Hakem-medya ilişkisi
Medyanın müşterisi insandır. Talebe göre arz olur kuralı çerçevesinde toplum ne istiyorsa önüne o konur. Gerçi işin içinde biraz insanı eğitmek olmalıdır; ama bu husus nedense göz ardı edilir.
Spor medyamız da pek farklı bir şekilde davranmaz. Toplum ne istiyorsa elindeki malzemeyi o şekilde değerlendirir. Hakemler; yazmak, çizmek, tenkit bakımından çok iyi bir kaynaktırlar. Yanlış yürüdü, hatalı düdük çaldı, görmezden geldi, değiştirildi derken gündem oluşturuluverir. Aslında ortada dişe dokunacak pek birşey yoktur; ama olsun varsın.
Televizyonlarda, ekranda banttan geçiyor, okuyoruz. G.Saray’ın tartışmalı golü, Antalya neticeyi ofsayttan mı değiştirdi, Uche topu eliyle mi düzeltti, sarı kart mı, kırmızı kart mı, köstebek bugün açıklanıyor, haftaya açıklanıyor gibi ucuz ve bazen de taraflı değerlendirmelerle dikkatler hakemler üzerine çekiliyor.
Zaten dedikoduyu seven insanlarız, birbirimize güven duygumuz zaafiyete uğramış, fanatizm ve renk körlüğü de bunlara eklenince yanlış değerlendirmelerle hatalı sonuçlara varıyoruz.
Hakemlerimiz; etten, kemikten yapılma, sizin, benim gibi bu ülkenin insanları. Davranışları, hepimiz gibi korkuları, sevgileri, endişeleri, sıkıntıları, ileriye dönük hesapları var. Medyanın elinde böyle iyi bir malzeme (!) olarak kullanılmaları onları geriyor. Zaten birçoğu oralara kabiliyetleri sebebiyle hak ederek gelmemişler. Bu işi ite kaka götürüyorlar. Bir de eleştirilmek ve üstlerine gidilmek gerçekleşince iyice strese giriyorlar. Çaldıkları düdükte, kaldırdıkları bayrakta bunları görmek çok kolay.
Futbolun bir endüstri olduğu gerçeğini kabul etmezsek ve meseleye bugün olmadığı gibi profesyonelce bakmazsak hakemliğin sorunlarını çözemeyiz. Ya ne yaparız? Şimdi olduğu gibi hataların üzerine gideriz, çarpık analizler ve gülünecek sonuçlarla gündemi oluştururuz. Ayrıca hakemleri de son derece tedirgin eder, kendilerinden korkacak hale getiririz. Çünkü adamlar ağızları ile kuş tutsalar kendilerini kimseye beğendiremiyorlar. Ligimiz çok zor haftalara giriyor. Hakemler eleştirilerden rahatsız, onların üzerine anlamsızca gitmek, onları hataya zorlamak olur. Az sonra, şimdi, pek yakında, gelecek hafta senaryolarını bir kenara bırakıp, güzel futbol için hakemler üzerinde doğru eleştiriler yapalım.
05.02.2002
Yazarımızın E-Postası:
o.pehlivanoglu@zaman.com.tr
|