Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

HİLMİ YAVUZ



Mitoloji ve magazin

Öteden beri, entelektüel donanımından çok ciddi şüphelerim olduğunu, değişik vesilelerle ifade ettiğim Zülfi Livaneli, Sabah’taki sütununda ‘Tanrılar ve Tanrıçalar’ başlığı altında yayımladığı bir köşe yazısında ‘Mitoloji’ konusunu ele alıyor ve bugün medyanın ‘magazin’e olan ilgisini, çok tanrılı dinlerin tanrıları ve tanrıçalarının yapıp etmelerine duyulan ilgiyle ilişkilendiriyor. Livaneli’ye göre, pagan dinler bir ‘magazin’ işlevi görmektedirler ve tek tanrılı dinler öncesinde ‘insanlar, magazin ihtiyaçlarını, tanrıların ve tanrıçaların maceralarını konuşarak’ gidermişlerdir! Livaneli, daha da ileriye giderek, Yunan mitolojisinin de, ‘bir tür magazin’ olduğunu öne sürdükten sonra, bu görüşünü kanıtlamak için örnekler veriyor ve ‘Hangi tanrı, hangi tanrıçayı kaçırmış? Buna öfkelenen hangi tanrı rakibini yaralamış? Kim kime ne ceza vermiş? (...) diyerek sözü şöyle bağlıyor: ‘Bütün mitoloji, bu!’

Mitolojinin, ‘bir tür magazin’ gibi okunabilir olması iddiasına, Livaneli’nin entelektüel düzeyi göz önüne alındığında hiç şaşmamak gerekir gerekmesine de, onun ‘bütün mitoloji’yi sadece ‘bu’ndan, yani magazinden ibaretmiş gibi göstermesine ne demelidir?

Maalesef, denecek çok şey yok. Livaneli, mitolojilerin pagan toplumlarındaki canalıcı işlevlerinden hiç mi hiç haberdar görünmüyor. Zahmet edip, bir nebze ilgilense idi, kadim Sümer, Mısır, Yunan ve Roma mitolojilerinin sadece pagan dinler olarak o toplumların maneviyatını inşa etmedeki rollerini değil; fakat aynı zamanda, onların Dünya’yı anlama, kavrama ve açıklamada, bugün bilimin ve bilimsel düşüncenin yaptığı işi de ifa ettiklerini görüyor olacaktı. En sıradan mitoloji el kitapları bile, dünyayı mythosların içinden kavrayan insanların gerek çevrelerindeki doğayla, gerekse insan hayatıyla ilgili her şeyi, mitolojik tanrıların yapıp ettikleriyle açıkladıklarını bildirirler. Mitoloji, kadim toplumlar için hem din, hem bilim, hem de ahlak işlevini gören düşünce sistemleridir. G.S.: Kirk, The Nature of Greek Myths’de eski Yunan’da soyut ve genel düşünce objeleriyle (‘Kavram’larla) düşünmeye, yani Logos’a doğru olan dönüşümün, Mythos düşüncesinden geçerek gerçekleştiğini bildirir. Mythos düşüncesi, Logos düşüncesinin aksine, somut ve tikel düşünce objeleriyle (‘İmge’lerle’) düşünmek demektir. Düşüncenin tikelden genel’e ve somut’tan soyut’a doğru ilerlemesine, mythos’ların kaynaklık ettiğini, yukarıda adını andığım kitabında Kirk uzun uzadıya anlatmıştır. Dolayısıyla mitolojiler, dünyanın Bilimsel ya da Kavramsal düşünce öncesinde, İmgesel düşünceyle açıklanıp temellendirildiği sistemlerdir. Sadece bu kadar da değil: Mythos’lar, ‘modern’ toplumlarda dinin ve bilimin ayrı ayrı ifa ettikleri işlevleri, tek başlarına yerine getirmekle de kalmazlar, yine Kirk’in belirttiğine göre, ‘geleneksel’ toplumlarda, din ve bilimin yanısıra, ahlaki bir referans sistemi de oluştururlar. Mythos’ların irrasyonel (akıldışı) oldukları konusunda, mesela Cornford tarafından önesürülen iddiaların geçersizliğini ispatlamak için Kirk, mitolojik tanrıların, yarı–tanrıların ve kahramanların yapıp etmelerinin, kadim toplumlarda insanların yapıp etmelerinde bir ‘model’ ya da bir ‘örnek’ oluşturma işlevlerine dikkati çekerek cevap verir. Mythoslar, irrasyonel olsalardı, insanlar edimlerinde onları örnek alırlar mıydı, demeye getirir.

Livaneli’nin bilgilerine sunulur.

Düzeltme: Geçen haftaki yazımda 28’inci satırın başındaki ‘olmasını’ sözcüğü, ‘olmamasını’ olacaktır. Düzeltir, okurlarımdan özür dilerim.

06.02.2002

Yazarımızın E-Postası: h.yavuz@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (01.02.2002) - Modernleşme ve Romantizm

> (30.01.2002) - Nazım’ı, ‘Çoğul Okuma’lara Açma Zamanı Gelmedi mi?

> (25.01.2002) - Gençlerin Osmanlı’ya bakışı

> (18.01.2002) - Modernleşme ve Bilim

> (16.01.2002) - Nazım’ın şiirinde devrimci olan, içerik değil, biçimdir (2)

> (11.01.2002) - ‘Failatün, failatün...’ (3)

> (09.01.2002) - Nazım’ın şiirinde devrimci olan, içerik değil, biçimdir (1)

> (02.01.2002) - Tanpınar ve Bergson (2)





Zaman'da Bugün
06 Şubat 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.