Avrupa Birliği ve İslam Konferansı Örgütü ülkelerini buluşturan forumun zamanlaması ve İstanbul’un seçilmesi ‘tarihî’ olarak nitelendirilirken, evrensel diyaloğun artık seçenek değil zorunluluk haline geldiği vurgulandı. Iraklı bakan ile görüşen Başbakan Ecevit ise ‘Bağdat yumuşuyor gibi’ dedi.
Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in önerisi üzerine dün İstanbul’da başlayan Avrupa Birliği ve İslam Konferansı Örgütü toplantısına, devletler ve medeniyetler arasında diyalog kurulmasının bir zaruret haline geldiği fikri damgasını vurdu. Dün sabah Çırağan Sarayı’nda, Dışişleri Bakanı Cem’in açış konuşmasıyla başlayan toplantıda söz alan konuşmacıların hemen hemen tamamının 11 Eylül saldırılarına atıfta bulunarak ‘diyalog ihtiyacı’nı dile getirmesi dikkat çekti.
Toplantının zamanlamasını ve mekan olarak İstanbul’un seçilmesini ‘tarihi’ olarak nitelendiren konuşmacılar, iki farklı medeniyetin üst düzey temsilcilerinin yüksek bir katılımla toplantıya iştirak etmesinin büyük bir başarı olduğunu söylediler. Avrupa Birliği (AB) ve İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) dönem başkanları İspanya ve Katar’ın dışişleri bakanları, iki kuruluşun üyelerini bir araya getiren ortak forumda, medeniyetlerarası diyalog çağrısında bulundular.
Toplantılar sırasında Ortadoğu sorunu, gündemin önemli maddelerinden birini oluşturdu. Ancak, başta ABD olmak üzere Rusya ve Çin gibi büyük devletler ile Filistin sorunuyla bağlantılı olarak İsrail’in toplantıda yer almamasının diyalog adına bir eksiklik olduğu belirtildi.
Forumun bu haliyle, ABD ve İsrail karşıtı bir blok havasını yansıtmasının, uzun vadede önemli bir fonksiyon icra etmesi muhtemel söz konusu girişimin önünü kesebileceği endişesi meydana getirdi. Yoğun ikili temaslara da sahne olan dünkü toplantılar sırasında, İKÖ Dönem Başkanı Katar’ın Dışişleri Bakanı Şeyh Hamad Bin Cabir El Tani'nin bir sonraki forum için ev sahipliğini ülkesinin yapabileceği teklifini getirmesi dikkat çekti.
Açış konuşmasında önemli noktalara temas eden Dışişleri Bakanı Cem, ‘Bu konferansı içinde bulunduğumuz özel konjonktürde düzenliyor olmamız rastlantı değildir. Gerçekten de, bu buluşmayı zorunlu kılan ve muhteşem katılımı gerçek kılan, hepimizin gözlemlediği somut bir gereksinim ve hepimizin hissettiği bir tehlike olmuştur’ diye konuştu. Cem, 11 Eylül saldırılarının, farklı kültürler ve uygarlıklar arasındaki temel anlayışın ne kadar dayanıksız olduğunu ve derin önyargıların kolayca su yüzüne çıkabileceğini ortaya koyduğunu kaydetti. Tarih boyunca, ‘öteki’ kavramının ele alınış şeklini istikrar ve barış dinamiklerini belirlediğini ifade eden Cem, ‘ötekini’ yadsımak veya küçümsemenin sadece çatışma ve husumetle sonuçlandığını söyledi. Cem, Türkiye’nin hem İKÖ, hem de AB’ye bağlı, hem Doğulu, hem Batılı boyutlara sahip bir kültürü olduğunu da kaydetti.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ise, gerek zamanlama ve gerekse de içerik yönünden bu toplantının tarihsel bir nitelik taşıdığını söyledi. Geçen yüzyıldaki önemli gelişmelere rağmen, başta yoksulluk ve gelir dağılımındaki dengesizlikler olmak üzere birçok sorunun henüz çözülememiş olduğuna dikkat çeken Sezer, insanlığın karşı karşıya bulunduğu ve ortaklaşa ivedi bir çözüm bulması gereken sorunların başında terörizm geldiğini hatırlattı.
Başbakan Bülent Ecevit de, ‘uygarlıklar ve kültürler çatışması savının büyük ölçüde geçerliliğini yitirdiğini’ belirterek, ‘Doğu ile Batı’nın her anlamda bütünleşmesi yolu açılmıştır.’ dedi. Ecevit, toplantının, Doğu–Batı ve farklı dinler arasındaki kültürel, sosyal ve siyasal yakınlıkla uyum ve diyaloğu ilerletmek için ‘eşsiz bir fırsat’ olduğunu söyledi. Forumun şimdiden çok başarılı olduğunu söyleyen Ecevit, gazetecilerin forumla ilgili sorusu üzerine, ‘İstanbul ruhu tabiri benimsendi’ dedi.
AB Dönem Başkanı İspanya’nın Dışişleri Bakanı Josep Pique, 11 Eylül'ün ‘herkesin ne kadar hassas ve kırılgan olduğunu’ gösterdiğini ifade ederek, insan haklarının ‘evrensel, temel ve bölünemez’ olduğunu kaydetti ve Müslüman aydınların tarihte Avrupa toplumları için çok ama çok önemli bir rol oynadığını ekledi.
Forumun devam etmesini isteyen ve bu yönde bir öneri sunan İKÖ Dönem Başkanı Katar’ın Dışişleri Bakanı Şeyh Hamad Bin Cabir El Tani de, yaptığı konuşmada, ‘Bu girişimi çok olumlu buluyoruz. Türkiye, İslam dünyası ile Avrupa’yı birleştirici önemli bir bir konumdadır’ dedi. El Tani, ‘İslam masumdur. Batı, terörizmin tanımını yaparken, bunu Araplar ve Müslümanların dışlanması olarak anlıyor.’ dedi.
AB Ortak Savunma ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Javier Solona, 11 Eylül süreciyle bağlantılı olarak terör ile İslam arasında ilişki kurulmasına karşı olduklarını söyledi. Medeniyetlerarası diyaloğu, iki farklı blok arasında farklılık olarak görmediğini ifade eden Solana, bu çeşit bir anlayışın gerçeği göz ardı ettiğini belirtti. Forumun üç önemli konusu olacağını söyleyen Solana, bunları, terörizmin ortadan kaldırılması, Afganistan’ın yeniden yapılandırılması için Bonn toplantısında alınan kararların uygulanması ve Ortadoğu krizine çözüm bulunması olarak sıraladı.
İKÖ Genel Sekreteri Abdulvahid Belkeziz ise, Ortadoğu barış süreci için Fransa’nın hazırladığı yeni barış planına destek verdiklerini söyledi.
|