Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

İBRAHİM KIBRIZLI


Hadi, işiniz iş yine!

İki aydan bu yana bir türlü toplanamadığı için görüşülemeyen ekonomik program ve koalisyon hükümetinin verdiği ‘niyet mektubu’ nihayet IMF İcra Direktörleri Kurulu’nca onaylandı ve IMF ile yeni stand–by anlaşması gecikmeli de olsa imzalandı. Ne mutlu bize ki, hasretle ve büyük bir sabırla beklediğimiz gerçekleşti.

Böylece, IMF heyetinin yıl içinde yapacağı gözden geçirmelere bağlı olarak dilimler halinde serbest bırakacağı 5 milyar dolar hariç ilk aşamada IMF ve Dünya Bankası’ndan Türkiye’ye 9,3 milyar dolar kaynağın gelmesinin önü açıldı. Bu arada, stand–by düzenlemesi ile IMF’ye taahhüt edilenler arasında; kamu personel reformu diye gönüllü emeklilik ve zorunlu işten çıkartma, gelir artırıcı önlemler adı altında zaten yüksek olan vergilerin üzerine ilave yükler getirilmesi yer alıyor. Şu bir gerçek ki, bu program sosyal bakımdan tahripkar içeriğe sahip. Varsın ekonominin yönetimi ve denetimi tamamen IMF memurlarının kontrolüne terk edilmiş olsun. Varsın program, zaten bozuk olan sosyal dengeleri daha da bozacak niteliğe sahip olsun. Kime ne? Bunlar boş işler...
IMF ile Dünya Bankası’na sırtımızı dayadığımıza ve ‘yeşil’ dolarların gelmesi kesinleştiğine göre, artık korkulacak bir şey kalmadı. Şimdi, asıl mesele, gelen bu paranın nasıl paylaşılacağı? Gerisi laf–ı güzaf... Şurası kesin ki, aslan payı, zor durumdaki bankaların kurtarılmasına gidecek. Temel hedef, bankacılık sektörünün kendi ayakları üzerinde durmasının sağlanması. Önemli olan, sektörün güçlendirilerek, tekrar reel ekonomiye kredi verme fonksiyonunu üretebilecek işlevselliğe kavuşturulması. Bu amaç uğruna gelen dolarların 4,5–5 milyar doları bankacılık sektörünün güçlendirilmesi için aktarılmış çok mu? Çok diyen varsa onlar iktisat bilmiyor demektir...

Uzun zamandan bu yana dolarların geleceğinin kokusunu alarak üst üste toplantılar yapan ve ekonomi yönetiminden kesin destek sözü koparan reel sektörün 1–1,5 milyar dolar alması hemen hemen kesin gibi görünüyor. Yoksa bunca toplantı, kopartılan patırtı ve reel sektörün kurtarılması için üretilen ‘İstanbul yaklaşımı’ fikri niçin var? IMF’den gelen paranın geri kalanı iç borç finansmanı için Hazine’nin kullanımına bırakılacağına göre borcun çevrilememesi korkusu da kendiliğinden ortadan kalkmış oluyor. IMF’nin böyle bir imkanı Hazine’ye, tamamen devlete borç veren kesimlerin alacaklarını zorlanmadan tahsil edebilmeleri için yarattığı tartışmasız bir gerçek. Söylendiği gibi Hazine’ye böyle bir imkanın, faiz oranlarının aşağıya çekilmesi için üretildiğine inanılması safdillik olur... Her ne kadar Hazine’den sorumlu Devlet Bakanı, bu programın uygulanması ile ekonominin büyümeye geçeceğine dair kesin ifadeler kullanıyor olsa da, uygulanacağına dair koalisyon hükümetince de IMF’ye kesin sözler verilen program ile ekonomik büyüme hedeflerinin ters düştüğü bir başka husus. Bizim gibi ülkelerde ekonominin büyümeye geçmesi, devletin vergi ve faiz indirimlerine gitmesinin yanı sıra harcamalarını artırması ile mümkün. Hem kamu harcamalarının kısılması, hem vergi gelirlerinin artırılması hem de işten çıkartmaların hedeflendiği bu tarz bir program ile kamunun ekonomiyi canlandırma adına kullanabileceği enstrümanları devre dışı bıraktığı açık. Bu durumda, bu program ile ‘büyüme, istihdam ve refahın birlikte başarılması’ görüşü iktisat tekniği bakımından taban tabana zıt ve görüşün sahibini doğrudan bağlıyor. Şu bir gerçek ki; ülkenin sürüklendiği ve mevcut yönetim anlayışı ile çıkış yolu bulmakta zorlanıldığı bu istenmeyen şartlarda, son çare olarak, IMF kapısına dayananlar ipleri tamamen IMF’ye bırakmışlar. Parayı veren IMF de harcanma kontrolünü aracısız gerçekleştirmek istiyor. Bunu da elde etmekte zorlanmadığı anlaşılıyor. Bize de zannettikleri gibi sonuçlarına katlanmak mı kalıyor?...

Kıssadan hisse: “Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan, rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.” M.K.Atatürk

 


 

Dünya gençleri, biz yaşlıları topluyoruz

16 ülkenin katılımı ile Mali’de düzenlenen Afrika Uluslar Kupası’ nda ev sahibi Mali’nin yanısıra Nijerya, Kamerun ve Senegal yarı finale yükselen takımlar oldu. Afrika kıtasını, 17. Dünya Kupası’nda temsil edecek olan; Nijerya ve Kamerun yollarına devam ederken, Güney Afrika Cumhuriyeti ve Tunus çeyrek finalde elenerek kupaya erken veda etti.

Şampiyonaya katılan takımların kadrolarında Türkiye liglerinde futbol oynayan birçok futbolcu bulunuyor. Bunlar arasından; Mali ile Gençlerbirliği’nden Oumar Dabo, Kamerun ile Samsunspor’un kalecisi Allum Bouhkar ve Rizesporlu Alnoudji Nicolas yollarına henüz devam edenler.

Çeyrek final karşılaşmaları sonrası kupaya veda etmek zorunda kalan; Kongo’da Erzurumsporlu Yvos Kitutela, Mısır’da Gençlerbirliği’nden El Saka ve Ahmed Hassan, Tunus’ta Beşiktaş’tan Zoubeyir Baya sergiledikleri başarılı futbolla beğeni kazanan oyuncular arasında yer aldılar. Nijeryalı Ike Shorunmu, Jay Jay Okacha ve Tijani Babangida ile Kamerunlu Njitap Geremi yollarına devam eden ülkemiz futbol severleri için diğer tanıdık isimler.

4/4/2 oyun sisteminin uygulayıcısı olan şampiyonaya katılan takımların kadrolarında bulunan oyuncular, daha çok; Fransa, İngiltere, Federal Almanya, İtalya, Hollanda ve İspanya gibi Avrupa’nın önde gelen ülkelerinde futbol oynuyor. Avrupa takımları, bu oyuncuları, ümit ve gençler kategorisinde düzenlenen şampiyonalarda izleyerek renklerine kazandırıyorlar.

Kablolu TV üzerinden yayın yapan Eurosport kanalının naklen yayınlayacağı yarı final ve final karşılamalarını izleme şansı bulan futbol severler Kamerun’dan; Samuel Eto’o (Mallarco/1981), Pierre Wome (Bologna/1979), Etame Meyer Lauren (Arsenal/1977) ve Salomon Olembe (Marsilya/1980), Nijerya’dan; Joseph Yobo (Marsilya/1980), Celestine Babayaro (Chelsea/1978) ve Julius Aghahowa (Shakhtar Donetsk/1982), Senegal’den; Henri Camara (Sedan/1977), Pape Bouba Diop (Grasshoper/1978) ve Ousseynou Dıouf (Lens/1981) ile Mali’den; Mahamadou Diarra (Vitesse/1981), Adama Coulibaly (Lens/1980), Djibril Sidibe (Monaco/1982), Boubacar Diarra (Freiburg/1979), Seydou Keita (Lorient/1980) ve Mamadou Bagayoko (Strasburg/1979) gibi genç yıldızları büyük keyif alarak seyredecekler.

Futbol severler bu kalitede oyuncuları izlediklerinde de, bu oyuncularla, bizim takımlarımızda oynayan yabancı yaşlı oyuncuların kıyaslamasını yapmaktan kendilerini alamayacaklar. İster istemez cevabını bulmakta ciddi zorluk çekecekleri; bu genç oyuncuların daha önceden neden bizim takımlarımız tarafından bulanarak transfer edilemediği sorusunu kendilerine yöneltecekler. Kuşkusuz o zaman, transfer ettikleri yaşlı oyuncularla göz bağcılık yapan yönetici ve teknik adamlarımızın nedenli içe kapalı oldukları gerçeği açık bir biçimde ortaya çıkacak...

07.02.2002

Yazarımızın E-Postası: i.kibrizli@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (07.02.2002) - Dünya gençleri, biz yaşlıları topluyoruz

> (04.02.2002) - Ankaragücü gerçeği

> (31.01.2002) - Derviş, hata yapmaya devam ediyor...

> (30.01.2002) - Galatasaray’a yakışanı...

> (27.01.2002) - Yanal'ın cevabı

> (17.01.2002) - Zora talip olmak veya kolayına kaçmak...

> (16.01.2002) - Beşiktaş’ta dış transfer yanlışları

> (10.01.2002) - Her şeye rağmen, kaybeden yine vatandaş...

> (09.01.2002) - Vernelleyin yumuşacık olsun

> (03.01.2002) - Yapanın yanına kâr kalmamalı...





Zaman'da Bugün
07 Şubat 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.