Deneme sınavları öğrenciye bilgi düzeyini kontrol etme fırsatı sağlar. Öğrendiği bilgilerin sağlamlılığını deneme sınavlarıyla test etmeyen öğrenciler gerçek sınav için kendilerini hazır hissetmeyeceklerdir.
“Sürekli çalışmama rağmen, ÖSS’ye hazır olmadığımı hissediyorum. Öğrendiklerimi bir türlü hatırlamıyorum. İnşaallah üniversiteye giriş sınavında hatırlarım.” gibi iç konuşmalar üniversiteye hazırlanan tüm öğrencilerin zihnini meşgul eder. Bu soruların etkisiyle sınava gerektiği gibi hazırlanamayan birçok öğrenciye rastlamak mümkündür.
Sevgili ÖSS adayları, herhangi bir otomobilin üretim serüvenini hiç düşündünüz mü? Bir otomobil üreticisi önce araç üretiminde kullanacağı malzemeyi sağlar, daha sonra üretim yapabileceği uygun bir mekan hazırlar. Fabrikasını kuracağı yeri seçer. Peki bunlar otomobil üretimi için yeterli mi? Üretim esnasında insan gücüne ihtiyaç yok mudur? İnsan gücü ihtiyacını karşılamak için tasarım mühendisinden temizlik görevlisine kadar gerekli personeli fabrikasında çalıştırmak için işe alır. Böylece otomobil fabrikası üretim yapmaya hazır hale gelir. Ancak hemen seri üretime geçilmez. Önce numune olabilecek birkaç otomobil üretir. Bu otomobilleri yüzlerce farklı testlere tabi tutar. Bunlar hava şartlarına dayanıklılık, motor gücü, kaportanın ömrü, yakıt tüketim sistemi vb. Üretilen numune otomobillerin işi bitmemiştir. Yine yüzlerce farklı kaza testlerine tabi tutulur. Yani otomobillere önceden tasarlanmış kazalar yaptırılır. Üreticinin bu esnada birçok otomobili hurdaya döner. Şimdi sorarım size: Hurda otomobiller üretici için bir kayıp mı, yoksa bir kazanç mı? Üretici, "Yüzlerce otomobilimi üretim esnasında kaybettim" diyerek üzülür mü, yoksa sevinir mi? Elbette ki üzülmez.
İşte “en kalıcı öğrenme tipi”, kayıpların kazanca dönüştüğü öğrenme tipidir. Üniversite adayının üniversite öğrencisi olması için öncelikle yani öğrenme sürecinin gerçekleşmesi için bilgiyi üreteceği dokümanlara (testlere, soru bankalarına ve ÖSS’ye hazırlık kitaplarına) ihtiyacı vardır. Bununla birlikte bu dokümanlarda yer alan bilgileri zihnine aktarması için uygun bir ortam gerekir. Yeterli miktarda doküman ve uygun ortam tek başına yeterli midir? Elbette ki hayır! Zihne kaydedilen bilgilerin sağlam kaydedilip kaydedilmediğini ölçecek deneme sınavlarına tabi tutulması gerekir. Öğrendiği bilgilerin sağlamlılığını deneme sınavlarıyla test etmeyen öğrenciler gerçek sınav için kendilerini hazır hissetmeyeceklerdir ya da hazır olmayacaklardır.
Deneme sınavları boy aynasıdır. Bu sınavlarda öğrenci bilgi düzeyini ölçer. Alınan puanlarla hedefine ulaşıp ulaşamayacağını görür. Öğrenmenin bir yolu da deneme sınavlarıdır. Deneme–yanılma yoluyla öğrenme tecrübeye dayalı olduğu için diğer öğrenme yöntemlerine göre daha kalıcıdır. Birçok öğrenci öğrenmeyi bilgiyi hafızaya alma olarak algılar. Oysa önemli olan bilgilerin depolanması (hafızaya alınması) değil kullanılabilmesidir. Deneme sınavlarıyla strateji belirlenir. Öğrenciler ÖSS öncesi deneme sınavları sayesinde gerçek sınavda nasıl bir strateji uygulayacaklarını öğrenir. Örneğin, "önce sayısal bölümden mi, sözel bölümden mi başlamalıyım? Bu bölümlere ne kadar zaman ayırmalıyım" vb.
Deneme sınavları öğrencinin motivasyon düzeyini yüksek tutarak ona bilgi düzeyini kontrol etme fırsatı sağlar. Aldığı puanlarla tercih etmeyi düşündüğü bölümün puanını karşılaştırarak ne kadar daha çalışması gerektiğini, kaç puana ihtiyacının olduğunu bilir.
Bir öğrencinin deneme sınavı yaparak öğrenme süreci sona ermez. Üniversite adayı her deneme sınavından sonra sınavda yaptığı yanlışları, yapamadığı soruları düşünerek hatalarını ve eksiklerini giderme sürecine girmelidir. Bu soruların ilgili olduğu konuları tespit ederek tekrar o konulara çalışmalı yoksa sadece deneme sınavı yapmak öğrenmeyi ne kadar kalıcı hale getirir?
|