Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 
 

Deneme sınavları öğrencinin boy aynasıdır

Deneme sınavları öğrenciye bilgi düzeyini kontrol etme fırsatı sağlar. Öğrendiği bilgilerin sağlamlılığını deneme sınavlarıyla test etmeyen öğrenciler gerçek sınav için kendilerini hazır hissetmeyeceklerdir.

“Sürekli çalışmama rağmen, ÖSS’ye hazır olmadığımı hissediyorum. Öğrendiklerimi bir türlü hatırlamıyorum. İnşaallah üniversiteye giriş sınavında hatırlarım.” gibi iç konuşmalar üniversiteye hazırlanan tüm öğrencilerin zihnini meşgul eder. Bu soruların etkisiyle sınava gerektiği gibi hazırlanamayan birçok öğrenciye rastlamak mümkündür.

Sevgili ÖSS adayları, herhangi bir otomobilin üretim serüvenini hiç düşündünüz mü? Bir otomobil üreticisi önce araç üretiminde kullanacağı malzemeyi sağlar, daha sonra üretim yapabileceği uygun bir mekan hazırlar. Fabrikasını kuracağı yeri seçer. Peki bunlar otomobil üretimi için yeterli mi? Üretim esnasında insan gücüne ihtiyaç yok mudur? İnsan gücü ihtiyacını karşılamak için tasarım mühendisinden temizlik görevlisine kadar gerekli personeli fabrikasında çalıştırmak için işe alır. Böylece otomobil fabrikası üretim yapmaya hazır hale gelir. Ancak hemen seri üretime geçilmez. Önce numune olabilecek birkaç otomobil üretir. Bu otomobilleri yüzlerce farklı testlere tabi tutar. Bunlar hava şartlarına dayanıklılık, motor gücü, kaportanın ömrü, yakıt tüketim sistemi vb. Üretilen numune otomobillerin işi bitmemiştir. Yine yüzlerce farklı kaza testlerine tabi tutulur. Yani otomobillere önceden tasarlanmış kazalar yaptırılır. Üreticinin bu esnada birçok otomobili hurdaya döner. Şimdi sorarım size: Hurda otomobiller üretici için bir kayıp mı, yoksa bir kazanç mı? Üretici, "Yüzlerce otomobilimi üretim esnasında kaybettim" diyerek üzülür mü, yoksa sevinir mi? Elbette ki üzülmez.

İşte “en kalıcı öğrenme tipi”, kayıpların kazanca dönüştüğü öğrenme tipidir. Üniversite adayının üniversite öğrencisi olması için öncelikle yani öğrenme sürecinin gerçekleşmesi için bilgiyi üreteceği dokümanlara (testlere, soru bankalarına ve ÖSS’ye hazırlık kitaplarına) ihtiyacı vardır. Bununla birlikte bu dokümanlarda yer alan bilgileri zihnine aktarması için uygun bir ortam gerekir. Yeterli miktarda doküman ve uygun ortam tek başına yeterli midir? Elbette ki hayır! Zihne kaydedilen bilgilerin sağlam kaydedilip kaydedilmediğini ölçecek deneme sınavlarına tabi tutulması gerekir. Öğrendiği bilgilerin sağlamlılığını deneme sınavlarıyla test etmeyen öğrenciler gerçek sınav için kendilerini hazır hissetmeyeceklerdir ya da hazır olmayacaklardır.

Deneme sınavları boy aynasıdır. Bu sınavlarda öğrenci bilgi düzeyini ölçer. Alınan puanlarla hedefine ulaşıp ulaşamayacağını görür. Öğrenmenin bir yolu da deneme sınavlarıdır. Deneme–yanılma yoluyla öğrenme tecrübeye dayalı olduğu için diğer öğrenme yöntemlerine göre daha kalıcıdır. Birçok öğrenci öğrenmeyi bilgiyi hafızaya alma olarak algılar. Oysa önemli olan bilgilerin depolanması (hafızaya alınması) değil kullanılabilmesidir. Deneme sınavlarıyla strateji belirlenir. Öğrenciler ÖSS öncesi deneme sınavları sayesinde gerçek sınavda nasıl bir strateji uygulayacaklarını öğrenir. Örneğin, "önce sayısal bölümden mi, sözel bölümden mi başlamalıyım? Bu bölümlere ne kadar zaman ayırmalıyım" vb.

Deneme sınavları öğrencinin motivasyon düzeyini yüksek tutarak ona bilgi düzeyini kontrol etme fırsatı sağlar. Aldığı puanlarla tercih etmeyi düşündüğü bölümün puanını karşılaştırarak ne kadar daha çalışması gerektiğini, kaç puana ihtiyacının olduğunu bilir.

Bir öğrencinin deneme sınavı yaparak öğrenme süreci sona ermez. Üniversite adayı her deneme sınavından sonra sınavda yaptığı yanlışları, yapamadığı soruları düşünerek hatalarını ve eksiklerini giderme sürecine girmelidir. Bu soruların ilgili olduğu konuları tespit ederek tekrar o konulara çalışmalı yoksa sadece deneme sınavı yapmak öğrenmeyi ne kadar kalıcı hale getirir?

Adem Durmuş

12.02.2002


 

Editör’den

Sevgili öğrenciler, ZAMAN –geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi– bu yıl da Öğrenci Seçme Sınavı’na (ÖSS) hazırlanan sizlere büyük bir hizmet gerçekleştiriyor.

Deneme sınavının verildiği gün, sizler için ayrı bir sayfa hazırlıyoruz. Bu sayfada ÖSS’ye hazırlanan adaylar için yararlı bilgiler, çalışma teknikleri, merak edilen sorular vs. yer alacak. Sayfamıza, dersanecilikte başarılarıyla bir marka haline gelen FEM dersaneleri’nin uzman kadrosu destek veriyor. ÖSS ile ilgili her türlü görüş ve sorularınız için bizlere aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz.

17 hafta boyunca ZAMAN’ın verdiği Deneme sınavı ile kendinizi kontrol etme imkanı bulacaksınız. Deneme Sınavı kitapçığı, yıllardır ÖSS’de birinciler çıkaran Güven–Der üyesi dersanelerin uzman kadrosu tarafından hazırlandı. Soruların hepsi orijinal ve ÖSS formatlarında. Anlayacağınız, bu deneme kitapçığını çözen her öğrenci ÖSS gibi bir sınavı başarmış olacak. Ayrıca, deneme sınavının kuşe kağıda ayrı bir kitapçık halinde ÖSYM’nin hazırladığı formatlarda yapılması öğrencilere bu kitapçığı sürekli saklama kolaylığı sağlayacak. Öğrenci istediği zaman bu kitapçıktan yararlanabilecek. Deneme sınavının verildiği günlerde www.zaman.com.tr adresinden yayınlanan puan hesaplama robotu ile de ne kadar puan alabileceğinizi anında öğrenebileceksiniz.

12.02.2002


 

MİZAH

Matematikçinin aşkı* (Sevgiliye mektup) Türev tanem, bir tanem, bir sigma işareti kadar kıvrak bir Pi sayısı kadar sonsuzsun sevgilim. Sana olan sevgim limitlerin sonsuzluğuna ulaşıyor. Bir bakışın kalbimde matris kadar derin etkiler yapıyor.

Kalem gibi kaşların, trigonometri gibi karışık saçların, tebeşir kokusu gibi burnumda tütüyor. Çarpanlara ayrılmayan denklemler gibi nazlanma. Senden mektup almak inan integral almaktan daha zor. Bilinmeyenlerimiz farklı olsa bile polinomlar gibiyiz. Eğer böyle devam ederse seni keşfedilmemiş dizi kuralları ile izleyeceğim.

Seninle bir daire olalım. Merkezde ben, etrafımda eşit uzaklıklarda sen. Nereye bakarsam seni göreyim. Üzüntülerimiz teğet, sevinçlerimiz kiriş olsun. Birbirimize o kadar yakın olalım ki, yarıçaplarımızın limiti sıfıra yaklaşsın. Şu anda y=ax+bx+c parabolünün iki ayrı kolu isek de bir gün tepe noktasında buluşacağız. Sana bir sinx eğrisi gibi sürekli “k” sabiti kadar bağlıyım. Hiçbir parantez bizi ayıramaz.

*Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik Öğretmenliği 1994–1995

Mezuniyet Yıllığı’ndan alınmıştır.

12.02.2002


 

BİR SORU BİR CEVAP

2001 yılında bir yükseköğretim programını kazandım; ancak liseden mezun olamadığım için kayıt yaptıramadım. Gelecek yıl sınava başvurduğumda puanımda bir düşme olur mu?

Bir yükseköğretim programına kayıt hakkı kazanan bir öğrencinin puanının düşmesi için bir ortaöğretim kurumundan mezun olması şarttır. Şayet mezun olmamışsa, gelecek yıl sınava başvurduğunda puanında bir düşme söz konusu olmayacaktır.

12.02.2002


 

SORUNUN ZORU

Birler basamağı 4 olan bir sayının birler basamağındaki 4, sayının en soluna getirildiğinde, sayı 3 kat daha büyüyor.

Bu şartı sağlayan sayılar küçükten büyüğe doğru sıralandığında, baştan üçüncü sırada bulunan sayının rakamları toplamı kaç olur?

NOT: FEM Dersanesi öğretmenlerince hazırlanan bu sorunun cevabı haftaya salı günü eğitim sayfasında yayınlanacak. Soruyu doğru cevaplandıran 10 okurumuza sürpriz hediyemiz olacak.

12.02.2002

Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Zaman'da Bugün
12 Şubat 2002


Zaman Spor

Eğitim

Bütün haberler


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.