentonun yan ürünlerini işleme tesislerinden 64’ü ruhsatlı, 225’i ruhsatsız.

Şehrin içinde Gaziosmanpaşa’da 143, Pendik’te 93, Küçükçekmece’de 89, Zeytinburnu’nda 77 büyük çaplı tesis bulunuyor. Üsküdar, Sarıyer, Fatih, Bakırköy, Fatih gibi bölgelerde ise küçük atölyelerin dışında sanayi tesisi mevcut değil. Eyüp, Kağıthane, Kartal, Şişli, Tuzla ve Bahçelievler’de küçük çaplı atölyeler var.

Geçtiğimiz yıl İstanbul’da havayı kirleten 200 tesis mühürlendi. Başkan Mustafa Öztürk, çevreyi kirleten bir tesiste o bölge insanının olamayacağını vurgulayarak; “Vatandaşlar hava, su ve gürültü kirliliği ile ilgili şikayetlerini bize ısrarla bildirsinler. 0 212 449 47 41 numaralı hatta faks çekerlerse elimizde belge olur. 153 Beyaz Masa’ya da bildirebilirler. Gerçek kimliklerini açıklamalarına gerek yoktur. Havayı kirleten tesisin açık adresi, hangi saatlerde kirlettiği tespit edilsin. Mümkünse fotoğraflansın. Muhtarlar ve birden çok vatandaş şikayetçi olursa daha etkili olur. Biz önce gidip ceza keseriz. Devam ederse para cezası ile kapatırız.” dedi.

Gürhan Savgı / İstanbul

27.01.2002


 

DYP köprüden ücretsiz geçiş eylemi yaptı

Doğru Yol Partisi (DYP) İstanbul İl Teşkilatı, Boğaz Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile şehir içinde bulunan otoyol gişelerinden geçişlerin ücretsiz hale getirilmesi için imza kampanyası başlattı.

‘Köprüden Ücretsiz Transfer’ (KÜT) adıyla başlatılan kampanya çerçevesinde önce Okmeydanı Florance Nightingale Hastanesi önünde buluşan yüzlerce araç Boğaz Köprüsü’nden toplu geçiş yaparak eyleme katıldı. Trafik ekiplerinin müdahalesi nedeniyle konvoyun uzun kuyruklar oluşturması engellendi. Arabalarına taktıkları DYP bayrakları ve kampanya afişleriyle köprüden geçen partililer gişelerde sürücülerden kampanyaya destek için imza istedi.

Sürücülerin birçoğunun kornalarıyla ve imza atarak kampanyaya destek verdiği gözlenirken, trafik ekipleriyle diğer polis ekipleri eyleme katılan bütün araçların plakalarını teker teker not aldı. İsmini vermeyen bir trafik polisi eylemcilere ceza kesileceğini söyledi. Güvenlik nedeniyle köprüde konvoya katılan araçların plakalarının alındığını doğrulayan İstanbul Bölge Trafik Müdürü Esat Bitnel, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza kesilebileceğini kaydetti.

Köprüden toplu geçişten sonra DYP Genel Başkan Yardımcısı Hayri Kozakçıoğlu, milletvekili Celal Adan ve İl Başkanı Süleyman Soylu, Kadıköy ilçe binası önünde kampanyaya imza atarak destek verdi. Celal Adan ile birlikte İstanbul’daki köprü ve şehir içi otoban geçişlerinin ücretsiz olması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yasa teklifi sunduklarını hatırlatan Kozakçıoğlu, sorunun sadece köprülerden gişelerin kalkması değil, bütün paralı yol sisteminin kalkması olduğunun altını çizdi.

Yıllardır İstanbul’da süren köprü çilesini bitirmek için KÜT kampanyasını başlattıklarını anlatan İl Başkanı Soylu da, 10 lirayla başlayan köprü geçiş ücretlerinin 2 milyona ulaştığını aynı zamanda yakıt ve zaman kaybına neden olduğunu söyledi.

Fatih Uğur, Uğur Özdemir / İstanbul

27.01.2002


 

Bakan Taşar esnaftan dert dinledi

Kapalıçarşı esnafını ziyaret eden Tuzim Bakanı Mustafa Taşar, “Türkiye turizme gereken önemi vermek zorundadır. Çünkü turizmi ilgilendirmeyen sektör yok.” dedi.

11 Eylül saldırısının ardından Amerikalıların uçuş korkusuna kapılmasının Türk turizmi açısından büyük bir şanssızlık olduğunu belirten Taşar, “Türk turizmi ABD’li turistler konusunda bir şanssızlık yaşadı. Ama Japon hükümetinin Türkiye için koyduğu seyahat etme yasağını kaldırttık. Bu ay başında 500 kişilik Japon turist kafilesi Türkiye’ye gelecek.” dedi.

Kapalıçarşı’ya girerken çarşı girişindeki tuvaleti teftiş eden ve bir esnafın siftah istemesi üzerine 10 milyon lira veren Bakan Taşar, Havuzlu Restoran’da esnafın dertlerini dinledi. Kapalıçarşı esnafının ve turistlerin en çok tuvaletlerden şikayetçi olduğunu vurgulayan Bakan Taşar, yaptığı teftişte tuvaletin pis olduğunu gördüğünü kaydetti. Talep olması durumunda Kapalıçarşı’nın pazar günü açılması için izin verilebileceğini belirten Taşar, çarşı esnafına çalışanların yöresel kıyafetler giymesi tavsiyesinde bulundu.

İstanbul Valisi Erol Çakır da, kamu kuruluşlarının şimdiki imkanlarının ancak rutin işlere yetecek durumda olduğunu söyledi. Çakır, “Bu nedenle Eminönü’nü 9 küçük bölgeye ayırıp yönetimlerini gönüllü kuruşlara vereceğiz. Örneğin Kapalıçarşı Derneği buranın yönetimini üstlenecek. Bunlara yetki de verilecek, yardım da edilecek.” dedi.

Kapalıçarşı Esnafları Derneği Başkanı Dr. Hasan Fırat ise, çarşı çevresindeki taksi durakları, seyyar satıcıları Bakan Taşar’a şikayet ederek yardım istedi. Fırat, Bakan Taşar’a Kapalıçarşı’nın bir anahtarını hediye etti. Murat Uçar, İstanbul

27.01.2002


 

Çeçenlere şefkat eli uzandı

Kardeşi olmayan üniversite öğrencisi Aslı Adalı, Kadıköy’deki TCDD Dinlenme Kampı’nda kalan bir Çeçen çocuğu kardeş edindi.

İstanbul Vakfı’nın Çeçen çocuklara yönelik olarak başlattığı ‘Gönüllü abla–abi’ projesi çerçevesinde İsmail Sinbarigov’u (12) kendine kardeş edinen Aslı, kardeş sevgisini İsmail’de buldu.

Marmara Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği 3. sınıf öğrencisi olan Aslı Adalı, kendini, mülteci kardeşi İsmail’i Türkiye’deki toplumsal yaşama kazandırabilmeye adadı. Sömestr tatilini ailesinin yanında değil ablalığını üstlendiği kardeşinin yanında geçirecek kadar seven Aslı, “İlk okuma yazma öğreteceğim çocuğun bir Çeçen olması beni çok mutlu ediyor.” şeklinde duygularını dile getirdi.

Küçük kardeş İsmail’in de gerçek hayatta hiç ablası yok. Savaş psikolojisini hâlâ üzerinden atamayan İsmail, 2 yıldır Türkiye’de olduğunu fakat okulda kötü muamele gördüklerini anlattı.

Proje, kampta kalan 54 çocuğu toplumsal hayata adapte etmeyi ve gelişmelerine katkıda bulunabilmeyi amaçlıyor. Projeye 19 abla ve 4 abiden oluşan 23 gönüllü üniversite öğrencisi katılıyor. Gönüllü abi ve ablalar, kardeş edindikleri Çeçen çocukların eğitiminden oyunlarına, şehrin gezdirilmesinden kültürel faaliyetlere kadar her şeyiyle ilgilenecek.

Ahmet Dönmez / İstanbul

27.01.2002


 

Romancı Safiye Erol’a vefasızlık sona eriyor

1950’li yıllarda romanları ile en çok okunan ve sevilen yazarlardan biri olan Safiye Erol, doğumunun 100. yılında çeşitli etkinliklerle anılıyor.

Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı, önceki akşam Çemberlitaş’taki vakıf merkezinde “Safiye Erol 100 Yaşında” başlıklı bir oturum düzenledi.

Romanlarının yanı sıra Türk edebiyatı üzerine yaptığı çalışmalarla da tanınan yazar Selim İleri, Safiye Erol’un; Nihat Sami Banarlı ve Bahçet Necatigil’in hazırladığı kaynakların dışında hiçbir yerde isminin anılmadığını, bunu da “oldukça şaşırtıcı bir durum” olarak değerlendirdiğini söyledi.

Oturumun bir diğer konuşmacısı olan Beşir Ayvazoğlu, Safiye Erol’un kendine mahsus bir doğu–batı sentezi düşüncesi geliştirdiğini, hem tasavvufi hem dünyevi anlamda başarılı bir aşk tahlili yaptığını belirtti.

Galatasaray Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kenan Gürsoy ise yazarın Peygamberimiz’in (sas) hayatını anlattığı “Çölde Biten Rahmet Ağacı” adlı romanından hareketle yaptığı konuşmasında, Erol’un İslam’ın mesajını özüne uygun bir biçimde yorumladığını ifade etti. Öte yandan Kubbealtı Akademisi, Safiye Erol’un beş romanının yayımlandığını ve diğer eserlerinin de gelecek günlerde basılacağını duyurdu. Burhan Eren, İstanbul

27.01.2002


 

11 aydır maaş alamayan işçilere ümit ışığı doğdu

Akrilik üretiminde dünyanın sayılı 11 tesisi arasında yer alan Yalova Elyaf ve İplik Sanayii AŞ, İsviçreli bir Türk işadamına 2 yıllığına kiralanacak. 11 aydır 1250 işçiye ücret ödeyemeyen fabrikanın faaliyete geçebilmesi için 6 milyon dolara ihtiyaç var.

Girdiği işletme kredisi darboğazı sebebiyle 11 aydır üretim yapamayan ve 1250 çalışanına ücret ödeyemeyen Yalova Elyaf ve İplik Sanayii AŞ, İsviçreli bir Türk işadamına 2 yıllığına kiralanacak. Akrilik üretiminde dünyanın sayılı 11 tesisi arasında yer alan Yalova elyaf ve İplik Fabrikası’nın, faaliyete geçebilmesi için 6 milyon dolara ihtiyaç var. Şirketin yüzde 40’ı kiralanacak, kalan yüzde 60’ı ise yine fabrikanın sahipleri Pensoy ailesinde kalacak.

Konu ile alakalı olarak Zaman’a açıklama yapan Öz İplik–İş Sendikası Yalova Şube Başkanı Muhammed Özgürbüz, fabrikada yaptıkları oturma eylemi ve işverenle yaptıkları görüşmeler neticesinde fabrika sahiplerinden Erol Pensoy’u fabrikayı kiralaması için ikna ettiklerini söyledi. Özgürbüz “Pensoy ailesi bugüne kadar fabrikayı hep satma taraftarı oldu. Kiralamak isteyen pek çok kişi olduğu halde kabul etmedi. Ancak 1250 kişinin hayatı ve ailesi söz konusudur. Sonunda kiralamaya razı oldu.” dedi.

Fabrikanın kiralanmasından çok ümitli olduğunu vurgulayan Özgürbüz şu bilgiyi verdi: “Fabrikanın kiralanması, problemleri çözecektir. 28 Ocak sabahı ön protokol yapılıp salı günü kaynağın aktarılması için gereken anlaşma İsviçre’de gerçekleşecek. 11 aydır mağdur olan elyaf işçisinin gülmesini istiyoruz. Fabrika Dünya Bankası’na olan 23 milyon dolarlık borcunun 19 milyon dolarını ödedi. Kalan 4 milyon dolar borcunu ödeyebilmesi için bankalardan kolaylık getirmelerini talep ediyoruz. Çünkü bu fabrika Türkiye’nin bir değeridir. Sahip çıkılmazsa bu değer sadece demir yığını olup hiçbir işe yaramaz hale gelecektir.” şeklinde konuştu.

Ali Karadeniz / Yalova

27.01.2002


 

Balık fiyatları yükseliyor

İzmit Balık Hali'ndeki balıkçılar, avlanmanın az olması ve halkın donmuş balık yerine taze balık almak istemesi yüzünden fiyatların arttığını söylüyor.

İzmit Balık Hali’nde en ucuz balık olan küçük istavrit 1 milyon liraya kalkan balığı ise 13 milyon liraya satılıyor. Taze Balıkçı’nın sahibi Hamdi Bineklioğlu, avlanmanın az olmasından ve vatandaşların donmuş balık yerine taze balık almak istemelerinden dolayı fiyatların arttığını söyledi. Sergilerde satılan balıkların fiyatları ise şöyle: İstavrit–kraça 1 milyon lira, büyük istavrit 2 milyon lira, Karadeniz hamsisi 1 milyon 500 bin lira, tekir 2 milyon lira, mezgit 2 milyon lira, palamut 2–5 milyon lira, barbun 5–6 milyon lira, çinekop 5–6 milyon lira, sarı kanat 6 milyon lira, turna–mezgit 6 milyon lira, çipura–levrek 6 milyon lira, lüfer 7 milyon lira ve kalkan 13 milyon lira. Fikri Kaya, İzmit

27.01.2002


 

Penbegüllü 3 saat savunma yaptı

Gebze Belediyesi’nde ‘çıkar amaçlı organize suç örgütü oluşturdukları’, ‘rüşvet aldıkları’ ve ‘ihaleye fesat karıştırdıkları’ iddiasıyla İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanan, aralarında Belediye eski Başkanı Ahmet Penbegüllü’nün de bulunduğu tutuklu 8 sanıktan 2’si tahliye oldu.

260 yıla kadar hapsi istenen Belediye eski Başkanı Ahmet Penbegüllü ve diğer sanıkların yargılanmasına başlandı. Tutuklandığı günden 9 ay sonra hakim karşısına çıkan Penbegüllü, üç saat boyunca savunma yaparak iddiaların gerçek dışı ve asılsız olduğunu söyledi.

İstanbul 1 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) önceki gün görülen ve gece geç saatlere kadar süren davanın duruşmasına Kartal Özel Tip Cezaevi’nde tutuklu bulunan Belediye eski Başkanı Penbegüllü, Başkan yardımcıları Abdullah Yağcı, Arif Alpaydın, Mahmut Yandık, Şaban Sarıay, Temel Dinç, Cem Şekul, avukat Ahmet Cezmi Şekul ve 3 tutuksuz sanık katıldı.

Belediyede irticai faaliyetler bulunmadığını ve ihalelerde usulsüzlük yapılmadığını belirten Penbegüllü, “Hiçbir belediye başkanına bana uygulandığı gibi insanlık onurunu zedeleyecek şekilde şiddet ve işkence yapılmamıştır. Mağdurum, tahliyemi istiyorum.” şeklinde konuştu.

Sanıklar, emniyette işkence gördüklerini belirterek tahliyelerini istedi. Mahkeme heyeti sanıklardan mali müşavir Cem Şekul ve avukat Ahmet Cezmi Şekul kardeşlerin tahliyesine, diğerlerinin tutuklu kalmasına karar vererek duruşmayı erteledi. Bülent Ceyhan, İstanbul

27.01.2002


 

Tarihî caminin yıkımına başlandı

17 Ağustos deprem felaketinde ağır hasar gören tarihi Fevziye Camii’nin yıkımına başlandı.

Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle 1576 yılında Mimar Sinan tarafından inşa edilen ve yaşadığı birçok deprem sonrası hasar görüp onarılan cami için depremin üzerinden iki yıldan fazla bir süre geçmesinden sonra yıkım onayı çıkmıştı.

Caminin yeniden inşası Fevziye Camii Yaptırma, Onarma ve Yaşatma Derneği tarafından üstlenildi. İki yıldır ağır hasarlı olması sebebiyle cami cemaatinin ibadet konusunda sıkıntı yaşadığı ve yollarda namaz kılmak zorunda kaldığını belirten dernek yöneticileri, tarihi caminin yıkılması ve aslına uygun olarak yeniden yapılması için tüm proje ve diğer teknik hazırlıkların bitirildiğini belirttiler.

Dernek Başkanı mimar Cengiz Sille, “İnşaatın proje ve diğer teknik belgelerini harcama yapmadan karşıladık. Zaten yönetim kurulumuzda bu konunun uzmanları mevcut. Kocaeli Valiliği’mizin 08.08.2001 ve 41.002–122 no’lu kararı ile yardım toplama yetkisi aldık. Vatandaşlarımızın büyük desteği ile bu sorunu aşacağız. Mimar Sinan’ın yadigârı Fevziye Camii aslına uygun olarak tamamlanacaktır.” dedi.

Fikri Kaya / İzmit

27.01.2002


 

İki ekmek parasına üç ekmek veriliyor

Kocaeli’nin Körfez ilçesindeki Büyük Fırın, ekmek satışlarında promosyon dönemini başlattı. Ekonomik krizde “insanlara faydalı olmak” amacıyla, ‘iki ekmek alana bir ekmek bedava’ kampanyasını başlatan fırına, büyük rağbetin olduğu bildirildi.

“Türkiye için seve seve” kampanyasının bir devamı olarak bu promosyona başladıklarını belirten fırın sahibi Muhammed Büyük, “İnsanların en temel ihtiyaç malzemesi olan ekmekte de insafsızlık yapılırsa, insanlık ölmüş demektir. Şu anda, biz bu satışlardan kâr etmiyoruz. Ancak bizim bu satışlarımızı duyan vatandaşlar, uzak mahallelerden gelerek ekmek alıyorlar. Vatandaşların memnun olması, bizim için önemlidir. Daha önce günde 3–4 bin arasında satış yapıyorduk. Bu uygulamaya başladıktan sonra, eski satışımızın iki katına çıktık. Şu anda bu promosyonlu satışların belirli bir süresi yok. Elimizden geldiği kadar uzun tutmaya çalışacağız.” dedi. Mustafa Eranıl, Körfez

27.01.2002


 

Tartışılan çöp yakma tesisine lisans verildi

Bazı çevreciler tarafından sakıncalı görülen İzmit Büyükşehir Belediyesi’ne ait Klinik ve Tehlikeli Atık Depolama, Yakma ve Enerji Üretim Tesisleri’ne işletme lisansı verildi. Başkan Sirmen “Kocaeli, yılda 30 milyon mark kazanacaktır.” dedi.

Çevre Bakanlığı; İzmit Atık ve Artıkları Arıtma, Yakma ve Değerlendirme AŞ’ye (İZAYDAŞ) ait Klinik ve Tehlikeli Atık Depolama, Yakma ve Enerji Üretim Tesisleri’ne işletme lisansı verdi. İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı Sefa Sirmen, Bakan Fevzi Aytekin’in imzasını taşıyan lisansı teslim alırken yaptığı konuşmada, Türkiye’de, böyle bir tesise ilk defa işletme lisansı verildiğini söyledi.

Ruhsatın, tesisleri incelemek üzere oluşturulan bilim kurulunun yol göstericiliğinde alındığını ifade eden Sirmen, şunları kaydetti:

“Bu tarihi bir belgedir. Verilen işletme lisansı ile Kocaeli yılda 30 milyon mark kazanacaktır. İhracatçılarımız, Atık Bertaraf Belgesi’ni bu tesisten alabilecek ve ürünlerini kolaylıkla ihraç edebileceklerdir.”

Lisansı Sirmen’e teslim eden DSP Kocaeli Milletvekili Halil Çalık da, standartlara uygun olmadığı iddia edilen tesisin, İstanbul Teknik ve Ortadoğu Üniversitesi ile TÜBİTAK’ın katkıları sonucu oluşturulan bilim kurulunun önerileriyle bazı filtreler eklendikten sonra lisans aldığını söyledi. Çalık, ülkeye ve Kocaeli’ne yararlı olacağına inandığını ifade ettiği lisansın verilmesinde katkı sağlamaktan mutlu olduğunu bildirdi.

Çevre Bakanlığı’nın 5 yıl süreli işletme lisansı verdiği İZAYDAŞ’a ait tesislerin, yıllık 35 bin ton klinik ve tehlikeli atık yakma kapasitesi bulunuyor. Tehlikeli ve klinik atıklar için kapasitesi 780 bin metreküp olan 1 lot, evsel atıklar için de toplam kapasitesi 3 milyon 200 bin metreküp olan 6 lot kullanılıyor.

Atıkların yakılmasıyla, 5,6 megavat kurulu güce sahip enerji üretim tesisinde ise elektrik enerjisi sağlanıyor. Bu enerjinin 1,5 megavatlık bölümü Klinik ve Tehlikeli Atık Depolama, Yakma ve Enerji Üretim Tesisleri’nin tümünün ihtiyacı için kullanılıyor. Üretim durumuna göre, artan enerji de satılıyor.

Sanayi kuruluşları ve belediyeler, evsel ve endüstriyel atıklarının depolanması için ton başına en az 80 mark, tehlikeli ve klinik atıkların yakılması için de 800 ile 3 bin mark arasında değişen ücretler ödüyor.

Bazı çevreciler, “tesislerin işletmeye alınması halinde insan ve diğer canlıların sağlığına zararlı maddelerin atmosfere dağılacağını” iddia ederek çalışmasına izin verilmemesini istiyorlardı. İzmit, aa

27.01.2002


 

Körfez sıkı takibe alınıyor

İzmit Körfezi’nin yakıt kirliliği, atık madde ve yangınlara karşı korunması için, deprem sonrası yeni şartlara göre yeniden düzenleme yapılıyor.

İzmit Körfezi’ni yakıt kirliliği, atık maddeler ve yangınlardan korumak amacıyla, Kocaeli Çevre İl Müdürlüğü’nde bir toplantı yapıldı. Kocaeli Vali Yardımcısı Ümmet Kandoğan başkanlığında yapılan toplantıya, Çevre İl Müdürlüğü, Sivil Savunma Müdürlüğü, İzmit Büyükşehir Belediyesi, Körfez Belediyesi, Donanma Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı yetkilileri ile TÜPRAŞ, Shell, Petrol Ofisi gibi kuruluşların temsilcileri katıldı.

Toplantıda, 1992 yılında başlatılan ve 1993 yılında imzalanan protokolle yürürlüğe giren İzmit Körfezi’nin yakıt kirliliği, atık madde ve yangınlara karşı korunması ile ilgili çalışmalar, deprem sonrası yeni şartlara göre yeniden düzenlenmesi ile ilgili görüşler dile getirildi.

Körfez’in çok güzel bir konumu ve manzarası olduğunu dile getiren katılımcılar, “Bu değerin, kıymetini bilmemiz lazımdır. El ele vererek bunu korumak için bir araya geldik.” dedi. Mustafa Eranıl, Körfez

27.01.2002


 

Kuru yük gemisi karaya oturdu

Çanakkale Boğazı’nda önceki gece saat 01.00 sıralarında karaya oturan Panama bayraklı kuru yük gemisi dün 14.30'da kurtarıldı.

Edinilen bilgiye göre, Cezayir’den Romanya’ya boş olarak giden 12 bin 869 grostonluk Panama bayraklı “Teo” adlı kuru yük gemisi, hatalı seyir izlemesi sonucu Sarıçay açığında 20 metre mesafede karaya oturdu. Gemi kaptanı, sabaha kadar kendi imkanlarıyla karaya oturan gemiyi kurtaramayınca “Söndüren 4” adlı romorkör, yük gemisini bulunduğu bölgeden 13 saat sonra kurtarmayı başardı. Karaya 20 metre mesafede oturan Panama bandıralı gemide 20 personelin olduğu öğrenildi. İzzet Doğan, Çanakkale

27.01.2002


 

Belediyeden “Evlilik Rehberi”

Kütahya Belediyesi yeni evlenen çiftlere “evlilik Rehberi” adlı kitap hediye ediyor.

Kütahya merkez vaizi Mustafa Gazel tarafından hazırlanan 120 sayfalık kitapta, evliliğin faydaları, mehir, boşanma, evlilik aktinin müstehapları, eşlerin birbirlerine karşı vazifeleri gibi konular yer alıyor.

Belediye Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Muammer Özer, ‘Evlilik Rehberi’ kitabını nikahı kıyılan her çifte ücretsiz olarak verdiklerini belirterek, “Bu kitapta evlilikte ne olması gerekiyorsa hepsi mevcut. Buradaki amacımız evlenen çiftlere, evliliğin önemli bir olgu olduğu düşüncesini zihinlerine nakşetmek ve evlilikle alakalı sıkıntıda kaldıkları noktada bu kitaba başvurarak sıkıntılarını gidermeleridir.” dedi. Kütahya, cha

27.01.2002

Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


27 Ocak 2002
Zaman'da Bugün

Marmara

Bütün haberler


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2001 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 454 1 454 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.