Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

İSKENDER PALA



Sıla ki rahimdir...

Bir yiğit sıladan gitmeli olsa

Acısı yüreğinden gitmez sılanın

Karacaoğlan

Anan var mı gardaş sılada, ya atan var mı?.. Anadan öksüz, babadan yetim yatan var mı? Koş gardaş, koş!..

Sılanın yolları kapandı mı yürekte, yüreğin yolları da kapanır gardaş!.. Canında can bildiğin değilse toprağın, toprağın da canı çekilir gardaş, can bilinmez. Sılaya gitmedin mi gardaş, muamma zamanların ölü dehlizlerinde kaldın demektir sevgiyi kürek mahkumu gönüllere saldın demektir. Sılada hayallerin damarını çaresizlikler emerken çünki, hüzün bakiyyelerinde denizler kurur ve aykırı avcılar biteviye düşünceleri vurur. Bozkırlarda dalga dalga çırpınan kuşların uç verir kanatları; namert kurşunlar vurur sonra kuzuları ve atları...

Sılanın haberi gelmezse gardaş, dünyanın yosunlu hayallerinde güvercinler mektuplarını yitirir, erdemin sularına denizkızı koroları ağıtlar getirir. Sabahları kederlerin gölgelediği morötesi ebemkuşağının ardında sevgiler renk renk dökülür ve toprağa yapışan asırlık hasretler ilmik ilmik sökülür. Sılaya giden yolda ölümler acıların örtüsü; ayrılık gözyaşıyla kankardeş olur ve tanıdık kayıp yüzler girer rüyalara, geceler uzadıkça uzar yekdiğerine eş olur...

Sılaya haber gitmezse gardaş, başka kentleri özleyen duygulara tutsak düşer eller ve tanınmamış yarımları kederli gölgeler bütünler. Yalancı dağların ardından sevgililerine bıraktığın kubbe kubbe ezanları duymuyorsan gardaş, avuç avuç ağla gel... avuç avuç ağla gel!.. Kopmuş takvimlere inat, ak lekeler düşürüp alnına, kıvrılan yollarda kaputuna sarılan asker misali gel çağla durmadan dinlenmeden, dinlenmeden durmadan çağla gel!..

Sılaya bir kuş uçmazsa gardaş, yılda bir olsun bir kuş uçmazsa sılaya, içinde elem, gözünde nem var demektir bir yiğidin ve gardaş duvarı nem, yiğidi gam öldürür... Vişne dallarında kalan arzular gibi mânâları da değişir sonra hecelerin ve kırık melodiler çırpınır yaralı tuşlarında gecelerin... Ayak sesini tanıyan kadim coğrafyalardan başka ne kaldı bağrında gardaş, biriktirip bir yere koyamadığın ağrından başka ne kaldı?!..

Sılanın toprağına düşmeyince gardaş, başak verir mi bir tohum; ve şâhları, bir payitahta düşmeden teslim alır mı ölüm?!.. En uzun yola gidenlerin her şeyleri eksik kalıyor hayatta değil mi gardaş, eksik kalıyor değil mi her şeyleri?!.. Gelmeyecek birini gözleyen avare pencerelerde gül atmaktan ne fayda gardaş, minyatüründen çalınmış yavru ceylanın kapısını kapatmaktan ne fayda?!.. Bakır kâselerde kurumuş gül yapraklarınca serpiliyor sıla ayaklarına gardaş ve yaşama sevinci vuruyor sılanın taklarına; hissediyor musun? Söğüt yaprağından ince ıslıklar çalıyor yollarında çekirgeler gardaş, yollarında çekirgeler ıslıklar çalıyor söğüt yaprağından ince... Kapa gözlerini ve dinle gardaş, duyuyor musun?!..

Sılaya çıkmayan yol, yola çıkmayan yiğit gibi yitiktir gardaş ve sevincin gül desenli kumaşını giysen yine dikenler çizer yüreğini lif lif, yine dökülür içinin mürekkebi sayfalara elif elif... Rüzgarları toplayan sarmaşıklardan örülür sılanın surları, ve salkım salkım boşluğa tırmanan yıldızlardan görülür sıla yağmurları. Hür ve aydınlık kaldırımlarından sonra sılanın, tenha yollarda gelincikler ve seyy

âhlar ağlar; Yunus’un sıla dolu mısralarından rahmete uzanan seherlerde âhlar ağlar.

Sıla ki rahimdir; anadır, babadır, kardeştir...

Sıla ki Rahîm’dir; rahmeti ruhlara eştir...

Kervancıbaşı! Çal davulunu!..

Ağlama gardaş, alnın kırışır; ve gülmek sana en ziyade sılada yaraşır.

07.02.2002

Yazarımızın E-Postası: i.pala@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (31.01.2002) - Bir hasta sabahı bekliyor

> (24.01.2002) - Saadet bahçesinin gülleri

> (17.01.2002) - Hafızanın sararmış fotoğrafları

> (10.01.2002) - Sakın ha!..

> (03.01.2002) - Vur kazmayı Ferhad; çoğu gitti azı kaldı





Zaman'da Bugün
07 Şubat 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.