Bölge Haberleri |
|
|
|
| |
‘İmar planları şehirdeki rüzgâra göre yapılmalı’ |
Birçok ilde kentin rüzgar alış yönü ve hava sirkülasyonu hesaplanmadan imar planı yapıldığı için hava kirliliği artıyor. Edirne Çevre Müdür Vekili Haşim Özgüvenç, yanlış yapılaşma yüzünden bazı şehirlerin boğulma noktasına geldiğini söyledi.
Edirne Çevre Müdür Vekili Haşim Özgüvenç, şehir imar planları yapılırken, kentin rüzgar alış yönü ve hava sirkülasyonunun hesaplanması gerektiğini bildirdi. Özgüvenç, yaptığı açıklamada, hava kirliliğiyle mücadele çalışmalarına kış mevsiminde daha ağırlık verildiğini söyledi. Kentte yapılan kirlilik ölçümlerinde bazen sınır değerlerin üstüne çıkıldığına işaret eden Özgüvenç, şunları kaydetti:
“Şehir imar planları yapılırken, kentin rüzgar alış yönü ve hava sirkülasyonunun hesaplanması gerekiyor. Ne yazık ki, birçok ilde bu durum düşünülmeden yapılaşmaya gidiliyor. Bu tür bir çalışma içine gidilmediğinde kent neredeyse havasızlıktan boğulma noktasına gelebiliyor. Sis ve nem biraraya gelerek atmosferde kirliliği artırıyor. Bu durum kirliliğin daha açık şekilde oluşmasına neden oluyor. Kirliliği azaltmak için, kaçak kömürle mücadele ediyoruz. Apartman yönetimleri de ateşçilerin işin usulüne göre kaloriferleri yakmalarını denetlemeli ve baca temizliğine önem vermelidir.”
Araçlarda kurşunsuz benzin kullanımının kirliliği önleyici faktör olduğunu kaydeden Özgüvenç, “Devlet politikası olarak kurşunsuz benzin kullanımı teşvik edilmelidir.” dedi.
Özgüvenç, doğalgaz kullanımının daha temiz çevrenin “olmazsa olmaz” kurallarından biri olduğunu sözlerine ekledi.
|
|
aa
/ Edirne
13.02.2002
|
|
| |
27 bin adet fotoğraf biriktirdi |
Zonguldak’ta 42 yıldır berberlik yapan Kenan Baki, tıraş ettiği her müşterisinden fotoğraf istiyor.
Çıraklığından bu yana her tıraş ettiği müşterisinden fotoğraf isteyen Baki, şimdiye kadar 27 bin adetlik fotoğraf koleksiyonu oluşturmuş. Atatürk’ten Sezer’e kadar bütün cumhurbaşkanlarının yer aldığı koleksiyonda, bakanlar, bazı milletvekilleri ile beldiye başkanları da bulunuyor. Zonguldak’ta Gonca Kuaför Salonu’nda Gökhan ve Gökalp isimli iki oğluyla berberlik yapan Kenan berber, koleksiyonunu 100 bin fotoğrafa çıkaracağını söylüyor.
Ölünceye kadar bu uygulamayı devam ettireceğini belirten Baki, “1960’tan beri yaptığım koleksiyonu, benden sonra çocuklarım devam ettirecek.” dedi. Şehitlerin ve ölen müşterilerinin fotoğraflarını ayrı çerçevelere yerleştiren berber Baki, bu işi iyice benimsediğini belirtiyor.
|
|
Abdullah Karabacak
/ Zonguldak
13.02.2002
|
|
| |
Uludağ otelcileri, devletten şikayetçi |
GÜMTOB Başkanı Işık Uğurtuğ, “Devlet kesesinden kayak keyfi engellensin. Tesisler özelleştirilerek devlet otelcilikten çekilsin.” dedi.
Güney Marmara Turistik Otelciler Birliği (GÜMTOB) Başkanı Işık Uğurtuğ, Bursa Uludağ’daki 5 yıldızlı devlet misafirhanelerinin özel sektöre göre 8–10 kat daha ucuz olduğunu, bu durumun haksız rekabete yol açtığını belirterek, “Devlet kesesinden kayak keyfi engellensin. Tesisler özelleştirilerek devlet otelcilikten çekilsin.” dedi.
Işık Uğurtuğ, Uluğdağ’daki devlet misafirhanelerinin düşük fiyata müşteri kabul etmesinin otel sahiplerini zora soktuğunu belirtti. Uludağ’daki 3 yıldızlı bir otelde, üç öğün yemek ve yatak ücreti dahil bir kişinin tam pansiyon ücreti 95–150 milyon lira iken, aynı kalitedeki bir kamu misafirhanesinde konaklama ücretinin en fazla 20 milyon lira olduğunu kaydeden Uğurtuğ, “Devlet otelcilikle uğraşmamalı. Eğitim amaçlı, 1–2 günlük konaklamalara kimsenin diyeceği bir şey olmaz. Ancak, el altından ucuz fiyata müşteri alması, kendi personellerinin eş–dostlarının ailelerine vatandaşın vergisi ile kıyak çekmesi kabul edilemez. Kış sporlarına ilgi duyanların bayram tatiliyle birlikte akın ettiği Uludağ’da kamuya ait 12 tane misafirhanenin toplam yatak kapasitesi ise bin 278’dir. Devlet misafirhane adı altında otelcilik işinden el çekmeli.” dedi.
Uğurtuğ, her türlü ısınma, sıcak su ve enerji tüketimi giderleri Hazine’den ödenen tesislerin, özel sektöre ait tesisleri zor durumda bıraktığını vurguladı.
|
|
Yılmaz Sönmez
/ Mudanya
13.02.2002
|
|
| |
Şehir magandası, polise saldırdı |
Bursa’da polis, aldıkları alkolün etkisiyle kavga eden 2 kişiyi ayırmak isteyince, olaylar çıktı. Ellerindeki döner bıçaklarıyla polise saldırmaya kalkan magandalar, kısa bir kovalamacanın ardından yakalanarak gözaltına alındılar. Bu arada bazı işyerlerinin camları kırıldı.
Edinilen bilgilere göre, önceki gece saat 22.10 sıralarında Santral Garajı Soydaş Pazarı mevkiinde aldıkları alkolün etkisiyle tartıştıkları vatandaşa döner bıçaklarıyla saldıran Kemal Çakar (17) ile Yusuf Aktil (21), kendilerini sakinleştirmeye çalışan polislere satırlarla saldırdılar. Yaklaşık 30 kişilik bir ekiple takviye edilen polis, uyarı amaçlı havaya üç el ateş etti. Uyuşturucu hap da aldıkları öğrenilen saldırganlar, kısa bir kovalamacanın ardından Almira Otel önünde yakalandı. Saldırganlarla polis kovalamacasında magandalar bazı işyerlerinin camını kırdılar.
|
|
Fatih Karakılıç
/ Bursa
13.02.2002
|
|
| |
Deprem evlerine ilgi yeniden arttı |
Afyon’da meydana gelen deprem, Kocaeli’nde bulunan ve ‘deprem evleri’ olarak bilinen konutlara ilginin artmasına sebep oldu. 17 Ağustos Marmara depreminden sonra deprem mağdurlarını ev sahibi yapmak için kamu kurumlarının veya özel kuruluşların yapımına başladığı konutlara ilgi bir süre sonra azalmaya başlamıştı.
Ekonomik şartların da ağırlaşması ile birlikte birçok vatandaş üyelikten ayrılmak zorunda kalmıştı. Ancak Afyon’da meydana gelen depremle birlikte daha önce üyelikten ayrılanlar üyeliklerini yenilemeye başladı.
Körfez Belediyesi tarafından yapımına başlanan 5 bin konutluk İlimtepe Toplu Konut Projesi’nden, 800 kişinin ayrılmak zorunda kaldığını belirten Kooperatif Genel Koordinatörü Fatih Yenilmez, gelişmeleri şöyle anlattı: “Ekonomik şartların ağırlaşması ile birlikte vatandaşlar üyelikten vazgeçiyorlardı. Ancak Afyon depremi istifaların durmasına ve yeni üyelerin girişine vesile oldu.”
|
|
Körfez
/ cha
13.02.2002
|
|
| |
Kütahya’da 483 bina tehlikede |
Kütahya Belediye Başkanı Süleyman Canan, ildeki tescilli 483 binanın kar ve yağmur gibi doğal faktörlerin etkisiyle yıkılma belirtileri gösterdiğini söyledi.
Canan, metruk evlerin geleceğiyle ilgili yaptıkları çalışmaları anlatmak için basın toplantısı düzenledi. Börekçiler Mahallesi ile Dönenler Camii’nin güney istikametinde daha önce yangın tehlikesi geçiren tescilli binaların doğal şartların etkisiyle yıkılma belirtileri gösterdiğini belirten Canan, “28 Ağustos 1993’ten bu yana Kütahya Belediyesi’ne, bu tarihi binaların bakım ve onarımının yapılması şeklinde Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından bir karar alınmıştı ve bu karar bina sahiplerine bildirildi. Ancak ne bina sahiplerinin ne de belediyenin bakım ve onarım imkanı olmadığından tarihî binalar öylece kaldı.” dedi.
23 Ocak 2002’de valilik kanalıyla Kültür Bakanlığına bağlı Anıtlar Yüksek Kurulu’na bir yazı yazdıklarını kaydeden Canan, buradan gelecek cevap doğrultusunda söz konusu binalar üzerinde çalışmalar yapacaklarını kaydetti.
|
|
Mehmet Şenlik
/ Kütahya
13.02.2002
|
|
| |
Bağ–Kur, üyesi olmayanı da borçlu gösterdi! |
Bağ–Kur, İzmit’te borcu olmayan, hatta hiç Bağ–Kur’lu olmayan vatandaşlara ödeme emri göndermeye başladı.
Vatandaşa “kolaylık” olsun diye başlattığı, birikmiş borçların taksitle ödenmesi konusunda yaptığı akıl almaz hatalar, Bağ–Kur’a olan güveni sarsmaya devam ediyor. Üyelerini kurum önünde saatlerce kuyrukta bekleterek canından bezdiren, ilaç parasını almak için kuruma gidenleri başka illere yönlendiren Bağ–Kur Kocaeli İl Müdürlüğü, son olarak da borçları olanlarla olmayanları birbirine karıştırdı. Hayatında hiç Bağ–Kur’lu olmamış olan İbrahim Yılmaz adındaki bir vatandaşa 1 milyar 388 milyon liralık borç çıkaran, 22 yıl önce kurumla ilişkisini kesmiş ve SSK’dan emekli olmuş Ziya Tümerkan’dan ise 1979 yılında 46 bin lira olan borcunu faiziyle birlikte almaya kalkan Bağ–Kur, işin içinden kendisi de çıkamadı.
|
|
Fikri Kaya
/ İzmit
13.02.2002
|
|
| |
Dört ildeki eczacılar Bağ-Kur ile ihtilafta |
Bilecik, Çorum, Isparta ve Hatay’daki eczacıların Bağ–Kur’un ödemeleri zamanında yapmadığı için hastalara ilaç vermediği belirtildi.
Bilecik’te bulunan eczacılar adına konuşan eczacı Ahmet Kırmacı, Türkiye Eczacılar Birliği’nin Bağ–Kur ile 60 günde ödeme yapılması şeklinde anlaşmaya vardıklarını; ancak halen kasım ayındaki reçetelerin ödemelerini alamadıklarını söyledi. Kırmacı, “Türkiye’de Bilecik, Çorum, Isparta ve Hatay’da eczacılar birlik sağlayarak Bağ–Kur’luya ilaç vermiyorlar. Diğer illerde ise eczacılar arasında birlik sağlanamadığı için bazı eczacılar veriyor ve sorun hallediliyor.” dedi. Küçük illerde Bağ–Kur’un eczacısı olmadığından vatandaşın reçetesini onaylamak için çevre illere gönderildiğini belirten Kırmacı, özellikle köylerden gelenlerin eziyet çektiğini anlattı.
|
|
cha
/ Bilecik
13.02.2002
|
|
| |
Uykusuz şoförün ömrü kayalara çarpınca bitti |
Bursa’nın Gemlik ilçesinde aşırı yorgunluk nedeniyle uykuya dalan kamyon sürücüsü yol kenarındaki kayalıklara çarparak hayatını kaybetti.
Alınan bilgiye göre, Ahmet Selçuk (33) idaresindeki 10 AR 138 plakalı kamyon Bursa’dan Yalova istikametine seyir halinde iken Gemlik çıkışında 37. kilometrede yolun sağındaki kayalıklara çarptı. Sabah saatlerinde meydana gelen kazada, çiçekyağı yüklü kamyonun sürücüsü Selçuk, olay yerinde hayatını kaybetti. Trafik polisleri, kazanın sürücü Ahmet Selçuk’un aşırı yorgunluk nedeniyle uyuması sonucu meydana geldiğini tespit etti.
|
|
Fatih Karakılıç
/ Bursa
13.02.2002
|
|
| |
Çocuklar suça karşı korumaya alınacak |
Yalova Emniyet Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan ‘Çocuk Şube Müdürlüğü’, çocuklara yönelik suçları önlemeye çalışacak. Çocuk işçiliğin ortadan kaldırılması için de 500 çocuğa ulaşılarak, rehabilitasyon, eğitim ve danışmanlık hizmetleri sağlandı.
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ‘Çocuk Polisi Genelgesi’ doğrultusunda Yalova Emniyet Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan ‘Çocuk Şube Müdürlüğü’ törenle açılarak yeni Emniyet Müdürlüğü binasında faaliyete geçirildi. Ayrıca bir proje çerçevesinde 500 çocuğa ulaşılarak, rehabilitasyon, eğitim ve danışmanlık hizmetleri sağlandı. Çocuk Şube Müdürlüğü’nün açılışı dolayısıyla düzenlenen törene Vali Nihat Özgöl, Emniyet Müdürü Ali Yön, emniyet müdür yardımcıları ile çok sayıda emniyet mensubu katıldı.
Yeni birim hakkında bilgi veren Emniyet Müdürü Ali Yön, Yalova’da son bir yıl içinde çocuklar tarafından işlenen 121 suç vakasının olduğunu belirterek “Çocuklarımıza şefkatle yaklaşan polisimiz, onları suça iten, kötü emellerine alet eden, etmek isteyenlere karşı demir yumruk olacaktır.” dedi. Vali Nihat Özgöl de, “Korumaya muhtaç olan, ihmal ve istismara maruz kalan, evden veya kurumdan kaçan, refakatsiz sokakta yaşayan, suça maruz kalan, kimliği tespit edilemeyen çocuklara yönelik suçları önlemek gibi çalışmalar için bu birim hayata geçirilmiştir.” dedi.
Öte yandan Yalova’da, Deprem Bölgelerindeki Çocukların Rehabilitasyonu ve Çocuk İşçiliğin Önlenmesi Projesi kapsamında, 500 çocuğa ulaşılarak, rehabilitasyon, eğitim ve danışmanlık hizmetleri sağlandı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Yalova Valiliği ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından organize edilen “Deprem Bölgelerindeki Çocukların Rehabilitasyonu ve Çocuk İşçiliğin Önlenmesi Projesi” değerlendirme toplantısı, Yalova Belediye Meclis Salonu’nda yapıldı.
Projeyle ilgili olarak Yalova’da yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Vali Yardımcısı İsmail Gürbüz, depremin çocuk işçiliği üzerine etkilerine acil çözümler üreterek, çocuk işçiliğin ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak amacıyla yürütülen proje kapsamında, çalışan ve çalışma yaşamına atılma riski olan 500 çocuğa ulaşıldığını söyledi.
Bu çocuklara rehabilitasyon, eğitim, sağlık, beslenme ve danışmanlık hizmetlerinin sağlandığını anlatan Vali Yardımcısı Gürbüz, 176 çocuğun da ailesiyle görüşmeler yapıldığını ve ailelere gelir getirici kurslar düzenlediklerini bildirdi.
Vali Yardımcısı Gürbüz, 25 çocuğun Termal Pansiyonlu İlköğretim Okulu’na yerleştirildiğini belirterek, ilköğretimi bitiren 17 çocuktan 16’sının, lise ve meslek liselerine kaydedildiğini söyledi.
|
|
Ali Karadeniz
/ Yalova
13.02.2002
|
|
| |
Müftü kurban kesimini hatırlattı |
Karadeniz Ereğli Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu, Kurban Bayramı’nda, hatalı kurban kesimlerine dikkat çekerek, kurbanlıkların dini esaslara uygun olarak kesilmesi gerektiğini söyledi.
Müftü Sönmezoğlu kurbanlıkların satın alınması aşamasında dikkat edilmesi gereken hususları şöyle açıkladı: “Kurbanlıklar koyun ve keçi, sığır, deve cinsinden olmak üzere üç gruba ayrılıyor. Koyun ve keçinin bir yaşını doldurması, sığır cinsinden olan hayvanların 2 yaşını doldurmuş, üç yaşından gün almış olması gerekiyor. Hayvanların gözleri sağlam olmalı, topal, zayıf ve deli olmamalıdır.”
Kurbanlıkların kesiminin bayram namazının kılınmasıyla başladığını ve bayramın üçüncü gününün gün batımına kadar devam ettiğini söylen Sönmezoğlu açıklamasına şöyle devam etti: “Kurban keserken hayvanların kıbleye karşı, sol yanının üzerine yatırılması, kurbanı kesen kişinin mutlaka besmele çekmesi gerekiyor. Bıçaklar çok keskin olmalı, keserken hayvana eziyet verilmemelidir.”
Sönmezoğlu, kesimden sonra dağıtımın da büyük önem arz ettiğini anlatarak, “Bir kısmı aile fertleri için, bir kısmı eş ve dostlar için diğer kalan kısmı ise fakir ve fukaralara dağıtılır.” diye konuştu.
|
|
Cahit Kılıç
/ Kdz. Ereğli
13.02.2002
|
|
| |
'Kralın tacını kaçıran bekçi fazla kaçamaz' |
Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü görevine yeni başlayan Faruk Turan “Tekirdağ asayiş yönünden sakin bir il. Ama el atılması gereken önemli meseleleri var.” dedi.
Tekirdağ’ı iyi tanıdığını ifade eden Faruk Turan, “Ben polisimle sık sık toplantılar yaparak bir araya gelmek, dertleşmek ve yapacağımız işler konusunda fikir teatisinde bulunmak istiyorum” dedi. Tekirdağ’ın dar cadde ve sokakları ile buralara parkeden araçların sorun oluşturduğuna dikkat çeken Turan, bu sıkıntının görevli birimlerin birlikteliği ile aşılacağına inandığını belirtti.
Tekirdağ Müzesi’nden çalınan kral tacıyla ilgili bilgi veren Turan “Bu işi planlayan ve gerçekleştiren müze bekçisi nereye kadar kaçacak? Kayıtlara geçmiş tarihi eserleri sergilemek hangi ülkede olursa olsun imkansız. Meselenin kısa süre içinde aydınlığa kavuşacağına inanıyorum.” şeklinde konuştu.
|
|
Erdal Yiğit
/ Tekirdağ
13.02.2002
|
|
| |
Belediyenin ücretsiz polikliniği açılıyor |
Bursa’nın merkez Osmangazi Belediyesi tarafından Çiftehavuzlar Mahallesi’ne yaptırılan ücretsiz semt polikliniği bugün açılıyor.
Çiftehavuzlar Kanalboyu mevkiindeki Çiftehavuzlar Sağlık Polikliniği; Çiftehavuzlar, Girişane, Fatih, Soğanlı, Alemdar, Gaziakdemir ve Çukurca mahallelerine hizmet verecek.
Ücretsiz hizmet verecek poliklinik hakkında bilgi veren Osmangazi Belediye Başkanı Hilmi Şensoy CHA’ya yaptığı açıklamada; tomografi cihazının da bulunduğu tam teşekküllü poliklinikte kan, idrar ve diğer tahlilerin yapılabileceğini söyledi.
|
|
Fatih Karakılıç
/ Bursa
13.02.2002
|
|
| |
Haliç, Mavi Bayrak alacak kadar temizlendi |
Deniz bilimleri uzmanı Prof. Dr Halil İbrahim Sur, göller ve derelerde yapılan ıslah çalışmaları sonucu Haliç’teki koliform miktarının Mavi Bayrak standartlarının altına düştüğünü açıkladı.
Haliç’teki kirliliğin İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Halil İbrahim Sur, Haliç’teki koliform miktarının Mavi Bayrak standartlarının bile altına düştüğünü açıkladı. “Haliç, Boğaz ve Marmara Denizi’nde Su Kalitesi İzleme programı” konferansında konuşan Prof. Dr. Halil İbrahim Sur, Haliç ve Marmara Denizi’nde yürütülen ıslah çalışmalarının olumlu sonuçlar verdiğini belirtti.
Özellikle Haliç’te kirlilik açısından geçtiğimiz yıllara göre önemli sayılabilecek bir azalma olduğunu kaydeden Sur, şu anda Haliç’teki kolibasili sayısının Mavi Bayrak standartlarının bile altında olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Sur’un Haliç’in alabileceğini ifade ettiği Mavi Bayrak, Avrupa Çevre Eğitim Vakfı’nın 1989 yılından beri yürüttüğü bir proje çerçevesinde temiz ve kaliteli plajlara veriliyor. Uzun süredir Haliç’te ve Marmara Denizi’nde incelemeler yapan Prof. Dr. Sur, 2 ay önce Haliç’te yaşanan atık yağ sızıntısının nereden kaynaklandığının bilinmediğini sözlerine ekledi.
Konferansta Haliç’i, göller ve dereleri güçlükle temizleyip ıslah ettiklerini söyleyen İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Genel Müdürü Veysel Eroğlu da vatandaşlardan temizlenen yerlerin kirletilmemesini istedi.
Zaman zaman dayak yemeyi bile göze alarak çevreyi kirletenleri uyarmak zorunda kaldıklarını ifade eden Eroğlu, 1997 yılında Taksim’de yerlere bira şişesi attıkları için uyardığı gençlerin saldırısına uğrayarak hastanelik olan Prof. Dr. Orhan Kural’ın başına gelenleri hatırlatarak, “Sonunda onun akıbetine uğramak da olsa Orhan Kural’ı yalnız bırakmayalım.” dedi. Eroğlu, Haliç’i, Boğaz sularını ve çevreyi kirletenleri herkesin ikaz etmesini isteyerek, “Artık bu vurdumduymazlığa bir son verelim.” çağrısında bulundu.
|
|
Ahmet Dönmez
/ İstanbul, cha
13.02.2002
|
|
| |
Yasa dışı örgüt üyesi olmakla suçlanan 14 kişi yakalandı |
Polis, Gaziosmanpaşa'da Kürtçe eğitim için dilekçe verme eylemine katılan 13 ve korsan gösteri organize eden 1 kişiyi gözaltına aldı.
İstanbul Gaziosmanpaşa’da yasa dışı bölücü örgüt lehine korsan gösteri organize eden 1 kişi ile muhtelif ilçe milli eğitim müdürlüklerine Kürtçe eğitim isteği ile ilgili dilekçe verme eylemine katılan 13 kişi yakalandı. İstanbul Emniyet’inden yapılan açıklamada, Gaziosmanpaşa Karadeniz Mahallesi’nde yasa dışı bölücü terör örgütü lehine düzenlenen korsan gösteri sonrasında yapılan operasyonlarda korsan gösteriyi organize ettikleri ve bizzat katıldıkları belirtilen bir kişinin yakalandığı bildirildi.
Şahsın üzerinde ve ikametinde yapılan aramada ise kendisini kamufle etmek maksadıyla kullandığı 1 adet ‘poşu’ tabir edilen bez parçası ile örgütsel içerikli dokümanlar bulundu. Açıklamada, ayrıca PKK terör örgütünün talimatıyla uygulamaya konulan Sivil İteatsizlik (Serhildan) eylemleri doğrultusunda muhtelif ilçe milli eğitim müdürlüklerine Kürtçe eğitimle ilgili dilekçe verme eylemine katıldıkları belirlenen 13 kişinin de yakalandığı kaydedildi.
Söz konusu şahısların 15 Şubat 2002 tarihinde de PKK terör örgütü başı Abdullah Öcalan’ın yakalanmasını protesto etmek amacıyla korsan gösteri hazırlığında olduklarının tespit edildiği belirtildi.
|
|
Ercan Gün
/ İstanbul, cha
13.02.2002
|
|
| |
İstanbul polisi 3 organize suç örgütünü çökertti |
İstanbul’da 3 ayrı organize suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonlarda, halen cezaevinde bulunan Hakan Çillioğlu’nun kardeşi Cenk Çillioğlu’nun da aralarında bulunduğu 15 kişi 5 adet tabanca ile yakalandı.
İstanbul’da düzenlenen ilk operasyonda, Bayrampaşa Cezaevi’nde yatan Hakan Çillioğlu’nun kardeşi Cenk Çillioğlu ve 8 adamı gözlem altına alındı. Sanıkların sorguları sonucu Üsküdar’da Gürol Seymen’in öldürülmesi, Rize’de 2 kişinin yaralanması, Rize’de 3 ayrı işyerinin kurşunlanması, İstanbul’da bir işadamının öldürülmesinin planlanması olaylarına karıştıkları belirlendi.
Organize Suçlar Müdürlüğü’nün bir diğer operasyonunda Güngören Haznedar’da esnafın şikayeti üzerine “Dede İsmail” lakabıyla tanınan İsmail Dalkıran ve 1 adamı gözlem altına alındı. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün tribün sorumlularından olan Dalkıran ve arkadaşının çok sayıda vatandaştan haraç alınması ve darp olaylarına karıştıkları belirlendi.
14 Temmuz 2001 günü Maslak Park Orman'a girmek isteyen Hakan Yazgan’ın öldürülmesi olayına karışan 4 kişinin yakalandığı bildirildi. Yetkililer, operasyonlarda toplam 5 adet tabanca ele geçirildiğini açıkladı.
|
|
Ercan Gün
/ İstanbul, cha
13.02.2002
|
|
| |
İşyeri yakan göstericilere müebbet hapis verildi |
Küçükçekmece’de, bölücü örgüt lehine yapılan gösteri sırasında molotofkokteyli ile ateşe verdikleri bir mağazada 3 genç kızın ölümüne neden olmaktan yargılanan 3 sanıktan 2’si müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
5 No’lu DGM’de görülen dünkü duruşmasında sanıklar Murat Kıt ve Orhan Bingöl haklarındaki suçlamaları reddettiler. Mahkeme heyeti, iki sanığı önce TCK’nın 125. maddesi uyarınca idam cezasına çarptırdı. Sanıkların iyi hallerini göz önüne alan mahkeme bu cezaları müebbet hapse çevirdi. Abidin Doğan’a ise 12 yıl 6 ay ağır hapis cezası verildi.
|
|
aa
/ İstanbul
13.02.2002
|
|
| |
Bursaspor'da moraller yerine geldi |
Bursaspor Basın Sözcüsü Erhan Akbaş, Diyarbaakırspor karşısında çok iyi mücadele ettiklerini ve sahadan haklı bir galibiyetle ayrıldıklarını belirtierek, “Futbolcularımızı kutluyorum” dedi.
Akbaş, Diyarbakırspor karşısında maçın büyük bölümünü 10 kişi oynamalarına karşın sahadan galibiyetle ayrılmayı bildiklerini söyledi. Diyarbakırsporlu yöneticilerin maç öncesi, “Bursaspor’u farklı yeneriz” şeklinde beyanatlar verdiğini, kendisinin de karşı açıklama yaparak, “Bursaspor’u küçümsemesinler. Maç sahada kazanılır” dediğini anımsatan Akbaş, “Karşılaşmanın sonucunda açıklamalarımın ne kadar doğru olduğu ortaya çıktı. Futbolda en büyük hata rakibi küçümsemektir. Diyarbakırspor, bu hataya düştü” diye konuştu.
Akbaş, Diyarbakırspor karşısında çok iyi mücadele ettiklerini, maç öncesi yapılan açıklamaların futbolculara, 'doping' etkisi ptığını anlatarak, şöyle konuştu: “Genç ve yetenekli bir kadromuz var. Sezon başında belirlediğimiz Avrupa kupalarına katılma hedefimize ulaşacağımıza inanıyorum. Diyarbakırspor karşısında çok iyi mücadele eden futbolcularımızı kutluyorum. Haftayı 3 puanla kapatarak moral bulduk. Hafta sonu deplasmanda oynayacağımız Samsunspor maçını da kazanarak yükselişimizi sürdüreceğiz.”
|
|
/ Bursa, aa
13.02.2002
|
|
| |
75 öğrencili okulda 31 lisanslı atlet var |
Trabzon'un Beşikdüzü ilçesine bağlı Şahmelik Köyü İlköğretim Okulu'nda 75 öğrenci var. Bunların 31 tanesi lisanslı olarak atletizm yapıyor.
Türkiye'de voleybolun kurumsallaşmasını sağlayan, bu sporun geniş kitlelere yayılmasına önayak olan ve herşeyden önemlisi voleybol sporunu kamu sektörünün prestiji haline getiren "Bankaların voleybolcu babası"ya da, "Voleybolun bankacı babası" diye bilinen Selçuk Alparslan şu günlerde çok üzgün.
Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik kriz sebebiyle, spor kulüplerinin bir bir kapanması ve voleybol sporuna olan ilginin azalması Alparslan'ın uykularını kaçırıyor.
Selçuk Alparslan, Ziraat Bankası Spor Kulübü'nün kurucularından. Kurmakla kalmayıp, tam 20 yıl bu önemli kulüpte yöneticilik yaptı, Ankara'da voleybolun gelişmesine önemli katkılar yaptı. Ancak Selçuk Alparslan içinde bulunduğumuz günlerde hayli üzüntülü. Çünkü emek verip, büyük çabalarla kurduğu voleybol kulüpleri kapılarına birer birer kilit vuruyor. Bu kulüpleri evladı gibi sahiplenen Alpaslan, ekonomik krizin sporu bu derece ağır yaralamasından dolayı oldukça duygulu.
1980'li yıllarda bankalarda sporla ilgili bir çok önemli adım atıldığını ifade eden Alparslan şöyle anlatıyor: "Bankalar yıllarca kendilerine bir spor kulübü kuramamışlar. Spora bakış açıları yoktu. Özellikle de Ziraat Bankası'nda tam 118 yıl bir spor hareketi olmamış. 1981 yılında Sosyal Hizmetler Müdürü olarak Ziraat Bankası'nda bir devrim sayılabilecek hareketi yaptım. Aynı zamanda diğer bankalarla da konuşup 'Bankalar Ligi'ni kurduk. 12 bankanın voleybol takımları bu ligde kıyasıya mücadele etti. Voleybolun bugünlere gelmesinde çok önemli bir adımdı bu. Yeni yıldızlar yetişti, voleybol sevilen bir spor halini aldı, salonlar doldu."
İlerleyen yıllarda Ziraat Bankası, Ankara ve Türk voleybolu içinde bir ekol halini aldı. İstanbul takımları, Ankara'ya korkarak gitmeye başladılar. Halk Bankası Voleybol Erkek Takımı'nın üst üste lig şampiyonu olması da Selçuk Alparslan'ı oldukça duygulandırmış. Çünkü o ne de olsa 'Voleybolun Babası' titrini taşıyan bir spor adamı.
Ekonomik krizin tüm sektörlerle birlikte sporu da vurması karşısında çözümün 'Spor Kooperatifleri Kulüpleri'nde aranması gerektiğini açıklayan Selçuk Alparslan, önerisi kabul görürse yine bir ilke imza atacak gibi görünüyor.
|
|
Bülent Karadaş
13.02.2002
|
|
|
|
|

|
Zaman'da Bugün
13 Şubat 2002
|
|

Zaman Spor
Marmara
|
|
|
|