Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

HÜSEYİN GÜLERCE



Türkiye’nin üç koordinatı

İstanbul’da toplanan uluslararası “Uygarlık ve Uyum” forumunun önemi hakkında, on beş günlük bir yurt dışı seyahatim sebebiyle önceden yazmak zorunda kalıyorum.

İslâm Konferansı Örgütü (İKÖ) ile Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin ağırlıklı olarak dışişleri bakanlarının bir araya geldiği bu forum, 11 Eylül sonrası için medeniyetler arası diyalog adına atılmış çok olumlu bir adımdır. Bu foruma Türkiye’nin ev sahipliği yapıyor olması ise, 200’e yakın yabancı basın mensubunun da yardımıyla ülkemizin bu adımdaki rolünü ve önemini işaretlemesi bakımından tarihî bir değer ifade etmektedir.

Ancak unutmamalıyız ki, bu diyaloğun zeminini Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı başta olmak üzere sivil toplum kuruluşları hazırlamıştır. Hele vakfın Onursal Başkanı Sayın Fethullah Gülen’in cesaret isteyen ilk adımları, dinlerarası diyalog çalışmalarının psikolojik ve sosyal alt yapısını oluşturmuştur. Sayın Gülen, bu konuda adeta tabuları yıkmış, insanımız ve ülkemiz için yeni ufuklar açmış, diyalog ve hoşgörü rüzgârları, onun sabırlı, ısrarlı gayretleri sonucu esmiştir. Hatta diyebiliriz ki, İstanbul’daki medeniyetler buluşması bu rüzgârların aşıladığı meyvelerden birisidir.

11 Eylül sonrasında dünyamızın çok tehlikeli bir dönemece girdiğini söyleyenler çoğalmaktadır. Süper güç ABD’nin uluslararası siyasetini, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra etkileyen ikinci büyük olay, 11 Eylül terör saldırılarıdır.

Küreselleşme olgusunu, demokrasiden daha çok güvenlik endişelerinin etkileyeceği yeni bir dönemin ya da sürecin içerisindeyiz. Söz konusu olan güvenlik de, daha çok Amerika’nın, Batı’nın güvenliğidir.

İstanbul’daki Uyum ve Uygarlık forumu şüphesiz Türkiye’nin bu yeni süreçte oynayabileceği rolü de işaretliyor. Türkiye’nin bölgesel güç olmaktan çıkıp uluslararası bir güç haline gelmesi, ABD ve AB’nin telkin, tavsiye ve dayatmalarıyla değil, kendi iradesine ve alacağı tarihî kararlara bağlıdır.

2000’li yıllar Türkiye’nin geleceği için üç koordinat veriyor:

Millîlik, demokratlık ve Müslümanlık.

Millîlik, hem sosyal ve tarihî dokumuz için şart, hem de Türk dünyasındaki belirleyici rolümüz için şart. Medya dahil, eğitim dahil biz bütün müesseselerimizi, milletimize ve millet ruhumuza göre disipline etmek mecburiyetindeyiz. Millîlik; bizim hem kendimize, hem de Türk dünyasına bakan yüzümüzdür.

Demokratlık yeni insan haklarına riayet ve hukukun üstünlüğünü kabullenen ileri demokrasi talebimiz ise, hem çağın gerisine düşmemek için şart, hem de insanımıza yüksek bir refah düzeyi ve mutluluk yaşatmak için şart. Hesap verme sorumluluğu ve şeffaflık, devlet hayatımız için temel düstûrlar haline gelmeden Türkiye bir dünya devleti olamaz. Demokratlık; bizim hem kendimize, hem de Avrupa Birliği’ne, Batı dünyasına bakan yüzümüzdür.

Müslümanlık, bizim her şeyimizdir. Müslüman kimliği olmadan Türk olmaz. Zaten bin yıldan beri, Türk demek Müslüman demektir. Kim ki Müslüman kimliğimizi bu milletin yüreğinden almayı, hayatından çıkarmayı düşünür o bir bedbahttır. Hüsrana uğramaya mahkum bir zavallıdır. Müslümanlık bizim hem kendimize, hem de İslâm dünyasına bakan yüzümüzdür.

Türkiye; millîliğin, demokratlığın ve Müslümanlığın hakkını vererek, hiçbir komplekse kapılmayarak yoluna devam edebilir.

11 Eylül sonrasında Türkiye’nin İslâm dünyası için bir “model” olabileceği tezi bir hayal değildir. Ancak kastedilenin; bugünün, millîliği küçümseyen, demokrasiyi göstermelik hale getiren ve Müslümanlığından neredeyse utanan bir zihniyetin görmek istediği Türkiye olmadığını da bilmeliyiz.

Millîlik diyorsak, Türk dünyası ile münasebetlerdeki bu gevşeklik nedendir?

Demokratlık diyorsak, demokratikleşme yolundaki bu ayak sürüme nedendir?

Müslümanlık diyorsak, dindarları rencide eden uygulamalardaki ısrar nedendir?

Türk milleti, dinini doğru olarak öğrenmek ve yaşamak istiyor.

Türk milleti, millî değerlerini, millî duygu ve hasletlerini koruyarak hem Batı dünyasına, hem de İslâm dünyasına açılmak istiyor.

Uygarlık ve Uyum forumu, dileriz bu isteğimizin gerçekleşmesi yolunda önemli bir kilometre taşı olur.

14.02.2002

Yazarımızın E-Postası: h.gulerce@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (07.02.2002) - Alevler içinde fakat yanmıyorlar...

> (31.01.2002) - Meclis’in demokratikleşme sorumluluğu

> (24.01.2002) - Fethullah Gülen, İslam’ın gülen yüzüdür

> (17.01.2002) - İstanbul ve Ankara’yı cezalandırmak çözüm mü?

> (10.01.2002) - Tuzakları, samimiyetimiz ve sevgilerimiz bozabilir...

> (03.01.2002) - ABD’ye güvenilir mi?





Zaman'da Bugün
14 Şubat 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.