Derbiye 5 kala
Son 4 maçın tümünü kazanmış olan Ziya Doğan'ın Malatyaspor'u karşısında ancak 60. dakikada gole kavuşabilen G.Saray, galibiyeti koruma çabası içinde kötü bir görüntü verdi.
Sakınan göze çöp battı. Sakatlar ordusuna Sergen de katıldı. Batista karanlıkta kayboldu. Sanki kulübeden bir ses ona "Santrayı geçme" demişti. Akın başlatamayan Bülent Akın'a, aldığı kafa darbesi adeta, "Bu kafa ile G.Saray'da oynayamazsın" diyordu. Liderin hücumlarını daha başlamadan kesen Murat Sözkesen, Sarı–Kırmızılı forma ile ilk golüne kavuştu. Arif ve Hasan Şaş takıma girdiğinde, teke tek adam geçme hüneri olmayan Ümit, Murat ve Serkan'dan ancak biri ilk on birde yer alabilir. Ali Sami Yen'deki galibiyet serisi bu sene düzineyi bulurken, Kadıköy'de oynayacağı F.Bahçe maçına, 7 puar ve artı averajla çıkması, Sarı–Kırmızılılar için büyük avantaj. Alacağı beraberlik bile ezeli rakibini hedefinden tamamen uzaklaştıracak. Son günlerde G.Saraylı futbolcular kendi bayraklarından çok, A.Albayrak'a sevgi duyuyor ve onu öpüyorlar. (Tamamen duygusal!)
Bu hafta F.Bahçe'nin en iyi oyuncusu Yozgat kalecisi Diallo idi! Siyahi kalecinin Rapaiç'in ortasını gole çevirişi görülmeye değerdi. Bana göre bu kaleci, bu yatkaki Rasim Kara'nın yedeği olur. Herşeye rağmen Yozgat'taki zeminde maç kazanmak başarıdır. Teknik oyuncularına rağmen üç pas yapmakta zorlanan Sarı–Lacivertliler, seyircisi ile derbiye favori çıkıyor. Kazanmaktan başka çareleri yok. Yalnız karşılarında 50.000 kişilik seyirci kitlelerine alışık bir G.Saray var.
Trabzonspor, 2002'nin ilk resmi galibiyetini alırken, yorgun Gaziantepspor karşısında Rizespor keyifle çayını demliyor. Ankaragücü, gücünü Göztepe'ye ıspatlıyor, Bursaspor, bakır diyarında altın buluyor, horoz kendi çöplüğünde 3 defa öterek Antalya'yı uyandırıyor ve Körfez'de sular çekiliyordu.
Güngören Stadı'nda, İstanbulspor'a gününü gösteren Beşiktaş'ta, resti çeken takımda oynuyor. Son fırçayı Myhre'den yiyen Daum, Türkiye Kupası'nı kucaklamaya hazırlanırken, savunmasına da acil önlemler arıyor. Geçtiğimiz haftalarda, "Ne döviz, ne altın, ne borsa, ille de Tümer" diyordum. Bu haftaki kötü zeminde yazık ki onu göremedim. Ancak haftalardır Şenol Güneş'in onu görmeyişi anlamsız. Güzel futbolunu iki şık golle süsleyen İlhan'ın gol olmayan rövaşatasını izlerken, gözlerimin dolduğunu hissettim. Yoksa Metin Oktay yaşıyor muydu?
13.02.2002
Yazarımızın E-Postası:
o.goksel@zaman.com.tr
|