Michael Steiner’i tanıyalım
Michael Steiner’den bu köşede altı ay kadar önce Başkan Bush ile Başbakan Schröder arasında yapılan zirvenin zabıtlarını basına sızması dolayısıyla söz etmiştim. 24 sayfalık son derece gizli bu zabıtlarda adı ve söyledikleri öne çıkan, hatta zabıtları basına sızdırdığı iddia edilen Steiner, o zaman Başbakan Schröder’in dış politika danışmanıydı; şimdi ise kısa adı UNMIK olan Birleşmiş Milletler Kosova Geçici Misyonu’nun Başkanı; başka bir deyişle Steiner şimdi Birleşmiş Milletler’in geniş yetkilere sahip Kosova Özel Temsilcisi; kısacası Kosova Steiner’den soruluyor...
Önümüzdeki günlerde Kosova’ya gelip halen münhal olan özel görevi üstlenecek olan Steiner’ı Kosova’da çok zor günler bekliyor; zira bugün Kosova’da çok karışık ve istikrarsız bir siyasi durum var. Ayrıca, Steiner’ın selefleri Dr. Bernard Kouchner ve Hans Haekkerup’un oldukça başarısız performanslarının üzerine geliyor olması da işini daha da zorlaştırıyor elbette.
Ne var ki, bu olumsuz tabloya rağmen Alman diplomatının diplomatik sahada seleflerinden çok daha üstün özelliklere ve başarılı bir sicile sahip olması kendisinden umutlu olmayı gerektiriyor.
Münihli, 52 yaşındaki hukuk fakültesi mezunu Michael Steiner Alman Dışişleri’ne 1981 yılında intisap etmiş birisi. Merkezdeki görevlerden sonra 1989 yılında Prag’da siyasi bölümde çalışmış ve aynı zamanda elçiliğin sözcülüğünü de yapmış. Soğuk Savaş’ın sona ermeye başladığı o günlerde çok önemli gelişmelerin yaşandığı Prag’da Alman Büyükelçiliği’nin bahçesine sığınan 5000 kadar Doğu Alman ile ortaya çıkan meseleyi gayet güzel halletmiş ve burada göz doldurmuştu.
Prag’dan iki yıl sonra Alman Dışişleri’nin Yugoslavya Masası’nda çalışmaya başlayan Steiner daha sonraları Zagrep’teki Alman İnsani Yardım Misyonu’nun başına atanmış, burada da başarılı olmuş ve tabii Yugoslavya’nın dağılma sürecini yaşamış, bu ülkeyi, sonradan ayrılan parçalarını da yakından tanımak imkanını bulmuş, bilgisini artırmış.
Yugoslavya’nın parçalanmaya başladığı 1992 yılında Alman Dışişleri’nin Yugoslavya ile ilgili Çok Taraflı Barış Görüşmeleri Dairesi’nin başına getirilen ve bu görevi sırasında Bosna ve Hırvatistan ihtilaflarına barışçı çözüm bulmak için çalışan Steiner, 1994–1995 yılları arasında milletlerarası camianın Yugoslavya’ya barış getirmek için kurduğu Milletlerarası Temas Grubu’nun bir üyesi olarak da çalışmış.
1995 yılının Kasım ayında Dayton–Ohio’da imzalanan ve Bosna’ya iyi–kötü barış getiren ünlü Dayton Anlaşması’ndan sonra Bosna Yüksek Temsilcisi İsveçli Carl Bildt’in yardımcısı olmuş, Bildt’ten sonra görevi devralması beklenmiş; ancak Başbakan Helmut Kohl ve Dışişleri Bakanı Klaus Kinkel’in görevi bir Alman’ın üstlenmemesini istemeleri sonucu ülkesine geri dönmüş ve 1998 yılında ülkesinin Çek Cumhuriyeti nezdindeki büyükelçisi olmuş.
Sosyal Demokratlar’ın Alman genel seçimlerini üç yıl kadar önce kazanıp iktidar olmalarından sonra da yeni Başbakan Gerhard Schröder’in isteği üzerine Başbakan’ın dış politika ve güvenlik başdanışmanlığı görevini üstlenmiş; ancak bu görev bir olay sonucu istifayla sona ermiş. Olay şu: Başbakan Schröder’in kasım ayında yaptığı Asya turundan geri dönüşte, Moskova’da yakıt ikmali yapan uçak beklenirken Steiner’ın uçakta görevli askerlere ‘Bize şampanya, havyar getirin.’ deyip hakaret ettiği ve askerlerin kendisinden resmen şikayetçi olmaları üzerine patlak veren bir siyasi skandal bu olay. Olaydan sonra özür dileyen; ama itibar da kaybeden Steiner artık bu olayın geride kaldığına inanıyor.
Kendisini yakından tanıyanlara göre, işine çok bağlı, günde 24 saat çalışan; ama birlikte çalışılması da oldukça zor birisi olan Steiner, herhalde yeni görevinde seleflerinden çok daha başarılı olacak. Sicilinden ve kabiliyetlerinden öyle görünüyor; ama tabii çalışacağı yer Kosova da çalışılması çok zor bir yer.
Türk azınlığın, Türk partilerinin, Türk birliğinin bulunduğu Kosova’da önümüzdeki günlerde, aylarda önemli gelişmeler yaşanacak. Özellikle de siyasi durumda ve Kosova’nın nihai statüsü konularında. Michail Steiner da işte bunlara şöyle veya böyle damgasını vuracak. Steiner’ı bizim de iyi tanımamız gerekiyor elbette...
07.02.2002
Yazarımızın E-Postası:
f.ertan@zaman.com.tr
|