Trabzon ne zaman güler?
“Parasını kaybeden bir şeyini, namusunu kaybeden çok şeyini, cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmiş olur.”
Trabzonsporlu kardeşlerimize yukarıdaki sözleri dikkatle incelemelerini naçizane tavsiye ediyoruz. Teşhisi doğru koyamadığımız sürece çözüme yaklaşamayacağız. Trabzonspor art arda gelen kötü neticeleri fazlaca dert etmemelidir. Ligden sonra kupa treni de kaçtığına göre şimdi önlerinde büyük bir fırsat var. Kendileriyle yüzleşmek için bundan güzel fırsat olur mu?
Trabzonspor’un paraya ihtiyacı yok. Akıllı insanlara, radikal kararlar alabilecek cesaretli kişilere ihtiyacı var. Burada radikal kelimesini yanlış anlamamak lazım. Onu kov bunu getir, onu at bunu sattan bahsetmiyoruz. Bizim söylemek istediğimiz uzun bir süre kulaklarını dışarıya kapatacak, aldığı kararların sonuna kadar arkasında duracak, camiayı toparlayacak birileri çok rahat bu takımı 3 senede düzlüğe çıkarır.
Öncelikle çılgın bir hocaya ihtiyaç var. İşini bilen, biraz aksi, risk alabilen, gençleri seven ve anlayan, Türkçe de bilmeyen bir hoca acilen bulunmalı. Nereden? Tabiiki yurt dışından. Yurt içinden gelen adama fazla zaman verilmeyeceğine göre hocanın yabancı olması kaçınılmaz. Denenmişlerin yapabileceği bir iş değil bu.
Yetenekleri, geçmişleri ne olursa olsun bazı adamlara teşekkür edilerek yolları ayırmalıdır. “Şarkı aynı şarkı bir varki sazlarda tel değişti, yumruk aynı yumruk bir varki el değişti” dedirtmemelidir.
Bir önemli husus da artık alınganlıktan vazgeçilmeli. Biz Trabzonluyuz, bu işi de en iyi biz biliriz, bir değişiklik gerekirse de biz yaparızla işler artık yürümüyor. Gelinen nokta harici fikirlere ve tedbirlere ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. Sezon ortasında antrenör değişikliği akılcı gözükmese de mecburi gözüküyor. Briegel–Akcan ikilisi bu saatten sonra yeterlilik katsayısını sağlayamazlar.
Bu kulübün kapısı memur zihniyetindeki adamlara ebediyen kapalı tutulmalı. Değişen dünya şartları göz önüne alınmalı ve geçmişteki başarılarda ama sporcu ama antrenör ama da yönetici olarak yer alan kişilerden medet umma yanlışına düşülmemelidir.
‘Trabzonspor düşmez’ şakaları artık dillere kadar düşmüşse hiç kimse sorunları küçük görmemeli. Tabiiki Trabzonspor düşmez, düşmek ne kelime o potaya da girmez. Lakin Avni Aker Stadyumu'nda oynamak, kabul edilmeli ki hiçbir zaman bu kadar kolay olmamıştı.
Bir şeyin altını özellikle çizmek istiyoruz; bazılarından kurtulmak istenirken, bazılarına da mahkum olunmamalı. Parası olanlarla da bu kulüp parlak günlerine dönemedi. Belki de o şaşalı günler hiç gelmeyecek ya da çok zor gelecek. Kim bilebilir ki? Ama şu kesinlikle bilinmeli ki hasta halihazırda kurtulma şansı varken ameliyata alınmalı. Hâlâ bazıları bu neticeleri yetersiz yönetime bağlama ısrarındalar. Tabiiki yönetim en büyük sorumlu ancak tek müsebbip değil.
Akıllı adamlar problemler karşısında çözüm yolları ararlar, akılsız adamlar da suçlu ararlar.
07.02.2002
Yazarımızın E-Postası:
f.uraz@zaman.com.tr
|