Hakemleri eleştirmeyin
Haluk Ulusoy’un federasyon başkanlığı döneminde Hilmi Ok ve Bülent Yavuz’un başında bulunduğu MHK’lar görev yaptılar ve yapıyorlar da. Dört yıldır bu kurullar ufak tefek değişikliklerle görev başındalar. İyi ya da kötü birtakım hizmetleri oldu. Biz genelde eleştirirken bazıları methiyeler düzüyordu. Şimdi ise forma ve top hediye etmeler başladı.
Türk hakemliği, fuboldan geri kalmıştır. Futbolumuz Avrupa Şampiyonası ve Dünya Kupası finallerine uzanırken, G.Saray UEFA Kupası’nı ülkemize taşırken, ümit, genç milli takımlarımız başarılı olurken, kulüp takımlarının futbolunda gözle görülür gelişme varken, hakemlerimiz de buna paralel ilerledi demek yalan olur. Her hafta hakem hataları köşebaşına oturuyor, saatler boyu konuşuluyor. Kural hatası yapılıyor. Hilmi Ok gözlemci, Bülent Yavuz MHK başkanı olarak üstünü örtüyorlar. Bakın bu ikili, karşımıza tesadüf olsa gerek, hemen her zaman çıkıveriyorlar. Süper Lig’de maçtan sonra sahada hakemi dövüyorlar, ikinci, üçüncü liglerdeki olaylar televizyonlarda yayınlanan pembe dizileri hiç aratmıyor. Hakem gözünün önünde yumruk atana ilk önce sarı kart gösteriyor, sonra ben bunu nasıl göremedim diye dövünüyor.
MHK; UEFA ve FIFA’nın bir türlü birinci sınıf hakemler arasına almadığı hakemlere çaresiz yine kokart takıyor. Dört yıldır görev yap, alttan adam yetiştirme, FIFA kokartı takacağın hakem bulama, sonra hakemliği karıştırmayın diye doğru konuşan ve yazanlara saldır. Yemez arkadaşlar...
Her türlü dedikodu, yakıştırma, tetikçilik ve torba muhabbetleri almış başını gitmiş, ne utanan var ne sıkılan.
Ya kulüp başkanı, yönetici, futbolcu, antrenör ve taraflı yazar takımına ne demeli! Onlar da bir alem. Bir övüyorlar bir sövüyorlar. Olmadı forma hediye ediyorlar. Hakem odasını basıp, tekmeleyen salya sümük hakemi tehdit edenler, kameralara, hakemlere güvendiklerini yumurtlayıveriyorlar. Her türlü pisliği kendi lehlerine kullanma sevdasında olanlar ise gevrek gevrek sırıtıyorlar. Hakeme küfredip atılan oyuncu bile küfretmedim diyecek kadar sahtekârlaşıyor.
Bu yazı bitmez. Onun için bırakın Ali Aydın’ın yanlış kartlarını, bırakın Ali Uluyol’un yanlışlarını, Briegel unutsun Trabzon’un ofsayt tartışmalı golünü, ya da bırakalım golü atan oyuncunun bile top yan ağlardan girdi demesine rağmen golü veren hakemin hatasını. 'İlgilisi kimse bu işe artık neşteri vursun' diyelim.
29.01.2002
Yazarımızın E-Postası:
o.pehlivanoglu@zaman.com.tr
|