Bizans ve Osmanlı sanatı konularının otorite ismi, sanat tarihçisi Prof. Dr. Semavi Eyice, emekli maaşıyla yaşamını sürdüremediği için uzun yılların birikimi olan 25 bin kitaplık paha biçilmez kütüphanesindeki kitapları satıyor.
Yıllarını sanat tarihine ve İstanbul’a adayan Prof. Dr. Semavi Eyice, 25 bin kitaptan oluşan kütüphanesini “daha iyi ve huzurlu bir hayat sürmek için” satışa çıkardığını söyledi. “Emekli maaşı ile yaşıyorum. Bu ay oturduğum eve 400 milyon lira doğalgaz faturası, 200 milyon liraya yakın da su ve elektrik faturası geldi. Bütün bunları bu maaşla nasıl ödeyeyim? Geçinmek için kütüphanemi satmaktan başka çarem yok.” diyen Eyice’nin meslektaşlarına bir de tavsiyesi var: “Kimse kitap almasın. Parasını kitaba vermesin. Daha iyi bir yaşam için geleceklerine yatırım yapsınlar. Ev alsınlar, bol bol para biriktirsinler...”
Prof. Dr. Semavi Eyice, Türkiye’ye ‘Bizans’ı öğreten, Bizans ve Osmanlı sanatına ilişkin çalışmalarıyla bir dönemin tarihine ışık tutan bir bilimadamı. 78 yaşındaki Prof. Eyice, 50 yıla yakın bir süre İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyeliğinde bulundu. Avrupa’nın pek çok şehrinde misafir hoca olarak Bizans ve Osmanlı sanatını anlatan Eyice, üniversiteden 10 yıl önce emekli oldu. Bu süre zarfında çeşitli üniversitelerde yüksek lisans dersi veren Semavi Eyice’nin kütüphanesi; Bizans tarihi, Bizans sanatı, Türk tarihi, Osmanlı tarihi, Osmanlı sanatı, Avrupa tarihi, Avrupa sanatı ve Anadolu’nun yerel tarihinin yanı sıra birçok dilde İstanbul ve Türkiye ile ilgili seyahatnamelerin bulunduğu dev bir koleksiyondan oluşuyor. İstanbul ile ilgili 20. yüzyılda yayımlanmış eserlerin pek çoğu da bu kütüphanede mevcut.
Kendisini bilime, kazancının büyük bir kısmını da bu kütüphaneye adayan Eyice’nin geçim sıkıntısı, kitap sevgisinin önüne geçmiş. Ortaokuldan beri kitap aldığını, kazandığı bütün parasını bu kütüphaneye yatırdığını söyleyen Prof. Eyice, “Artık 78 yaşına geldim. Bunları öbür dünyaya götürecek halim yok. Alın teriyle kazandığım parayla edindiğim bu kitapların, ben öldükten sonra dağılmasına gönlüm razı olmuyor. Çünkü ben bu kütüphaneyi büyük bir emekle ve özenle hazırladım. Bu yüzden bu eserlerin kıymetini bilen bir kurum ya da kuruluşa anlaşacağımız fiyattan satmak istiyorum. Aldığım parayla da bundan sonraki ömrümü kimseye muhtaç olmadan geçirme niyetindeyim.” diyor.
Ömrünün büyük bir bölümü üniversite koridorlarında geçen Semavi Eyice, bugün sanat tarihi ve arkeoloji bölümlerinde ders veren öğretim üyelerinin çoğunun hocası. Oysa Eyice, meslektaşlarının ve öğrencilerinin kendisini aramadığından şikayetçi. Birikimlerinden yararlanılmadığı için biraz ‘buruk’ olan Hoca, üniversite çevrelerine, özellikle de İstanbul Üniversitesi’ne son derece kırgın ve kızgın.
|