Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

AHMED ŞAHİN



Cuma namazı ve hacı kurbanları

Her özel ibadet mevsiminde tartışmalar başlatanlar yine aynı alışkanlıklarını tekrar ettiler.

Hac mevsimi münasebetiyle kimi cumamıza şüphe düşürmeye çalışırken kimileri de kurbanlarımızı hedef alıp sorumsuzca laflar ettiler.

Halbuki bu ibadetleri yerine getirenlerin bir sıkıntıları yoktur. Bütün sıkıntı bu ibadetlerle ilgisi olmayanlarda. Saatlerce hem de birbirlerine saygı duymadan tartışıyorlar, yine de bir sonuca varamıyorlar, sadece kafa karıştırmakla görevlerini yaptıklarını düşünüyorlar. Belki de görevleri sadece kafa karıştırmaktır. (Bilhassa bazılarının.)

İzin verirseniz kavga gürültü ile içinden çıkılmazmış gibi gösterdikleri konuları kısaca takdirlerinize takdim edeyim de görün bunun neresinde anlaşmazlık, izahsızlık, kavga, gürültü sebebi?

***

Önce cuma namazından başlayalım. Herkesin bildiği üzere cuma namazı on rekattır. İki rekat cuma farzının önünde ve sonunda kılınan dörder rekat sünnetlerle on rekat cuma namazı kılınır, cuma tamam olur. Bundan sonra isteyen çıkıp gidebilir. İsteyenler de kalırlar, geçmişe ait kaza namazı borcu ödemiş olmak için bir öğle farzıyla bir sabah farzı kaza eder. Bundan sonra onlar da çıkıp giderler.

Şu andaki tatbikat da böyledir.

Ne içeride kalıp da fazla kılan kılmayana, ne de hemen çıkıp da fazlasını kılmayan kılana bir şey demiyor, demeye de ihtiyaç yoktur.

Hal böyle olunca bunun neresinde anlaşılmazlık, bilinmezlik? Tartışmaya sebep olmak? Camide ve cemaatte yoktur böyle bir mesele.

***

Hanımların cuma namazı kılmalarına gelince.

Bu konuda bir yasak mı var sanki?

Cumada en kazançlı çıkanlar hanımlardır. Çünkü cumayı kılarlarsa sevap alıyor, öğle namazı yerine geçiyor, kılmazlarsa günaha girmiyor, öğle namazıyla iktifa edebiliyorlar. Erkeklerde böyle değildir. Onlar kılarsa borcundan kurtulur, kılmazsa günahını yüklenir, kurtulması söz konusu olmaz. Peki bunların neresini tartışacaksınız? Tartışacak yer yoktur ki! İsteyen fazlasını kılıyor, istemeyen de kılmıyor, kimse kimseye bir şey deme ihtiyacı duymuyor. Sizin sıkıntınız nedir öyleyse?

Utanarak seyrettiğimiz tartışmanızdaki gibi ille de cemaat arasında bir hır çıkarmak mı gerek?

***

Gelelim kurbanlarımıza:

Bayramda zengin insanlar kurban keserler. Ancak kurban kesecek zengin seferde olursa ondan kurban mükellefiyeti kalkar. Çünkü kurban seferde olan yolculara vacip olmaz. Bu yüzden hacılarımız, bayram gününde evinde kestikleri kurbanı hacda iken kesmezler. Böyle bir mecburiyetleri yoktur.

Bununla beraber, bazı hacılarımız yine de hacda kurban kesiyorlarsa bu, bayram kurbanı değil hac ve umre nimetini nasip eden Allah’a (şükür) kurbanıdır.

Demek ki kurban kesen hacı efendi, kurbanlı hacca niyet etmiş bu sebeple (şükür) kurbanı kesmiştir. Şayet kurbanın iyi değerlendirilmediği yolunda bir endişesi olursa kurbansız hacca niyet edebilir. Böylece hiç kurban kesmeden de haccını yapabilir. Bu da pek mümkündür. Nitekim birçok hacı efendiler de böyle kurbansız hacca niyet ederek haclarını kurban kesmeden yapmaktalar.

Peki bunun neresinde anlaşılmazlık, kavga sebebi?

***

Geriye kalıyor hacıların bir kısmının kurbanlı hacca niyet etmesi, böylece (şükür) kurbanı kesmeyi tercih etmiş olması.

İzin verin de ona da hacının kendisi karar versin. İnsanların vicdanlarına kadar girip kendi tercihlerinizi dayatmaya hakkınız var mı? Bu bir zulüm olmaz mı, ilkellik örneği haline gelmez mi bu nesil için?

Kaldı ki Kabe İslam dünyasının kalbi ve odak noktasıdır. Müslümanların burada toplanan imkanları her tarafa adil ölçülerle pek rahat dağıtılabilir. Nitekim böyle de olmaktadır. Hatta bu dağıtımdan bu sene bizim de hisse almamız kararlaştırılmış bulunmaktadır. Kurban etleri Türkiye’ye de gönderilecektir.

***

İşte konular bu kadar açık ve seçik. Hiç biri de anlaşılmaz değildir. Hepsinin çaresi mevcut. Birbirimizi kırıp incitmeye hiç gerek yoktur.

Öyle ise günlerdir neyin savaşını veriyorlar bu kıran dökenler?

Sakın maksat dikkat çekip kazanç elde etmek olmasın? Bazı masum ilim adamlarını da malzeme olarak kullanmayı tercih ediyor olmasınlar?

06.02.2002

Yazarımızın E-Postası: a.sahin@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (05.02.2002) - Yaşamak mı yoksa ölmek mi?

> (30.01.2002) - Helal kazanç kolay harcanmaz

> (29.01.2002) - Sıkıntılar sabırla sevaba çevrilir...

> (23.01.2002) - Hacı kurbanı burada kesilemez mi?

> (22.01.2002) - Hacı adaylarımıza...

> (16.01.2002) - 11. vefat yıldönümünde Gönenli Hocaefendi

> (15.01.2002) - Ben Almanya’da iken

> (09.01.2002) - Almanya’da hizmet öncüleri

> (08.01.2002) - Kış manzaraları kime ne düşündürüyor?

> (02.01.2002) - Rüyanın sırları üzerine





Zaman'da Bugün
06 Şubat 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.