Doç. Dr. Doğan Özkul, burun ile oynanması durumunda burundaki kılcal damarların hasar gör- düğünü söyledi. Burnun tahrip olmasıyla koku alma azalırken nefes kokması da yaşanıyor.
İnsan burnu ile fazla oynanması durumunda burnun içindeki kılcal damarların zarar görüp kanamalara yol açarak zaman içinde işlevini yitirdiğini belirten uzmanlar, burun ile gereksiz oynamaların hijyen açısından uygun olmadığını kaydettiler.
Burnun içindeki kılların ve konka yapıya sahip (girintili–çıkıntılı) damarların koku, soluduğumuz havayı temizleme, ısıtma, ayrıca burun kanallarından beyne gidebilecek yabancı maddeleri engelleme gibi işlevlerinin olduğunu belirten Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) İzmir Yenişehir Eğitim Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Klinik Şefi Doç. Dr. Doğan Özkul, burnuyla çok oynayan insanların temizliğin aksine farkına varmadan bu organa zarar verdiklerini belirtti.
28 yıl içerisinde binlerce burun ameliyatı gerçekleştirdiğini belirten Özkul, bir yıl içinde kendisinin 250, KBB bölümünde ise 2000’in üzerinde burun ameliyatı yapıldığını aktardı. Özellikle Karadeniz yöresinde yaşayan vatandaşların yanı sıra, Lazlar, Arnavutlar ve Boşnakların burunlarında ciddi yapısal sorunların gözlendiğini vurgulayan Doç. Dr. Özkul, burnun çok hassas bir duyu organı olduğunu; fakat toplum olarak hassasiyete dikkat etmediğimizi belirtti.
Burun içerisinde üçerli konka damarların (girintili ve çıkıntılı) bulunduğunu kaydeden Doç. Dr. Özkul, bu damarlarla el vasıtasıyla oynanıp iç yapısının tahrip edildiğini söyledi. Konkaların tahrip olması ile birlikte koku alma kabiliyetinin yanı sıra burnun birçok özelliğini kaybettiğini ileri süren Doç. Dr. Özkul, “Burun içerisinde 3’erli konkalar vardır. Bunların tahrip olması ile birlikte vücudun kalorifer petekleri hükmünde faaliyet gösteren duyuları işlemez hale gelir. Bununla birlikte birçok hastalık da gün yüzüne çıkar.” dedi.
Bazı kişilerde konkaların ciddi manada çalışmamasından dolayı bu kişilerin nefeslerinin koktuğunu söyleyen Doç. Dr. Doğan Özkul, “Bu kokular yüzünden birçok evlilik bitebiliyor. Bu da burnumuzun ne kadar önemli olduğunu açıkça ortaya koyuyor.” şeklinde konuştu.
Bazı ünlülerin güzelleşmek için burnunu küçülttüğünü ya da şeklini değiştirme yoluna gittiğini hatırlatan Özkul, bir dizi güzellik ameliyatı sonrası burnun doğal yapısını kaybettiğini ve işlevlerini yerine getiremez hale geldiğini belirtti. Vatandaşların burnunu temizlemesini kesinlikle bilmediğini kaydeden Özkul, insanların burunda oluşan sıvıyı temizlemek için burnunun tek kanalını kapatarak basınçlı hava ile akıntıyı dışarıya çıkarmaya çalışmasının sakıncalarının bulunduğunu aktardı.
Burun içerisinde oluşacak maddelerin aynı anda ve çift taraflı basınçla dışarıya atılması gerektiğini savunan Doç. Dr. Doğan Özkul, aksi takdirde basınçlı havanın kulak ve genize yüklendiğini ve bu yüzden birçok iltihaplanmaların yaşandığını söyledi. Bazı annelerin çocukların burunlarında bulunan akıntıyı alabilmek için sıkıştırdığının altını çizen Doç. Dr. Özkul, “Bu tür uygulamaların yerine, burun ajanı olarak tabir ettiğimiz damlamalı ilaçlar hekim tavsiyesi ile kullanılmalıdır.” açıklamasında bulundu.
İnsan burnunun vücuda giren oksijeni ısıtmanın yanı sıra, havayı da istenilen belirli bir oranda nemlendirdiğini anlatan Doç. Dr. Doğan Özkul, ayrıca burnumuza girmesi muhtelif mikropların burnun arka kısmında bulunan ve mikroskopla ancak görülebilen “kılçık” tabir edilen kıllarla temizlendiğini kaydetti.
|