Ekim 2001’de kalıcı konutunu teslim alan Akman ailesi, ancak 2 ay 5 gün oturabildi. Zemini 30 santim çöken evin tamirini mahkeme kararıyla yaptırmaya başlayan aile, şimdi kiralık evde oturup tamiratın bitmesini bekliyor.
17 Ağustos Marmara depreminin ardından üç yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen, depremde en çok hasar gören Adapazarı’nda yaralar hâlâ tam manasıyla sarılamadı. Yaralar sarılmaya çalışılırken de Türkiye’ye has problemler ortaya çıktı. Bu problemlerden Sakarya’daki Akman ailesi de nasibini aldı.
Akman, ailesi 17 Ağustos depremini en çok hisseden ve enkazın altından saatler sonra çıkan bir aile. Evinin yıkılması sebebiyle kalıcı konutlardan hak sahibi olmuş. Sıcak bir yuva özlemiyle Ekim 2001’e kadar heyecanla beklemiş. Ne de olsa 2 yılı aşkın bir zamandır ev hasretiyle yanıp tutuşan aile bütün gecikmelere rağmen kalıcı konutuna nihayet taşınmış.
Eşyalarını büyük uğraşlar sonucu yerleştirmişler yeni evlerine. Ancak bu sevinçleri 2 ay 5 gün sürmüş. Tam rahata kavuştuk derken birden ne olduğunu anlayamadan konutun oturma, çocuk odası ve salonu yavaş yavaş çökmeye başlamış. Ne olduğunu anlayamadıkları için çok korkmuşlar. Ev çöke çöke 30 santimi bulmuş. Baba Adnan Akman, hemen Bayındırlık ve İskan Bakanlığı adına yapıların denetimini üstlenen firmaya giderek durumu izah etmiş. Firma görevlileri gelip çöken beton yerine yeniden beton atmış. Adnan Akman, yeni atılan betona rağmen çökmenin devam ettiğini ve bu süre içerisinde kendilerinin mutfakta yatmak zorunda kaldıklarını belirterek “Mahkemeye başvurdum ve bana başka bir ev verilmesini istedim. Bilirkişi heyeti evi inceledi ve yapım hatası buldu. Söz konusu çöken odaların duvarları alttan gelen temele değil, betonun üzerine örülmüş. Çökmeler de bu sebeple meydana gelmiş. Duvarların yıkılma tehlikesi olduğu için artık bu evde oturmak istemediğimi belirttim.” dedi.
Uzun mücadelelerden sonra evinin yeniden onarılmaya başlanmasını sağlayan Akman, konutu yapan söz konusu firmadan konutu onarılıncaya kadar başka bir ev isteğinde bulunduğunu, kendilerine bir sığınak gösterildiğini ifade ederek sonraki gelişmeleri şöyle anlattı:
“Buna tepki gösterince evim tamir oluncaya kadar yine kalıcı konutlardan birisini tahsis ettiler. Kirasını da firmaya ödettiriyorum. Ancak yaşadığım bu sıkıntılar sebebiyle kolesterolüm yükselerek zaman zaman sağlığımın bozulma tehlikesi ortaya çıkıyor. Şimdi onarılan evimin bir an önce bitirilmesini bekliyorum.” Bu arada Sakarya’da depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen yaralar sarılmadı. Afyon depreminden sonra yetkililerin ‘yaralar hemen sarılacak’ açıklamaları Sakarya’da ciddi bulunmadı. Adapazarı’nda kalıcı konuttan, orta hasarlı binalara, işsizlikten altyapı ve üst yapıya, konut açığından deprem kredilerine kadar birçok önemli sorun güncelliğini koruyor.
Karaman bölgesine yaptırılan kalıcı konutların planlanan tarihe göre en son 2001 yılının yazında bitirilmesi gerekirken halen konutların büyük bir kısmı faaliyete geçirilemedi. 7 bin hak sahibinin bulunduğu Adapazarı’nda bugüne kadar sadece 2 bin kişi konutunu teslim aldı. Teslim alanların büyük bir kısmı ise konutların birçok eksikliği yüzünden oturmuyor. Isınma, ulaşım, alışveriş merkezlerinin ve okulların inşaı sebebiyle bu konutlarda sadece 900 aile oturuyor. Dünya Bankası kredisiyle yaptırılan Camili bölgesindeki 2 bin 572 konutun dış altyapısının bitirilememesi ve müteahhit firmanın ekonomik krizle iş yapamaz hale gelmesiyle konutlar halen hak sahiplerine teslim edilemedi.
|