Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 
 

Kredi kartı pazarı kızıştı

Rekabetin arttığı kredi kartı pazarında Garanti Bankası, 1 milyon 100 bini aşan Bonus Card projesiyle önde gidiyor. Akbank pazara yeni sunduğu Axess ile kullanıcı sayısında 400 bini aşarken, İş Bankası Maximum ile kredi kartlarını hem kredi kartı, hem taksitli alışveriş kartı hem de ödüllü alışveriş kartı özelliklerine kavuşturdu. Yapı Kredi Bankası da rekabete Worlcard ile katıldı.

Türkiye’nin en büyük özel bankaları arasındaki kredi kartı rekabeti kızıştı. Garanti Bankası’nın Bonus, İş Bankası’nın Maximum ve Akbank’ın Axess markalı kredi kartlarının ardından Yapı Kredi Bankası da, geliştirdiği Worldcard projesi ile taksitlendirme ve ödüllendirme uygulamasını 3,5 milyon kredi kartına yaygınlaştırdı.

Yapı Kredi Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nazan Somer, Worldcard projesinin tanıtımı amacıyla düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, ilk olarak 15 bin üye işyerini kapsayan Worldcard’ın, bu sayıyı bir yıl içinde 30 bin üye işyerine yükseltmeyi hedeflediğini bildirdi. 3,5 milyon olan kredi kartı sayısını da bu yıl içinde 4 milyona çıkarmayı hedeflediklerini açıklayan Somer, 2 ile 12 ay arasında taksit imkanı tanıyan kartın alışverişlerde puan ve armağanlar kazandırdığını ifade etti.

Somer, kredi kartı kullanıcılarının kartın kendilerine ödüllendirme ve taksitlendirme özelliklerinden daha fazlasını sunmasını isterken, üye işyerlerinin ise müşteri odaklı pazarlama taktiklerini uygulayabilmeyi, sadık ve mutlu müşteri kitleleri oluşturmayı amaçladığını vurguladı. Worldcard’ın hem kredi kartı kullanıcısına hem de üye işyerine bu isteklerini gerçekleştirme imkanı sunduğunu belirten Somer, sistemin farklı alışveriş alışkanlıklarına göre özel imkanlar sunduğunu dile getirdi.

Somer, var olan 3,5 milyon kart kullanıcısının hiçbir değişiklik yapmadan yeni sistemin içinde yer aldığını ve tasarımı yenilenen Worldcard’ların ise eski kartların kullanım tarihlerinin sona ermesinin ardından kullanıcılara ulaştırılacağını da kaydetti.

Garanti Bankası’nın uluslararası bir kredi kartı olan Bonus Card, Avrupa’nın en büyük çok markalı kartı oldu. Türkiye’de 3 bin 500’ü aşkın, dünya genelinde 21 milyon MasterCard üye işyerinde “1 Bonus=1 TL” üzerinden para kazandıran Bonus, hediye çeki, kupon vs. gerekmeksizin ve herhangi bir tutara ulaşmasını beklemeksizin üye firmalarda harcanabiliyor. 1 milyon 100 bin adedi aşan Bonus MasterCard ayrıca, Türkiye’nin ilk güvenli chip kartı özelliğini taşıyor.

Akbank da, harcamayla anında kazandıran ve kazanılanı hemen kullandıran kredi kartı Axess’i, pazara sundu. Kullanıcı sayısında şu an 400 bin adedi aşan Axess’in 2002 yılı sonuna kadarki hedefi 1 milyon 300 bin kart. Bu rakam yüzde 6’lık bir pazar payına tekabül ediyor. Piyasadaki mevcut kredi kartlarının tüm özelliklerine sahip olan Axess, yapılan her alışverişi anında kartın üzerinde bulunan minik bir bilgisayar sayesinde chip-paraya dönüştürüyor. 109 marka ve 2 bin 348 üye işyeri ile Türkiye’de 400 bin, dünyada ise 21 milyon mağazada para kazandıran Axess, üye işyerlerinin uygulamakta olduğu 2-12 ay arası taksit seçenekleri dışında taksitleri tüketicinin seçeneğine göre belirleyebiliyor.

Rekabette geri kalmak istemeyen İş Bankası da, kredi kartlarını ‘Maximum’ özelliklere kavuşturdu. Maximum ile İş Bankası kredi kartları hem kredi kartı, hem taksitli alışveriş kartı, hem de ödüllü alışveriş kartı özelliklerine sahip oldu. Maximum ile alışverişlerde ödül ya da para kazanılabiliyor, üstelik ödemeler taksitlendirilebiliyor. İş Bankası kredi kartı aynı anda hem Maxipuan, hem de İşpuan kazandırabiliyor. Maxipuanlar üye kuruluşlarda, daha sonraki alışverişlerde anında para yerine geçiyor. Üye olan ve olmayan bütün kuruluşlarda yapılan her harcama ise İşpuan kazandırıyor. Biriktirilen İşpuanlarla her yıl yenilenen armağan kataloğundan istenilen armağan seçilebiliyor. Ayrıca İşpuanlar da Maximum üye firmalarında anında para yerine geçiyor.

Harun Çümen / İstanbul

14.02.2002


 

Hazine, tahvil ihracını 1 milyar dolara çıkardı

Hazine Müsteşarlığı tarafından 27 Kasım 2001 tarihinde dolar piyasasında gerçekleştirilen tahvil ihracında tutar, 250 milyon dolar daha artırılarak 1 milyar dolara çıkarıldı.

Söz konusu tarihte Hazine, Morgan Stanley ve Salomon Smith Barney liderliğinde, 5 yıl vadeli, yüzde 11,375 kupon ödemeli, 500 milyon dolar tutarında tahvil ihraç etmiş, bu ihraç miktarı 20 Aralık 2001 tarihinde 250 milyon dolar tutarında artırılmıştı. Hazine’den yapılan açıklamada, “Söz konusu tahvilin ikinci piyasada iyi performans göstermesi ve tahvile ilave talep gelmesi nedeniyle, bugün anılan bankalara yeniden artırım için yetki verilmiş ve söz konusu tahvilin miktarı 250 milyon dolar tutarında artırılarak, 1 milyar dolara çıkartılmıştır. Artırımın maliyetinde, 27 Kasım 2001 tarihinde ihraç edilen asıl tahvilin maliyetine oranla yaklaşık 150 baz puan, 20 Aralık 2001 tarihinde ihraç edilen 250 milyon dolar tutarındaki ilk artırıma göre yaklaşık 100 baz puanlık bir iyileşme sağlanmış bulunmaktadır.” denildi.

2002 yılı dış borçlanma programı kapsamında gerçekleştirilen tahvil ihraçlarının toplam tutarı 850 milyon dolara ulaştı.

/ Ankara, aa

14.02.2002


 

Para Günlüğü: Piyasalarda Irak tedirginliği azaldı

Başbakan Bülent Ecevit’in Irak’ın Birleşmiş Milletler yetkilileriyle şartsız görüşmeyi kabul ettiğini açıklaması, piyasalardaki tedirginliği azalttı. Ayrıca Hazine’nin bugün ve yarın bono halka arzına yatırımcılardan gelen ilgi, piyasalardaki para rezervinin bir önceki güne göre yüksek olmasına rağmen, para dövize yönelmedi.

Hazine’nin 2006 vadeli eurobond satışlarında 250 milyon dolarlık artış yapabileceğini açıklaması da dövize olan talebi durdurdu denebilir. Gün içindeki bu gelişmelerle döviz fiyatlarında kademeli gerileme oldu. Serbest piyasada; gün açılışında 1 milyon 358 bin liradan işlem gören dolar, gün sonunda 1 milyon 345 bin liradan satıldı. Euro 1 milyon 186 bin liradan, 1 milyon 176 bin liraya, Alman Markı 608 bin liradan, 601 bin liraya geriledi. Bugün de mevcut gerekçelerle döviz piyasalarında yatay bir seyir oluşacağı düşüncesindeyiz.

Irak gerginliğinin hafta başına nazaran azalması ve buna bağlı olarak alternatif piyasalardaki gerilemeler Borsa’nın talepli bir gün geçirmesine sebep oldu. Endeks teknik olarak direnç gördüğü 12.000 psikolojik direncinde satışlarla karşılaşırken işlem hacminin desteklememesine rağmen gün sonunu 210 puanlık yükselişle 11.826 puandan tamamladı.

Turizm, holding hisseleri hareketli bir seyir izlerken özellikle turizm hisseleri önemli ölçüde değer kazandı. Genel piyasada hafif yükselişler endeksi yukarı taşımaya yetti. Bugün 12.000 kırılmaya çalışılacaktır.

/ Selim Işıklar, M. Ali Yıldırım

14.02.2002


 

700 trilyonluk çiftçi borcu, 3 katrilyon lira oldu

Faruk Yücel, Tarım Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp tarafından çiftçilere müjdeli haber olarak açıklanan Tarım Kredi Kooperatifleri’ne borcu olan çiftçi borçlarının 30 ay vade ile taksitlendirilmesi uygulamasının kandırmaca olduğunu savundu.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Faruk Yücel, Tarım Bakanlığı’nın çiftçinin Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borcunu 30 aya kadar taksitlendiren uygulamasını, çiftçiden katrilyonluk haraç alınması olarak değerlendirdi. Yücel, Tarım Kredi Kooperatifleri’nin Ziraat Bankası’ndan aldığı krediyi çiftçiye kullandırdığını belirterek, “Tarım Kredi aradan çekilsin, biz borcumuzu Ziraat Bankası’na ödeyelim.” dedi.

Faruk Yücel, Tarım Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp tarafından çiftçilere müjdeli haber olarak açıklanan Tarım Kredi Kooperatifleri’ne borcu olan çiftçi borçlarının 30 ay vade ile taksitlendirilmesi uygulamasının kandırmaca olduğunu savunarak, “Tarım Kredi Kooperatifleri’ne borcu olan 2 milyon çiftçinin en fazla 100 bini bu uygulamadan faydalanabilir. Yüzde 55 faizle Ziraat Bankası’ndan alınan kredinin yüzde 202 ile çiftçiye verilmesine nasıl göz yumarım? 1 Eylül 2001 itibarıyla çiftçinin Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borç miktarı 700 trilyon liraydı. Bu parayı Tarım Bakanlığı yüzde 202 faiz uygulayarak 3 katrilyon liraya yükseltti.” dedi.

Tarım Bakanlığı’nın bu uygulamasından, 2001 yılında Tarım Kredi’ye olan borcunun vadesi dolan çiftçilerin istifade edeceğini anlatan Başkan Yücel, “Biz, çiftçi borcunu ödemesin, demiyoruz. Ödeyelim; ama borç yükü altında ezilen çiftçiye ikinci bir yük daha bindirilmesin, diyoruz. Ziraat Bankası yetkilileri de bizimle aynı düşüncede. Tarım Kredi hangi şartlarda krediyi aldıysa aynı şartlarda çiftçiye ödeme imkanı sağlansın. Yüzde 55’le alınan kredi neden yüzde 202’yle çiftçiye veriliyor? Tarım Kredi aracı kuruluş olarak aradan çekilsin. Biz borcumuzu Ziraat Bankası’na ödeyelim. Banka da aynı teklifi yaptı. Aksi takdirde, bırakın 30 ayı, 300 ay yapsanız bu şartlarda, bu borcun altından kimse kalkamaz.” diye konuştu.

Devletten, pancar üreticisinin 600 milyon dolar, çay üreticisinin de 50 milyon dolar alacağı bulunduğunu anlatan Yücel şöyle konuştu: “Çiftçi borçlarını bu alacaklara mahsuben düşünün, diye teklifte bulunduk. Olumsuz yanıt aldık. Ayrıca, bu uygulama başlatılırken çiftçinin mevcut durumu göz önünde bulundurulmamış. Buğday üreticisi hasadını temmuz gibi yapar, parasını da ağustos gibi alır. Fakat borçların taksitlendirilmesi için son başvuru tarihi 30 Nisan olarak belirlenmiş. Çiftçi, olmayan parayla nisan ayında borcunu nasıl ödeyecek?”

İlhan Basmacı / Bursa

14.02.2002


 

“Rekabet kuralları Aycell’e yardımı engelliyor”

Türk Telekom Genel Müdürü İbrahim Hakkı Alptürk, Turkcell Genel Müdürü Muzaffer Akpınar’a cevap verdi. Alptürk, “Keşke Aycell’e de Turkcel ve Telsim’e yaptığımız kadar yardımcı olabilsek. Ancak rekabet kuralları bunu engelliyor.” dedi.

Turkcel ve Telsim’in kurulduğu ilk günlerden itibaren 4 yıl boyunca bu iki şirkete sonuna kadar destek verdiklerini kaydeden Alptürk, Aycell üzerinden Telekom’a yapılan suçlamaları ise kabul etmediğini söyledi. Muzaffer Akpınar, “Aycell’in Türk Telekom ile yakınlığı, bir devlet kurumu kisvesi içinde olması ve bakanların o şirketle ilgili farklı hassasiyetler içinde olması bizi rahatsız eder.” demişti.

Alptürk, olağanüstü toplanan İnternet Kurulu toplantısından sonra basın mensuplarına Aycell-Türk Telekom yakınlığıyla ilgili şu açıklamada bulundu: “Turkcell ve Telsim ilk kurulduğu zaman, Telekom olarak hiçbir fiziksel uzuklıkta bulunmadık. İstanbul’dan Hakkari’ye bu iki şirketin, kartlarını sattık, reklamını yaptık. Telekom’un her türlü olanaklarından dibine kadar yararlandılar. Niye uzak durmadık; çünkü Turkcell ve Telsim ilk kurulduğu zaman Türk Telekom da hisse sahibiydi. Kendi şebekesi diye dört elle sarıldı. Telekom’un her türlü imkanından dibine kadar yararlandılar. Telekom bu iki şirkete ortak diye. 98 Nisanı’nda lisansları verildi. Onlar bir noktada kaldı. Ancak Türk Telekom’dan elde ettikleri her şey kendilerinde kaldı. Bugün Telekom’un birçok binasında Turkcel ve Telsim santralları işgal ediyor. Şimdi çıkıp eşit mesafede olsun diyorlar. 4 yıl boyunca verilen destek hemen unutuldu.”

Selim Kuvel / Ankara

14.02.2002


 

‘Onlar gelmiyorsa biz gitmeliyiz’

Türkiye’den yüksek miktarda alım yapan yabancı şirketlerin Türkiye temsilcileri, kolay ihracat döneminin kapandığını belirttiler. 11 Eylül saldırısından sonra müşterilerin seyahat etmekte zorlandıklarını belirten mümessil firma temsilcileri “Onlar gelmiyorsa biz ayaklarına gitmeliyiz. Aktif pazarlama yapmalıyız. Yeni dönemde, hızlı, modaya uygun üretim ve aktif pazarlama yapmak gerekiyor.” dediler.

İstanbul Hazır Giyim, Konfeksiyon ve İhracatçılar Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Artok, krizle fırsatın birbirine çok yakın iki nokta olduğuna işaret ederek, “Krizi fırsata dönüştürmeyi becerebilmeliyiz. Bir üst vitese geçerek süratimizi daha da artırmalıyız.” dedi.

İHKİB tarafından düzenlenen, başta Almanya ve İngiltere olmak üzere Avrupa’nın ve ABD’nin en büyük hazır giyim ve konfeksiyon ürünü alıcısı firmalarının temsilcilerinin katıldığı panelde, 11 Eylül sonrası yeni dünya düzeninde dünyada satın alma değişimleri konusu ele alındı.

Açılış konuşmasının ardından panele katılan Karstadt Türkiye Genel Müdürü Karin Verweys de, 2000 yılında 208 milyon Euro olan ciroda 2001’de yüzde 23’lük ciddi bir düşüş yaşandığını söyledi. Bunun sadece 11 Eylül saldırılarından kaynaklanmadığını belirten Verweys, Almanya’daki işsizliğin artması ve istihdam düşüşünün bunda etkili olduğunu ifade etti.

İnsanların önceliklerini yeniden belirlediğini, daha fazla güvenlik istediklerini ve artık seyahat etmemeye başladığını ifade eden Verweys, “Onlar Türkiye’ye gelmediği için biz Almanya’ya gitmeye başladık. Koleksiyonlarımızı götürdük. Onlar gelemiyorsa bizler ayaklarına gitmeliyiz. Aktif pazarlama yapmalıyız.” dedi. Hennes&Mauritz Türkiye Genel Müdürü Elif Gencer de, 2001 yılını fırsata dönüştürebildiklerini söyledi. Şirketin üretiminin yüzde 50’sini Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa’daki ofisleri aracılığıyla temin ettiklerini belirten Gencer, Türkiye’nin söz sahibi olması için kaliteyi sürekli artırmaya ve insan gücünü eğitmeye yönelik çalışmalar yapması, Ar–Ge’ye önem vermesi gerektiğine işaret etti. Gencer, “Zamanında yükleme yapmalı. Son zamanlarda gecikme oluyordu. ” dedi.

GAP International Akdeniz Genel Müdürü Günsan Çetin ise “Lütfen hangi altın madeni üstünde oturduğunuzu bilin. Kendinize güvenin. Pazarlarınızı çok iyi tanıyarak onlara gidin. Bu gücü gösterecek durumdayız.” dedi.

Çetin, geçen yıl ikinci yarıdaki düşüşün ABD’de hassas kategorilerdeki kotaların kötü kullanılmasından kaynaklandığını, başka bir açıklaması olmadığını dile getirdi. Otto Versand İstanbul Genel Müdürü Christian Barther da, Türkiye’deki ofislerinin Hong Kong’dan sonra ikinci büyük ofisleri olduğunu kaydetti. Barther, katalogla internette satışta Türkiye’nin kendisini adapte etmesi ve Türk pazarını yeni dünya pazarına çok yakından tanıtmak gerektiğini söyledi.

Ekonomi Servisi

14.02.2002


 

İHKİB yönetimine eleştiri

APS Konfeksiyon şirketinin sahibi Osman Benzeş, İHKİB yöneticilerine ağır eleştirilerde bulundu.

Benzeş, yönetimin sektöre zarar verici kararlar aldığını belirterek, mümessil firmaların istekleri doğrultusunda çalışmakla suçladı. 22 Ocak’ta üzerinde mutabakata varılan ve ihracatçı firmaların 30 kişiden az eleman çalıştırmama kararında geri adım atıldığını vurgulayan Benzeş, “22 Ocak’taki kota görüşmelerinde ihracatçı firmaların 30 kişiden az eleman çalıştırmayacağı karara bağlanmıştı. Yönetim aldığı bir kararla, bunu 15’e indirdi. İstihdamın önemli olduğu bir ortamda bu karar yanlış.” şeklinde konuştu.

14.02.2002


 

211 depodan alfatoksin çıkmadı

Fındık Tarım Satış Kooeparifleri Birliği (Fiskobirlik) Genel Müdürü Cevat Aydın, AB’nin, Türk fındığının önünü kesmek için ortaya attığı alfatoksin senaryosunu bozacaklarını söyledi.

Aydın, Fiskobirlik’e ait Giresun’da bulunan Entegre Fındık İşleme Tesisleri’ni basın mensuplarına gezdirip çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Aydın, “AB Tarım Komisyonu’nun alfatoksin konusunu gündeme getirmesinden sonra, Fiskobirlik olarak detaylı bir proje hazırladık ve 211 depomuzdaki kabuklu fındığı testten geçirdik. Yapılan test sonucu fındığımızda alfatoksin ile ilgili olumsuz bir bulguya rastlamadık.” dedi.

/ Giresun, aa

14.02.2002


 

Güneydoğu’nun ihracatta yeni hedefi Suriye

Diyarbakır Sanayici ve İşadamları Derneği’ne (DİSİAD) bağlı işadamları, Güneydoğu’da üretilen ürünlerin ihracında kolaylık sağlayabilmek amacıyla Suriye üstünden Ortadoğu pazarına açılmayı hedefliyor. Konuyla ilgili olarak DİSİAD Başkanı Şeyhmus Akbaş, önümüzdeki dönemde ihracattaki hedeflerini anlattı.

Akbaş, yaşanan ekonomik krizler ve ABD’nin Ortadoğu’daki etkinliği sonucu başlayan gerginliklerden sonra ekonomik anlamda bir hareketliliğin göze çarptığını söyledi. Suriye’ye yaptıkları ziyaret sonrasında bu ülkeyle ilişkilerin geliştirilip, ihracat yapılmasının bir zorunluluk haline geldiğini dile getiren Akbaş, Güneydoğu’da yaptıkları araştırmalara göre 2001 yılı ihracat oranının, yüzde 15 artışla 640,1 milyon dolara ulaştığını bildirdi. Akbaş, bu ihracat rakamları içinde ilk sırayı 63,8 milyon dolarla İtalya’nın aldığını, 33 milyon dolar ile Almanya’nın ikinci sırayı, 31,5 milyon dolarla da Suriye’nin üçüncü sırayı aldığını belirtti.

Yaşanan ekonomik krizin aşılabilmesi için Suriye’yi Ortadoğu ve Batı’ya açılan bir pazar olarak gören Şeyhmus Akbaş, “Büyümesi nüfusunun azlığı nedeniyle fazla olmayan Suriye, Lübnan ekonomisiyle ayrılmaz bir bütündür. Nüfusları 300 milyon olan 13 Ortadoğu ülkesiyle ticaret anlaşması imzalayan Suriye, en geç 2007 yılında gümrük vergisi sıfırlanarak büyük bir pazar olacak.” dedi.

Mithat Şengöz / Diyarbakır

14.02.2002


 

Rekabet Kurulu gübre üreticisi altı firmaya ceza yağdırdı

Rekabet Kurulu, tekel oluşturarak ve uyumlu eylem içinde bulunarak Tarım Kredi Kooperatifleri’nin açtığı ihaleye katılmayan 6 gübre üreticisi firmaya toplam 7,3 trilyon lira para cezası verdi. Kurul, Toros Gübre’ye 2,4 trilyon, Tügsaş ve Gübre Fabrikaları’na da 1,4’er trilyon lira ceza kesti.

Rekabet Kurulu, 6 gübre üreticisi firmaya 7 trilyon 315 milyar 759 milyon 390 bin 184 lira para cezası verdi. Rekabet Kurulu Başkanı Tamer Müftüoğlu, Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin şikayeti üzerine, Toros Gübre ve Kimya Endüstrisi, Bandırma Gübre Fabrikaları, Ege Gübre Sanayii, Gübre Fabrikaları, İstanbul Gübre Sanayii, Türkiye Gübre Sanayii hakkındaki nihai kararı açıkladı. Müftüoğlu’nun verdiği bilgiye göre, Toros Gübre 2.4 trilyon, Tügsaş ve Gübre Fabrikaları 1.4’er trilyon lira, Bagfaş 965 milyar, İgsaş 603 milyar, Ege Gübre de 436 milyar lira ceza aldı.

Karara göre, kurul esasa yönelik olarak söz konusu 6 firmanın, “fiyat tespiti, pazar paylaşımı, ithalatçıların faaliyetlerinin zorlaştırılması ve Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği’nin 1999 sonbahar ihalesine uyumlu eylem halinde topluca girmemeleri” suretiyle, 4054 sayılı rekabetin korunmasına ilişkin kanunun 4. maddesini ihlal ettiğine karar verdi.

Rekabet Kurulu, bu nedenle ismi geçen 6 firmaya esasa yönelik 7 trilyon 282 milyar 316 milyon 760 bin 184 lira para cezası verdi. Kurul ayrıca söz konusu kuruluşlara, “rekabet ihlalinin bildirilmemesi” nedeniyle, usule yönelik olarak da toplam 33 milyar 442 milyon 621 bin lira para cezası verdi. Kurul bu kapsamda Toros Gübre’ye 5 milyar 816 milyon 108 bin lira, Bagfaş, Tügsaş, İgsaş ve Ege Gübre’nin her birine ise 5 milyar 828 milyon 108 biner lira para cezası kesti. Rekabet Kurulu, Gübretaş’a ise 4 milyar 362 milyon 81 bin lira ceza verdi. Böylece Kurul’un söz konusu 6 kuruluşa usul ve esas yönünden verdiği cezaların toplamı, 7 trilyon 315 milyar 759 milyon 390 bin lirayı buldu.

Öte yandan Gübretaş, İgsaş ve Toros Gübre ile Gübre Üreticileri Derneği’nin temsilcisi Bülent Çamlıca, kurul kararını değerlendirirken, kararın hatalı olduğunu öne sürdü.

Bu konuda Danıştay’a gideceklerini belirten Çamlıca, "Usul ve esas yönünden bu hatalı kararın iptalini temin edeceğiz.” dedi.

14.02.2002


 

Borsa’ya Aslan geliyor

Galatasaray Spor (GS) Kulübü’nün yüzde 78,93’üne sahip olduğu Galatasaray Sportif AŞ’nin hisselerinin bir bölümü halka arz ediliyor. Halka açılma dolayısıyla dün akşam Swissotel’de yapılan tanıtım toplantısında Galatasaray ve Beşiktaş kulüp başkanları dostluk gösterisinde bulundu. GS Kulübü Başkanı Mehmet Cansun da, önceki akşam Beşiktaş’ın halka arz tanıtım toplantısına katılmıştı.

Cansun, bin 676 kişinin katıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, “Türkiye’de Borsa’nın ‘b’sinin bilinmediği günlerde, 1930’lu yıllarda Yusuf Ziya Öniş halka açılma önerisinde bulunmuştu. 1960’larda da başkan Ulvi Yenal’ın böyle bir önerisi oldu. GS o yıllarda olduğu gibi öncü olma vasfını korudu. Halka açılma bana nasip oldu.” dedi. Cansun’un “Galatasaray, Türkiye Cumhuriyeti’nin dünyada ve Avrupa’da tanınan en büyük markasıdır.” sözü, izleyicilerden büyük alkış aldı. Borsa Başkanı Osman Birsen de, Galatasaray’ın halka arzının hem Borsa hem de Türkiye açısından heyecan verici bir olay olduğunu belirterek, “Aslanlık sıfatıyla bize güç verdiniz.” şeklinde konuştu.

Galatasaray Sportif AŞ’nin yüzde 16’sına tekabül eden 325 milyar 600 milyon liralık nominal değerli hisse senetleri, Global Menkul Değerler liderliğinde oluşturulacak bir konsorsiyum tarafından halka arz edilecek. Bugün ve yarın talep toplama yöntemiyle yapılacak halka arzdan 28,3 trilyon liralık gelir bekleniyor. Bir hisse 87 bin liradan satışa sunulacak.

Harun Çümen, Hacı Hasdemir / İstanbul

14.02.2002


 

‘Yeni bir krizin çıkmaması için reel sektöre kredi bulunmalı’

İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yıldırım, yıl ortasında yeni bir kriz çıkmaması için hükümetin reel sektördeki kredi darboğazına çare bulması gerektiğini belirtti.

Mehmet Yıldırım yaptığı açıklamada, 2001 yılında yaşanan krizin getirdiği öngörülemez şartların başarılı firmaları çalışamaz hale getirdiğini kaydetti. Yıldırım, önümüzdeki yıl ortasında yeni bir krizin çıkmaması için 2001 yılındaki öngörülemez kriz ortamı içinde ve kendi kusuru dışında zor duruma düşen firmalara yeniden kredi alabilme yeteneği kazandırılması gerektiğini vurguladı.

Son zamanlarda bazı çevrelerin “kriz bitti” diyerek hayali bir pembe tablo oluşturmaya çalıştığını savunan Yıldırım, “Kimse aldanmasın, ekonominin temelini oluşturan reel sektörde sorunların çözülmesi bir yana, üretim ve ihracat tıkanma noktasına gelmiştir.” iddiasında bulundu. Yıldırım, zaman içinde kazanılabilen teknoloji, ticari tecrübe ve pazar ilişkilerinde kazanılmış birikimlerin, mevcut bankacılık düzeninde giderilemeyen finansman sorunlarına kurban edilmesinin ülkenin katlanabileceği bir fatura olmadığını kaydetti.

Ekonomi Servisi

14.02.2002


 

IMF istedi diye döner sermayeler azaltılıyor

Hükümet, IMF’ye verdiği taahhüdün gereği olarak döner sermayeleri tek tek kapatıyor. Özellikle sağlık ve eğitim alanında yoğunlaşan döner sermaye sayısının bin 627’den mart ayı sonuna kadar 664’e düşürülmesi hedefleniyor. Böylece mali denetim dışı faaliyet gösteren bin civarında döner sermaye kapatılmış olacak.

IMF verilen niyet mektubu gereği Maliye Bakanlığı’nın isteği üzerine Milli Eğitim Bakanlığı, mesleki ve teknik liselerdeki döner sermaye sayısını azalttı. İlk olarak Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki (MEB) 1073 olan döner sermaye sayısı kısa sürede 484’e indirildi.

Maliye Bakanlığı MEB’den, meslek lisesi öğrencilerinin ürettiği malzemelerin hesabını tutan döner sermaye işletmesi sayısının her ilde bir, büyük illerde ise iki veya üç olacak şekilde 80–100’e indirilmesini istedi. Yeni uygulama ile bir sayman, birden fazla okulun döner sermaye işlerini takip edecek. Bu saymanlara, müstakil oda, bilgisayar ve ihtiyaç duyulan diğer demirbaş malzeme tahsis edilecek ve döner sermaye işleri dışında başka bir iş verilmeyecek. İbrahim Asalıoğlu,

Aydın Haskebabçı / Ankara

14.02.2002


 

Turkcell konuşma ücretlerine yüzde 15 zam yaptı

Turkcell, faturalı hatların dakika ücretleri ile faturasız hatların kontör fiyatlarına ortalama yüzde 15 oranında zam yaptı.

Turkcell’den yapılan açıklamaya göre, tarifelerde dünden geçerli olacak şekilde fiyat ayarlaması yapıldı. Buna göre, aylık sabit ücretlerde herhangi bir değişiklik olmazken, faturalı hatların dakika ücretleri ve faturasız hatların kontör fiyatları ortalama yüzde 15 oranında artırıldı.

Ekonomi Servisi

14.02.2002

Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Zaman'da Bugün
14 Şubat 2002


Zaman Spor

Ekonomi

Bütün haberler


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.