Deplasman züğürdü
Geçtiğimiz hafta, gözlerimin önünden gitmeyen bazı enstantaneleri sizlere sunmak istiyorum. Yakaladığını atamayan lider Galatasaray karşısında, yakaladığını atan sonuncu Antalyaspor berabere kaldı. Futbol oynatmamaya, adam sakatlamaya çıkmış Kırmızı–Beyazlıların attıkları gol yanında, attıkları tekmeler yanlarına kâr kaldı. Laubali Galatasaray, daha ilk devreden itibaren oyunda kalması mucize Atilla Birlik, hastanelik olan Hasan Şaş ve Emre Aşık, oyuncu değişikliğini Hasan için 6 dakika, Emre için 4 dakika geç yapan ve takımını tam 10 dakika 10 kişi oynatan Lucescu, 75. dakika bayram yerini andıran, gol yerken bile kalesinin içinde 6 kişi bulunan Antalyaspor kalesi, gözlerimin önünden gitmiyor.
Deplasman züğürdü Galatasaray’ın son 13 maçının 7'si Ali Sami Yen’de, 6’sı deplasmanda oluşu düşündürücü. Sarı–Kırmızılılar bu maçlarda bugünkü puanlarına 24 puan daha ekleyebilirlerse şampiyon olurlar. Aksi halde şampiyonluk onlar için bir hayal olur.
Sanki, Beşiktaş takımı, ‘Biz zirve ağırlığını kaldıramıyoruz’ diyorlar. İki iyi forvete sahip Siyah–Beyazlılar, son 2 maçtan golsüz çıkınca, bu işte bir taktik yanlışı var, bu da Daum’un problemidir diye düşünüyorum. Şu andaki kadroda, Tümer’den başka oyun kurucusu olmayan Siyah–Beyazlılar, Nihat’ı gönderip defans oyuncusu alıyorlar. Sağlı sollu yapılan 60 ortadan fadyalanamayan Kara Kartallar, kolay gol yemedikleri gibi kolay gol de atamıyorlar. Bugün beşinci vitese takılı Gaziantep arabası ile, park etmiş Beşiktaş arabası yarışacaklar. 3 haftadır maçlarında ya 5 atan ya da 5 yiyen Gaziantepspor karşısında Siyah–Beyazlılar çok dikkatli olmalıdırlar. Çünkü (tekrarı yok bunun).
G.Saray’ın ve Beşiktaş’ın ikişer puan kaybetmesine karşın 3 puan alan Fenerbahçe, 7 puan kazançla haftanın en kârlı takımı oldu. Simao’nun kumaşı çok iyi diyen Lorant acaba bu kumaşın terzisi mi? 30–35 yaşında tecrübeli oyuncularından kurulu Fenerbahçe’nin galibiyetinde bu oyuncuların boy boy resimlerini koyup çok büyük futbolcu olduklarını yazan Fenerbahçe basını, kaybedilen puanlar sonunda aynı oyuncuların Bağ–Kur’dan mı yoksa Sosyal Sigortalar’dan mı emekli olmalarını tartışıyorlar. Her hafta fikir değiştiren bu kalemleri anlamakta zorlanıyorum. Bir anlayan varsa lütfen bana da anlatsın.
06.02.2002
Yazarımızın E-Postası:
o.goksel@zaman.com.tr
|