Anayasa Mahkemesi’nin af yasasıyla ilgili iptal kararının mahkemeler tarafından farklı yorumlanması adalet ilkesini zedeliyor. En son örnek Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesi’nin ölüm cezasına çarptırdığı iki mahkûm arasında yaşandı.
Yorum farkı nedeniyle, aynı suçu birlikte işleyip aynı cezaya çarptırılan iki suçludan A.Ç. serbest bırakılırken B.Ö.’nün tahliye talebi reddedildi. İkinci mahkûmun, aftan yararlanmak için kararı lehde yorumlayan Zonguldak'a naklini aldırması da yeterli olmadı. Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesi, 26 Kasım 2001 tarihli kararında, aynı suçtan hüküm giyen mahkûmlardan Nevşehir Cezaevi’nde yatan A.Ç.’yi Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına dayanarak tahliye etti.
Kırıkkale Cezaevi’nde yatan B.Ö. ise Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi’nden tahliye talebinde bulundu; ancak bu isteği kabul edilmedi. Birlikte cinayet işledikleri için kendisiyle aynı cezaya çarptırılan arkadaşının serbest bırakıldığını öğrenen B.Ö., bu tür taleplere olumlu cevap veren Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurmak için dilekçe vererek kendini Zonguldak Cezaevi’ne naklettirdi. Ancak daha önce yaklaşık 70 kadar mahkumun serbest bırakılmasına karar veren Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesi, B.Ö.’nün yaptığı başvuruyu Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi’nin 5 Kasım 2001’de verdiği kararı göz önünde bulundurarak reddetti. Söz konusu mahkeme, benzer bir talebi kabul ettiği önceki kararlarından birinde şu ifadelere yer vermişti: “Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının 6 ay sonra yürürlüğe girmesinin hükümlünün ileride telafisi mümkün olmayacak mağduriyetine neden olacağı gerekçesi ile hükümlünün tahliyesine karar verilmesi.”
Anayasa Mahkemesi, 4616 sayılı af kanununda yer alan, ‘Toplam hükümlülük süresinden 10 yıl indirilir’ hükmünü geçtiğimiz yıl iptal etti. Bu iptal kararının 6 ay sonra 27 Nisan 2002’de yürürlüğe girmesini kararlaştırdı. Yüksek Mahkeme, kararında “işlenen suçların infaza esas olan cezalarının toplamından 10 yıl indirim yapılması” gerektiğini belirtti. Bu hükümden sonra yerel mahkemeler farklı kararlar vermeye başladı.
İnfaz yasasına göre mahkumlar, hüküm giydikleri cezanın 3’te biri oranında hapis yatıyor. Bazı yerel mahkemeler, bu üçte birlik oran üzerinden 10 yıl indirim yaparken, bazıları toplam hükümlülük süresi üzerinden 10 yıl indirim yaptı.
|