Karen Fogg’un e–maillerinin yasadışı yollarla ele geçirilmesi üzerine Dışişleri Bakanlığı’nın devreye girdiği ve konuyu önce İçişleri Bakanlığı’na, ardından Adalet Bakanlığı’na ilettiği belirtildi.
Konuyla ilgili soruları cevaplandıran Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Fogg’un ‘istenmeyen kişi’ ilan edilmesinin söz konusu olamayacağını söyledi. Konunun daha çok hukuki bir durum içerdiğine değinen Cem, “Yapılan çirkindir, suçtur. Umarız bir an önce suçlular adalet karşısına çıkarılırlar.” dedi. İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen de, Fogg’un e–mail’lerinin açıklanmasını ‘çirkin bir hareket’ olarak nitelendirdi. Yücelen, haberleşme özgürlüğüne herkesin saygı göstermesi gerektiğini belirterek, “Haberleşme özgürlüğü özel hayatın bir parçasıdır. İster telefon ister bilgisayar teklonojisiyle izlenen haberleşme olsun hepsi gizli olması gereken konulardır. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün elinde e–mail haberleşmesinin izlenebileceği bir teknoloji yok. Bu, bizim hukuk sistemimizde boşluk olmasından dolayıdır.” dedi. Yücelen, izlemenin mahkeme kararı ile olması gerektiğine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Fogg’un söylediği iddia edilen “Cumhurbaşkanı’na haddini bildirdik.” sözleriyle ilgili bir soruya, “Bizi kastetmediğini kendisi söyledi, kimleri kastettiğini de açıkladı.” diyerek cevap verdi.
Bu arada, İşçi Partisi, Karen Fogg ile ilgili iddialarını dün de sürdürdü. İP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın, yaptığı açıklamada, 9 Kasım 2001 tarihli elektronik postasında ‘tarihsel hükümet içi değişiklikler ihtimali’ diyerek Başbakan Ecevit’i devirme planından ‘pembe dizi’ koduyla bahsettiğini öne sürdü. Yalçın’ın açıklamalarına göre, 24 Ocak 2002 tarihli e–postada Başbakan yardımcıları Mesut Yılmaz için ‘Happy Unyielder’, Devlet Bahçeli için de ‘State Garden’ koduyla söz ediliyor.
|