Hülya Hanım’ın günleri de kişisel gelişim ve okuma kurslarıyla, dernek faaliyetleri ve sohbet programlarıyla dolu. Evliliğin ilk yıllarında eşiyle birlikte ebru yaparlarmış. Şimdilerde bazen yürüyüşe çıkıyor, bazen de Altunizade Kültür Merkezi’ndeki konserlere gidiyorlar birlikte. İskender Hoca özel günleri pek unutmuyor; ama her ikisi de son iki yıldır evlilik yıldönümlerini hatırlamamışlar.
Hocanın eşine en sık aldığı hediye çiçek ama tek başına vermiyor hiç. “Ben hediyeyi söz olarak vermeyi daha anlamlı buluyorum ve çok şükür ki sözü güzelleştirmeyi biliyorum. Çok güzel bir cümle pırlanta bir kolyeden daha önemlidir. Çiçek aldığım zaman üzerine bir cümle ya da bir beyit koyarım. Çiçek beyiti taşıyan bir araçtır. İnsanlar birbirlerine sevdiklerini ifade ederken özel günlerden daha önemlisi bir çift sözdür.” diyen hocanın, yedi yıl önce doğum gününde eşine hediye ettiği çiçeğin üzerinde yer alan iki beyiti eşi hâlâ çantasında taşıyor:
“Bir ömür ki geçse sensiz
ol ömür zayi olur
Bivücud olmam demektir
senden ayrı her günüm”
(Sensiz geçen ömür kaybedilmiş bir ömürdür; senden ayrı geçecek her gün bir kere daha yok olmam demektir.)
“Gönül bin can ile meftun olursa
Fatma Hülya’ya
Benim İskender-i devran olduğum
bundan bilin
(Gönlümün Fatma Hülya’ya meftun olmasından zamanın İskender’i olduğumu anlayabilirsiniz.)
|