Merkez Hakem Komitesi, cumartesi günü oynanacak F.Bahçe–G.Saray maçına atayacağı hakem konusunda dört bir yandan kuşatılmış durumda. F.Bahçe, Metin Tokat’ı istiyor, G.Saray ses çıkarmıyor. Eski hakemler ve medyanın favorisi Ali Aydın, Orhan Erdemir ise yedekte bekliyor.
Süper Lig’de 22. haftanın maçlarının bitiş düdüğü çalmadan, F.Bahçe–G.Saray derbisi gündemin ilk sırasına oturdu. Sarı–Lacivertli yöneticiler, Yimpaş Yozgat deplasmanında performansından pek memnun kaldıkları Metin Tokat’ı, cumartesi günkü zorlu lig mücadelesinin de, hakemi olarak görmek istediklerini koro halinde seslendirdiler.
Bu kolektif talep doğrusu bize biraz enteresan geldi. Zira, Metin Tokat, sezonun ilk yarısında Ali Sami Yen Stadı’nda oynanan karşılaşmanın da hakemiydi ve Sarı–Kırmızılı taraftarların F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım’a yaptıkları kötü tezahuratlara göz yummuştu. Buna rağmen niçin Tokat’ı istiyorlar? İlk soru işaretini burada koyalım. F.Bahçelilere karşılık, Galatasaraylı yöneticilerden, hakem tercihleri konusunda ‘bu yazının kaleme alındığı saate kadar’ herhangi bir beyan işitmedik.
Eski hakemler ve medya işi Merkez Hakem Komitesi’ne bırakmadan, ‘yılın maçına’ münasip gördükleri atamaları yaptılar. Erman Toroğlu, MHK Başkanı Bülent Yavuz’un, bu sezon yıldızı parlayan Ali Aydın ile Serdar Tatlı arasında tercih yapacağını, ancak favorisinin Ali Aydın olduğunu söyledi. Ardından Serdar Tatlı’nın sakatlığının bulunduğunu öğrenince de noktayı koydu: Ali Aydın. Özgün fikirleri ve sivri diliyle spor basınında farklı bir yeri olan Ali Sami Alkış da, ‘Derbi Ali Aydın’a verilmiştir. Bu böyle biline’ diye kısa ve öz konuştu. Star Televizyonu’na geçtikten sonra ‘hakemlerin canına okumakta’ Toroğlu’na taş çıkartan Ahmet Çakar ise, “Bu maçın altından ancak Orhan Erdemir kalkar.” dedi. F.Bahçe–G.Saray maçının altından kalkmayı zorlaştıran bu medyatik kuşatma kuşkusuz MHK Başkanı Bülent Yavuz’un uykularını kaçırıyordur.
Geride bıraktığımız haftada oynanan maçlardan bir tanesinin yeri çok ayrı. İstanbulspor–Beşiktaş karşılaşması. Ancak bundan kastımız, ne Güngören Stadı’nın bozuk zemini ne de Siyah–Beyazlı takımın iki hafta aradan sonra üç puan alması. Sadece İlhan Mansız. Attığı goller Türk futbolunun bağrından hep özlemini çektiğimiz ideal bir Avrupalı forvet çıktığını belgeliyordu adeta. İlk golde müthiş bir çabukluk ve sezgi gücüyle rakip defansın arasına sızdı ve çapraz pozisyonda olmasına rağmen topu filelerle buluşturdu. İkinci golde de, hem pozisyon takibi, hem de vuruş tekniğiyle ustalığını konuşturdu.
|