Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

FATİH URAZ



Rüştü’nün düşündürdükleri

A.Gücü–F.Bahçe maçının ardından yaşanan ve televizyon ekranlarından da tüm ülkeye yayınlanan bir görüntü sanki ibret vesikasıydı. Hem düşündürücüydü, hem üzücü. F.Bahçe kalecisi Rüştü mağlubiyetin getirdiği öfke ile 19 Mayıs Stadyumu tünelindeki lambayı yumruklayarak kırıyordu. Sonrasında soyunma odasında da karşılıklı suçlamalar, ithamlar derken hadise başka bir boyutta devam ediyordu.

Bu arada son dakikada yaşanan bir saha içi gelişmesini de anmadan geçemeyeceğiz. Kazanılan direkt atışın birkaç saniye erken kullanılması için Rüştü kaleden yaklaşık olarak 60 metre uzaklığa depar atıyor ve topu alıp orada istifini bozmadan, fütursuzca bekleyen arkadaşlarından birisine veriyordu.

Şimdi gelin sakin kafayla bu olayları değerlendirelim: Öncelikle sporcular şunu bilmeli ki vurupkırmak ya da bağırıpçağırmak gibi metotlar pişmanlıktan ve kalp kırmaktan başka hiçbir işe yaramaz. Hele hele şu anda ülkenin en gözde futbolcularından birisine ekranların önünde lamba yumruklamak bir şey kazandırmadığı gibi kaybettirir de.

Soyunma odalarında ise normal şartlarda kimsenin kimseye bağırıp çağırma hakkı yoktur. Eğer ki bir takımda görevini yapmayanlar var ise bunun hesabını hocası sorar yöneticisi sorar. Sporcunun bireysel olarak sorumluluğu kendi performansıyla sınırlıdır. Tabii ki arkadaşına ikazlarda bulunabilir; ama hesap soramaz. Son dakikada kaleden koşup da topu alarak arkadaşlarına vermesi ise ilk bakışta sempatik görülse de, sonuçta arkadaşlarının ruhsuzlukla itham edilmesine yol açar ki, sonunda takımda zaten olmayan dayanışma ruhunun yeniden tesis edilebilmesi imkânsız bir hal alabilir.

Hiçbir kimse bir diğerinden daha akılsız değil. İş yapanla yapmayanı zaten herkes biliyor ve eninde sonunda herkes layığını buluyor. Ama az para alarak, ama az oynayarak, ama yuhlanarak, ama kulüpten uzaklaştırılarak. Hem bir zamanlar takım kaptanlığını kendi arzusuyla bırakan da Rüştü değil miydi? Dahası tüm ülkeyi üzünteye boğan amigo tacizine Rüştü muhatap olmamış mıydı? Ya şimdi aynı adamlar bu kez de takım arkadaşlarını formaya ihanetle suçlarlarsa ne olacak? Ya da kendini bilmezin biri çekip de silahıyla bir oyuncunun ayaklarına ateş etse neler olup bitecek?

Futbolcu arkadaşlar şunu unutmamalı; kendilerini kurtarırken başkalarını ateşe atmamalılar. Gereksiz öfkeyle ve yetersiz çalışmayla takımlarını sahada eksik bırakanlar zaten artık kimseyi kandıramıyor. Onlar eninde sonunda kendilerini ifşa edip bitiriyorlar. Ama iyi oynadığı için sığ limanda rahat rahat bekleyenler kendilerine çizilen sınırın dışına çıkmasalar iyi olur. Hem kendileri hem de takımlarının menfaatleri için.

Bu arada basketbolda çok güzel bir prensip vardır; “Müdafaa yapmasını bilmeyen takım başarılı olamaz.” diye. Birileri bu prensibi futbolda da uygulamaya başlasa iyi olur. Top ayaklarına yaklaşıyor diye senelerden beri müdafaa yapmamalarına ses çıkarılmayan bazı oyuncular için yolun sonuna gelindi. Bu saatten sonra müdafaa yapmayı öğrenemeyeceklerine göre defans yapmayı bilenler tercih edilse daha iyi olmaz mı?

29.01.2002

Yazarımızın E-Postası: f.uraz@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (26.01.2002) - İngiltere’nin düşündürdükleri

> (25.01.2002) - Umulandan zor oldu

> (22.01.2002) - Bir bankanın sponsorluğu

> (17.01.2002) - Başlangıçta Nihat oynar

> (15.01.2002) - Gerçek büyük M.A.C.

> (12.01.2002) - Lorant’ları överken Denizli’leri üzmeyelim

> (10.01.2002) - Unutulmuş amatörler

> (07.01.2002) - Daha önemli işler var...

> (05.01.2002) - Edi bile anladı ama...





Zaman'da Bugün
29 Ocak 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2001 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.