Televizyon kapmaca dizisi
Tok sesli, konuşurken seslerinin heybetiyle milyonlarca insana gururla korku arasında bir duygu yaşatan Sovyet televizyon sunucularından bazıları, şimdilerde, emeklilik günlerini televizyon kanallarıyla ilgili muharebeleri izleyerek geçiriyor. Rusya’da son iki yıldan beri devlet organları ile ‘oligarş’ denilen zengin ve nüfuzlu işadamları arasında süren televizyon kapmaca yarışması, ülkenin medya alanındaki zenginliklerine zarar vermekle sınırlı kalmıyor. SSCB sonrasında kazanılan demokratik haklar, ülkenin imajı, kurumlar, aileler ve şahsiyetler nasibini alıyor bu mücadeleden.
Sıfatları arasında ‘Dünya Yahudi Kongresi Başkan Yardımcısı’ ve ‘Rusya Yahudileri cemaati lideri de bulunan Vladimir Gusinskiy’e ait NTV kanalıyla başlayan mücadele hâlâ sürüyor. Devletin parasıyla devleti eleştiren Gusinskiy’e ancak Vladimir Putin’in Kremlin’e çıkmasından birkaç ay sonra karşı konulmaya başlandı. Devletin doğalgaz şirketi Gazprom’a 1 milyar dolara yakın bir paraya borçlanan Gusinskiy, Kremlin’den gelen taarruza karşı grubuna bağlı gazetecileri meydana sürerek hamle yaptı. Kremlin bürokrasisinin intikam filleri, NTV stüdyolarında dolaştırıldı. Kanal Gazprom’a, televizyonun önde gelen gazetecileri ise TV6’ya geçti. Böylece, uluslararası kamuoyu nezdinde prestijli bilinen televizyon kanalı ve Rusya’nın bir zenginliği, tarafların paylaşamama hırsına kurban verilmiş oluyordu. NTV davasında hızını alamayan yargı, dosyalarının sayfalarını açmayı TV6’dan da esirgemedi. Geçtiğimiz günlerde yayın lisansı mahkeme tarafından iptal edilen TV6’nın yerinde şimdi spor karşılaşmaları korsan olarak gösteriliyor.
NTV’nin sahibi Vladimir Gusinskiy, İspanya’da, TV6’nın sahibi Boris Berezovski ise İngiltere’de, kahredici gelişmeleri izleyebiliyor. Zira ikisi hakkında da çeşitli yolsuzluk ve usulsüzlüklerle ilgili dava açılmış durumda. İkisinin de kaderi birbirine benziyor. İlk başkan Boris Yeltsin’in aile fotoğrafında bulunan Berezovski ve Gusinskiy, yakın zamana kadar ‘Kremlin’in prensleri’ olarak biliniyordu.
Aslında Moskova’nın bu iki ‘oligarş’ı, evlerine getirme konusunda pek istekli olmadığı da aşikâr. Rusya, onları sahiden çok arzularsa Avrupa başkentlerinden gönderilmelerine formül bulmakta hiç zorlanmayacaktır. “Yeter ki; cezalandırılacak adam olsun. Biz, ilgili kanunu buluruz.” sözünü Stalin, ta uzun yıllar önce söylemişti bu topraklarda. Üstelik, olaylar 11 Eylül atmosferinin de hakim olduğu günümüzde cereyan ediyor.
NTV’den beri devletle yıldızı bir türlü barışamayan ve yönetime yönelik eleştirilerini hiç sakınmayan ülkenin en ünlü televizyoncularınden Yevgeni Kisilov ve ona bağlı meslektaşları sıradaki kanallarını kurmayı planlıyor. Yayın lisansı alıp alamayacaklarını yakın günlere kadar bir basın bakanlığı bir de Allah biliyordu. Şimdi ise sadece Allah biliyor. Kremlin sözcüsü Sergey Yastrjembskiy’e göre Vladimir Gusinskiy ve Boris Berezovski, medyayı devlet ve hükümete karşı ‘şantaj aracı’ olarak kullanıyor. Yönetim, ‘oligarş’ların medyadan uzak tutulmasında kararlı görünüyor bu kez.
TV6’ya gelince... Ortalıkta kalan bu kanalın komünistlerden eskiden ‘aşırı milliyetçi’ olarak adlandırılan pragmatist Vladimir Jirinovski’ye kadar pek çok müşterisi bulunuyor.
10.02.2002
Yazarımızın E-Postası:
m.cetinkaya@zaman.com.tr
|