Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 
 

Kuş Cenneti’nden 24 saat canlı yayın yapılacak

Manyas Kuş Cenneti’nde kurulacak kameraların tespit edeceği görüntüler, internet üzerinden canlı olarak izlenebilecek. Kuş meraklıları, gece de çekim yapabilen kameraları klavyelerinden yönlendirebilecekler.

Türkiye’nin önemli sulak alanlarından olan ve Uluslararası Ramsar Sözleşmesi ile korunan Manyas Kuş Cenneti’ndeki doğal yaşam, internet üzerinden de canlı olarak izlenebilecek.

Balıkesir Milli Parklar ve Yaban Hayatı Koruma Başmühendis Vekili Necdet Arslan, Avrupa Doğal Hayatı Koruma Konseyi’nin önerisi doğrultusunda, Manyas Kuş Cenneti’ne kapalı devre izleme sistemi kurmak amacıyla çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

Sistemin, doğal yaşama herhangi bir zarar vermeden kuşların izlenmesine imkan sağlayacağını belirten Arslan, kameraların tespit edeceği görüntülerin, Kuş Cenneti’nin müze bölümüne konulacak monitörler sayesinde ziyaretçilere izlettirileceğini söyledi.

Arslan, sistemin, günübirlik ziyaretçilere kuşları yakından tanıma imkanı vermesinin yanı sıra bilim adamlarının çalışmalarını kolaylaştıracağına işaret ederek, şöyle konuştu:

“Sistemin bir özelliği de gelişmeye uygun olması. Bu çerçevede, kameralardan elde edilecek görüntüleri internet üzerinden yayınlamayı planlıyoruz. Böylece, dünyanın herhangi bir yerinde oturan kuş meraklıları, Manyas Kuş Cenneti’ndeki doğal yaşamı canlı olarak izleyebilecek. İnternet kullanıcıları, gece de çekim yapabilen kameraları klavyelerinden yönlendirerek, istedikleri açılardan görüntü alabilecekler.”

Kapalı devre izleme sisteminin maliyetinin 70 milyar lira civarında olduğunu anlatan Arslan, “İnşaat çalışmalarına 3 ay önce başladık ve hızla sürdürüyoruz. Yaptığımız işin Türkiye’de benzeri yok. Manyas Kuş Cenneti’nde başarıya ulaşılması durumunda, diğer yaban hayatı koruma sahalarımız ve milli parklarımızda da bu sistemin kurulması düşünülüyor.” dedi. Bandırma, aa

12.02.2002


 

Karnesini hastanede alabildi

Hülya Yalçın, 18 yaşında. Bursa Gemlik Sağlık Meslek Lisesi son sınıf öğrencisi. 4 yıldır böbrek hastası. Son bir buçuk aydır da, sağlık problemi nedeniyle okuluna gidemiyor.

13 gün önce rahatsızlığının artması nedeniyle, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaldırılan Yalçın haftada 2 gün diyalize giriyor. Doktorların açıklamasına göre, hastalığının teşhisi akut kronik böbrek yetmezliği.

Hülya’nın babası Mustafa Yalçın, şu anda işsiz bir vatandaş. Bu durumu bilen sınıf arkadaşları, yeşil kartla tedavi olan Hülya’nın ilaç masrafları için önce kendi aralarında para toplamışlar, bununla yetinmeyerek, geliri Hülya’nın tedavisinde kullanılmak üzere bir tiyatro gösterisi tertiplemişler.

Hastanede Hülya’yı düzenli şekilde ziyaret eden vefakar gençler, karne sevincini okulda arkadaşlarıyla birlikte yaşayamayan Hülya’ya sürpriz yaparak, karnesini yanına getirdiler.

Hastalığında arkadaşlarının desteğini daima yanında hissettiğini belirten Hülya, “Onların sevgisi, benim için seferber olmaları bana büyük moral veriyor. Onlara çok şey borçluyum. Bu iyiliklerini yaşadığım müddetçe unutmayacağım.” diyor.

Kızının başından bir dakika olsun ayrılmayan anne Fatma Yalçın ise, “Babası da, ben de uyarsa böbreğimizin birini kızımıza vereceğiz. Yeşil kartla tedavimizi oluyoruz. Fakat dışarıdan aldığımız her ilaç için para veriyoruz. Şimdi kızım gözümüzün önünde eriyor. Böbrek nakli yapılması lazımmış. Bunun için büyük paralar gerekiyor. Hayırseverlerin bize sahip çıkmasını istiyoruz.” dedi. Hülya Yalçın için arkadaşları tarafından açılan hesap numarası: Ziraat Bankası Gemlik Şubesi: 62 78 001, baba Mustafa Yakın’ın telefon numaraları ise şöyle: 0.224. 514 61 64–0.546. 252 06 06. İlhan Basmacı, Bursa

12.02.2002


 

Görme engelliler çorap örecek

Sakarya’da gerçekleştirilecek bir proje ile görme engelliler çorap örecek, bedensel engelliler de iş elbisesi üretecek.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) “Görme Engellilere Çorap Üretimi Öğretimi” ile “Bedensel Engellilere İş Elbisesi Öğrenimi” projeleri için SAÜ’ye bağlı Abasıyanık Kültür Merkezi’nin kapılarını açtı. Altı Nokta Körler Derneği Sakarya Şubesi tarafından organize edilen ve uluslararası yardım kuruluşu Caritas Türkiye Temsilciliği tarafından desteklenen projenin gerçekleştirilmesi için SAÜ, Kültür Merkezi binasında yer tahsis etti. Önümüzdeki günlerde hayata geçirilmesi beklenen projeyle görme engelli kursiyerler çorap örmeyi, bedensel engelli kursiyerler ise iş elbisesi dikmeyi öğrenecek.

Duran Savaş, Adapazarı

12.02.2002


 

SP’li Derin sağlığına kavuşuyor

Saadet Partisi (SP) Tavşanlı İlçe Teşkilatı’nın yeni binası hizmete açıldı. Açılışa tekerlekli sandalyeden kurtulup ayağa kalkan SP Kütahya Milletvekili Ahmet Derin de katıldı.

SP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul İl Başkanı Numan Kurtulmuş, SP Kütahya İl Başkanı Nurettin Kaplan, SP’nin çevre il, ilçe ve belde belediye başkanları ile partililerin yer aldığı açılış töreninde, beynindeki rahatsızlıktan dolayı uzun süre Amerika’da tedavi gören Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’e büyük ilgi gösterdi. Sağlığının iyiye gittiğini söyleyen Derin, “Bir an önce iyileşip, bütün köy ve beldelerdeki dostlarımla görüşmek istiyorum. Eski günleri çok özledim.” dedi. Tavşanlı, cha

12.02.2002


 

Kâbe’yi tavaf ederken vefat etti

Türk hacı adaylarından Adil Şeker, dün sabah Kabe’yi tavaf ederken geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybetti.

Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde bağlı Tepecik beldesi nüfusuna kayıtlı olan Adil Şeker (62) dün Harem–i Şerif’te sabah namazı sonrası tavaf ederken fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Şeker, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.

CHA’nın Adil Şeker’in ailesinden aldığı bilgiye göre Fransa’da çalıştıktan sonra emekli olan Adil Şeker, Fransa üzerinden üç gün evvel uçakla hacca gitti. Dün sabah Kabe’yi tavaf ettiği sırada fenalaşan Şeker’in kalp krizi sonucu öldüğü anlaşıldı. Mekke’de toprağa verilen Adil Şeker’in ailesi babalarının ölüm haberine üzüldüklerini; fakat herkese böyle bir ölüm nasip olmadığından babaları adına sevindiklerini söyledi. Nurullah Güneş, Tavşanlı

12.02.2002


 

65 adet sahte 20 milyonluğa baskın

Yaklaşık 2 ay önce tedavüle konan 20 milyon liralık banknotların sahtesinin çıkması uzun sürmedi. Bursa’da yapılan sahte para operasyonunda 65 adet sahte 20 milyon liralık banknot ele geçirildi.

Bursa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, bir ihbar üzerine harekete geçerek Serkan G. (24) ve Gürcan G.’yi (25) gözaltına aldı.

Sanıkların sorgulamalarından sonra olayla ilgisi bulundukları öğrenilen Fatih T., Şenol Y., Hüseyin Y. ve Şuayip D. gözaltına alındı. Bu kişilerin ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda toplam 17 adet sahte 100 dolar, 64 adet sahte 20 milyon liralık banknot ile 192 adet sahte 10 milyon liralık banknot ele geçirildi. Sanıkların, paraları İstanbul’dan temin ettikleri ortaya çıktı. Şuayip D.’nin paraları temin ettiği Müslüm A., Selim O. ve Seyfettin D. de yakalanarak gözaltına alındı. Şebeke oluşturarak piyasaya sahte para süren toplam 9 kişi emniyetteki sorgulamalarının ardından dün adliyeye sevk edildiler. Fatih Karakılıç, Bursa

12.02.2002


 

Sivil toplum kuruluşları KDV’de indirim istiyor

Su, elektrik, tüpgaz, doğalgaz ve ilaç gibi temel tüketim maddelerinden alınan yüzde 18’lik Katma Değer Vergisi’nin (KDV) yüzde 8’e indirilmesi çağrısında bulunan 23 sivil toplum kuruluşu, yaptığı ortak açıklamada piyasanın canlanması için KDV indiriminin şart olduğunu belirtti.

Tüketiciler Derneği (TÜDER), Marmara Grubu Vakfı, İnsan Hakları Platformu, İstanbul Çevre Konseyi, Doğa İle Barış Derneği, Avrasya Sosyal Araştırmalar Merkezi, Türk Kadınları Birliği, DYP ve LDP İl Kadın Kolları, İşçi Emekli Derneği, İstanbul Soroptimist Kulübü, İstanbul Barosu ve Lions derneklerinin de aralarında bulunduğu 23 sivil toplum kuruluşu (STK), su, elektrik, tüpgaz, doğalgaz ve ilaç gibi temel tüketim maddelerinden alınan yüzde 18’lik Katma Değer Vergisi’nin (KDV), yüzde 8’e indirilmesi çağrısında bulundu.

STK’lar adına açıklama yapan Tüketiciler Derneği Başkanı Engin Başaran, yıllardır süren enflasyon ve son yaşanan ekonomik krizle birlikte tüketicilerin artık alışveriş yapamaz hale geldiğini vurgulayarak ekonominin canlanması için temel tüketim maddelerinden alınan yüzde 18’lik KDV’nin önce yüzde 8’e daha sonra yüzde 1’e indirilmesi gerektiğini bildirdi. Tüketicinin “enflasyon bitecek, kemerlerimizi son kez sıkacağız” derken, yeni bir krizle karşı karşıya kaldığını anlatan Başaran, alım gücü dibe vuran tüketicinin, birtakım iyileştirmeler beklerken, tam tersine ağır zamlar, yeni ve ek vergilerle alım gücünün sıfırlandığını ifade etti.

Tüketicilerin gelir düzeyinin Avrupa Birliği tüketicilerinden 14 kat daha az olmasına rağmen 3 misli daha fazla vergi ödediğini belirten Başaran, temel ihtiyaç maddeleri su, elektrik, tüpgaz ve doğalgazdan alınan KDV’ler sebebiyle artık tüketicilerin bunu kaldıramadığını ifade etti. Başaran, vatandaşların bu yüzden yeme–içme, barınma, ısınma, aydınlanma gibi ihtiyaçlarından vazgeçme noktasına geldiğine dikkat çekti.

Temel ihtiyaç maddelerinin tüketiminin düştüğünü İstanbul Ticaret Odası'nın Ocak 2001–2002 tarihleri arasındaki verileriyle örnekleyen Başaran, 2000 yılında İstanbul’da 450 bin olan tüpgaz tüketiminin 2001 yılı içinde 250 bin düştüğünü, bunun 200 bin mutfakta tencere kaynamadığı anlamına geldiğini anlattı.

Kaçak elektrik kullanımının yüzde 24’leri bulduğunu, bir yılda 14 bin 890 kişinin telefon aboneliğini iptal ettirdiğini, 922 kişinin kablolu Tv aboneliğinden vazgeçtiğini, halk ekmek kuyruklarının 3 katına çıktığını kaydeden Başaran, “Ortadirek diye adlandırılan işçi, memur, esnaf, emekli artık maaşlarını sadece tüpgaza, elektrik, su ve doğalgaza yatırıyor, yiyecek ekmek bulamıyor. Türk halkının yastığının altında kefen parasından başka para da kalmadı. Bundan sonra istediğiniz kadar fabrikalar açın, bankaları sübvanse edin, mağazalara yeni ürünler koyun, artık tüketicinin harcayacak parası kalmadı. Piyasaların kıpırdaması için tüketicinin cebinde harcayacak parası olması lazım. Hiç olmazsa temel tüketim maddelerine uygulanan yüzde 18’lik KDV düşürülmeli. Piyasaların canlanmasının şartı KDV’lerin indirilmesinden geçiyor.” diye onuştu. Bir yılda elektriğe yüzde 94, doğalgaza yüzde 123, tüpgaza yüzde 120’nin üzerinde zam yapıldığına dikkat çeken Başaran, “güç bedeli, sabit ücret, ATV” adı altında alınan ek vergilerin de kaldırılması çağrısında bulundu.

Aşırı vergiler yüzünden insanların faturasız harcamaya yöneldiğini, bunun da ekonomiyi kayıtdışı hale getirdiğini anlatan TÜDER üyesi ekonomist Prof. Dr. Osman Altuğ da bu yüzden 66 milyon nüfuslu Türkiye’de sadece 3,5 milyon kişinin vergi ödediğini söyledi. Dolaylı vergilerle bütçe doğrultan, vergi kaçıranları teşvik eden bir anlayış sebebiyle tüketicilerin paspas gibi görüldüğünü söyleyen Altuğ, “Hiç geliri olmayan da suya aynı vergiyi veriyor, 100 milyarı olan da. Dolaylı vergilerle bütçe doğrultuluyor. Tüketici çaktırmadan vergilendiriliyor.” dedi.

Fatih Uğur / İstanbul

12.02.2002


 

Anafen öğrencileri eğlendi

Sevgi çiçeği Anafen Dersanesi Bağcılar Şubesi, öğrencilerine moral gecesi düzenledi.

Özel Safiye Sultan Lisesi tiyatro salonunda düzenlenen “Geleneksel 7. Sınıflar Şenliği”ne çok sayıda veli ve öğrenci katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan gecede, öğrencilerin oynadığı halk oyunları, skeçler ve taklitler izleyenleri çoşturdu. Dersanenin tanıtımının yapıldığı sinevizyon gösterisinin ardından bir dersane öğrencisinin yaptığı Azer Bülbül ve Metin Şentürk taklitleri ise izleyicilerden büyük alkış aldı.

Şube Müdürü Talip Arslan, öğrencilerinin derslere daha iyi hazırlanmalarını sağlamak, onları daha iyi motive etmek için bu tür sosyal etkinlikler düzenlediklerini söyledi. Özcan Keser, İstanbul

12.02.2002


 

Çocuk koğuşunda isyan çıktı

Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi’nin çocuk koğuşunda çıkan isyan bastırıldı.

Edinilen bilgiye göre, cezaevinde çocukların kaldığı bölümde henüz belirlenemeyen bir sebepten saat 13.00 sıralarında isyan çıktı. İsyan sonucu küçük çapta yangın meydana geldi. Yangın Bakırköy İtfaiye ekipleri tarafından büyümeden kontrol altına alındı. Yangında ölen ya da yaralanan olmazken cezaevinde maddi hasar meydana geldiği öğrenildi.

Cezaevinde görüş günü olması nedeniyle, ziyarete gelenler itfaye ekiplerini görünce panik yaşadı. Tutuklu ve hükümlü yakınları olayın ciddi boyutta olmadığını öğrenince sakinleşti. Nihat Gasgar, İstanbul

12.02.2002


 

Silahlı 3 kişi otobüsteki Rus turistleri soydu

Rusya Soçi’den turist kafilesi getiren otobüs, TEM otoyolu Çatalca gişelerine yaklaşık 500 metre kala biri Silivri’de otobüse binen, 2’si dışarıdan 3 kişi tarafından soyuldu.

Edinilen bilgilere göre, Rusya Soçi’den gelen ve içerisinde 3 Türk, 47 Rus uyruklu yolcunun bulunduğu Tuğrul Turizm’e ait 34 AC 7534 plakalı otobüs, Silivri’de mola verdi. Molanın ardından tekrar yola çıkan otobüse buradan bir Türk daha bindi. Yolcular tarafından kim olduğu anlaşılamayan kimliği belirsiz kişi, Çatalca gişelerine yaklaşık 500 metre kala rahatsızlandığını belirterek otobüsü durdurdu.

Bu sırada, TEM kenarından otobüse binen 2 kişi, ellerindeki silah, bıçak ve elektro şokla yolcuları etkisiz hale getirdi. Soyguncular, yolcuların üzerindeki tüm ziynet eşyası ve paralarını aldıktan sonra otobüse bomba süsü verdikleri telsize benzer bir cihaz bırarak, beyaz Şahin marka bir otomobille olay yerinden uzaklaştı. Polis ve jandarma, otobüs şoförünü ve Türk yolculardan birini gözaltına aldı. Murat Akan, İstanbul

12.02.2002


 

Lüks oto hırsızları fotoğraflarından yakalandı

İstanbul’un çeşitli semtlerinde lüks otomobil sahiplerinin evlerine girerek kontak anahtarını alan ve otomobillerini çalan 3 kişilik oto hırsızlık şebekesi yakalandı.

Hırsızların kimlikleri, bir polis kovalamacası sırasında şebeke elemanı Mehmet Tokmak’ın sevgilisiyle birlikte çektirdiği fotoğraflarını terk ederek kaçtığı Mercedes otomobil içerisinde unutması sonucu belirlendi.

Kadıköy, Bakırköy ve Etiler’de lüks otomobillerin çalınması üzerine harekete geçen polis, şebekenin izini sürerek Mehmet Tokmak, Ali Rıza Akan ve kardeşi Abdülkadir Akan’ı Pendik’teki bir kahvehanede kumar oynarlarken suçüstü yakaladı.

Otomobil hırsızlarına karşı polisin ihbar hattı olarak açtığı 0212 266 33 33 nolu ihbar telefonuna vatandaşların ihbarı üzerine 12 kişi, 30 adet çalıntı otomobille yakalandı. Altan Cankut, İstanbul

12.02.2002


 

Gazeteci Nezih Demirkent anıldı

Dünya Gazetesi sahibi ve yöneticisiyken hayatını kaybeden, gazeteciliğin duayenlerinden Nezih Demirkent, ölümünün birinci yıldönümünde düzenlenen törenle anıldı.

Dünya Gazetesi’nin merkez binasında düzenlenen törene, Nezih Demirkent’in eşi ve yakınları ile Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç katıldı.

Törende konuşan Erinç, Demirkent’in ilkeli bir gazetecilik anlayışına sahip olduğunu ve bu tutumunu ömrünün sonuna kadar devam ettirdiğini söyledi. Demirkent'in Aşiyan Mezarlığı’ndaki mezarı başında bir tören yapılırken Darıca’da ise Demirkent için mevlit okutuldu. Bahar Mandan, İstanbul

12.02.2002


 

Kalıcı konutu çöken aile kiralık eve sığındı

Ekim 2001’de kalıcı konutunu teslim alan Akman ailesi, ancak 2 ay 5 gün oturabildi. Zemini 30 santim çöken evin tamirini mahkeme kararıyla yaptırmaya başlayan aile, şimdi kiralık evde oturup tamiratın bitmesini bekliyor.

17 Ağustos Marmara depreminin ardından üç yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen, depremde en çok hasar gören Adapazarı’nda yaralar hâlâ tam manasıyla sarılamadı. Yaralar sarılmaya çalışılırken de Türkiye’ye has problemler ortaya çıktı. Bu problemlerden Sakarya’daki Akman ailesi de nasibini aldı.

Akman, ailesi 17 Ağustos depremini en çok hisseden ve enkazın altından saatler sonra çıkan bir aile. Evinin yıkılması sebebiyle kalıcı konutlardan hak sahibi olmuş. Sıcak bir yuva özlemiyle Ekim 2001’e kadar heyecanla beklemiş. Ne de olsa 2 yılı aşkın bir zamandır ev hasretiyle yanıp tutuşan aile bütün gecikmelere rağmen kalıcı konutuna nihayet taşınmış.

Eşyalarını büyük uğraşlar sonucu yerleştirmişler yeni evlerine. Ancak bu sevinçleri 2 ay 5 gün sürmüş. Tam rahata kavuştuk derken birden ne olduğunu anlayamadan konutun oturma, çocuk odası ve salonu yavaş yavaş çökmeye başlamış. Ne olduğunu anlayamadıkları için çok korkmuşlar. Ev çöke çöke 30 santimi bulmuş. Baba Adnan Akman, hemen Bayındırlık ve İskan Bakanlığı adına yapıların denetimini üstlenen firmaya giderek durumu izah etmiş. Firma görevlileri gelip çöken beton yerine yeniden beton atmış. Adnan Akman, yeni atılan betona rağmen çökmenin devam ettiğini ve bu süre içerisinde kendilerinin mutfakta yatmak zorunda kaldıklarını belirterek “Mahkemeye başvurdum ve bana başka bir ev verilmesini istedim. Bilirkişi heyeti evi inceledi ve yapım hatası buldu. Söz konusu çöken odaların duvarları alttan gelen temele değil, betonun üzerine örülmüş. Çökmeler de bu sebeple meydana gelmiş. Duvarların yıkılma tehlikesi olduğu için artık bu evde oturmak istemediğimi belirttim.” dedi.

Uzun mücadelelerden sonra evinin yeniden onarılmaya başlanmasını sağlayan Akman, konutu yapan söz konusu firmadan konutu onarılıncaya kadar başka bir ev isteğinde bulunduğunu, kendilerine bir sığınak gösterildiğini ifade ederek sonraki gelişmeleri şöyle anlattı:

“Buna tepki gösterince evim tamir oluncaya kadar yine kalıcı konutlardan birisini tahsis ettiler. Kirasını da firmaya ödettiriyorum. Ancak yaşadığım bu sıkıntılar sebebiyle kolesterolüm yükselerek zaman zaman sağlığımın bozulma tehlikesi ortaya çıkıyor. Şimdi onarılan evimin bir an önce bitirilmesini bekliyorum.” Bu arada Sakarya’da depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen yaralar sarılmadı. Afyon depreminden sonra yetkililerin ‘yaralar hemen sarılacak’ açıklamaları Sakarya’da ciddi bulunmadı. Adapazarı’nda kalıcı konuttan, orta hasarlı binalara, işsizlikten altyapı ve üst yapıya, konut açığından deprem kredilerine kadar birçok önemli sorun güncelliğini koruyor.

Karaman bölgesine yaptırılan kalıcı konutların planlanan tarihe göre en son 2001 yılının yazında bitirilmesi gerekirken halen konutların büyük bir kısmı faaliyete geçirilemedi. 7 bin hak sahibinin bulunduğu Adapazarı’nda bugüne kadar sadece 2 bin kişi konutunu teslim aldı. Teslim alanların büyük bir kısmı ise konutların birçok eksikliği yüzünden oturmuyor. Isınma, ulaşım, alışveriş merkezlerinin ve okulların inşaı sebebiyle bu konutlarda sadece 900 aile oturuyor. Dünya Bankası kredisiyle yaptırılan Camili bölgesindeki 2 bin 572 konutun dış altyapısının bitirilememesi ve müteahhit firmanın ekonomik krizle iş yapamaz hale gelmesiyle konutlar halen hak sahiplerine teslim edilemedi.

Duran Savaş / Adapazarı

12.02.2002


 

Okuma yazma öğrenenlere para yardımı yapılacak

7'si asker toplam 52 kursiyere sertifika verilen törende, Tavşanlı Kaymakamı Mehmet Özmen, kursa katılanlara para yardımı yapılacağını söyledi.

Tavşanlı Kaymakamı Mehmet Özmen, okuma yazma kurslarına katılıp sertifika alanlara para yardımı yapılacağını söyledi. Tavşanlı’da Ulusal Eğitime Destek Kampanyası çerçevesinde Tavşanlı Halk Eğitim Merkezi’nce düzenlenen okuma yazma kursunu başarıyla tamamlayanlara okur yazarlık belgesi verildi.

Tavşanlı Halk Eğitim Merkezi’nde 2 ay süreyle 90 saat okuma yazma kursunun yanında Türkçeyi güzel konuşma dersleri alan kursiyerler okuma yazma öğrenmekle yeni bir kimlik kazandıklarını ifade ettiler. 7’si asker olmak üzere 19’u erkek 32’si bayan toplam 52 kursiyer, Tavşanlı Halk Eğitim Merkezinde düzenlenen törenle sertifikalarını aldılar.

Törene; Tavşanlı Kaymakamı Mehmet Özmen, Garnizon Komutanı Üsteğmen Ercan Ayaydın, Cumhuriyet Başsavcısı Cevat Barutçu, Jandarma Komutanı Jan. Üsteğmen Ferhat Karabulut, Milli Eğitim Müdürü Sezai Kadıoğlu Halk Eğitim Merkezi Müdürü İbrahim Esen, diğer davetliler ile kursiyerler katıldı.

Törende konuşan Tavşanlı Kaymakamı Mehmet Özmen, okuma yazma kurslarına katılıp sertifika alanlara para yardımı yapılacağını söyledi. Kurslara katılanların büyük bir özveriyle çalıştıklarının altını çizen Kaymakam Özmen bu özverinin her türlü yardımla destekleneceğini belirtti.

Garnizon Komutanı Üsteğmen Ercan Ayaydın ise kursiyerlerin okuma yazma öğrenmekle bir altın anahtara kavuştuklarını bu anahtarla daha önce karşılaştıkları birçok zorlukları kolayca aşabileceklerini söyledi.

Nurullah Güneş / Tavşanlı

12.02.2002


 

Misyonerlik faaliyetine dikkat çekildi

“Türkiye’de misyonerliğin içyüzü” Tekirdağ Türk Ocağı tarafından düzenlenen bir açık oturumla değerlendirildi.

Açık oturuma Tekirdağ Türk Ocağı Başkanı Dr. Fikret Yılmaz, Prof. Dr. Mustafa Erkal, Prof. Dr. Yümni Sezen ve araştırmacı–yazar Aytunç Altındal katıldı. Fikret Yılmaz konuşmasında “Bizi biz yapan ortak değerlerin İslam dini olduğunu” belirterek, misyonerlerin amaçlarının Türkleri Hıristiyan yapmak değil tarihten silmek olduğunu söyledi. Yılmaz, Tekirdağ’ın satanistler listesinde yer almasının çok üzücü olduğuna da değindi. Prof. Dr. Erkal ise misyonerlik faaliyetlerinin yeni olmadığını, Anadolu coğrafyasından bir rövanş alınmak istendiğini ifade ederek, “Misyonun anlamı görev demek. Görevi yerine getirmek için Türkiye’nin milli değerleri ve kültürü hedef alınmış.” dedi. Araştırmacı yazar Altındal da 288 kayıtlı misyonerin bulunduğu Türkiye’de bu faaliyetleri önemli iş adamlarının desteklediğini ileri sürdü. Prof. Dr. Yümni Sezen ise konuşmasında hırsızın suçundan çok ev sahibinin suçuna değindi. “Manevi değerlerimiz zayıfsa, toplumumuzda aç ve fakir insan varsa” misyonerlerin işlerinin çok kolay olduğunu anlattı.

Erdal Yiğit, Tekirdağ

12.02.2002


 

Açlık grevi için valilikten izin istedi

Bursa’da, 25 yıllık öğretmenlik hayatından sonra emekli olan Yüksel Tekin isimli vatandaş, ‘Alacaklılarım kapıya dayandı, esnaflık yapıyordum ekonomik kriz batırdı. Mağduriyetimin giderilmesine çözüm buluncaya kadar açlık grevi yapmak istiyorum’ diyerek valiliğe başvurdu.

Bir bankadan aldığı 500 milyon liralık krediyi ödeyemeyen emekli öğretmen Yüksel Tekin (52), Bursa Valiliği’ne dilekçe ile başvururak ‘açlık grevi’ için izin istedi. Emekli olduktan sonra esnaflık yaptığını ve ekonomik kriz nedeniyle işyerini kapatmak zorunda kaldığını belirten Tekin, aldığı krediye yüzde 250 oranında faiz eklenmesiyle ödeyemeyeceğini vali yardımcısı Turanlı’ya anlattı. Yüksel Tekin, mağduruyetini dile getirmek amacıyla bankanın önünde açlık grevi için izin almak istediğini belirttiği dilekçesinde; “Emekli öğretmenim. Kızılay Kan Merkezi Bursa Şubesi’ne 61 kez kan bağışında bulundum. Batmış bir esnafım. Alacaklılarım kapıda bekliyor. Çözüm bulunana kadar Ziraat Bankası önünde açlık grevine gitmek istiyorum. Gereken işlemin yapılmasını saygılarımla arz ederim.” dedi. Tekin’in açlık grevi isteğine izin vermeyen Vali Yardımcısı Turanlı, Tekin’in mağduriyetinin giderilmesi için gerekenin yapılacağını söyledi.

Fatih Karakılıç / Bursa

12.02.2002


 

Körfez’e Bağ-Kur şubesi açılıyor

Kocaeli’nin Körfez ilçesine Bağ–Kur şubesi açılacak.

ANAP Körfez İlçe Başkanı Miktad Özpınar, ilçede bulunan Bağ–Kur mükelleflerinin karşılaşmış oldukları en ufak sorunlarını İzmit’e giderek halletmek zorunda kaldıklarını belirterek, “Kocaeli’nin diğer bir ilçesi olan Gebze’de 1,5 ay önce Bağ–Kur ve SSK şubeleri açıldı. Ancak 120 bin civarında bir ilçesi olan Körfez’de ihtiyaç olmasına rağmen henüz bu kuruluşların şubesi bulunmamaktadır. Bu nedenle de vatandaşlarımız çok mağdur olmaktadır.” dedi. Ankara’daki girişimlerinin olumlu sonuçlandığını anlatan Özpınar, “Ancak 17 milyarlık bir finansmana ihtiyacımız bulunuyordu. Bu finansman da buradaki odalar, kaymakamlık ve esnaflardan temin edilecektir. Çok kısa bir zaman sonra Bağ–Kur’un şubesi açılmış olacaktır.” diye konuştu. Körfez, cha

12.02.2002


 

Tehlikeli madde üretimine izin verilmeyecek

Körfez Kaymakamı Ülker Erdoğan başkanlığında toplanan Körfez Hıfzıssıhha Komisyonu, Körfez’e bundan sonra kurulacak olan yanıcı, patlayıcı, yakıcı ve kimyevi madde üretimi içeren sanayi tesislerinin kuruluşuna izin verilmemesi ve mevcut bulunanların da kapasitelerinin genişletmemeleri yönünde karar aldı.

Körfez Kaymakamlığı’nda gerçekleştirilen toplantıya Belediye Başkanı Erhan Yenilmez, Hereke Belde Belediye Başkanı Ahmet Arıt, Kirazlıyalı Belde Belediye Başkanı Mehmet Ali Yıldırım, ve diğer yetkililer katıldı. Kaymakam Ülker, gelecek kuşaklara sağlıklı bir yerleşim birimi bırakmak için alınan kararların uygulanması gerektiğini söyledi. Mustafa Eranıl, cha

12.02.2002

Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Zaman'da Bugün
12 Şubat 2002


Zaman Spor

Marmara

Bütün haberler


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.