Rehber Abi, neredesin?
Cümle âlemce ‘Şubat tatili’ adı verilen, topu topu iki haftacıktan oluşan zaman diliminin kendini bilen üniversite adayları açısından tatil anlamına gelmediğini, yoğun bir çalışma dönemi olacağını iki hafta önceki yazımda belirtmiş ve bununla alakalı tavsiyelere başlamıştım. Ne acıdır ki olayın en kritik anında bana ayrılan yerim bitmişti. Tavsiyelerin devamı olan yazım ise aslında geçen hafta yayınlanacaktı. Ama eğitim sayfasının geçen hafta teknik bir sebeple yayınlanamaması üzerine bizim yazıyı da okuyamadınız. Normal zamanda sizin için büyük kayıp olan bu durum gazetemizin vermeye başladığı denemeler sayesinde zararsız atlatılmış oldu. ÖSS denemeleri ile birlikte yayınlanan rehberlik köşelerinde işin uzmanlarından her hafta benzer konularda faydalı tavsiyeler almaya başladınız bile. Aslında fırsattan istifade ben de “hiç diğer sınavlardan bahsetmiyorsun?” diye sitem dolu e–mailler yollayan okuyucularıma ilerideki haftalarda daha çok vakit ayırma imkanı bulduğum için sevinçliyim. Yazımı göremeyince “Rehber Abi, neredesin?” diye hararetle soranlara da bu vesile teşekkür ederim.
Tatil başlayalı nerede ise bir hafta oldu. Hâlâ ısrarla ders çalışmaya devam edenlerdenseniz şu birkaç noktaya da dikkat etmenizde fayda var; senenin bu en büyük ders çalışma fırsat ve imkanı sırasında mümkün olduğunca fazla konuya göz atmaya çalışın. Bu konudan soru çıkmaz demeyin. Her konudan en saçma tipteki soru bile sorulabilir. Herhangi bir soru tipinde birkaç yıldır devamlı soru gelmesi veya tam tersine hiç gelmemesi de bu sene gelip gelmeyeceği hakkında delil olamaz, olsa olsa bir fikir verebilir. Çözüm yaparken takıldığınız soruları bilenlere sorun. Çözümünü öğrenemediğiniz hiçbir soru tipi kalmasın. Ancak ola ki bazı soruları hocalarınız bile çözmekte zorlanıyordur. O zaman fazla kafaya takmayın. Aslında bu tür soruları siz daha görünce kokusundan tanırsınız. Sorunun kokusu mu olur demeyin, bir gün sırası gelince anlatırım.
Daha önce sorularını birkaç kere çözüp ezberleyecek hale gelmedi iseniz geçmiş senelerin ÖSS’lerini bir deneme sınavı mahiyetinde (yani süre koyarak ve başka işle meşgul olmayarak) uygulayınız. Bittiği zaman sadece net sayınıza bakıp ağlamaya başlamak yerine hangi soruları yanlış yaptığınızı tespit ediniz. Akabinde tek tek doğru cevapları inceleyiniz. İncelemekten kasıt sorunun doğru cevabını anlamak, çözüm gerektiren bir soru ise çözümünü öğrenmek ve kafaya iyice yerleştirmektir. Aynı uygulamayı boş geçtiğiniz sorular için de yapınız. Bu tarz bir çalışmayı son 10 yılın bütün ÖSS’leri için yapmaya çalışın. Yaptıkça her yeni çözdüğünüz senede net sayınızın da artmaya başladığını göreceksiniz. Tabii bu kolay bir uygulama değildir. Tek tek cevapları gözden geçirme işlemini bıkmadan usanmadan yapmak üniversite adaylarının çoğu için ÖSS’den daha da zor bir meseledir.
Ve son olarak da en önemli püf noktası; bir Kore atasözü “İşini bir gün ertele, on günde yapamazsın!” der. Tatil başlayalı nerede ise bir hafta oldu. Eğer, birkaç gün dinleneyim de sonra çalışmaya başlayayım demişseniz zaten giden gitti. Bari şimdi, yazı biter bitmez kalkın da çalışın!
14.02.2002
Yazarımızın E-Postası:
rehberabi@zaman.com.tr
|