Irak’ta geri sayım başladı
Başbakan Bülent Ecevit’in, Irak lideri Saddam Hüseyin’den umutla beklediği cevabi mektup geldi. Saddam, tahmin edildiği gibi, Ecevit’in teklif ve uyarılarına kulaklarını tıkadı. Mektubun içeriği tam açıklanmasa da Ecevit’in, “Saddam Hüseyin’in tavrında bir değişiklik yok.” demesi her şeyi anlatıyor.
Saddam’la dünyada tek diyalog kurabilen lider Bülent Ecevit. Diplomatik yollarla Saddam’ın ikna edilebileceğine inanan Ecevit, iki mektup göndererek ABD’nin ne kadar kararlı olduğunu anlatmaya çalıştı. Ancak, Saddam uyarıları dikkate almadığı gibi Türkiye’yi Birleşmiş Milletler’e şikayet ederek, “Türkiye, hava sahamızı ihlal etti ve içişlerimize karışıyor.” dedi.
Topraklarındaki biyolojik, kimyasal ve nükleer silahların denetlenmesi için BM görevlilerine izin vermeyeceğini böylece kesinleştiren Saddam için artık tek seçenek kaldı. ABD’nin Afganistan’dan sonra Irak’a da askeri operasyon yapacağı konusunda artık hiçbir kuşku yok. ABD bu konuda tartışmayı bile gereksiz görüyor. Yönetimde ‘ılımlı’ gösterilen Dışişleri Bakanı Powell, “Irak’ta rejim değişikliğine ihtiyaç var. Bu ABD’nin tek başına yapabileceği bir şey.” demeye başladı. Hatta bunun için yalnız hareket etmek zorunda kalabilmeyi de göze almış durumdalar.
Powell, Başkan Bush’un Saddam ile uğraşmak için “bir kişinin hayal edebileceği en ciddi seçenekleri” hesaba katacaklarını söylemesi olayın ciddiyetini gösteriyor. Başkan Yardımcısı Dick Cheney’in önümüzdeki ay Irak’ı çevreleyen ülkelere yapacağı ziyaret, Rumsfeld’in Afganistan operasyonu öncesi yaptığı geziyi hatırlatıyor. Washington Post, bu gezinin Irak’ı rahatsız ettiğini; çünkü bu tur sırasında Irak’a saldırı için destek arayabileceğini kaydediyor.
ABD’li analistler, Irak’ın bölgeyi tehdit edecek biçimde silahlanmasından şüpheleniyor. Kuşkusuz bundan en çok etkilenecek ülke Türkiye. ABD, Dışişleri Bakanı’nın ağzından, bölgede “demokratik, milletlerle barışık ve komşularıyla iyi geçinen ülkeler” görmek istediklerini açıkça ifade ediyor. Bush, eğer Irak araştırma yapılmasına izin vermemeye devam ederse “hiçbir kayanın altını çevirmeden” geçmeyeceği kararlılığında.
Sözün doğrusu, Avrupa Birliği karşı çıksa da Saddam için geri sayım başladı. ABD, sınırımızdaki bu operasyon için en büyük desteği şüphesiz Türkiye’den bekliyor. Jeopolitik ve stratejik önemi her geçen gün daha da artan Türkiye’nin coğrafi hinterlandında dünyanın en zengin Musul ve Kerkük petrolleri var. IMF’nin cömertçe yardım yapmasının nedeni de bu. Herkes soruyor, Türkiye Kuzey Irak’a girecek mi? Hasan Cemal’in dediği gibi, “Türkiye zaten Kuzey Irak’ta!”
Başkan G. W. Bush’un İran, Irak ve Kuzey Kore’yi ‘şer mihveri’ kapsamında değerlendirmesini dikkate almak gerekiyor. Bu sözde, yeni dünya düzenine ilişkin ipuçları var. İlk iki ülkenin komşularımız olması, Türkiye’nin uluslararası konjonktür karşısında alternatif projeler üretmesini zorunlu kılıyor.
09.02.2002
Yazarımızın E-Postası:
i.karayegen@zaman.com.tr
|