Bölge Haberleri |
|
|
|
| |
Sergen’in hayalleri de bitti |
Malatyaspor maçında sakatlanan Sergen dün ameliyat edildi. 4 ay sahalardan uzak kalacak olan yıldız oyuncu haziran ayında Dünya Kupası finallerine gidecek olan A Milli Takımımızın aday kadrosunda yer alamayacak.
G.Saray’ın ve Türk futbolunun yıldız oyuncusu Sergen Yalçın, 4 ay sahalardan uzak kalacak. Malatyaspor’la oynanan lig maçında sakatlanan başarılı futbolcu dün sağ dizinden atroskopi oldu. Sağ diz ön çapraz bağlarında yırtık olan Sergen’in ameliyatını Prof. Dr. Burhan Uslu ve Kulüp Doktoru Serhan Kurtulmuş’tan oluşan bir ekip Bakırköy Caroussel Acıbadem Hastanesi’nde gerçekleştirdi. Dün sabah yaklaşık 2 saat süren bir ameliyattan sonra bir açıklama yapan Burhan Uslu, yıldız futbolcunun 4 ay sahalardan uzak kalacağını açıkladı.
Daha önce aynı bölgeden sakatlanan Hakan Ünsal’ı Amerika’da bulunan Dr. Lamerk’e ameliyat ettiren G.Saray yönetiminin Sergen için aynı yola başvurmaması dikkat çekti. Ancak Prof. Dr. Burhan Uslu konuyla ilgili olarak, "Biz ABD’ye gitmesine gerek görmedik." açıklamasında bulundu.
Türk futbolunun en yetenekli oyuncularından biri olarak gösterilen Sergen Yalçın’dan gerek A Milli Takımımız ve gerekse oynadığı takımlar uluslararası müsabakalarda yeterince faydalanamadı. A Milli Takımımızın katıldığı 1996 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Hırvatistan ve Portekiz maçlarında oynayan ancak pek bir varlık gösteremeyen, 1998 Dünya Kupası elemelerinde grupta Belçika ile oynanan önemli maçta kırmızı kart görerek millilerimizi 10 kişi bırakan, 2000 Avrupa Şampiyonası’nda da teknik direktör Mustafa Denizli’yle problemler yaşadığı için sadece İsveç maçında forma giyen Sergen, tam formunu yakalamış, kendisine çekidüzen vermiş, Dünya Kupası finallerine gitmeye hazırlanmışken talihsiz bir sakatlık yaşayarak yine millileri yalnız bıraktı.
Sergen, Dünya Kupası’nda oynayamayacak olmasından dolayı son derece üzgün olduğunu söyledi.
A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş de Sergen’in sakatlığıyla ilgili olarak, "Talihsizlik." değerlendirmesinde bulundu. Sergen’i mart ayında G.Saray’a satmayı düşünen Siirt Jet–Pa da bu futbolcunun sakatlığından dolayı zor durumda kaldı.
Yıldız futbolcuyla sıkça bir araya gelen Beşiktaş Menajeri Sinan Engin ise, Sergen’i sezon sonunda sakatlığına rağmen kadrolarına katmak için girişimde bulunacaklarını açıkladı.
4 büyük takımda oynayan tek futbolcu
İlk kez 1991 yılında Beşiktaş'ta forma giymeye başlayan Sergen Yalçın, Siyah–Beyazlı takımda 6 sezonda 137 maç oynadı, 47 gole imza attı. 1997–98 sezonunda İstanbulspor forması giyen Sergen bu takımda 2 sezonda 36 maç oynadı ve 14 kez rakip fileleri havalandırdı. 1998–99 sezonunda F.Bahçe forması giydi ve Sarı–Lacivertli takım adına 24 maçta 8 gol attı. 99–2000 sezonunda G.Saray'a geldi. 18 maçta 4 gol attı. 2000–01 sezonunda Trabzonspor forması giydi ve 21 maçta 1 gol attı. 2001–02 sezonunda yeniden G.Saray'a geldi. 17 maçta 7 gol attı. 34 kez milli olan Sergen, Ay–Yıldızlı forma altında 5 gol kaydetti.
|
|
Behram Kılıç
/ İstanbul
12.02.2002
|
|
| |
Güneş: Düğmeye bastık |
A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, Dünya Kupası’na hazırlık çerçevesinde bugün Ekvator ile oynayacağımız özel maç öncesi bir basın toplantısı düzenleyerek hedeflerini anlattı.
Milli Takımlar Teknik Direktörü Şenol Güneş, 2002 Dünya Kupası Finalleri için bugünden itibaren düğmeye bastıklarını söyledi. Finallere kadar 5 hazırlık maçı oynayacaklarını belirten başarılı çalıştırıcı, “Hedefimiz zirveye çıkmak. Bu ekiple de bunu başaracağımıza inanıyorum.” dedi. Dünya Kupası Finalleri’ne hazırlık çerçevesinde bugün Ekvator ile oynayacağımız ilk özel maç için Hollanda’ya hareketten önce düzenlediği bir basın toplantısıyla düşüncelerini anlatan ve gazetecilerin sorularını cevaplandıran Güneş, gruplardan çıkarak ilk basamağı geçtiklerini belirtti. Güneş, “Şimdi de finallerde Brezilya, Kosta Rika ve Çin’i geçip, adım adım hedefe ulaşmak istiyoruz. İyi bir Türkiye’nin de bunu başaracağına yürekten inanıyorum.” diye konuştu.
‘Tümer, Samsun’da daha iyiydi’
Milli Takımlar Teknik Direktörü Şenol Güneş, Milli Takım’ın şu anda 30 kişilik geniş bir kadroya sahip olduğunu belirtti. Güneş, “Tümer’i Milli Takım’a almadığımız için bizi eleştirenler onu Beşiktaş’ta diye tanıyor. Biz Tümer’i Samsun’dan beri takip ediyoruz. Şimdi Beşiktaş'ta göz önünde diye konuşuyorlar. Tümer, Samsunspor’da iken daha iyiydi. Şimdi ise takip ettiğimiz isimlerden biri. Gerektiği zaman Milli Takım’a davet edilecektir.” şeklinde konuştu.
Ekvator ile oynuyoruz
Türkiye, 2002 Dünya Kupası Finalleri öncesi ilk özel maçını bugün Hollanda’da Ekvator ile yapacak. Breda kentinde Fuji Film Stadı’nda TSİ 21.00’de başlayacak maçı Hollanda Futbol Federasyonu’ndan Jack van Hulten yönetecek. Maç TRT1'den naklen yayınlanacak. 79 yıllık tarihinde bugüne dek 67 ülkenin milli takımıyla resmi ve özel maçlar yapan Türkiye, Ekvator ile tarihinde ilk kez karşılaşacak.
5,5 yıldır hasretiz
Türkiye, son 13 özel maçında da galip gelemezken, bu süre içinde 9 yenilgi, 4 de beraberlik elde etti. Sadece 4 gol atan milliler, toplam 27 gol yedi. Türkiye, özel maçlarda son galibiyetini 5,5 yıl önce aldı. Mustafa Denizli’nin yönetimindeki A Milli Takım, 14 Ağustos 1996’da, İstanbul’da Moldova ile yaptığı maçı Saffet Sancaklı’nın golleriyle 2–0 kazanmıştı. Öte yandan A Milli Futbol Takımımız bugün 362. maçına çıkıyor.
|
|
H.İbrahim Ekiz
/ İstanbul
12.02.2002
|
|
| |
Ambulans Liverpool maçında statta olacak mı? |
Malatya maçının 44. dakikasında Bülent Akın rakibiyle çarpıştı. Kafasına darbe aldı ve travma geçirdiği anlaşıldı. Hemen hastaneye kaldırılması gerekiyordu. Ancak ambulans bir türlü gelmiyordu.
G.Saray–Malatyaspor maçında yaşanan ‘ambulans skandalı’nın perde arkası aydınlığa kavuştu. Cuma günü oynanan karşılaşmanın 44. dakikasında rakibi Tolga ile çarpışan Bülent Akın, kafasına aldığı darbe sonucu sakatlandı. İlk müdahalede beyin travması geçirdiği kanaatine varıldı.
Tecrübeli futbolcunun acilen hastaneye kaldırılması gerekiyordu, ancak kulübün statta bulundurmakla yükümlü olduğu ambulans ortalıkta yoktu. Çünkü G.Saray’ın reklam karşılığı kendisine ambulans tahsis etmesi için anlaşma yaptığı özel hastane, ‘ambulansı’ göndermeyi unutmuştu. G.Saray, 26 Şubat’ta Şampiyonlar Ligi’nde Liverpool ile karşılaşacak. Şayet bu olay bir Şampiyonlar Ligi maçında yaşansaydı, UEFA’dan G.Saray'a çok ağır bir ceza gelirdi. Çünkü bu ihmal, Bülent’in hayatına mal olabilirdi. Nihayetinde uzun bir beklemeden sonra başka bir ambulans çağrıldı ve milli futbolcu hastaneye kaldırıldı. Bülent Akın’ın şu anda sağlık durumu iyi. Büyük ihtimalle F.Bahçe maçında oynayabilecek.
|
|
Hacı Hasdemir
/ İstanbul
12.02.2002
|
|
| |
Fenerbahçeli taraftarlar da derbi maça hazırlanıyor |
Cumartesi günü yapılacak müthiş derbiye futbolcular kadar taraftarlar da büyük bir titizlikle hazırlanıyor. Çeşitli taraftar grupları 55 bin kapasiteye çıkarılacak olan Şükrü Saracoğlu Stadı’nı adeta gelin gibi süslemek için çalışmalara başladı.
Bir ilke imza atacak olan stadı bayram yerine çevirecek olan taraftarlar, karşılaşma öncesi karnaval havası estirecek. Taraftarın bu maça yönelik sürpriz aktiviteleri de olacağı öğrenildi. Bu arada Revivo için Sarı–Lacivertli yönetimin yaptığı girişimler sonuçsuz kaldı. İsrailli futbolcu dün Almanya’ya giderek milli takım kampına katıldı. Revivo, perşembe günü dönecek.
Teknik Direktör Lorant ise sakat ve cezalı futbolcusu bulunmamasına rağmen milli futbolcuların takımla çalışmalarına katılamaması nedeniyle sıkıntı yaşıyor. Ogün, Abdullah, Ümit, Fatih ve Rüştü’nün A Milli, Serhat’ın Ümit Milli, Revivo ve Rapaiç’in ise kendi milli takımlarına gitmesi sebebiyle 8 as futbolcusundan yoksun çalışacak olan Alman çalıştırıcı, G.Saray derbisine yönelik sadece bir gün tam kadro hazırlık yapabilecek. Öte yandan F.Bahçe–G.Saray derbi maçının biletleri numaralı ve maraton tribünü alt katı 50, maraton tribünün üst katı 25 ve kale arkaları 10’ar milyondan bugün satışa sunulacak.
|
|
Mahmut Bürkük
/ İstanbul
12.02.2002
|
|
| |
İlhan gözünü krallığa dikti |
İstanbulspor maçında attığı iki golle hem Beşiktaş’a üç puan kazandıran, hem de krallık yarışında Augustine’i yakalayan yıldız futbolcu hedef büyüttü. İlhan, “Lig ve kupa şampiyonluğu ile birlikte, krallık tacını da takmak istiyorum.” dedi.
Beşiktaş'ın golcü oyuncusu İlhan Mansız, İstanbulspor maçında attığı iki golle takımına, iki hafta sonra üç puan kazandırırken, gol krallığı yarışmasında da 15 gole ulaşarak A.Gücülü Augustine'i yakaladı.
Kendisi için gol krallığının ayrı bir önemi olduğunu söyleyen İlhan Mansız, "Takım olarak iki hedefimiz var. Ligde şampiyonluk ve Türkiye Kupası'nı kazanmak. Benim üçüncü hedefim ise gol kralı olmak. Bunu çok istiyorum." şeklinde konuştu.
Takım arkadaşları da aralarında bir karar alarak bu sezon genç futbolcuyu gol kralı yapma sözü verdiler. Forvetteki takım arkadaşı Ahmet Dursun, "Bu sezon takımımızın golcüsü İlhan. Biz onu gol kralı yapmak için uğraşıyoruz. Bunu da başaracağız." dedi.
Yıldız oyuncu, Diyarbakır ve Samsun maçlarındaki puan kayıplarını motivasyon eksikliğine bağlarken, "Biz puan kaybettik ama rakibimiz G.Saray da puan kaybetti. Bu bizim için çok iyi oldu. Bu hafta oynanacak olan F.Bahçe–G.Saray maçının sonucu bizi çok yakından ilgilendiriyor. F.Bahçe ile kendi evimizde oynayacağımız için şampiyonluk yarışında biz daha avantajlıyız." diye konuştu.
Beşiktaşlı futbolcular FB–GS maçını düşünüyor
Beşiktaş, 2–1’lik İstanbul galibiyetinin ardından Fenerbahçe–Galatasaray derbisini düşünmeye başladı. Zirveyi yakından ilgilendiren bu maçta futbolcuların çoğu bu maçın berabere bitmesini isterken, önemli olanın kendilerinin kazanması olduğunu söylediler. Tümer, takım olarak iyi bir grafik yakaladıklarını belirterek bu çıkışımızı sürdürmek istiyoruz. Fenerbahçe–G.Saray derbisinin berabere bitmesi bizim için iyi olacaktır. Fenerbahçe kazanırsa da bizim için değişmez. Çünkü onlarla İnönü'de oynayacağız.” dedi.
Siyah–Beyazlı takımın Tunuslu futbolcusu Zubeyr Baya da Ankaragücü maçında cezalı olması sebebiyle oynayamayacağı için üzgün olduğunu söyledi. Baya, takımın çok iyi olduğunu ve eksikliğinin hissedilmeyeceğini ifade etti. Başarılı futbolcu derbi maçı içinse, "Fenerbahçe kazansın. Bizim için iyi olur." temennisinde bulundu.
Beşiktaş’ın en büyük gol ümitlerinden olan Ahmet Dursun son haftalarda gol atamadığı için yapılan eleştirilere üzüldüğünü belirtti. Genç golcü, iyi oynamadığının farkında olduğunu vurgulayarak, “Mücadele ediyorum. Takım arkadaşlarıma boş alanlar oluşturmaya çalışıyorum. Daum bana güvendiğini söyledi. Bu beni sevindirdi. “ açıklamasını yaptı. Bu arada Beşiktaş dün 9 kişiyle çalıştı. Çalışmada Almanya'ya giden Daum yoktu.
|
|
Temel Yirmibeşoğlu
/ İstanbul
12.02.2002
|
|
| |
Briegel: Devamı gelecek |
Samsunspor’u deplasmanda 2-1 mağlup eden Trabzonspor’da hayat normale döndü. “Bu takıma inancımı hiçbir zaman yitirmedim.” diyen Teknik Direktör Briegel, ligde tırmanışa geçtiklerini söyledi.
Trabzonspor’da, Samsunspor galibiyetiyle hayat normale döndü. Sezonun ikinci yarısında üst üste aldığı kötü sonuçlarla, bir anda kendisini düşme hattına yakın bir noktada bulan Bordo–Mavili takım, güçlü rakibini yenerek hem kötü gidişe dur dedi, hem deplasman fobisini yendi, hem de kaybettiği özgüvenini yeniden kazandı.
Teknik Direktör Peter Briegel, çok kritik bir dönemde bu galibiyeti elde ettiklerini belirterek, “Küme düşme korkusu yaşadığımız görüşlerine hiçbir zaman inanmadım. Ben üst üste kaybettiğimiz maçlardan sonra da bu takıma güvenimi yitirmedim. Bu galibiyeti bir başlangıç olarak görüyorum. Devamı gelecek. Hızla üst sıralara tırmanacağız.” diye konuştu.
Trabzonspor, Samsunspor’u yenerek ligde tam 21 hafta sonra deplasmanda ilk galibiyetini aldı.
|
|
Fahri Öztoprak
/ Trabzon
12.02.2002
|
|
| |
KISA... KISA... |
SAMSUNSPOR: Trabzonspor maçının orta hakemi Sadık İlhan’a tepkiler sürerken, basın sözcüsü Suat Çalık, “Birilerini mutlu etmek için Samsunspor’un hakkının gaspedilmesini kabullenemeyiz.” dedi. Çalık, karşılaşmada Sadık İlhan’ın bütün tercih haklarını Trabzonspor’dan yana kullanmasının yanı sıra verdiği kararlarla ve maç boyunca gösterdiği yönetim şekliyle 'tarafsız' kimliğini yitirdiğini belirtti.
BURSASPOR: Geçen sezonun gol kralı Okan Yılmaz, Diyarbakırspor maçı öncesi verdiği gol sözünü, rakip fileleri 2 kez havalandırarak, yerine getirdi. Galatasaraylı Jardel’i de geride bırakarak, gol kralı olan Okan, Diyarbakırspor maçı öncesinde yaptığı, “Şenol’u tanıyor ve zaaflarını biliyorum. En az bir golüm var” açıklamasını boşa çıkarmadı ve eski takım arkadaşının koruduğu kaleye 2 gol atarak, sözünü tuttu.
ÇAYKUR RİZESPOR: Ligde yaptığı son 2 maçta, Denizlispor ve Gaziantepspor’u yenen Çaykur Rizespor’da moraller yerinde. Kendi sahasında Denizlispor’u 3–1, Gaziantepspor’u da 1–0 yenerek 6 puan çıkarmayı başaran Rize, alt sıralardan kurtulma yolunda önemli galibiyetler elde etti. Basın Sözcüsü Hasan Külünkoğlu, ligin iki güçlü ekibi karşısında iyi futbol ortaya koyarak, haklı galibiyetler aldıklarını belirtti.
YİMPAŞ YOZGATSPOR: Yimpaş Yozgatspor, Malatyaspor deplasmanından sonra sahasında, Fenerbahçe’ye de yenilerek, ligin dibine demir attı. Teknik Direktör Rasim Kara, Fenerbahçe maçı sonrasında futbolcularına izin vermeyerek, pazar günü antrenmana aldı. Cumartesi günü deplasmanda Gençlerbirliği ile karşılaşacak Yozgat, kümede kalabilme şansını devam ettirebilmek için tüm umutlarını bu maça bağladı.
GAZİANTEPSPOR: Gaziantepspor Kulübü Basın Sözcüsü Kamil Gereçci, haftayı Çaykur Rizespor yenilgisi ile kapatmalarının, sezon sonuna yönelik hedeflerinden sapmaya yol açmayacağını savundu. Gereçci, ligin çok zorlu geçtiğini, her takımın her takımı, sahasında ya da deplasmanda yenebildiğini, bunun da sezonun sürprizlerle dolu olduğunu gösterdiğini söyledi.
|
|
12.02.2002
|
|
| |
Kobe Bryant, All Star’ın yıldızı oldu |
Bu yıl 51.si düzenlenen NBA All Star organizasyonunda Kobe Bryant'ın forma giydiği Batı Karması, Iverson ve Jordanlı Doğu Karması'nı 135-120 yendi. Maçta 31 sayı atan Bryant, 'En Değerli Oyuncu" (MVP) seçildi.
NBA’in dev organizasyonu All Star’da, Batı Karması, Doğu Karması’nı 135–120 mağlup ederken Los Angeles Lakers’ın yıldızı Kobe Bryant ‘En Değerli Oyuncu’ seçildi.
Philadelphia First Union Center’da, 19 bin 581 kişinin izlediği 51. All Star organizasyonunda, Bryant 31 sayı atarak, Michael Jordan’dan sonra, bir All Star maçında 30 sayının üstüne çıkan 2. oyuncu oldu. 30 dakika sahada kalan Bryant ayrıca 5 ribaunt ve 5 asist üretti. Doğu Karması’nın en etkili ismi ise 24 sayı kaydeden Tracy McGrady oldu. Batı’da Tim Duncan 14, Doğu'da Dikembe Mutombo 14 ribaunt alırken, Kanadalı Steve Nash 9 asist yaptı. Karşılaşmada geçen yılın MVP’si Allen Iverson, Philedelphialı efsanevi basketbolcu Julius Erving’in 6 numaralı formasını giydi.
Philedelphia’daki All Star’ın en etkisiz isimlerinden birisi ise Michael Jordan oldu. 22 dakika sahada kalıp sadece 8 sayı üreten Jordan, 4 de ribaunt aldı. All–Star maçlarında en skorer oyuncu olması için ve Abdul Jabbar’ı yakalaması için sadece 18 sayıya ihtiyacı olan Jordan bu amacına da ulaşamadı. Sayıların dağılımı ise şöyle oldu: Doğu: (120) Allen Iverson 5, Jason Kidd 2, Michael Jordan 8, Antonie Walker 8, Dikembe Mutombo 8, Ray Allen 15, Paul Pierce 19, Tracy McGrady 24, Shareef Abdurrahim 9, Jermanie O’Neal 7, Alonzo Mourning 13, Baron Davis 2. Batı: (135) Kobe Bryant 31, Steve Francis 3, Kevin Garnett 14, Chris Webber 8, Tim Duncan 14, Steve Nash 8, Dirk Nowitzki 12, Gary Payton 18, Alton Brand 6, Peja Stojakovic 11, Wally Szczerbiak 10.
Bu skorla Batı Karması, Doğu'yu 51. maçta 19. kez yenmiş oldu.
|
|
12.02.2002
|
|
| |
‘Ben meyve dediğim için Dünya Kupası’na katıldık’ |
Türk Milli Takımı, katılmak için can attığımız Dünya Kupası’na ilk kez 48 yıl önce iştirak etmişti. O dönemin takım kaptanı Turgay Şeren’di. Şeren, tarihi İspanya maçını, İtalyan çocuk Franco’nun attığı yazı-turayı anlattı: “Paranın bir yüzünde meyve, diğerinde at vardı. Ben meyve dedim, meyve geldi.”
Türk Milli Takımı, Suriye’yi 7–0 yenerek 1950 Dünya Kupası’na katılma hakkını elde etmişti; ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle Brezilya’ya gidememişti. Türkiye, tarihinde ilk kez Dünya Kupası’na katılma sevincini 1954 yılında yaşadı. Bu sevinci yaşayanlardan biri de takımın kalecisi ve kaptanı Turgay Şeren’di. Şeren’e İnönü Stadyumu’nun deniz tarafındaki kale arkası tribününün altında bulunan Profesyonel Futbolcular Derneği’nde 50 yıl öncesini ve 50 yıl sonrasını sorduk.
– Başkanı olduğunuz derneğin duvarlarında eski fotoğraflar var. Bu fotoğrafların ortak noktaları çamur sahalar, elle dikilmiş formalar, markasız kramponlar... Dün ile bugünü bir kıyaslayabilir misiniz?
O zamanlar sahalar çamurdu. Ayakkabılara bakın. Çivileri sürekli çıkardı. Halftaymda (devre arası) elden geçirirdik. 1955 yılında profesyonellik çıktı. Fakat kulüplerin fazla geliri yoktu. Biletler 125 kuruştu. Benim aldığım ilk parayı hatırlıyorum, 20 bin liraydı. 1967 yılında jübilemden 300 bin lira kazandım. Ama benim en çok kıskandığım şey sahalar. Avrupa’ya gittiğimiz zaman çim sahalarda idman yapmaya doyamazdık. İdman bitmesin derdik. Bizi kovarlardı, artık yeter derlerdi saha bakıcıları. Çim sahaya açtık. Bir de formaları kıskanıyorum. Futbolcular sahaya defileye çıkar gibi çıkıyorlar. Ha, bir de eldivenleri kıskanıyorum. Eldiven yoktu o zamanlar. Şimdikilerin her tarafı kauçuk.
– Eldiveniniz olmadığı halde Berlin Panteri unvanını aldığınız o tarihi maçı anlatabilir misiniz?
1951 yılıydı. Berlin savaştan yeni çıkmıştı. Şehrin yarısı yıkıktı. Otele gittik, otelin yarısı yıkıktı. Perdelerle kapatılmıştı odalar. O zamanlar büyük paralar yoktu. Portakal suyu içerken müsaade alırdık. Almanya maçını Berlin Olimpiyat Stadyumu’nda oynadık. İnanılmaz bir atmosferdi. Tribünlerde 110 bin kişi vardı. Göğü görmek için kafayı iyice kaldırmak lazımdı. Gayet iyi oynadık. İlk golü Recep attı. Son dakikalarda Muzaffer’in attığı golle 2–1 öne geçtik. Almanlar ‘Tempo, tempo’ diye bağırıyorlardı. Süre dolmuştu; fakat hakemin düdüğü tezahurattan duyulmuyordu. Hakem baktı olmayacak, koşup topu kucağına aldı ve maçı bitirdi.
– Bir de meşhur Macaristan zaferi var...
O zaman İstanbul’da muazzam kar vardı. Rahmetli Adnan Menderes ve Futbol Federasyonu’nun o zamanki başkanı Hasan Polat söz verdiler Macar takımını Türkiye’ye getireceğiz diye. Macaristan o zamanlar dünyada bir numaraydı. İzmir, Ankara ve İstanbul’da üç maç oynadık. İzmir’de 11–2, Ankara’da 4–2 yenildik. İstanbul’da ise 3–1 biz kazandık. Avrupa gazeteleri birinci sayfadan yazdı, Türkiye Macaristan’ı yendi diye.
– 17 Mart 1954, Türk futbolunun önemli tarihlerinden biri. Bu tarihte kurayla İspanya’yı saf dışı bıraktık ve ilk kez Dünya Kupası’na iştirak ettik. O anı anlatabilir misiniz?
İspanya ile oynadığımız ilk maçı 4–1 kaybettik. O maçta ben sakat olduğum için kalede Şükrü vardı. Rövanşı Burhan’ın attığı golle 1–0 kazandık. O zamanlar averaj olmadığı için tarafsız bir sahada üçüncü bir maç oynayacaktık. Bu saha Roma Olimpiyat Stadı’ydı. İspanyollar bizi nasıl olsa eleyeceklerini düşündükleri için Lozan’da otellerini bile ayırtıp bayraklarını çektirmişlerdi. 2–1 galiptik 80. dakikaya kadar. 2–2 oldu, maç uzadı. Uzatmada ben sakatlanıp çıktım, yerime Şükrü girdi ve maçın berabere bitmesini sağladı. Dünya Kupası’na gidecek takımı kura belirleyecekti artık. Ben kaptan olarak hakemin yanına gittim, İspanyol kaptan da geldi. Bir de kenarlarda dolaşan bir çocuk vardı. Adı Franco’ymuş. Ben ‘Gel bakayım, kurayı sen at’ dedim. İtalyan parasının bir tarafında meyve, diğer tarafında at vardı. Ben meyveyi istedim, meyve geldi. İspanyollar çılgına döndüler, soyunma odalarının camlarını kırdılar, birbirlerine bağırdılar. Bizim odada da sevinç çığlıkları vardı. Franco’yu odamıza getirdik, omuzlara aldık. Kadere bakın ki İspanyolların İsviçre’de ayırttıkları otelde biz kaldık. İspanyol bayrağı indirildi, Türk bayrağı göndere çekildi. İsviçre’de ilk maçımızı Batı Almanya ile yaptık, 4–1 kaybettik. Sonra Güney Kore ile oynadık, 7–0 yendik. Ardından statü gereği Batı Almanya ile bir maç daha yaptık ve 7–2 mağlup olduk. Bu maçta onların meşhur Walter’ini bizim Mustafa Ertan tutuyordu. Onların hocası, Walter’i kenara çağırıp bir şeyler söyledi. Walter sağ bek oynamaya başladı. Tabii bizim Mustafa da onu tutmak için peşinden gitti. Açılan koridordan beş dakika içinde iki gol yedik ve çözüldük. Sonra da Almanya finalde Macaristan’ı 3–2 yenip dünya şampiyonu oldu.
– Parasızlık nedeniyle 1950 Dünya Kupası’na katılmama kararı alındığında kamuoyunun tepkisi ne olmuştu?
Dünya Kupası şimdiki gibi revaçta değildi. Gidip gitmemek o kadar önem arz etmiyordu. Ekonomik sıkıntılar vardı. Kimse, niye gitmiyoruz tartışması yapmadı. Dünya haritasına bakınca Brezilya çok uzak geldi ve gitmememizin pek de üzerinde durulmadı.
– Takım arkadaşlarınızla görüşüyor musunuz?
Rober, Çetin, Basri ve Necmi rahmetli oldu. Suat Mamat’la sık sık buluşuyoruz. Rıdvan Bolatlı ile görüştük geçenlerde. Lefter, Mustafa Ertan, Burhan Sargın, Rıdvan Bolatlı ve Erol Keskin hayattalar. Futbol Federasyonu bir jest yapıp bu isimleri Dünya Kupası’na davet ederse çok büyük bir vefa örneği göstermiş olur.
– Rakiplerimizi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Brezilya çok formda değil. Çin’in maçlarını izliyorum, Çin ordusu diyorlar ya, öyle koşuyorlar. Fizik güçleri çok iyi. Kosta Rika, Güney Amerika futbolu oynuyor. Çok dikkatli olmamız lazım. Kolay maçlar değil. Biz katılmakla büyük bir başarı elde ettik. Milyonlarca kişi bizi izleyecek, bayrağımız taşınacak, marşımız söylenecek. Bu bile gurur verici.
– Sizin jenerasyon şimdi olsaydı neler yapardınız?
Şimdiki futbolculara bir şey demiyorum. Hakikaten çok iyiler. Ama o Macaristan’ı yenen jenerasyon bugünkü antrenman tarzıyla, maddi imkanlarla, ayakkabılarla, eldivenlerle zannediyorum dünyaya kök söktürürdü.
ŞEREN’DEN SEÇMELER
‘Santrfor 3 sene, kaleci olursan 10 sene oynarsın’Lisedeyken çok iyi voleybol oynuyordum. Okul takımında da santrfordum. Santrfor oynamayı çok seviyordum. Çünkü gol atmak çok güzel bir şeydi. Bir gün Galatasaray Lisesi’nin bahçesinde beşer penaltı atarken, Galatasaray’ın hocası Molyer revirden bizi seyrediyormuş. Ben atılan beş penaltıyı da kurtarınca kim bu diye sormuş. Demişler ki lisenin santrforu. Geldi aşağıya, ‘Bak’ dedi, ‘Kaleci oynarsan on sene, santrfor oynarsan üç sene oynarsın. Gel seni kaleci yapalım.’ Ondan sonra beni Galatasararay’ın genç takımında kaleci oynatmaya başladılar.‘İnönü Stadı’nda kaleye geçtim, 19 yıl kaldım’1948 yılında Erdoğan’ın yerine oynadım Admira’ya karşı İnönü Stadı’nda. 4–0 mağluptuk. Son yarım saatti. Ben girdim. Öylesine şansım vardı ki top ayağıma çarpıp çıkıyor, koluma çarpıp çıkıyor, yan topları alıyorum... Herkes şaşırdı. Kim bu genç? Turgay... Sonra Galatasaraylı Turgay oldum, Berlin Panteri Turgay Şeren oldum, 19 yıl kalecilik yaptım. Bundan çok gururluyum.‘Şenol Güneş istikrarlı ve iyi bir kaleciydi’Şenol Güneş iyi bir kaleciydi. Harika bir kaleci diyemezsiniz; ama fena bir kaleci de diyemezsiniz. Şenol her zaman belirli bir çizgide oynamıştır. İstikrarlıydı, sayılı Türk kalecilerinden biriydi. Milli Takım’ı amacına ulaştırdı ve başarılı oldu. Özellikle Avusturya maçlarında çok güzel futbol oynattı. Kendisini alkışlıyorum.‘Dünya Kupası’nda ikinci tura çıkarsak başarıdır’Dünya Kupası’nda şansımız var veya yok. Tarihimizde Batı Almanya’yı yendik, dünya takımı olan Macaristan’ı yendik, futbolda her zaman şans vardır. Ama bizim için en büyük başarı ikinci tura çıkmak olacaktır. Dünya Kupası’nda favori olarak Fransa’yı görüyorum. Takımlarını bozmadılar. Her oyuncusu Avrupa’nın en iyi takımlarında oynuyor. Avrupa’nın ve dünyanın son şampiyonu. Brezilya çok formda değil. Çin’in maçlarını izliyorum, Çin ordusu diyorlar ya, öyle koşuyorlar. Fizik güçleri çok iyi. Kosta Rika, Güney Amerika futbolu oynuyor. Çok dikkatli olmamız lazım. Kolay maçlar değil. Biz katılmakla büyük bir başarı elde ettik.‘Menderes, Macaristan’ı Türkiye’ye getirdi’Rahmetli Adnan Menderes ve Futbol Federasyonu’nun o zamanki başkanı Hasan Polat söz verdiler Macar takımını Türkiye’ye getireceğiz diye. Macaristan o zamanlar dünyada bir numaraydı. İstanbul’da muazzam kar vardı. İzmir, Ankara ve İstanbul’da üç maç oynadık. İzmir’de 11–2, Ankara’da 4–2 yenildik. İstanbul’daki maçı ise 3–1 kazanmasını bildik. O zaman Avrupa gazeteleri Macaristan zaferimizi birinci sayfalarından okuyucularına duyurdular.
|
|
Behram Kılıç, Necati Kola
12.02.2002
|
|
| |
‘Asist adamı’ Hakan Şükür |
Parma’ya transfer olduktan sonra 4 lig maçında 2 gol atıp, 2 de gol pası veren Hakan Şükür, İtalya’da en çok konuşulan Türk futbolcu oldu.
Yıldız futbolcu oynadığı güzel futbolla da Parmalı taraftarların kısa zamanda beğenisini kazandı. İtalyan basınınca, Sartor ve Di Vaio’dan sonra Parma’nın en iyisi olarak belirtilen Hakan Şükür, Tutto Sport gazetesince de ‘Asist adamı’ olarak gösterildi. Diğer yorumlar ise şöyle: La Gazzetta dello Sport: “En büyük desteği taktik yönden. Kendini fazla yıpratıyor ve Di Vaio’yu gole gönderiyor.” Corriere dello Sport: “Türk futbolcu, takıma iyi uyum sağladı.”
|
|
12.02.2002
|
|
| |
PANORAMA: Derbiyi kim yönetsin? |
Merkez Hakem Komitesi, cumartesi günü oynanacak F.Bahçe–G.Saray maçına atayacağı hakem konusunda dört bir yandan kuşatılmış durumda. F.Bahçe, Metin Tokat’ı istiyor, G.Saray ses çıkarmıyor. Eski hakemler ve medyanın favorisi Ali Aydın, Orhan Erdemir ise yedekte bekliyor.
Süper Lig’de 22. haftanın maçlarının bitiş düdüğü çalmadan, F.Bahçe–G.Saray derbisi gündemin ilk sırasına oturdu. Sarı–Lacivertli yöneticiler, Yimpaş Yozgat deplasmanında performansından pek memnun kaldıkları Metin Tokat’ı, cumartesi günkü zorlu lig mücadelesinin de, hakemi olarak görmek istediklerini koro halinde seslendirdiler.
Bu kolektif talep doğrusu bize biraz enteresan geldi. Zira, Metin Tokat, sezonun ilk yarısında Ali Sami Yen Stadı’nda oynanan karşılaşmanın da hakemiydi ve Sarı–Kırmızılı taraftarların F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım’a yaptıkları kötü tezahuratlara göz yummuştu. Buna rağmen niçin Tokat’ı istiyorlar? İlk soru işaretini burada koyalım. F.Bahçelilere karşılık, Galatasaraylı yöneticilerden, hakem tercihleri konusunda ‘bu yazının kaleme alındığı saate kadar’ herhangi bir beyan işitmedik.
Eski hakemler ve medya işi Merkez Hakem Komitesi’ne bırakmadan, ‘yılın maçına’ münasip gördükleri atamaları yaptılar. Erman Toroğlu, MHK Başkanı Bülent Yavuz’un, bu sezon yıldızı parlayan Ali Aydın ile Serdar Tatlı arasında tercih yapacağını, ancak favorisinin Ali Aydın olduğunu söyledi. Ardından Serdar Tatlı’nın sakatlığının bulunduğunu öğrenince de noktayı koydu: Ali Aydın. Özgün fikirleri ve sivri diliyle spor basınında farklı bir yeri olan Ali Sami Alkış da, ‘Derbi Ali Aydın’a verilmiştir. Bu böyle biline’ diye kısa ve öz konuştu. Star Televizyonu’na geçtikten sonra ‘hakemlerin canına okumakta’ Toroğlu’na taş çıkartan Ahmet Çakar ise, “Bu maçın altından ancak Orhan Erdemir kalkar.” dedi. F.Bahçe–G.Saray maçının altından kalkmayı zorlaştıran bu medyatik kuşatma kuşkusuz MHK Başkanı Bülent Yavuz’un uykularını kaçırıyordur.
Geride bıraktığımız haftada oynanan maçlardan bir tanesinin yeri çok ayrı. İstanbulspor–Beşiktaş karşılaşması. Ancak bundan kastımız, ne Güngören Stadı’nın bozuk zemini ne de Siyah–Beyazlı takımın iki hafta aradan sonra üç puan alması. Sadece İlhan Mansız. Attığı goller Türk futbolunun bağrından hep özlemini çektiğimiz ideal bir Avrupalı forvet çıktığını belgeliyordu adeta. İlk golde müthiş bir çabukluk ve sezgi gücüyle rakip defansın arasına sızdı ve çapraz pozisyonda olmasına rağmen topu filelerle buluşturdu. İkinci golde de, hem pozisyon takibi, hem de vuruş tekniğiyle ustalığını konuşturdu.
|
|
Hayri Beşer / Editör
12.02.2002
|
|
| |
1. LİG’DE GEÇEN HAFTA |
Haftanın Futbolcusu Okan (Bursa)
Geçtiğimiz sezonun gol kralı Okan, Bursaspor’un Diyarbakırspor’u deplasmanda 3–2 mağlup ettiği karşılaşmada takımının 2 golüne imza attı. Okan maç boyunca başarılı bir futbol ortaya koyarak haftanın futbolcusu olmaya hak kazandı.
Haftanın Teknik Direktörü N.Biyediç (Bursa)
D.Bakır karşısında takımı 38. dakikada 10 kişi kaldı. Ancak Biyediç, akılcı değişiklikleri ve taktikleriyle müsabakayı Bursaspor'un lehine döndürdü. Bursaspor bu galibiyetle alt sıralardan iyice uzaklaştı.
Haftanın Takımı Bursaspor
İkinci yarıya iyi bir başlangıç yapamayan Bursaspor zorlu Diyarbakır deplasmanından, oyunun büyük bir bölümünde 10 kişi oynamasına rağmen üç puanı üç golle almasını bildi.
Haftanın Karması
Patrick (G.Birliği), Kürşat (Trabzon), Tolga (G.Birliği), Bouazizi (Bursa), Gökdeniz (Trabzon), Ender (Bursa), Ümit Ozan (Ç.Rize), Revivo (F.Bahçe), Hüseyin (A.Gücü), İlhan (Beşiktaş), Okan (Bursa).
HAFTANIN TOPLU SONUÇLARI
Samsun-Trabzon: 1-2
Goller: Dk. 37 Somers, Dk. 64 Aurelio / Dk. 82 Hakkı.
Kocaeli-G.Birliği: 0-1
Gol: Dk. 73 Youla
Ç.Rize-G.Antep: 1-0
Goller: Dk. 45 Hasan Özer.
G.Saray-Malatya: 1-0
Gol: Dk. 60 Murat Sözkesen.
Y.Yozgat-Fenerbahçe: 1-2
Goller: Dk. 42 Revivo, Dk. 76 Rapaiç / Dk. 86 Mehmet.
Denizli-Antalya: 3-2
Goller: Dk.18 ve 63 (P) Muzaffer, Dk.55 Coşkun / Dk.46 Eyüp, Dk.49 Engin.
D.Bakır-Bursa: 2-3
Goller: Dk. 39 ve 49 Okan, Dk. 90 Ender / Dk. 40 Ali Yılmaz, Dk. 78 Fazlı.
İstanbul-Beşiktaş: 1-2
Goller: Dk.48 ve 59 İlhan, Dk.68 Cenk.
A.Gücü-Göztepe: 4-2
Goller: Dk. 49 Burak, Dk. 62 ve 86 Hüseyin, Dk. 74 Niyazi / Dk. 32 Mustafa, Dk. 73 Ersen Martin.
KART CEZALILARI
KIRMIZI KARTLAR: Tayfun (Göztepe), Vural (Samsun), Perez (G.Saray), Mert (Malatya), Serkan (Bursa).
SARI KART: Saidou (İstanbul), Gökdeniz (Trabzon), Baya (Beşiktaş)
GOL KRALLIĞI
15 GOL: Augustine (A.Gücü),
İlhan Mansız (Beşiktaş)
14 GOL: Arif (G.Saray)
12 GOL: Fatih (G.Antep)
11 GOL: Veysel (Denizli)
9 GOL: Kona D.Bakır
8 GOL: Kennedy (A.Gücü), Serhat (F.Bahçe), Serkan (G.Saray), Murat Sözkesen (Bursa–G.Saray), Tetteh (Ç.Rize), Fazlı (Malatya), Ayew (Kocaeli).
23. HAFTANIN PROGRAMI
CUMA: G.Antep – Diyarbakır.
CUMARTESİ: Samsun – Bursa, Malatya – Denizli, G.Birliği – Y.Yozgat, F.Bahçe – G.Saray.
PAZAR: Göztepe – Kocaeli, Trabzon – İstanbulspor, Antalya – Ç.Rize, Beşiktaş – A.Gücü.
|
|
12.02.2002
|
|
| |
GÖZE BATANLAR |
Hasan Özer, Ç.Rize’yi uçuruyor
Geçen hafta da yazmıştık. Ç.Rizespor’un devre arasında G.Antepspor’dan kadrosuna kattığı Hasan Özer, yeni takımında boş geçmiyor diye. Golcü oyuncu bu hafta da eski takımına gol atarak son 5 maçta 4. golünü filelere göndermiş oldu.
Deplasman
haftası
Ligin 22. haftasında deplasman takımlarının üstünlüğü vardı. Beraberliğin olmadığı bu haftada Beşiktaş, F.Bahçe, Trabzon, G.Birliği ve Bursaspor deplasmanda gülen takımlar oldular.
Trabzonspor,
6 maç sonra güldü
Trabzonspor, deplasmanda Samsun karşısında elde ettiği galibiyetle ligde 6 maç sonra galibiyete ulaştı. Bordo–Mavililer Samsun’u 5 sezon sonra deplasmanda mağlup etme başarısı gösterdi. Karadeniz ekibi ayrıca ligin ilk haftasında İstanbul’da Beşiktaş’ı 2–1 yendiği karşılaşmadan sonra dış sahada üç puanla tanıştı.
Fenerbahçe ve Rapaiç nihayet
F.Bahçe, Y.Yozgatspor’u deplasmanda 2–1 mağlup ederek 4 maç sonra dış sahada galibiyete ulaştı. Sarı–Lacivertli takımda Rapaiç uzun süren suskunluğunu bozarak golle tanıştı. 13 Mayıs 2001 tarihinde Erzurum deplasmanında F.Bahçe forması altında son golünü atan Hırvat futbolcu tam 264 gün sonra gol atma başarısı gösterdi.
|
|
12.02.2002
|
|
| |
2. LİG A KATEGORİSİ’NDE GEÇEN HAFTA |
TOPLU SONUÇLAR
A.Sebat - Ç.Dardanelspor 2 - 1
Elazığspor - Batman Petrolspor 3 - 0
Hatayspor - Erzurumspor 1 - 3
Sivasspor - İstanbul Bş.Bld. 2 - 1
Adanaspor - G.Doğanspor 1 - 0
Siirt Jet-Pa - Şekerspor 1 - 0
Kayserispor - Altay 3 - 2
İzmirspor - Kayseri Erciyesspor 1 - 0
Bş.Bld. Ankara - Aydınspor 5 - 0
Sakaryaspor - K.Konyaspor 4 - 0
HAFTANIN TAKIMI
Sakaryaspor
HAFTANIN FUTBOLCUSU
Volkan (Bş.Bld. Ankara)
HAFTANIN KARMASI
Veysel (Sakarya), Ruşen (Kayseri), Elmas (Elazığ), Mahmut (Sakarya), Temel (Bş.B.Ank.), Ümit (Adana), Mehmet (Sivas), Volkan (Bş.B.Ank.), Orhan (Kayseri), Mohammed (Sakarya), K.Cüneyt (İzmir).
GOL KRALLIĞI
18 Gol: Yunus (K.Konya),
Hakan (Elazığ).
HAFTANIN MAÇLARI
Sakarya – Elazığ, Batman Petrol – Akçaabat Sebat, Ç.Dardanel – Bş. Bld. Ankara, Aydın – İzmir, Hacılar Erciyes – Kayseri, Altay – Siirt Jet–Pa, Şeker – Adana, G.Doğan – Sivas, İstanbul Bş. Bld. – Hatay, K.Konya – Erzurum.
|
|
12.02.2002
|
|
| |
2. LİG B KATEGORİSİ YÜKSELME GRUBU |
TOPLU SONUÇLAR
Türk Telekom - Mersin İ.Y. 0 - 1
G.O.Paşa - Antalya Kepez 2 - 2
V.Manisa- Çankırı Bld. 2 - 0
Ş.Urfaspor - Darıca G.Birliği 3 - 3
G.Antep Bş.Bld. - Erzincan 2 - 0
HAFTANIN TAKIMI
Mersin İdmanyurdu
HAFTANIN FUTBOLCUSU
Yaşar (Darıca G.Birliği)
HAFTANIN KARMASI
Kaya (G.Antep Bş.Bl.), Halil (Mersin İ.Y.), Ahmet (Ş.Urfa), Nezir (V.Manisa), Deniz (V.Manisa), Yücel (G.O.Paşa), Onur (G.Antep Bş.Bl.), Yaşar (Darıca G.B.), İlker (Ant.Kepez), Şafak (Mersin İ.Y.), Sezer (V.Manisa).
HAFTANIN MAÇLARI
Ant.Kepez–V.Manisa, Mersin İ.Y.–Erzincan, Çankırı Bld.–T.Telekom, Darıca G.Birliği–G.O.Paşa, Ş.Urfa–G.Antep Bş.Bl.
GOL KRALLIĞI
3 GOL: Serdar (Şanlıurfa)
|
|
12.02.2002
|
|
| |
AVRUPA'DAN |
R.SOCİEDADLI NİHAT 60 DK. OYNADI
İspanya’da kümede kalma mücadelesi veren Real Sociedad, Real Zaragoza’yı 3–1 mağlup ederek son sıradan kurtuldu. Karşılaşmada 60 dakika Real Sociedad formasını giyen Nihat, başarılı bir performans sergiledi.
BLACKBURNLU TUGAY FIRSAT TEPTİ
Blackburn Roverslı Tugay Kerimoğlu, Fulham maçında sarı kart görerek cezalı duruma düştü. Tugay, takımının 24 Şubat’ta Tottenham Hotspur’la oynayacağı İngiltere Lig Kupası finalinde forma giyemeyecek.
İTALYA
Atalanta - Brescia 0 - 0
Bologna - Inter Milan 2 - 1
Lecce - Verona 1 - 1
AC Milan - Perugia 1 - 1
Parma - Lazio 1 - 0
AS Roma - Juventus 0 - 0
Torino - Piacenza 1 - 1
Venezia - Fiorentina 2 - 0
Chievo Verona - Udinese 1 - 2
İSPANYA
Deportivo Coruna - Villarreal 0 - 0
Espanyol - Valladolid 1 - 0
Malaga - Alaves 1 - 0
Osasuna - Rayo Vallecano 1 - 0
Real Betis - Athletic Bilbao 1 - 1
Real Madrid - Las Palmas 7 - 0
Real Sociedad - Real Zaragoza 3 - 1
Tenerife - Sevilla 1 - 1
Real Mallorca - Barcelona 0 - 0
Valencia - Celta Vigo 0 - 0
İNGİLTERE
Aston Villa - Chelsea 1 - 1
Bolton - West Ham 1 - 0
Derby - Sunderland 0 - 1
Fulham - Blackburn 2 - 0
İpswich - Liverpool 0 - 6
Middlesbrough - Leeds 2 - 2
Newcastle - Southampton 3 - 1
Tottenham - Leicester 2 - 1
Charlton - M.United 0 - 2
Everton - Arsenal 0 - 1
ALMANYA
H.Berlin - Stuttgart 2 - 0
Wolfsburg - Cottbus 2 - 1
H.Rostock - Freiburg 4 - 0
B.Münih - B.Dortmund 1 - 1
Schalke - St.Pauli 4 - 0
W.Bremen - Kaiserslautern 1 - 0
B.Leverkusen - M.Gladbach 5 - 0
Nürnberg - 1860 Münih 2 - 1
Hamburg - Köln 4 - 0
|
|
12.02.2002
|
|
|
|
|

|
Zaman'da Bugün
12 Şubat 2002
|
|

Zaman Spor
Spor
|
|
|
|