Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

AHMET SELİM



Nâzım ve bazı kavramlar (5)

Yahya Kemal şiir için “derûni ahenk” diyor. Bence en kavrayıcı târif yaklaşımı budur. Derûni ahenk sağlanmışsa, hangi dış ahenk unsurlarının kullanıldığı önem taşımaz. Bilinen vezin–kafiye kurallarının uygulanması şiirin doğmasına nasıl yetmezse, onların terk edilmesi de şiirin var edildiğini göstermez... İşi bilmece haline getirmeyelim, şiiri tanımak o kadar zor değildir. Zorlaştırılması başka sebeplerle ilgilidir. Birtakım marjinal çalkantılara bakmayınız. Ortalama seviyeyi bulabilmiş (ve tabii aşabilmiş) bütün poetikaların asgari müşterekleri vardır.

Nâzım Hikmet bile bakınız ne diyor: “Şiir şekil bakımından, nesirden, ölçülü, vezinli oluşuyla ayrılır. Şiir vezinli bir edebiyat çeşididir dedikten sonra, kafiyeye gelelim... İşe derinden bakacak olursak kafiye dediğimiz şey, ölçü sonlarında, yahut satır sonlarında (ana hattıyla) kullanılan ve bunların birbirine uygun bitişlerini sağlayan bir teknik işidir. Kafiyeyi toptan inkâr edenler, bunu muhtevanın icabı değil de bir prensip meselesi sayanlar bile, gerçekte satırlarının sonlarındaki sesleri ayarlamaktadırlar. O halde, şeklî bakımdan şiir, öteki edebiyat çeşitlerinden vezinli ve kafiyeli oluşuyla ayrılır. Bu eski bir tariftir, lâkin bir tarifin eskiliği onun yanlışlığını gerektirmez.” (M.F. 74–75)

Gençler bu satırları okuyunca şaşıracaklardır. Fakat Nâzım işte böyle söylüyor ve doğru söylüyor.

Doğru söylüyor; ama uygulaması böyle olmadı. İdeolojisi bırakmadı. Mücerrette bu aklı başında sözleri söyleyen Nâzım, bakınız müşahhasta ne diyor: “... Orhan Kemal, A. Kadir, yahut Dinamo ve bazı gençler, hem dil hem teknik hem muhtevâ bakımından Fikret’ten üstündür (!).” Orhan Kemal bile (!). “Sen şiiri bırak, nesirde çok daha iyisin” diyerek şiirden vazgeçirdiği Orhan Kemal’i Tevfik Fikret’ten üstün sayıyor. Bu kadar aşırılaşıyor ideolojik kayırmalarında!

Yahya Kemal’e Falih Rıfkı “Osmanlı emperyalizminin destancısı” deyip gazelleriyle alay ediyor. Sabahattin Eyüboğlu da Yahya Kemal’i gerici olarak gösteriyor. (M.K. 91) Nâzım da aynı paraleldedir. “Ölü bir şiir dili vardı” diyor ve şiir dilinin varlığına itiraz ediyor, “irticaya dolu dizgin gitmek”le irtibatlandırıyor. Fikret’i, Yahya Kemal’i, Haşim’i, Necip Fazıl’ı bırak; yapayalnız olan Arif Nihat Asya’yı bile gömemezsin. Şairdir, önemli bir şairdir Arif Nihat Asya. İdeolojik propagandalarla, yaygaralarla, ne bir insan hak etmediği kadar yukarıda ne de aşağıda tutulabilir. (Eğer dil tamamen unutturulmazsa)

Nâzım’ın “gümbür gümbür” denilen şiiri, yani şiirinin önde tutulan o faslı; emsali görülmemiş bir şeydir. Neden öyle olduğunun bir delilini vereyim: Nâzım’ın o şiirleri ya Nâzım gibi okunur, ya da okunamaz. Peyami Safa’nın da dediği gibi, iyi şiir kötü okunabilir; ama kötü şiir iyi okunamaz. O şiirler bir propaganda ve hitabet heyecanının ifadesidir; şiir değildir aslında. Zaten yavaş yavaş; ağırlık, bütün şiirlerinin belki yüzde beşi kadar bile olmayan duygusal şiirlerine doğru kaymaktadır.

Nâzım, gelenekten faydalanmayı da savunur poetikasında. Hem de okkalıca savunur. Karşısındaki genç şaire sorar: “Divan, halk edebiyatı, Tanzimat, Edebiyat–ı Cedide, Fecr–i Âti ve günümüz şairlerinden kimleri okudun, hangilerini seviyorsun, niçin?” (M.F.)

Mektuplarında kullandığı bazı kelimeler çok şaşırtıcıdır: “”Mebzul, müstakbel, vüs’at, mühmel, müftehir, keyfiyet, vahdet, imtizac, mütereddî, tavazzuh, mütedavil, ihsas, taalluk, dermeyan, istitrad, tahtında müstetir, tebellür, tebeddülat, elhak, heyet–i umumiye, kemâl–i ciddiyetle, şerâit, mufassal, müstekreh, müteessif, tahkiye, semen–i kâzip, filhakika, tahassüsat, zevk–i selim... “Bir Allah’a malum bir bana malum.” (A.C.) “Allah rızası için” (V.N.) “Allah kerim” (Z.S.) “Allah rahatlık versin.” (K.T.) “Allah’a ısmarladık” (M.F.) sözleri de var mektuplarında. Ama bütün bunlar ayrıldığı yerin izleri, yönünün ve yolunun değil. Sol, dilini koruyanı dışlar, mesela Cemil Meriç’e öyle yapıldı. İdeolojisinin gönüllü patronları ve kendisini doğar doğmaz büyük sempatiyle karşılayan pozitivist aydın çevresi onu sesiyle sözüyle boyuyla posuyla öylesine istismar etti ki, bu istismar o kadar uzun sürüp öylesine derin boyutlar kazandı ki; bir bütün halinde incelenmeden “Nâzım gerçeği” ne şiiriyle anlaşılabilir, ne de diğer tahribatıyla.

14.02.2002

Yazarımızın E-Postası: a.selim@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (10.02.2002) - Kendimize gelelim

> (07.02.2002) - Nâzım ve bazı kavramlar (4)

> (03.02.2002) - Nâzım ve bazı kavramlar (3)

> (31.01.2002) - Nâzım ve bazı kavramlar (2)

> (27.01.2002) - Nâzım ve bazı kavramlar (1)

> (24.01.2002) - Usûl hakkında (3)

> (20.01.2002) - Usul hakkında (2)

> (17.01.2002) - Usul hakkında (1)

> (13.01.2002) - İyice tuhaflaştık

> (10.01.2002) - İnsanlar ve mevsimler





Zaman'da Bugün
14 Şubat 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.