312’nin kaderi MHP’nin elinde
Kamuoyundan yükselen yoğun itirazların ışığında hükümetin ANAP ve DSP kanadı 312 ve 159. maddeyi ‘yeniden gözden geçirmeye’ sıcak yaklaşırken koalisyonun diğer ortağı MHP ‘geri adım’ atmamakta kararlı görünüyor.
MHP ısrarla, ANAP’ın sert itirazlarına, DSP’nin tepkiler karşısında yumuşamasına rağmen, komisyondan geçen 312 tasarısının hiçbir değişikliğe uğramadan Genel Kurul’dan aynen çıkmasını savunuyor.
Önceki günkü liderler zirvesinde MHP liderinin tavrı dışarıya bu şekilde yansıdı. Bu tutum hiç kimse için sürpriz değil. Çünkü MHP’nin parti olarak 312’ye karşı tavizsiz tutumu zaten biliniyordu.
Ancak MHP’nin, ortakların ‘yeniden ele alma’ önerisine bile kapıları kapatacak denli direnç göstermesi 312’de iyileşme yolunda bir adımın atılmasını güçleştiriyor. Önceki günkü liderler zirvesinde ortaya çıkan tablo elbette bir ‘son mutabakat’ değil.
Başbakan Ecevit’in önerisiyle üç parti talepleri doğrultusunda yeni bir çalışma yapacak ve 312, Meclis’e inmeden liderlerin bir araya geleceği zirvede tekrar görüşülecek. 312’nin kaderini bu son zirve belirleyecek.
312 tartışmalarında ANAP ve MHP iki uçta DSP ise ortada duruyor. ANAP değişiklikte ısrarlı, kamuoyu tepkilerinin yumuşattığı DSP’nin MHP’den çok ANAP’a yakın durması beklenebilir; ancak 312’de iyileşme MHP’nin direncinin kırılmasıyla mümkün. DSP’nin yumuşamasında kamuoyunun yanı sıra Avrupa’dan gelen haberlerin payı da var. Avrupalı büyükelçiler Başbakan Ecevit’le yaptıkları görüşmede tasarıdan hoşnut olmadıklarını söylediler. Hükümet 312 değişikliğini toplumsal ihtiyaçtan değil bir Avrupa ödevi olarak yapıyor.
Mini Demokrasi Paketi, Ulusal Program’da yer alan kısa vadeli hedeflerin bir gereği...
MHP’nin boşluğunun muhalefet partilerinden gelecek oylarla doldurulması mümkün değil. ANAP’ın muhalefet partileriyle birlikte hareket etmesi de olası değil. Onca aykırı çıkışa rağmen genel beklenti, tasarının Genel Kurul’da hükümet disiplini içinde yasalaşacağı yönünde.
Muhalefet partilerinden Saadet ile AK Parti 312 ile çok yakından ilgililer. Çünkü 312 bu iki partinin siyaset alanını belirliyor. Dolayısıyla oylarını iyileşme yönünde kullanacaklarından şüphe yok.
Anamuhalefet partisi DYP, her ne kadar demokratikleşmenin daha fazlasını istiyor gibi görünse de özellikle AK Parti korkusundan dolayı oylama aşamasında saflarını alabildiğine gevşek tutacağı ortada. Bu bakımdan 312’nin akıbetini kesinlikle hükümet disiplini çerçevesinde düşünmek lazım. Son dönemdeki 312 tartışmaları şu kanaati oluşturdu: Demokratikleşme yolunda adımlar MHP direncinin kırılabildiği kadar atılacak. MHP, siyasi çizgisi gereği 312 direncine haklı gerekçeler bulabilir; lakin demokratikleşmenin, özgürlüklerin, Avrupa Birliği’nin önünde duran bir engel gibi görünmesi bu parti açısından iç açıcı olmasa gerek. MHP devr–i iktidarında hiçbir konuda göstermediği direnci 312’de gösteriyor. Bazı devlet kurumlarının 312 hassasiyetleri, demokratikleşmeyi güvenlikle ilişkilendirilmeleriyle izah edilebilir. Ancak bu hassasiyetin ayniyle siyasete taşınmasını anlayabilmek kolay değil. Hak vermek de...
Çünkü siyasi partiler milletle devletin tam ortasında dururlar. Toplumun taleplerini devlete taşırlar. Bu tip sorunların çözümü için hayati rol oynarlar. 312 çok geniş kesimlerde toplumsal bir yara olarak algılanıyor.
MHP 312’yi sadece bir alana indirgeyerek değerlendiriyor. Oysa daha geniş açıdan bakıldığında demokrasi ve özgürlük taleplerinin bu dar alanın ötesinde anlamları olduğu görülür. MHP’nin bu gerçeği göz ardı ederek 312’yi tek eksende değerlendirmesini anlamakta zorlanıyorum.
Hükümet son paketle demokratikleşme yolunda mini adım attı; ama geriye doğru. İyisi mi 312 hiç değişmesin, eski hali yenisinden daha iyi çünkü...
30.01.2002
Yazarımızın E-Postası:
m.unal@zaman.com.tr
|