ANA SAYFA

HAC REHBERİ

 
 Haberler
 Hac Nedir?
 Hacca Hazırlık
 Eda Şekilleri?
 Haccın Yapılışı
 Tavaf-Sa'y-Vakfe
 Hac ve Kadın
 Vekil Haccı
 
 
 Umre Nedir?
 Ziyaret Yerleri
 Hac Ayetleri
 Hac Hadisleri
 
 
 Değerlendirme

 

 

Haberler

 

Hacı adaylarını Arafat heyecanı sardı
Yaklaşık 2 milyon hacı adayı cuma günü Arafat vakfesine durmak için bugünden yola çıkıyor. Arafat’ta Türk hacı adayları için 9 bin 900 çadır kuruldu. Arafat vakfesinde duayı Diyanet İşleri Başkanı M.Nuri Yılmaz yapacak. 

Kutsal topraklarda bulunan 2 milyonu aşkın hacı adayı, bugünden itibaren Arafat’a çıkmaya başlayacak. Mekke’ye yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki bölge, Hz. Adem ile Hz. Havva’nın yeryüzüne indirildikten sonra ilk kez buluştukları Cebel–i Rahme’nin (Rahmet Tepesi) bulunduğu yer. Hz. Adem ve Hz. Havva burada affedildikleri için, hacı adayları da aynı yerde Allah’a el açıp ‘vakfe’ye duracaklar. Peygamber Efendimiz, ‘Hac Arafat’tır’ buyurduğu için, arefe günü Arafat’a çıkmayanlar hasta dahi olsalar, hacı sayılmıyorlar. Diyanet Hac Merkezi de, bu sebeple ambulanslarla da olsa hasta hacı adaylarını da her sene olduğu gibi Arafat vakfesine götürecek. Arafat’a ihramlı gelecek olan hacı adayları daha sonra Müzdelife vakfesi yapacaklar ve Mina’da şeytan taşlamaya gidecekler. Kurban kesimi tamamlandıktan sonra, tıraş olarak ihramdan çıkabilecekler. Bayramın ikinci ve üçüncü günleri de, şeytan taşlayacak olan hacı adayları, böylece haccın şartlarını tamamlamış olacaklar. Arafat’a bu yıl da 120 bini aşkın Türk hacının çıkması bekleniyor. Bunun 89 bini Diyanet ve TÜRSAB üzerinden Türkiye’den hacca gidenler, diğerlerini de yurtdışındaki Türklerin kendi girişimleri ile yaptıkları hac oluşturuyor. Dışarıdan gelenlerin en büyük kısmını Almanya’daki Türkler oluşturuyor. Diyanet Türk hacılar için Arafat’ta 6 bin 200, TÜRSAB da 3 bin 700 çadırı teslim almış durumda. Türk hacı adayları 410 otobüs ile ring seferi usulü 9’uncu yoldan Arafat’a taşınacaklar. Arafat’tan Müzdelife’ye de 200 otobüs ile yine aynı şekilde taşınacak. Diyanet, ayrıca haccı kolaylaştırmak için bazı alanlarda diğer mezheplere uyacak. Türk hacıların yine ‘makbul’ olduğunun aksine, öğleden sonra büyük şeytanı taşlamaya götürülmesi bu uygulamalardan birisi olacak. Arafat vakfesinde duayı bu yıl , Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz yapacak. Yılmaz’ın ana mesajı muhtemelen “Arafat’ı iyi değerlendirin. Nefis muhasebesi yapın ve bolca tövbe edin.” olacak. 20/02/2002

Erhan Başyurt / Mekke

Hac engel tanımadı
Mesadet Yavuz, Mekke’de bulunan 100 bini aşkın Türk hacı adayından sadece birisi. 75 yaşında olmasına rağmen, dinç gösteriyor. Onu diğer hacılardan farklı kılan bir yönü var: Sağ ayağına, bileğinin üst kısmından itibaren protez takılı. 

İlerleyen yaşına, aksayan bacağına rağmen üç kardeşi hacca gidince o da bu fırsatı kaçırmamış. 23 yıl önce vefat eden kocasından kalan Bağ–Kur maaşından artırdıkları ve kardeşlerinin yardımı ile, kutsal topraklara gelmiş. Yanında kardeşleri olduğu için kendisini şanslı sayıyor. Yavuz, tamamen bedeni bir görev olan hacda zorlanmış; ancak bütün vazifelerini yerine getireceğine inanıyor. Umre tavafını yürüyerek bitirmiş, Safa ve Merve arasında ise tekerlekli sandalye ile say yapmış. Yavuz'un ayağını yürümek için fazla kullandığından, protez vurmuş. Sağlık merkezinde tedaviye başlamış. Kendisini tamamen yorucu olacak olan Arafat ve Müzdelife’ye hazırlıyor. Kabe’yi ilk gördüğünde hissettiklerini anlatırken gözleri doluyor, “Sağlığım için de dua ettim.” diyor. İstanbul Pendikli Yavuz, hac farizasını yerine getirmek için engel tanımayan müminlerden sadece birisi. Kabe’de her tavafta, tekerlekli sandalye veya dört kişinin taşıdığı tahterevalli ile tavaf yapanlara şahit oluyorsunuz. Yavuz, sadece say için, 50 riyal (yaklaşık 20 milyon TL) ödemiş. Zaten Safa ve Merve arasında engelliler için özel kulvarlar ayrılmış durumda. 

Batmanlı hacı Süleyman Bademci’nin durumu da farklı değil. Çocukken geçirdiği bir hastalık sebebi ile, bir bacağı diğerinden kısa ve kullanmakta zorlanıyor. Bademci, yaklaşık 400 metre uzunluğundaki Safa ve Merve arasındaki (4 gidiş, 3 gelişten oluşan) sayı, beraber geldiği eşinin desteği ile yapmış. Ancak Kabe’nin etrafında 7 kez dönmeyi gerektiren tavafı tekerlekli sandalye ile yapmış. 

8 çocuk babası Bademci, 50 yaşında ve halen TEDAŞ’ta çalışıyor. Yıllardır dişinden tırnağından artırdıkları ile gelebilmiş hacca. “Senin ekmeğin de sürekli tandır olsa, memur olmana rağmen sen de gelirsin.” diyor Bademci. Aslında paraları çok az olduğu için karayolu ile geleceklermiş; ancak bu imkan kalkınca mecburen şartlarını daha da zorlayarak, havayolu ile gelmişler. Hacc–ı kırana niyet ettiği için sürekli ihramla dolaşan Bademci, şeytan taşlamada fazla izdiham olacağı için, bu haliyle gidemeyeceğini, birine vekalet vermek zorunda kalacağını belirtiyor. 20.02.2002 

MHP milletvekili Karaca: Huşu içindeyim
Bu yıl hac görevini yapmaya gelen hacı adayı milletvekilleri arasında tek bayan milletvekili Melek Denli Karaca. “Mutluyum. Huşu içerisindeyim. 

En iyi şekilde tamamlayacağıma inanıyorum.” diyor Karaca, hac ile ilgili duygularını anlatırken. 

Sivil hayatta, başörtüsüz görmeye alıştığımız Karaca, kutsal topraklarda başı örtülü olarak haccını gerçekleştiriyor. “Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Tabii, kanunlara uyacağız.” diyen Karaca, Meclis’te başını açacağını ifade ediyor. Türkiye’nin işsizlik ve enflasyon gibi önemli sorunları bulunduğunu belirten Karaca, bunların çözülmesini müteakip başörtüsü sorununun da aşılacağına inandığını söyledi. 20.02.2002 

Hacı adayları Hacerü’l–esved’e ulaşamıyor
Tavaf yapmak, yani Kâbe’nin etrafını yedi kez dönmek hac ve umrenin temel şartlarından birisi. Kâbe (Hicr–i İsmail) ile birlikte yaklaşık olarak 240 metrekarelik bir alana kurulu. Tavaf için Kâbe’nin yakın çevresinden uzaklaştıkça dönülmesi gereken mesafe artıyor; ancak izdiham azalıyor. 

Kâbe’yi tavaf etmek, gecenin ilerleyen saatlerinde ve öğle saatlerinde nispeten daha kolay oluyor. Ancak, iki milyonu aşkın insanın İslam’ın beş şartından birini yerine getirmek için geldikleri bu dönemde, günün hiçbir saatinde Kâbe’nin yakın çevresini boş bulmak mümkün değil. 

Ruknü Yemeni Köşesi, Makam–ı İbrahim ve Altınoluk’un yer aldığı Hicr–i İsmail manevi özellikleri sebebiyle biraz daha kalabalık ve izdihamlı oluyor. Ancak, hiçbirisi Hacerü’l–esved kadar ulaşılamaz değil. Hacerü’l– esved yani ‘Siyah Taş’a ulaşmak, Allah Resulü’nün yaptığı gibi dokunmak, öpmek, yüzünü sürüp ağlamak izdiham sebebiyle neredeyse imkansız. 

Yeryüzünde inşa edilen ilk bina olan Kâbe’de, Hacerü’l–esved tavafa başlama noktası aynı zamanda. Kâbe’de değişmeyen tek şey, Kâbe ilk inşa edildiğinde cennetten indirildiğine inanılan Hacerü’l–esved oluyor. Allah, Hazreti İbrahim’den Mekke’nin en yüksek dağı Kubeys’in zirvesine sürüklenen Hacerü’l–esved’i getirip yerine yerleştirmesini istiyor. Kâbe, daha sonra da iki kez yeniden inşa ediliyor ve birkaç kez onarılıyor. Hatta bu olaylar sırasında Hacerü’l–esved parçalara bölünüyor ve küçülüyor. Ancak, bir buçuk metre yüksekliğindeki müstesna konumunu hep sürdürüyor. Şimdi gümüş bir muhafaza içerisindeki bu taş, daha peygamberlik gelmeden önce kavgalı dört kabilenin ‘Emin’ kabul ettiği Allah Resulü tarafından yerine yerleştiriliyor. Peygamberimiz, Mekke’nin fethinden sonra yaptığı hacda yüzünü taşa koyup ağlıyor. Döndüğünde arkasında Hazreti Ömer’i de ağlar buluyor ve ‘Burada ağlanır ya Ömer.’ diyor. Hacerü’l–esved’e dokunamayan müminler de hizasına geldiklerinde onu ‘Bismillah, Allahü Ekber’ deyip, sağ kollarını havaya kaldırarak selamlıyorlar. Yani, hiç Hacerü’l–esved’e dokunmadan tavaf yapmak mümkün. 

Ancak, onun insanı içine çeken cazibesi, birçok insanın başkalarını rahatsız etme pahasına da olsa, bütün izdihama rağmen girişimde bulunmalarına engel olamıyor. Kimisi duvardan yürüyerek, kimisi ‘huruç’ ve ‘yarma’ hareketiyle ‘Mutlu Taş’a ulaşıp, mutlu olmaya çalışıyor. 18.02.2002

Erhan Başyurt / Mekke

Mehmet Nuri Yılmaz: Hac kurbanı Türkiye’de kesilemez
Diyanet İşleri Başkanı Yılmaz, kurbanla ilgili sürdürülen tartışmalara son noktayı Mekke'de koydu. Bakara Suresi’nin 196'ncı ayetini delil olarak gösteren Başkan Yılmaz, kurbanların Mina'da kesilmesi hükmünün şüpheye mahal bırakmayacak şekilde açık ve net olduğunu söyledi. 

Diyanet İşleri Başkanı M. Nuri Yılmaz, Türkiye’de hac kurbanı ile ilgili sürdürülmekte olan tartışmalara Mekke’den ayetlerle cevap verdi. Mekke’deki Hac İdare Merkezi’nde basın mensuplarının sorularını cevaplayan Yılmaz, Türkiye’de uzman olan ya da olmayan herkesin dini konularda konuştuğunu, Türkiye dışında hiçbir ülkenin dini bu şekilde tartışmaya açmadığını söyledi. Yılmaz, basın toplantısının ortasında bir Kur’an–ı Kerim meali isteyerek, Bakara Suresi’nin 196’ncı ayetini okudu. 

“Hac ve umreyi Allah için tam yapın.” denilen ayetin devamında, “Kurban yerine varıncaya kadar, başlarınızı tıraş etmeyin.” deniyor. Yılmaz, yine ayette yer alan kurban kesemeyenlerin 3’ü Mekke’de, 7’si memleketinde olmak üzere 10 gün oruç tutmaları hükmünü hatırlatarak, kurbanların Mina’da kesilmesi hükmünün şüpheye mahal bırakmayacak kadar açık ve net olduğunu belirtti. Yılmaz, halihazırda sürdürülen tartışmaların bu ayeti görmemek anlamına geldiğini kaydetti. “Kurban kesmek yerine, parası sadaka olarak verilsin.” açıklamalarını da eleştiren Yılmaz, sadaka vermek ile kurban kesmenin ayrı ayrı ibadetler olduğunu ve ‘zorunluluk’ olmadıkça birbirlerinin yerini alamayacağını ifade etti. 

Diyanet İşleri Bakanı Yılmaz, her yıl hac mevsiminde İslam ülkeleri temsilcilerinin, ilim adamlarının iştiraki ile “Hac Kongresi” ya da “Hac Şûrası” düzenlenmesi çağrısı yaptı. “Bu toplantılarda İslam âleminin ve insanlığın problemlerine çözüm yolları aranmalı.” diyen Yılmaz, yine bu toplantılarda dini bazı kavramlara da açıklık getirilebileceğini söyledi. Diyanet olarak, bu konuda henüz hiçbir İslam ülkesine resmi teklifte bulunmadıklarını belirten Yılmaz, kendilerinin bir başlangıç yapmak gayesiyle ilk olarak Türkiye’de bir “Hac Kongresi” toplayacaklarını vurguladı. Bugüne kadar hac ile ilgili böyle kapsamlı toplantıların yapılmadığına dikkat çeken Yılmaz, Suud Kralı’nın bayramlaşma sırasında yaptığı görüşme ile Suud Hac Bakanı’nın daha sonra yaptığı değerlendirme toplantılarının yetersiz kaldığını ileri sürdü. Hac ibadetinin, dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan, dilleri, renkleri, milliyetleri farklı; ama inanç ve gayeleri aynı milyonlarca insanı aynı anda ve aynı mekanda topladığına işaret eden Yılmaz, bunda bir amacın da Müslümanların kaynaşması ve tanışması olduğunu kaydetti. Yılmaz, Hac Şûrası’nın toplanmasının, bu gayenin daha iyi yerine getirilmesini sağlayacağının altını çizdi. Yılmaz, Türkiye’de yapılacak Hac Şûrası’na Suud temsilciler ile başka milletlerden temsilci ve bilim adamlarının da davet edileceğini söyledi. Yılmaz, Türkiye’nin, tavaf ve şeytan taşlamada yaşanan izdihamın nasıl giderileceği ile kurban etlerinin nasıl değerlendirileceğine kadar birçok konuyu bu toplantılarda ele alacağını belirtti. 18.02.2002 

Erhan Başyurt / Mekke 

 

Zaman'da Bugün

 

 

LİNKLER

Diğer Haberler

Bu sitenin dini bilgiler kısmı Diyanet İşleri Başkanlığı'nın web sitesinden faydalanılarak hazırlanmıştır.

Copyright© 1995-2001 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta:
okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.