Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 
 

DYP’li Ekinci: Demirel bize ‘Yılmaz'ın tasfiyesi gecikti’ dedi

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, kendisini ziyaret eden DYP’lilere ANAP lideri Mesut Yılmaz’dan yakındığı ileri sürüldü. DYP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Ekinci, “Süleyman Bey, Mesut Bey’e çok kızıyor. Onun için, ‘siyasetten tasfiyesi gecikti’ ifadesini kullandı.” dedi.

DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’in talimatıyla Hasan Ekinci başkanlığındaki 3 kişilik heyet, yıllarca genel başkanlığını yaptığı Adalet Partisi’nin (AP) 41. kuruluş yıldönümü için Süleyman Demirel’i davete gitti. Görüşmede Ekinci ile birlikte DYP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Yavuz ve Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu da bulundu. Eski siyaset arkadaşlarıyla geçmişi yad eden Demirel’in ANAP lideri Mesut Yılmaz’a kızgınlığını sert sözlerle ortaya koyduğu bildirildi. DYP’li Hasan Ekinci bu konuda şunları söyledi: “Süleyman Bey, Mesut Bey’e çok kızıyor. Onun için, ‘Siyasetten tasfiyesi gecikti.’ ifadesini kullandı. Ben de Demirel’e 1999 seçimleri öncesi Isparta gezisinde Mesut Yılmaz’la aynı otobüsün üstünde halkı selamlamasını hatırlattım. ‘Siz de onun elini kaldırdınız.’ dedim.’’

Demirel’in siyasetteki yeni oluşumlara macera olarak baktığını ve şans tanımadığını da vurgulayan Hasan Ekinci sözlerini şöyle sürdürdü: “Süleyman Bey, kendisine danışmaya gelenlere, ‘Atınız var, partiniz var. Gidin çalışın’ telkininde bulunuyor. Yani DYP’yi işaret ediyor.”

Ömer Şahin / Ankara

14.02.2002


 

‘Buzlar eridi mi?’

Kadir Has Üniversitesi Cibali Merkez Kampusu’nun açılışına katılan Demirel, DYP lideri Tansu Çiller tarafından kapıda karşılandı.

Açılışın ardından Çiller’le birlikte kampusu gezen Demirel, gazetecilerin “Sayın Çiller ile aranızda çok samimi bir hava seziliyor, buzlar eridi mi?” şeklindeki sorularına, “Cevap, sualin içinde mevcut. Çok samimi hava seziliyor, diyorsunuz. Siz diyorsanız suale ne gerek kalıyor.” karşılığını verdi.

14.02.2002


 

‘Türkiye AB’ye yaklaştıkça provokasyonlar artacak’

ANAP lideri Yılmaz, 19 Mart’a kadar bazı yasalar çıkmazsa Avrupa treninin kaçacağını vurguladı. İsim vermeden MHP’ye seslenen Yılmaz, Uyum Yasası konusunda meydana gelen alınganlığın geride bırakılmasını istedi. Yılmaz bir de uyarı yaptı: Türkiye–AB yakınlaşmasını engellemek için provokasyonlar olacak.

ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, AB üyeliği sürecinde Türkiye’nin kısa vadeli taahhütlerini 19 Mart'a kadar gerçekleştirmesi gerektiğini bildirdi. “Ya bu bir aylık süre içinde Kopenhag Kriterleri’ni sağlamak için gerekli yasal düzenlemeleri yapacağız ya da Avrupa treninin arkasından ah–vah ederek bakacağız.” diyen Yılmaz, bu konuda bazı provokasyonların olacağına dikkat çekti.

Yılmaz, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, AB ile ilgili Ulusal Program’ın, 19 Mart 2001'de yayımlandığını hatırlattı. Kısa vadeli hedefler için öngörülen sürenin 19 Mart tarihinde dolduğuna işaret eden Yılmaz, hedeflerin gerçekleşmesini sağlayacak yasa değişikliklerini ‘bir paket’ halinde Meclis’e getireceklerini vurguladı. Yılmaz, paketin yasalaşmaması durumunda Avrupa ile ilişkilerin ‘rayından çıkacağı’ uyarısında bulundu.

ANAP lideri, uyum yasaları konusunda anlaşmazlığa düştükleri hükümet ortağı MHP’ye de isim vermeden mesaj gönderdi. AB için gerekli adımların atılmasından kaygı duyanlar olabileceğini dile getiren Yılmaz, bu samimi kaygılarından dolayı onların kınanmamasını istedi. Ancak bu kaygılardan alınganlıklar üretmenin ve bu alınganlıkları devam ettirmenin ülkeye faydasız olacağının altını çizen Yılmaz şunları kaydetti: “Meclis’te görev yapan herkesin bu memleketin iyiliği için çalıştığını kabul etmeliyiz. Geride kalan konularla uğraşmaya devam edersek ilerlememiz mümkün olmaz, bu durumda milletimize hizmet edemeyiz.”

AB üyeliğine yaklaştığı zamanlarda hem içeride hem de dışarıda Türkiye’nin yolunu kesecek çok çeşitli provokasyonlar olacağına vurgu yapan Yılmaz, Türkiye’nin geleceği için atılması gereken adımların ‘bu oyunlara, tuzaklara düşmeden’ tamamlanması gerektiğini belirtti. ANAP lideri Yılmaz sözlerini şöyle tamamladı: “Bu tür provokasyonların yaşandığını hep birlikte görüyoruz. Tam böyle bir gelişmenin eşiğinde AB Parlamentosu’nda sözde Ermeni soykırımı ile ilgili tasarıların birdenbire gündeme gelmesi tesadüf değildir. Bölücü örgütün birdenbire taktik değiştirip Türkiye’nin önünü kesmek için bazı çabalara girişmesi tesadüf değildir. Dışımızda oynanan oyunların içerideki AB karşıtlarına güç verdiğini, onları daha da hararetle AB’ye karşı çıkmaya yönlendirdiğini görüyoruz.”

/ Ankara, aa

14.02.2002


 

Akbulut eski ANAP’lılara içini döktü, rahatladı

ANAP’tan istifa ederek DYP saflarına katılan Yıldırım Akbulut, kendisinden önce bu partiye katılan arkadaşlarına içini döktü. Akbulut, “Rahatladım, 2 yıldır bağlarım kopuktu. Çünkü ANAP, artık benim genel başkanlığını yaptığım parti değil.” dedi.

Akbulut, önceki gün yapılan DYP grup toplantısının ardından ANAP’tan DYP’ye geçen milletvekili arkadaşlarıyla odasında bir araya geldi. Parti değiştirmesini ‘rahatladım’ sözleriyle değerlendiren Akbulut, son yıllarda ANAP’la bağlarının zaten kopuk olduğunu anlattı.

Alınan bilgilere göre DYP, Meclis Başkanlığı yarışını 2 oyla kaybeden ANAP Kastamonu Milletvekili Murat Başesgioğlu ile Mehmet Ali Bilici (Adana), Cemal Özbilen (Kırklareli) ve Evren Bulut’u da (Edirne) transfer etmeye çalışıyor.

Ahmet Bıyık / Ankara

14.02.2002


 

‘Kimseye değişim hesabı vermek zorunda değilim’

AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan, ifadeleri saptırmayı meslek edinmiş bir anlayışın zaman zaman yazılı ve görsel medyada egemen olduğunu savunarak, “Kimseye değişmek, değişmemek hesabını vermeye mecbur değilim.” dedi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında, iktidara gelmeleri halinde alkollü içki konusunu referanduma götüreceklerine ilişkin haberleri değerlendirdi. Habertürk Tv’de yaptığı açıklamaların, ‘iktidar olduklarında içkiyi yasaklayacaklar’ gibi yansıtıldığını belirten Erdoğan, böyle bir ifade kullanmadığını söyledi. İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde kişilerin özel alanına hiçbir şekilde müdahale etmediğini anlatan Erdoğan, belediye tesislerine getirilen içki yasağının kamusal alanı ilgilendirdiğine işaret etti. Anayasa’nın 58. maddesinin gençleri alkol düşkünlüğünden korumayı emrettiğini hatırlatan Erdoğan, iktidar olduklarında ilk olarak Tekel’i özelleştireceklerini vurguladı.

Kendisini eleştiren köşe yazarlarının meyhane ve restoranlarda istedikleri kadar içki içebileceğini kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu: “Ama sağlığınıza zararlıdır ilkesini alkollü içkilerin üzerine yapıştırmışız. Bu ne menem iştir yahu... (Sağlığınıza zararlıdır) diyeceksiniz, ondan sonra da bunu teşvik edeceksiniz, böyle saçmalık olur mu? Ben her şeyi anlattım. Kimseye değişmek, değişmemek hesabını vermeye mecbur değilim. Tayyip Erdoğan, bu haliyle milletinin karşısındadır. Ülkede ekonomi çökmüştür, bunlarla uğraşalım. 15 milyon insanımız ayda 43 dolarla geçiniyor. Bizim derdimiz bu.”

/ Ankara, aa

14.02.2002


 

Kutan: Ben liberal Milli Görüşçü’yüm

SP Genel Başkanı Recai Kutan, kendisini ‘liberal Milli Görüşçü’ olarak tanımladı. Kutan, Necmettin Erbakan’ın da, “Sen bu hareket içerisinde sivri yönü olmayan tek kişisin.’’ dediğini vurguladı.

Meclis kulisinde dün bir grup gazeteciyle sohbet eden Kutan, birçok konuda liberal görüşe sahip olduğunu söyledi. Kutan, “Liberal, özgürlükçü ve Milli Görüşçüyüm. Biz özgürlükleri herkes için istiyoruz.” dedi.

Kutan bir soru üzerine, partisinin oy oranının barajın altında gözükmesinden rahatsızlık duymadığını, bu durumun kendilerini sevindirdiğini belirtti. Buna gerekçe olarak Milli Selamet Partisi’ni (MSP) gösteren Kutan şöyle konuştu: “MSP, kurulduğunda hiç kimse kaale almamıştı. Kimse bizimle uğraşmamıştı. Biz o seçimde 48 milletvekili çıkardık. Sonraki seçimde ise rakiplerimiz bizle uğraşmaya başladılar. Daha fazla milletvekili çıkarmamızdan çekindiler. Herkes bizimle uğraşınca seçimde milletvekili sayımız 24’e düştü. Şimdi kimse bizimle uğraşmıyor, hedef almıyor.”

Zaman içinde oylarının artacağını ileri süren SP Genel Başkanı, parti teşkilatının çalışmasından duyduğu memnuniyeti ise şu sözlerle dile getirdi: “İstanbul’da bir hanım kızımız tek başına bin 200 üye yaptı. Konya’nın Taşkent ilçesindeki seçmenlerin yüzde 20’sini üye yaptık. Seçim olunca herkesin saçı önüne düşecek. Ak mı, kara mı belli olacak.”

Ömer Şahin / Ankara

14.02.2002


 

Koray Aydın raporu Meclis’i karıştırdı

Bayındırlık ve İskan eski Bakanı Koray Aydın hakkındaki Meclis Soruşturma Komisyonu Raporu’nun bu hafta görüşülmesi konusundaki iktidar partilerinin önerisi, TBMM'de tartışmalara yol açtı.

AK Parti Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır, Aydın hakkındaki Meclis Soruşturma Komisyonu’nun ‘en hızlı çalışan komisyon’ olarak tarihe geçeceğini vurguladı. Yalçınbayır, “Bu süreyi işletenleri suiistimalle itham ediyorum. Neyi, kimden, neden kaçırıyorsunuz?” dedi.

Yalçınbayır’ın sözlerine, MHP sıralarından tepki geldi. Genel Kurul’da tansiyonun yükselmesi üzerine Yalçınbayır konuşmasını tamamlayamadı. Bu sırada MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt ile bazı MHP’liler, tartışmayı yatıştırmaya çalışan Başkan Vekili Kamer Genç’e “haddini bil” ve “ulan” diye laf attılar. “Sen nasıl Meclis Başkanı’na ulan dersin?” karşılığını veren Genç, Enginyurt'a 1 oturum Genel Kurul'a girmeme cezası verdi. Bu ceza, yapılan oylamada milletvekilleri tarafından reddedildi. Tartışmaların karşılıklı bağrışmalara dönüşmesi üzerine oturuma ara verildi. Genel Kurul'daki usul tartışmasının ardından Aydın hakkındaki raporun bugün ele alınması iktidarın oylarıyla kabul edildi.

Zaman / Ankara

14.02.2002


 

BBP: KKTC’ye haksızlık yapıldı

BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, AB–İKÖ Ortak Forumu’na, Kıbrıs’ın tümünü temsilen Rum Yönetimi’nin davet edilmesini protesto ettiklerini söyledi. Yazıcıoğlu, bu durumun Türkiye’nin tezlerine aykırı olduğunu belirtti.

Atatürk Hava Limanı’nda gazetecilerin sorularını cevaplayan Yazıcıoğlu, Kıbrıs’ta iki toplum ve iki devlet olduğunu vurguladı. AB–İKÖ Ortak Forumu’nun Türkiye’de yapılmasını son derece olumlu bulduklarını anlatan Yazıcıoğlu, ancak toplantıda Türkiye’nin Kıbrıs konusundaki tezlerinin savunulmadığını ileri sürdü. Yazıcıoğlu, şöyle konuştu: “Güney Kıbrıs, tüm Kıbrıs’ın temsilcisi gibi davet edilmiş, Türkiye Dışişleri Bakanı ile Güney Kıbrıs Dışişleri Bakanı eşit statüde aynı sırada oturmuştur. KKTC, İKÖ’nün daveti üzerine gözlemci olarak kabul edilmiştir. Güzel; ama adaletsiz bir toplantıdır. KKTC’ye yapılan büyük bir haksızlık.”

Zaman / İstanbul

14.02.2002

Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Zaman'da Bugün
14 Şubat 2002


Zaman Spor

Politika

Bütün haberler


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.