Garantili borçlardan bir hayli başı ağrıyan Hazine Müsteşarlığı’nın yükünü hafifletmek için iç ve dış borç yönetimini bir arada yürütecek bir birim oluşturuluyor. Söz konusu birim, borçlanma stratejisini yürütmekle beraber tüm borç analizlerini yapacak.
Hazine Müsteşarlığı’nın bünyesinde iç ve dış borç stratejisini belirleyecek ve yönetimini gerçekleştirecek yeni bir birim oluşturulurken, bugüne kadar Hazine’nin başını bir hayli ağrıtan garantiler konusunda da, yeni bir düzenleme getiriliyor.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda; Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı’nın sunuş konuşmasını yapan ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, yasayla bütçenin birliğinin ve devlet harcamalarının şeffaflığının sağlanmasının amaçlandığını ifade etti. Yasa ile getirilen en önemli yeniliklerden birisinin; Hazine Müsteşarlığı bünyesinde iç ve dış borç stratejisini belirleyecek ve yönetecek özel birim kurulmasının olduğunu bildiren Derviş, bu birimin borçlanma stratejisini yürütmekle beraber bütün borç analizlerini yapacağını kaydetti. Tasarıyla; Hazine’nin yıl içinde yapabileceği iç borçlanma limitinin bakan tarafından en fazla yüzde 5, Bakanlar Kurulu tarafından da yüzde 5 ek artırım yapılabilmesine imkan tanındığını dile getiren Derviş, ayrıca Hazine’nin bir miktar nakit yönetiminin öngörüldüğünü ve bu konuda belirli bir esneklik sağlandığını da vurguladı. Hazine alacaklarının tahsilinin amme alacakları kanunu ile yürütüldüğünü, ancak bunda bazı sıkıntıların yaşandığını ve Hazine’nin daha güçlü bir kapasiteye ulaşması gerektiğinin ortaya çıktığını dile getiren Derviş, yasa ile bunun sağlandığını kaydetti.
Artık dünyada iç ve dış borç arasında katı bir ayrım olmadığını vurgulayan Derviş, yasa tasarısıyla ilgili olarak değişik kurumların önergelerinin bulunduğunu, bu nedenle tasarının alt komisyona sevk edilerek son şeklini almasını daha yararlı gördüklerini söyledi.
Bu arada tasarının tümü üzerinde görüş belirtmek üzere söz alan milletvekilleri de, bakana tanınan yüzde 5’lik borçlanma yetkisi, Hazine’ye verilen piyasadan kısa vadeli borçlanma yetkilerinin önemli sıkıntılara yol açabileceği üzerinde durdular.
Bu arada Bakan Derviş’in basına dağıttığı bilgi notlarına göre, Türkiye’nin iç borç stoku aralık sonu itibarıyla 122,2 katrilyon lira düzeyinde bulunuyor. Kamu kesimi net borcunun gayrı safi milli hasılaya (GSMH) oranı 2001 yılında yüzde 89,2 iken, bu oranın 2002 yılında yüzde 81,3’e, 2003 yılında 73,3’e, 2004 yılında ise 69,4’e düşmesi öngörülüyor.
Kamu kesimi net dış borcunun GSMH’ye oranının ise 2001 yılında yüzde 38’e, 2002 yılında yüzde 35,1’e, 2003 yılında yüzde 30,6’ya ve 2004 yılında 28,5’e düşmesi planlanıyor. Aynı dönemlerde net iç borcun GSMH’ye oranının da 2001 yılında yüzde 51,2 iken 2003 yılında yüzde 46,2, 2003’te 42,7 ve 2004’te 40,9’a düşmesi bekleniyor.
|