Bölge Haberleri |
|
|
|
| |
Irak cephesinden kafa karıştıran sinyaller gelmeye devam ediyor |
Medeniyetler Uyumu toplantısının öne çıkan gündem maddelerinden Irak sorununda Başbakan Bülent Ecevit tüm dünyayı umutlandırırken Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Irak konusunda Türkiye’nin bir komşudan beklenen çaba ve iyi niyeti gösterdiğini; ancak gelinen noktada fazla bir değişim görmediğini söyledi.
Ecevit, Irak Dışişleri Bakanı Naci Sabri ile önceki gün yaptığı görüşmenin ardından Saddam Hüseyin’in, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’a bir mesaj gönderdiğini ve konuları ön şartsız görüşmeye hazır oldukları izlenimi aldığını açıkladı. Bu açıklamanın ardından Irak’ın BM denetçilerini kabul edebileceği değerlendirmeleri yapılırken, Irak Dışişleri Bakanı ile görüşen Cem, gelinen noktada geçmişe oranla bir değişim görmediğini belirtti.
İkili görüşmede BM denetçilerinin ön şartsız olarak Irak’a girişine izin verilmesi halinde ambargoyu kaldırmak için çaba sarf etme garantisi veren ve bu konuda ‘Komşuluk Forumu’nu aktif hale getirmeyi öneren Cem’e Iraklı meslektaşından olumsuz cevap geldi. Cem, “Irak konusunda izlenimim, şu anda fazla bir değişim görmüyoruz. Bu gerilimin azaltılması için neler düşündüğümüzü anlattık. Umarız ki bu gerginlik sona ersin ve Irak BM kararlarına uyum sağlasın.” dedi. Muhtemel ABD operasyonuyla ilgili soruları cevaplamayan Sabri ise, görüşmede ikili ilişkileri gözden geçirdiklerini belirtti.
Cem, dün ilerleyen saatlerde Amerikan Associated Press ajansına verdiği demeçte ise “denetimler farklı şekilde yapılırsa” Irak’ın BM silah müfettişlerinin geri dönmesine itirazını yumuşatabileceğini söyledi. Cem, Iraklıların itirazının denetçilerin yaptıkları işten çok, bunların davranışlarına, çevrelerindeki insanlara muamelesine olduğunu bildirdi.
|
|
Celil Sağır, Salih Boztaş
/ İstanbul
14.02.2002
|
|
| |
Katar, ‘İstanbul ruhu’nu sürdürmek istiyor |
Türkiye’nin girişimiyle gerçekleştirilen İKÖ–AB Ortak Forumu’nun ikinci toplantısını gerçekleştirmek için Katar resmen talepte bulundu.
Dün basına dağıtılan sonuç bildirisinde, Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Hamad bin Cabir el-Tani’nin, bu yılın ikinci yarısında Katar’ın başkenti Doha’da ortak forum düzenlenmek istediği yönündeki talebine yer verildi. Konuyla ilgili bilgi veren yetkililer, Forum’un ikinci ayağının bu ülkede düzenlenmesinin önünde bir engel bulunmadığını ifade ettiler.
|
|
14.02.2002
|
|
| |
Bağdat’tan denetçilere hem evet, hem hayır! |
Irak Devlet Başkan Yardımcısı Taha Yasin Ramazan, BM silahsızlanma müfettişlerinin dönüşüne izin vermeyeceklerini açıklarken,
Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin ile görüşen Avusturyalı Özgürlükçüler Partisi eski lideri ve Kaernten Valisi Jörg Haider, Saddam Hüseyin'in BM silah denetçilerini ‘kabule hazır’ olduğunu söyledi. Haider, Saddam Hüseyin ile yaptığı görüşmenin oldukça olumlu geçtiğini de belirtti.
Taha Yasin Ramazan ise dün yaptığı açıklamada, BM müfettişlerini kastederek, “Casus komitelerinin Irak’a dönmelerini gerektiren bir durum yok” dedi ve Irak’ın elinde hiçbir kitle imha silahı olmadığını savundu. Bağdat rejiminin kitle imha silahlarının konuşlandırılmasına karşı olduğunu söyleyen Ramazan, “BM, bu tip silahlarla ilgili 687 sayılı kararının 14. paragrafını yaşama geçirmeli ve özellikle Siyonist devletin elindeki imha silahlarını gözden geçirmeli” ifadesini kullandı.
ABD Başkanı George Bush da, Saddam Hüseyin’e karşı elindeki seçeneklerden vazgeçmeyeceğini; ancak bunları şu anda açıklamayacağını söyledi. Başkan Bush, gerektiğinde, Amerikan halkını korumak için adımlar atacaklarını belirterek, “Terörizme destek veren ülkeler seçimlerini yapmazlarsa, mümkün olan bütün alternatifleri göz önüne alacağım” dedi.
|
|
Dış Haberler Servisi
14.02.2002
|
|
| |
AB-İKÖ Forumu’nda dörtlü Balkan zirvesi de yapıldı |
Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Bulgaristan Dışişleri bakanları, ‘NATO’nun Güneydoğu Avrupa’ya doğru genişlemesinin Balkanlar’da barış ve istikrarı güçlendirmesinin yanı sıra,
İttifak’a Avrupa’nın bu bölgesinde stratejik derinlik kazandıracağını’ bildirdiler. İKÖ–AB Ortak Forumu’nun yapıldığı Çırağan Sarayı’nda dün sabah bir araya gelen Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu, Romanya Dışişleri Bakanı Mircea Geona ve Bulgaristan Dışişleri Soloman Passi, görüşme sonunda yazılı ortak bir açıklama yaptılar.
Açıklamada, NATO’nun genişleme sürecine destek verilerek, ‘bu sürecin İttifak’ın güçlenmesi açısından tarihi bir fırsat olduğu’ belirtildi. ‘NATO, üye olmak isteyen ve bunun gereklerini yerine getirebilen herhangi bir Avrupa demokrasisine açık olmalıdır’ denilen ve Romanya ile Bulgaristan’ın üyeliklerine destek verilen açıklamada, İttifak’ın coğrafi açıdan dengeli bir şekilde genişlemesi gerektiği kaydedildi. İttifak ile AB’nin genişleme süreçlerinin Avrupa–Atlantik bölgesindeki istikrar ve güvenlik ortamını güçlendireceğine işaret edilen açıklamada, dörtlü işbirliğinin Atina’da yapılacak ikinci bir toplantıda sürdürüleceği vurgulandı.
|
|
14.02.2002
|
|
| |
Fransa’nın Ortadoğu için teklif ettiği çözüm önerisi benimsendi |
İstanbul’da gerçekleştirilen ve iki gün süren İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) ve Avrupa Birliği (AB) Ortak Forumu dün sona erdi. Forum sonunda yayımlanan basın açıklamasında, Fransa tarafından sunulan Filistin devletinin barış sürecinin sonunda değil, başında tanınmasını öngören teklif benimsendi.
Barış, istikrar ve uyumun sağlanabilmesi için Ortadoğu sorununun mutlaka çözülmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, konunun kapsamlı biçimde, uluslararası hukuka ve BM Güvenlik Konseyi kararlarına uygun olarak ele alınması gereği vurgulandı. Açıklamada, “Bu çerçevede, ‘iki devlet’ çözümü, ilgili halkların barış ve güvenliğe kavuşmalarına katkıda bulunabilir.” denildi.
Filistin sorununa çözüm getirilmesi yönünde bir maddenin sonuç bildirisinde yer almasının çok önemli bir gelişme olduğunu ifade eden Filistin’in Ankara Büyükelçisi Fuad Yasin, bu ifadelerin ‘doğru yerlere’ ulaşmasını diledi.
ZAMAN’a açıklamalarda bulunan Filistin Yönetimi Dışişleri Bakanı Faruk Kaddumi, iki gün süren ve dün sona eren Avrupa Birliği (AB) - İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Forumu sonuç bildirisinde Filistin sorununu ele alan bir maddenin eklenmesi için büyük bir çaba sarf ettiklerini, özellikle Avrupa ülkelerinin bu yöndeki girişimlerini takdir ettiklerini ifade etti. Forum’da gündeme gelen en önemli konulardan birinin Filistin sorunu olduğunu vurgulayan Kaddumi, Avrupa Birliği Ortak Savunma ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Javier Solana’nın Filistin’e destek sözlerinin kendilerini çok sevindirdiğini ifade etti. Kaddumi, Türkiye’nin İsrail ve ABD nezdindeki itibarını kullanarak sorunun çözümünde aktif bir rol alabileceğini de söyledi.
Basın açıklamasında ayrıca, forum süresince farklı kültürlerin ortak değerlerini ön plana çıkarmayı amaçlayan çok sayıda etkinlik yapıldığı, katılımcıların birçok noktada görüş birliğine vardıkları kaydedildi. Basın açıklamasında, 11 Eylül'de gerçekleştirilen terör saldırısı olaylarının, farklı kültürler arasındaki hoşgörü ve anlayışın, kökleşmiş önyargıların su yüzüne çıkmasına izin vermeyecek şekilde güçlendirilmesi gerektiğine de işaret edildi.
Forum’u değerlendiren IRCICA (İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırmaları Merkezi) Başkanı Ekmeleddin İhsanoğlu, çok iyi bir inisiyatif olan bu Forum’un Türk dış politikasının son yıllardaki en önemli başarılarından biri olduğunu ifade etti. Türkiye’nin tarihten gelen misyonuna yakışır bir dış politika inisiyatifi aldığını vurgulayan İhsanoğlu, Avrupa ve İslam ülkelerinden bu kadar yoğun bir katılımın sağlanmasının da ayrı bir başarı olduğunu ifade etti. ‘Bu toplantı aslında bizim dünya haritasındaki yerimizi çok iyi belirliyor. Bizim sıkıntımız, bu haritayı tam olarak göremiyoruz.’ diyen İhsanoğlu, ‘Kendi aramızdaki sıkıntıyı gördüğümüz zaman her şey daha iyi olacaktır.’ şeklinde konuştu.
Forum’u çok önemli ve olumlu olarak değerlendiren Mısır Dışişleri Bakanı Ahmet Mahir de ‘Sanırım, Türkiye’nin, bu toplantının nasıl devam edeceğini görmek için, katılımcı ülkelerle kontağını devam ettirmesi iyi olacak.’ şeklinde konuştu. Mısır Dışişleri Bakanı Mahir, ‘İstanbul Ruhu’nun yaşatılması için biz bu ülkelerle temasımızı devam ettireceğiz.’ şeklinde konuştu. Pakistan Dışişleri Bakanı Abdül Settar da böylesi bir Forum’un İstanbul gibi medeniyetlerin ve kültürlerin buluştuğu bir noktada gerçekleştirilmesinin ayrı bir önem arz ettiğini vurguladı.
Fakirlik, aşırılık, terörizm, yolsuzluk ve uyuşturucu ticareti gibi toplumları tehdit konularda tüm milletlerin birlikte çalışması gerektiğini vurgulayan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Jan Kubis de, İstanbul'da yapılan İKÖ–ABOrtak Forumu’nun da medeniyetlerarası diyalog için mükemmel bir fikir olduğunu, çok farklı kültürlerden pek çok ülkenin bir araya gelmesiyle de bunun başarıldığını söyledi.
|
|
Cumali Önal, Celil Sağır
/ İstanbul
14.02.2002
|
|
| |
‘Yaser Arafat’a saldırı bölgeyi kaosa sürükler’ |
Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, Zaman’a yaptığı açıklamada İsrail kuşatması altında yaşayan Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat’a yönelik bir saldırının bölgeyi kaosa sürükleyeceğini söyledi. Musa, Arafat’ın Filistin halkı tarafından seçilmiş bir lider olduğunu ve İsrail tarafından kuşatılmasının uluslararası bir skandal olduğunu belirtti.
Mısır Dışişleri Bakanı Ahmed Mahir ise tarafların bir an önce masaya oturmalarıgerektiğini söyledi.
Ortadoğu’daki son durum hakkında ZAMAN’ın sorularını cevaplandıran Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, Ortadoğu’da adil ve kalıcı bir barışın sağlanabilmesi için Filistin halkı üzerindeki baskıların sona erdirilmesinin şart olduğunu söyledi. Arap Birliği Genel Sekreteri Musa, Fransa tarafından ortaya atılan yeni barış planı konusuna büyük önem verdiklerine dikkat çekerek, ‘Fransa’nın gündeme getirdiği çok önemli bir konu var. Bu çözüm planı Filistin Devleti’nin kurulması ve resmen tanınmasını öngörüyor. Bu büyük bir gelişme.’ diye konuştu. Amr Musa’ya göre, bu gelişme artık Avrupalı bakış açısının Müslüman bakışına yaklaştığının bir göstergesi.
‘Biz başından beri Filistin tarafının devlet olarak tanınmasının ve görüşmelere bu ağırlıkla katılmasının gerekliliğini tüm ilgili taraflara iletiyorduk.’ diye konuşan Amr Musa, Fransa’nın ortaya attığı çözüm tasarısının henüz kendilerine intikal etmediğini kaydetti. Filistin’e yönelik ambargoya da değinen Arap Birliği Genel Sekreteri Musa, ‘Bu ambargo, bir halkı ciddi sıkıntıya sürükleyen bir olay ve kesinlikle kabul edilemez.’ dedi.
Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa’nın ardından Mısır Dışişleri Bakanlığı görevini üstlenen Ahmed Mahir de her türlü fikri, inisiyatifi ve çabaları saygıyla karşıladıklarını vurgulayarak, ‘Sanırım, tarafların masaya oturması ve siyasi sorun üzerindeki görüşmelere yeniden başlamaları için zaman gelmiştir. Yerine getirilmesi imkansız şartlar üzerinde yoğunlaşmak bir fayda sağlamıyor. Tam bir sükunetin sağlanması imkansız. İsrailliler saldırılarını sürdürdüğü sürece, buna karşılık verilmesi doğaldır. Taraflar artık masaya oturmalıdır.’ şeklinde konuştu.
Mısır Dışişleri Bakanı Ahmet Mahir, Arafat’ın Ramallah’ta ev hapsine alınmasının provokatif bir durum olduğunu ve bugüne kadar yapılan anlaşmaların yanı sıra uluslararası hukuka aykırı olduğunu kaydetti. Bu arada, Irak’a yönelik bir operasyonun bölgeyi olumsuz yönde etkileyeceğini belirten Arap Birliği Genel Sekreteri Musa, ‘Irak Devlet Başkanı ile bir süre önce görüştüm ve ona durumun vahametini anlattım. Biz Irak’a yönelik bir saldırıyı istemiyoruz. Bunun olmaması için de Irak’ın üzerine düşenleri yapması gerekir.’ dedi.
ABD Başkanı George Bush’un Irak, İran ve Kuzey Kore için kullandığı ‘Şeytan Ekseni’ tabirine değinen Ahmed Mahir ise ‘Dünyada bir sürü şeytan ülke var. Her ülkenin kendine göre şeytan ve şeytan olmayan tanımı var. Burada standart, Birleşmiş Milletler belgeleri olmalıdır.’ dedi.
|
|
Salih Boztaş
/ İstanbul
14.02.2002
|
|
| |
Pervez Müşerref’ten Hindistan yönetimine yeni diyalog çağrısı |
Washington'da ABD Başkanı George W. Bush ile görüşen Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref, Hindistan'a yeni bir diyalog çağrısı daha yaparak, sınırdaki askerlerini çekmesini istedi. General Müşerref, Hindistan'ın ocak ayında nükleer bir test yaptığını da savundu.
Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref, Hindistan’ın sınıra yığdığı askerleri çekmesini istedi. Washington’da Başkan George Bush’la ortak basın toplantısı düzenleyen Müşerref, Bush’a Hindistan’ın Pakistan sınırına asker yığdığını anlattığını söyledi ve Hindistan’ın gerilimi azaltmak için birliklerini çekmesini istedi.
Yeni Delhi’ye diyalog çağrısında da bulunan Pakistan lideri, “Hindistan birliklerinin barış zamanındaki mevzilerine dönmesi ve derhal yeniden diyaloğa girilmesi ilerlemenin tek yolu olacaktır” dedi. Müşerref, bu konuda ABD’nin de yardımcı olmasını istedi. ABD ile ilişkilerinin çok güçlü olduğunu belirten Müşerref, Pakistan’ın terörizmle mücadelede üzerine düşen sorumluluğu yerine getireceğini belirtti. Müşerref, bir soru üzerine, kaçırılan Amerikalı gazeteci Daniel Pearl’ün hayatta olduğuna inandığını söyledi.
Bush da, Afganistan’daki askeri operasyona desteğinden dolayı Müşerref’e teşekkür ederek, Pakistan’ın desteğinin Taliban ve El Kaide’yle mücadelede önemli olduğunu söyledi. Bush, ülkesindeki radikal İslamcı örgütlerle mücadelesinden dolayı da Müşerref’i överek, “Ülkelerimiz terör ve uyuşturucu trafiğine karşı işbirliği yapmaya devam edecek” dedi.
Başkan Bush ile görüşmesi öncesinde Carnegie Endowment adlı düşünce kuruluşunda konuşan Müşerref, Hindistan’ın geçen ay nükleer kapasiteli bir füze denemesi gerçekleştirdiğini belirterek, bunu ‘kışkırtıcı bir eylem’ olarak niteledi. Ancak Amerikalı yetkililer, Pakistan’ın bu iddiasının ‘temelsiz’ olduğunu belirttiler. Müşerref ise Hindistan’ın denemesinin 25 Ocak’ta gerçekleştiğini söyledi. Hint Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nirupama Rao da, ‘Gerçekdışı olan bu tür iddiaları reddediyoruz.’ dedi.
|
|
Dış Haberler Servisi
14.02.2002
|
|
| |
Kandahar'daki ABD üssüne silahlı baskın |
Kandahar'daki Amerikan üssüne baskın düzenleyen 10 kişiden 7'si yakalandı. Kaçırılan Amerikalı gazeteci Daniel Pearl'ün akibeti de hâlâ meçhul .
Afganistan’da devrik Taliban rejiminin kalesi olan Kandahar şehrindeki Amerikan üssüne dün havan topu ve küçük kalibreli silahlarla ateş açan saldırganların çoğu, ABD birliklerinin karşı operasyonu sonucu yakalandı. 10 kişi oldukları belirtilen saldırganların kimlikleri açıklanmazken, iki taraftan can kaybı olup olmadığı da kesinleşmedi. Ancak saldırıyı düzenleyenlerden 3’ünün yakalanamadığı belirtildi. Diğer yandan, Pakistan’da 23 0cak’ta kaçırılan Amerikalı gazeteci Daniel Pearl ile ilgili belirsizlik sürüyor. Soruşturma kapsamında yakalanan Şeyh Ahmed Ömer’in, olaya karıştığını itiraf ettiği; ancak gazetecinin nerede olduğunu bilmediğini söylediği belirtiliyor.
|
|
Harun Çelik
/ İslamabad
14.02.2002
|
|
| |
Gazze ve Batı Şeria Lübnanlaşıyor |
İsrail’in, Kassam–2 füzelerinin pazar günü ilk kez yeşil hat gerisine fırlatılması nedeniyle Filistin Yönetimi’ne karşı başlattığı ‘Çığ Operasyonu’ sürüyor.
İsrail ordusu, önceki akşam Gazze’de Filistin Yönetimi kontrolündeki yerleşim merkezlerine karşı çok geniş çaplı bir kara operasyonu başlattı. İsrail, operasyonlar sürerken Gazze’ye yabancı gazetecilerin girişini engelledi. 4 Filistinlinin ölümüne yol açan operasyonların ‘Kassam–2 füzelerinin imal edildiği tesisleri imha etmek ve sorumlularını tutuklamak için yapıldığı’ açıklandı. Ancak operasyonların uzun vadeli amacının, İsrail kentlerini Kassam–2 füzelerinin menzilinden çıkartacak ‘güvenlik bölgeleri’ oluşturmak olduğu belirtiliyor. İsrail tankları, dün akşama doğru Beyt Hanun’dan çekildi.
İsrail Savunma Bakanı Binyamin Ben Eliezer’in, füze tehdidinin sürmesi halinde önlem olarak Filistin topraklarında İsrail'in ‘güvenlik bölgeleri’ oluşturacağını açıklaması, İsrail’de ‘Gazze ve Batı Şeria Lübnanlaşıyor’ şeklinde değerlendirilerek endişe meydana getirdi. Haaretz gazetesi, İsrail’e karşı füzelerin fırlatıldığı Filistin topraklarının 1970–90 yıllarının Lübnan’ından farklı olmadığını belirtti. Gazete, İsrail’in Lübnan’da uyguladığı taktikleri şimdi Batı Şeria ve Gazze’de uygulamaya başladığına dikkat çekti. Yorumda, ancak Filistin Yönetimi kontrolündeki bölgelerin işgalinin, İsrail için de, Filistin Yönetimi için de iyi olmayacağı belirtilerek, bundan füzeleri fırlatan Hamas’ın kazançlı çıkacağı mesajı verildi. Maariv ise, ‘Bu, Filistin topraklarının büyük bölümünün işgali demek’ diye yazdı.
Bu arada dün bir açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, Filistin lideri Yaser Arafat’ın, silah yüklü olarak yakalanan Karine A gemisiyle yapılan kaçakçılıktaki sorumluluğunu kabul ettiğini söyledi.
|
|
Dış Haberler Servisi
14.02.2002
|
|
| |
‘Türkiye’nin barış gücü liderliğini destekliyoruz’ |
Afganistan Dışişleri Bakanı Abdullah, ZAMAN'a yaptığı açıklamada barış gücüne Türkiye'nin liderlik etmesini desteklediklerini söyledi.
Afganistan geçici yönetimi Dışişleri Bakanı Dr. Abdullah Abdullah, Afganistan’da konuşlandırılan uluslararası barış gücüne İngiltere’den sonra Türkiye’nin liderlik yapmasını desteklediklerini söyledi. ZAMAN’a konuşan Abdullah, Türkiye’nin bu teklifini büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını, ülkesinde istikrarın ve güvenliğin sağlanması için diğer ülkelerin askeri desteklerine ihtiyaçları olduğunu ifade etti. Özellikle Afganistan’ın yeniden imarı ve inşası için Türkiye’nin desteğine büyük ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Abdullah, Türk okullarının da ülkenin eğitim hamleleri için önemli bir yere sahip olacağını söyledi.
Pakistan Dışişleri Bakanı Abdül Settar da Afganistan’ın istikrarının Pakistan için de büyük bir önem arz ettiğini, yeni hükümetin başarılı olmasını en fazla kendilerinin desteklediğini ifade etti. Altı aylık geçici hükümetten sonra kurulacak olan Loya Jirga’nın (Afgan Büyük Meclisi) ülke istikrarı için hayati önemde olduğunu belirten Settar, Afganistan’daki halklar kompozisyonunun Loya Jirga’ya da yansıtılmasının hayati olduğunu söyledi.
Keşmir’e yönelik Pakistan politikasında son günlerde bir değişiklik olduğu yönündeki iddiaları mesnetsiz olarak değerlendiren Pakistan Dışişleri Bakanı Settar, Keşmir politikalarının bugün de gelecekte de değişmeyeceğini vurguladı. Settar, Hindistan’la tansiyonun düştüğünü; fakat sınırda bulunan 1 milyon Hint askerinin hâlâ barış için büyük bir tehdit olduğunu ifade etti.
|
|
14.02.2002
|
|
| |
‘Kasap’a savunma molası |
Yugoslavya’nın eski Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç’in savunması, dava yargıcının duruşmaya ara vermesi nedeniyle yarım kaldı. Miloşeviç, duruşmanın ikinci gününde hakkındaki iddianamenin okunmasının tamamlanmasından sonra savunmasına başladı.
Bu mahkemenin meşruluğunu kabul etmediği; çünkü mahkemenin hukuk temeline dayalı kurulmadığı sözleriyle savunmasına başlayan Slobodan Miloşeviç, başsavcı Carla Del Ponte’yi, medyada paralel bir yasal süreç yürüterek suçunu ve cezasını önceden vermekle suçladı. Slobodan Miloşeviç, ‘mahkemenin, kendisine karşı kurulan bir linç süreci olduğunu’ ileri sürdü. Duruşma yargıcı Richard May ise, Miloşeviç’in suçlamalarını reddederek, ‘Mahkemedeki görüşleriniz tamamen konu dışıdır.’ dedi. Yargıç May, duruşmaya ara verdi. Slobodan Miloşeviç’in savunmasına bugün devam edileceği bildirildi.
|
|
/ Lahey, aa
14.02.2002
|
|
| |
Rusya: Çeçenistan’da seçimler yakın |
Rus yönetimi, Çeçenistan’da “öngörülebilir bir gelecek”te seçimlerin yapılabileceğini bildirdi.
Rus lider Vladimir Putin’in danışmanı Sergey Yastrjembski, “Tahmin edilebilir bir gelecekte Çeçenistan’da seçimler yapılmalı; ancak seçimlerden önce Rusya Federasyonu’nun parçası Çeçenistan’da yeni bir anayasa hazırlanmalı” dedi. Anayasa çalışmalarının Çeçenlerin de katılımıyla hızla devam ettiğini kaydeden danışman, “Siyasal süreç böylece ivme kazanıyor. Bunun doruk noktası, seçimlerin yapılması, özellikle de Çeçenistan’a başkan seçilmesi olacak” dedi.
|
|
/ Moskova, aa
14.02.2002
|
|
|
|
|

|
Zaman'da Bugün
14 Şubat 2002
|
|

Zaman Spor
Dış Haberler
|
|
|
|